İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/693 E. 2023/1130 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/693
Karar No
2023/1130
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/693 Esas KARAR NO : 2023/1130 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/08/2022 KARAR TARİHİ : 12/12/2023 K.YAZIM TARİHİ :28/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin 1973 yılından bu ... gıda işleme ekipmanları konusunda dünya çapında tanınan bir firma olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında muhtelif makine ve makine yedek parçalarının satışı konusunda cari hesaba dayalı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili tarafından davalıya 26.02.2020 tarih ... belge numaralı 275.500,00 USD bedelli fatura kesildiğini, fatura içeriğindeki tüm davalıya teslim edildiğini, fatura bedelinin 234.175,00 USD'sinin peşin ödendiğini, kalan 41.325 USD'nin ödenmediğini, Müvekkil tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından başlanan takibe davalı borçlu yetki itirazında bulunduğundan dosyanın yetkisizlikle Bakırköy İcra Müdürlüklerine gönderildiğini, miştir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile davalı şirkete karşı 41.325,00 USD üzerinden başlatılmış olan icra takibine, davalı şirket tarafından 05.01.2020 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildi takibin durdurulması akabinde davalı ... tarafından müvekkili şirkete 15.02.2021 tarihinde 26.000,00 USD daha ödeme yapıldığını, müvekkilinin davalı şirketten faiz ve masraflar hariç olmak üzere bakiye 15.325,00 USD alacağı kaldığını, davalı ... tarafından yapılan haksız borca itiraz dilekçesinin tarafımıza 28.05.2022 tarihinde tebliğ edilmesiyle birlikte 1 yıllık yasal süresi içerisinde işbu huzurdaki itirazın iptali davasını açtıklarını, Bakırköy .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasına sunulan itirazın iptaline, takibin 15.325,00 USD üzerinden devamına, takibe devam edilen tutara kamu bankalarınca USD mevduatına uygulanan en yüksek faizin işletilmesine, haksız ve kötü niyetli itirazda bulunan davalı borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı ... yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkiline satışını yaptığı mallar için 275.500,00 USD bedelli fatura kesti; bu miktarın 234.175,00 USD 'sinin peşin ödendi 26.000 USD' sinin de icra takibi başlatıldıktan sonra 15.02.2021 tarihinde ödendiğini, bakiye olarak 15.325,00 USD alacaklarının var olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin gerek icra takibi açılış tarihi itibariyle gerekse dava açılış tarihi itibariyle davacı ... bir borcu bulunmadığını, huzurdaki ihtilafın taraflar arasındaki 18.07.2019 tarihli sözleşmeden kaynaklandığını, Sözleşmenin 18. sayfasının "Fıfth Item" başlıklı maddesinde; gönderilecek malzemelere ait ödeme planının nasıl yapılacağının açıklandığını, Sözleşmeye göre; Sözleşme bedelinin %40'ı (110.200 USD) davacıya banka teminat mektubu ile ödenecek. Sözleşme bedelinin %45'i (123.750,00 USD) makinelerin teslime hazır olması anında ödenecektir. sözleşme bedelinin kalan *415'inin (41.250,00 USD) makinelerin ihracatının yapılması sonrasında makinelerin davacı ... tarafından kurulumun ve çalıştırmanın yapılması veya Uluslararası SGS Şirketi tarafından makinelerin düzgün veya çalışır olduğuna dair denetim raporunun düzenlenmesiyle ödeneceğini, bu sürenin son sevkıyattan itibaren 90 günü geçmeyeceğini, müvekkilinin ödeme planına uygun davranarak ilk iki ödemesini yaptığını üçüncü ödemenin ise (41.250,00 USD) henüz muaccel olmadığını, müvekkilinin bu borcunun doğması için davacı ... tarafından gönderilen makinelerin yurt dışında kurulumunun yapılması veya SGS denetim firması tarafından rapor alınması gerektiğini, davacı ... tarafından malzemelerin gönderilmesinden sonra uzunca bir süre geçmesine rağmen hala kurulum işlemlerinin yapılmadığını, davacı ... kurulum yapması için defalarca kez çağrıda bulunmuşsa da davacı yanca kurulum işlemlerinin hala yapılmadığını, sözleşmede kurulumun davacı firma tarafından yapılacağı, başka bir kimse tarafından yapılamayacağının açıkça belirtildiğini, her ne kadar sözleşmede bu ödemenin tarihinin son sevkıyattan itibaren 90 günü geçmeyecek şekilde yapılması gerektiği belirtilmişse de davacı ... kurulum işlemlerini yapmadığı için bu maddeye dayanarak alacak talebinde bulunamaması gerektiğini, davacı yanca kurulum yapılmış olsaydı müvekkili şirketin yurt dışındaki firmadan alacağının tamamını tahsil edebilecek ve davacı ... ödeme yapabileceğini, davacı ... kendi yükümlülüklerini yerine getirmeden müvekkilden alacak talebinde bulunduğunu, icra takibinden sonra müvekkilinin davacı ... makinelerin kurulumu için mühendis ekibini yurtdışına göndermesi için ve bir iyiniyet göstergesi olarak davacı ... haricen 26.000 USD ödeme yaptığını, ancak davacı ... yine makinelerin kurulumunu yapmadığını, sözleşme yükümlülüklerini ihlal ettiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı ... yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Dosyaya sunulan 25/04/2023 tarihli bilirkişiler ... ve .... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; ... arasında davacı tarafından davalıya Makine ve ekipmanları satışı yapılması şeklinde ticari ilişki olduğu, Davacı ticari defterlerinde icra takip tarihinde davacının davalıdan 41.325,00 USD alacaklı olduğu, davalının takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 26.000,00 USD ödeme yaptığı ve davacının 15.325,00 USD'ye itirazın iptalini talep ettiği, dava tarihinden sonra ise davalının 10.000,00 USD daha ödeme yaptığı ve inceleme gününde davacının davalıdan 5.325,00 USD alacaklı olduğu, (Davacı ... 