İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/908 E. 2024/295 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/908
Karar No
2024/295
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/908 Esas KARAR NO : 2024/295 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2022 KARAR TARİHİ : 25/03/2024 K. YAZIM TARİHİ : 27/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili ile davalı taraf arasında 21.08.2015 tarihinde "Yüklenici Sözleşmesi” yapılmış olup bahse konu sözleşme doğrultusunda, keşideci sıfatına haiz müvekkilinin bahse konu sözleşmeden doğan işlerini tamamladığı ve sözleşmeden doğan tüm görevlerini eksiksiz bir şekilde ifa ettiği; ancak yüklenici sıfatına haiz olan davalı tarafın, müvekkil şirketin bahse konu sözleşmeden doğan hakedişlerini ödemediğini, bahse konu sözleşmeye dayanan 29.08.2017 düzenleme tarihli, 29.08.2017 faiz başlangıç tarihli 40.705,59 TL tutarlı ödemenin davalı tarafından davacı müvekkiline yapılmaması üzerine, taraflarınca haklı olarak davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkâr tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davacı taraf ile müvekkili şirket arasında, müvekkil şirketin "...." ne ilişkin olarak, "... İnşaatına Ait Dış Cephe Mantolama İşleri Yüklenici Sözleşmesi" imzalandığı, anılan sözleşme uyarınca, davacı tarafın projenin bir kısım dış cephe mantolama işlerinin proje ve teknik şartnamelere uygun olarak yapılması ve müvekkiline teslim edilmesi işini üstlendiğini, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa Beyoğlu .... Noterliğinden keşide edilen 05.10.2020 Tarihinde .... Yevmiye No ile keşide edilen ihtarnameye ile; vergi dairesi tarafından, müvekkil şirkete çıkarılan KDV iadesi kontrol raporlarında davacının koda alınmış olması sebebiyle, davacının müvekkili şirkete düzenlemiş olduğu faturaların KDV tutarı olan 92.882,39- TL'lik indirilecek KDV tutarının vergi dairesi tarafından kabul görmediği hususunun belirtildiğini, bu hususun, ihtamamede de belirttikleri üzere tamamen davacının kusurundan kaynaklandığını, davacının, idari mercilerle ilişkilerinde yasanın aradığı şartlara uygun davranması halinde müvekkili şirketin de 92.882,39 TL'lik KDV tutarını indirebileceğini, davacının hukuka uygun olmayan davranışı sebebiyle müvekkili şirketin zararına sebep olduğunu, dolayısıyla işbu 92.882,39 TL'lik tutarın ticari faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesi gerekmekte iken davacının dayanaktan uzak taleplerinin reddinin gerektiğini, müvekkili şirketçe davacı şirkete noter kanalıyla defalarca ihtarname keşide edilmesine rağmen, davacının KDV kaynaklı idari mercii problemleri çözmediği gibi bir de son derece haksız ve kötü niyetli olarak taraflarından alacaklı olduğunu iddia ettiğini, davacı şirketin değil, müvekkili şirketin alacaklı olduğunu beyanla davanın usulden reddini, davanın derdestlik itirazları yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddini, aksi halde davacının açtığı iş bu alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddini, davacı tarafça yasal hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın usulden reddini, davacı tarafça açılan davanın zamanaşımı itirazları yönünden davanın usulden reddini, mahkemece usule yönelik itirazlarının nazara alınmaması ve esasa girilmesi halinde; davacının haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddini, müvekkili şirket aleyhine başlatılan haksız ve mesnetsiz icra takibinin iptalini, davacının işbu davayı kötü niyetle ve hakkı olmadığı yere açmış olmasından ötürü HMK m. 329 uyarınca disiplin para cezasına mahkum edilmesini, davacının icra inkar tazminatı dahil olmak üzere tüm taleplerinin reddini, müvekkili lehine 920'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, HMK 329. vd. md. leri gereğince davasının hiçbir hakkı olmadığı halde kötü niyetle dava ikame ettiğinden yargılama gideri ile müvekkilinin taraflarına ödemesi gereken vekalet ücretinin davacı tarafından ödenmesini, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK 67 vd md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan takipte davalının takibe itirazının haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. SMMM Bilirkişi ... