İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1027 E. 2024/56 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1027
- Karar No
- 2024/56
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1027 KARAR NO : 2024/56 DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 31/10/2023 KARAR TARİHİ : 18/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne vermiş olduğu 31/10/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ...'nin uzun zamandan beri zorunlu organ olan müdürünün olmadığını ve genel kurulun uzun zamandan beril toplanamadığı göz önüne alınarak TTK 636/2 maddesi uyarınca feshedilerek tasfiye edilmesine, şirketin organ eksikliğinin kabul edilmemesi halinde, artık şirketin ayakta tutulmasında bir yarar bulunmadığı, şirketin feshini gerektirir haklı sebeplerin gerçekletiği, fesihten başka bir çözüme hükmedilmesinde de yarar bulunmadığı göz önüne alınarak davalı şirketin haklı sebeple TTK 636/3 maddesi uyarınca feshedilerek tasfiye edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA; Dava dilekçesi ile eklerinin usulüne uygun olarak davalı şirkete tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, davalı şirketin fesih - tasfiyesi istemine ilişkindir. Limited şirketin infisah sebeplerinin nelerden ibaret olduğu TTK.m.636 da sayılmış bulunmaktadır. Bu maddenin birinci bendine göre, ana sözleşme ile şirketin infisah sebeplerini önceden kararlaştırmak mümkündür. Ortaklar, kanunda gösterilen sebepler dışında diğer infisah sebeplerini serbest iradeleriyle tespit edip bunları şirket sözleşmesine dercededebilirler. Örneğin, ortaklardan birinin ölümü veya iflâsı yahut şirket müddetinin sona ermesi gibi sebepleri infisah sebebi olarak kabul edebilirler. Davacı vekili önecelikle şirketin TTK'nın 636/2.maddesi uyarınca olmadığı taktirde TTK'nın 636/3.maddesi uyarınca davalı şirketin feshini talep etmiştir. TTK'nın 636/2.maddesi hükmü "Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir." şeklinde olup anılan maddeye göre bir şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa şirkeni veya ortaklarıdan birinin talebi üzerine Mahkemece feshe karar verilebileceği düzenlemiştir. Mahkeme feshe karar vermeden önce,limited şirket müdürlerini dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için süre verileceği öngörülmüş olup bu kapsamda Mahkememizce davalı şirket müdürüne davetiye gönderilerek şirketin durumunu uygun hale getirmesi için süre verilmiş,şirket müdürlüğünden istifa ettiğini,şirketin uzun zamandan beri faal olmadığını bildirmiştir. Davalı şirketin incelenen sicil kayıtlarına göre en son genel kurulunu 2010 yılında yaptığı,Mahkememizce çıkartılan tebligatların TK'nın 35.maddesi uyarınca tebliğ edildiği ve vergi kaydının resen terkin edildiği anlaşılmıştır. Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;Davacının,davalı şirketin pay sahibi olduğu,şirket genel kurulunun uzun zamandan beri toplanamaması nedeniyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ettiği,yapılan araştırmalar sonucunda davalı şirketin sicil adresinde faaliyet göstermediği,2010 yılından beri de genel kurul toplantısı yapmadığı,şirket müdürünün kendisine verilen süre içerisinde şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmediği anlaşıldığından davalı şirketin fesih ve tasfiyesine,tasfiye memuru olarak davacının atanmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan davalı .... TURİZM GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİnin TTK'nun 636/2.maddesi hükmü uyarınca FESİH VE TASFİYESİNE, 2-Tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere davacı ...'in(TC.NO:...) TTK'nun 643.madde hükmü yollamasıyla aynı Kanunun 536/3.maddesi uyarince şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, bu hususta kendisine yetki VERİLMESİNE, 3-Tasfiye memuruna ücret takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin mahkememiz kararının kesinleşmesine müteakip tasfiye memurunun görevinin kendisine TEBLİĞİNE, 5-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça KARŞILANMASINA, 6-Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85.-TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75.-TL harcın davalı şirketten alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 7-Davacı tarafından ödenen 269,85.-TL başvurma harcı ile 269,85.-TL peşin harç ve 38,40.-TL vekâlet harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafından yapılan 19 adet tebligat+posta ücreti olmak üzere toplam 1.116,25-TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Davacının kendini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900,00.-TL ücreti vekaletin davalı şirketten tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafından peşin olarak yatırılan 685,00-TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 18/01/2024 Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."