26.000 USD'yi direk asıl alacaktan düşüp, kalan 15.325,00 USD asıl alacak üzerinden dava açtığından, taleple bağlılık esası gereğince, dava tarihinden önce yapılan ödeme - yönünden, öncelikle faiz - ferilerine mahsubu yapılmamıştır...) Davalı ticari defterlerinin de birebir davacı ticari defter kayıtları ile örtüştüğü ve icra takip tarihinde davalının davacıya 41.325,00 USD borçlu olduğu, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce davacıya 26.000,00 USD ödeme yaptığı, dava tarihinde davalının davacıya 15.325,00 USD borçlu olduğu, dava tarihinden sonra davacıya 10.000,00 USD daha ödeme yaptığı ve inceleme gününde davalının davacıya 5.325,00 USD borçlu olduğu, ... arasında akdedilen sözleşmeye göre davacının alacağının muaccel bir alacak olduğu, davacı 15.325,00 USD'ye itirazın iptalini talep ettiğinden takip tarihinde TL karşılığının TCMB döviz kuru 7,6953 x 15.325,00 USD - 117.930,50 TL olduğu, Davalı tarafından dava tarihinden sonra ödenen 10.000,00 USD'nin icra infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiğinin Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 Say. Kan. Gereği kamu Bankalarının 1 yıla kadar USD mevduata uygulanan azami faiz oranını talep ettiği, bu oranın icra takip tarihinde 93,50 oranında olduğu ve değişen oranlarda uygulanması gerekeceği hususları tespit edilmiştir. Dosyamız arasına celp edilen Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 41.325 USD asıl alacak, 1.228,43 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.553,43 TL alacak üzerinden borçlu aleyhine fatura dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 09/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 05/01/2021 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Esas No: 2017/19-910, Karar No: 2018/1111 tarihli kararına göre; "Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı kuşkusuzdur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2004 gün, 2004/9-508 E., 2004/562 K, 30.03.2005 gün, 2005/19-200 E., 2005/210 K; 08.06.2005 gün, 2005/19-270 E., 2005/365 K, 18.04.2007 gün, 2007/19-159 E., 2007/220 K., 04.07.2007 gün ve 2007/13-453 E.,2007/453 K.; 09.02.2011 gün ve 2011/13-29 E., 2011/56 K sayılı kararları). Sonuç itibariyle; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava reddedilse -veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa- bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç kalksa bile faiz ve ferileri yönünden takip sürebilecek, salt bu nedenle icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir." Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin Esas no: ..., Karar No: ..., 06/12/2020 tarihli kararına göre; "İtirazın iptali davalarında takipten önce yapılan ödemeler alacak tutarından düşülerek takip başlatılır. Takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemeler varsa davacının bu ödemeleri asıl alacak tutarından düşerek itirazın iptali davasını açması gerekir. İstinaf mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise takipten sonra yapılan ödemeler borcun ferilerinden düşülmesine işaret edilmiş, mahkemece de bu değerlendirme benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de Dairemizce öteden beri benimsenen uygulamaya aykırı olduğundan yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda hesaplama yapılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir." Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalıların itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbirini teyit eder nitelikte tutulduğu; ... arasında makine alım satımı şeklinde ticari ilişki kurulduğu; davacı ticari defterlerine göre takip tarihinde davacının davalıdan 41.325 USD alacaklı olduğu, davalının takipten sonra davadan önce 26.000,00 USD, davadan sonra 10.000,00 USD daha ödeme yaptığı; dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 5.325,00 USD alacaklı olduğu; davalı ticari defterlerinin davacı ticari defterleri ile birebir örtüştüğü tespit edilmiştir. Yargılama devam ederken yapılan bilirkişi incelemesinden sonra davalı tarafından bakiye ana para tutarı olan 5.325,00 USD daha davacıya ödenerek takibe dayanak ana para borcunun tamamının davacıya ödendiği tarafların kabulündedir. Takipten sonra davadan önce yapılan 26.000,00 USD bakımından itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Nitekim davacı tarafından da bakiye ana para borcu olan 15.325,00 USD harca esas değer gösterilerek huzurda görülen itirazın iptali davası açılmıştır. Her ne kadar davalı tarafından icra takibine itiraz edilerek takip durdurulmuş ise de takipten sonraki aşamalarda takibe konu ana para tutarı davalı tarafından ödenmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu ve icra takibine itiraz edildikten sonra ana para borcunun davalı tarafından davacıya ödenmesi karşısında açılan davanın harçlandırılmış dava değeri olan 15.325,00 USD üzerinden kabulü ile yargılama sırasında davalı tarafından yapılan 15.325,00 USD tutarındaki ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına; alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan 23.702,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 15.325,00 USD asıl alacak yönünden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davalı tarafından dava tarihinden sonra yapılan 15.325,00 USD ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına, 3-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile takdiren kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan 23.702,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 18.794,11 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.061,22 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 15.732,89 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından sarf olunan (4.000,00 TL bilirkişi ücreti + 160,00 TL posta ücreti tebligat, müzekkere masrafından ibaret) 4.160,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 11,50 TL vekalet harcı, 80,70 TL başvurma harcı ve 3.061,22 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 9-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 43.269,46 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2023 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/693, K. 2023/1130, T. 12.12.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-693-e-2023-1130-k-377924e16db7