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 12/01/2024 tarihli rapora göre ; '' Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2015-2016-2017-2018 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları; 2019 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine Uygun tutulmadıkları (Yevmiye Kapanış, Defter-i kebir açılış tasdiklerinin yaptırmamış olması sebebiyle); 2020-2021-2022 yılı ticari defterlerinin de açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırılmamış olduğu anlaşılmakla anılan ticari defterlerin davacı şirket lehine delil kabiliyetlerinin mahkemenin takdirinde bulunduğu, davalı şirket tarafından, dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye ibraz olunan 2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021-2022 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, anılan ticari defterlerin davalı şirket lehine delil kabiliyetlerinin mahkemenin takdirinde bulunduğu, taraflarının; İşveren sıfatıyla davalı .... İnş. San. Ve Tic. AŞ ile yüklenici sıfatıyla davacı .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğu görülen 21.08.2015 tarihli, 19 sayfa ve 37 maddeden oluşan “.... İnşaatına Ait Dış Cephe Mantolama İşleri Yüklenici Sözleşmesi'nin imzalandığı; Sözleşme bedelinin 565.200,00 TL + KDV ( 666.936,00TL) olduğu, taraflar arasında imzalanan Sözleşme çerçevesinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına 4 adet hakedişe ilişkin toplam 565.412,67 TL bedelli 4 adet fatura düzenlendiği; anılan fatura bedellerinin her iki şirket ticari defterlerine karşılıklı borç alacak kayıtlarının yapılmış olduğu, ancak vergi dairesi tarafından, davalı şirkete çıkarılan KDV iadesi kontrol raporlarında davacının koda alınmış olması sebebiyle, davacının davalı şirket adına düzenlemiş olduğu faturaların KDV tutarı olan 92.882,39- TL'lik indirilecek KDV tutarının vergi dairesi tarafından kabul görmediği hususunun belirtildiği, bu kapsamda davalı şirkete ait işbu beyanlar çerçevesinde bağlı bulunulan vergi dairesine sunulu KDV Beyannameleri taleple bilirkişiye gönderilmiş olup, yapılan incelemeler neticesinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların tek tek irdelendiği; neticeten vergi dairesi tarafından çıkarılan KDV iadesi kontrol raporlarında davacının koda alınmış olması sebebiyle, davalının vermiş olduğu KDV Düzeltme Beyannameleri ile 3.065,09 TL + 52.808,00 TL+ 25.514 04 TL olmak üzere toplam 81.387,13 TL tutarında KDV zararının doğduğunun anlaşıldığı, huzurdaki davada davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine konu borcun sebebi olarak gösterilen “29.08.2017 düzenlenme tarihli, 29.08.2017 faiz başlangıç tarihli, 40.705,59 TL tutarındaki Cari Hesap Ekstresi, Sözleşme Gereği 29.08.2017 tarihli 4. hak ediş bedeline ilişkin cari hesap ekstresinden kalan bakiye 40.705,59 TL” tutarın tahsilinin talep edildiği, dolayısıyla davalının indirilemeyen KDV sebebiyle 81.387,13 TL zararının doğduğunun sabit olduğu göz önüne alındığında davacının icra takibine konu edilen tutarı talep edip edemeyeceğine ilişkin hukuki yorumun mahkemeye ait olduğu'' hususu belirtilmiştir. Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde; Davacı tarafça davalı ile yüklenici sözleşmesi yapıldığı ve söz konusu sözleşmeden kaynaklı hak edişlerin eksik ödendiği iddiasıyla dava açılmıştır. Davalı tarafın beyanı ve tarafların defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede davacı tarafından yapılan işlere ve davacının düzenlediği faturalara ilişkin taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı tespit edilmiş, ancak vergi dairesi tarafından davalı şirkete çıkarılan KDV iadesi kontrol raporlarında davacının koda alınmış olması sebebiyle davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenmiş faturalardan indirimi gerekli 92.882,39 TL tutarın indirilmesinin kabul edilmediği ve taraf defterlerine göre davacının alacağı 40.705,59 TL olduğu halde davacının kusuru sebebiyle indirim yapılmayan miktarın 81.387,13 TL olması ve indirim yapılmaması nedeniyle bu oranda davalının zarara uğradığının anlaşılması karşısında davacı faturaları nedeniyle davacının kusuru ile davalının zarara uğradığınını tespiti nedeniyle davalının uğradığı zarardan daha düşük olan ödenmeyen hak ediş bedelinin davacıya ödememekle haklı olduğu kabul edilmiş, bu nedenle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre hesaplanan ve tahsili gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 789,16 TL peşin harçtan mahsubu ile Hazine'ye irat kaydına, bakiye 361,56‬ ‬‬TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3- Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, Sarf olunmayan gider/delil avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine , 4- 6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 330,00 TL x 2 saat= 660,00 TL) X 2 = 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA , 5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine red olunan dava değerine göre hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2024 Katip .... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/908, K. 2024/295, T. 25.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-908-e-2024-295-k-22ae11b42175