İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/650 E. 2023/1115 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/650
- Karar No
- 2023/1115
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/650 Esas KARAR NO : 2023/1115 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/07/2022 KARAR TARİHİ : 11/12/2023 K. YAZIM TARİHİ : 05/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin tekstil sektöründe, üretim boyama alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin sipariş ettiği tüm ürünlerin müvekkili şirket tarafından hazırlandığı ve teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından bu ticari ilişki sebebiyle düzenlenen faturaların da davalıya iletildiğini, ancak davalının bu fatura tutarlarını ödemediğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Dairesi ...... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin, davacıdan fatura karşılığı mal satın aldığını ve malların bedelini çek ile ödemeye başladığını, ayrıca ve taraflar arasında kur farkı ödeneceğine ilişkin yazılı bir anlaşma veya teamül bulunmadığını, davacının fatura bedellerini tahsil ederken, kur farkı alacağı olduğuna dair ihtirazi kayıt koymadığından, sonradan kur farkı talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, iki şirket arasında cari hesap ile ticari hayat sürdürüldüğü; İşbu cari hesapla alakalı 31/07/2021 vade tarihli 102.420,00 TL değerinde, 28/08/2021 vade tarihli 185.600,00 TL değerinde, 02/10/2021 vade tarihli 330.000,00 TL değerinde, 02/10/2021 vade tarihli 346.000,00 TL değerinde, 30/10/2021 vade tarihli 120.000,00 TL değerinde çek verildiğini, cari hesap bakiye borçlarının TL bazında ödenmeye başlandığını, dolayısıyla çek ile ödeme yapılan cari hesaplarda kur farkı istenemeyeceğine dair bir çok Yargıtay kararı bulunmakla beraber yerleşik içtihatların da bu yönde olduğunu, müvekkili şirketin, 05/01/2022 tarihinde, 06/12/2021 tarihli ....... fatura no'lu 26.572,06 TL bedelli" kur farkı faturasını; ....... Fatura No'lu 26.572,06 TL bedelli iade faturası kestiği; ..... Yevmiye No'lu 05/01/2022 tarihli İhtarname ile davacı şirkete bildirim yaptığı ve kur farkı faturasını kabul etmediğini kestiği iade faturası ile açıkça beyan ettiğini, yeniden fatura kesildiğini, yeniden süresi içerisinde fatura iadesinin müvekkil şirket tarafından yapıldığı; Kur farkı faturalarına itiraz edildiğini, faturanın iade edildiğini, her iki şirketin gönderdikleri maillerde şirketler arasında cari hesaptan kalan bakiye miktarı için mutabakat sağlandığını beyanla haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini, kötü niyeti aşikar olan davacının dava konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK 72/3 maddesine dayalı kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir. SMMM Bilirkişi ...... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 06/11/2023 tarihli rapora göre ; '' Davacı şirket tarafından, dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye ibraz olunan 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, anılan ticari defterlerin davacı şirket lehine delil kabiliyetlerinin mahkemenin takdirinde bulunduğu, davalı şirket tarafından, dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye ibraz olunan 2021-2022 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, anılan ticari defterlerin davalı şirket lehine delil kabiliyetlerinin mahkemenin takdirinde bulunduğu, davacı ve davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan ticari defter ve belgeler çerçevesinde taraflar arasında ticari ilişkinin varlığının tartışmasız görüldüğü; bu çerçevede; davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen mal satışına esas faturaların davalı hesabına borç, yapılan tahsilatların ise alacak kaydedildiği; keza davalı ticari defterlerinde davacı tarafından düzenlenen mal alım faturalarının davacı hesabına alacak, yapılan ödemelerin ise borç kaydedildiği; bununla birlikte davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen iade faturalarının da taraf ticari defterlerinde birbirini teyit eder nitelikte borç/alacak kaydının bulunduğu; başka bir ifadeyle taraflar arasında mal alış satış ve iade faturalarının 120 Alıcılar Hesabı ve 320 Satıcılar Hesap kayıtlarında ihtilaf bulunmadığı, ancak taraflar arası uyuşmazlığın temel sebebinin davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen davalı şirket tarafından kabul edilmeyerek iade edilen 26.572,06 TL bedelli kur farkı faturasından kaynaklandığı ve davacının huzurdaki davaya konu icra takibi ile davalıdan 2.244,48 USD alacağın tahsilini talep ettiği; davalı yan taraflar arasında kur farkı uygulamasına ilişkin sözleşme veya teamül olmadığını savunurken davacı tarafın taraflar arasında kur farkı uygulamasına ilişkin teamül olduğu iddiasında bulunduğu; bu bağlamda davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların düzenlendikleri tarih itibarıyla Döviz Satış Kuru baz alınarak yabancı para karşılığı gösterilmek suretiyle Türk Lirası bazında düzenlendiği ve davacı ticari defterlerinde hem TL hem de yabancı para cinsinden olmak üzere ayrı ayrı takip edildiği; yapılan tahsilatların ise tahsil tarihleri itibarıyla (çeklerin vade tarihleri itibarıyla) kur değerlemeleri neticesinde davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan ticari defterler kapsamında davalı borç tutarının takip ve dava tarihi itibarıyla 2.244,48 USD olarak yer aldığı; favalı ticari defterlerinde ise gerek faturalar ve gerekse yapılan ödemelerin sadece Türk Lirası bazında takip edildiği; neticeten davalı şirket ticari defterleri kapsamında takip ve dava tarihi itibarıyla davacı alacak tutarının 5,78 TL olarak yer aldığı; davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen dava dosyasında mübrez faturaların tetkikinde; faturaların düzenlendiği tarih itibarıyla yabancı para karşılıkları gösterilmek suretiyle Türk Lirası cinsinden düzenlenen her bir fatura altında; "Alıcı/Müşteri yabancı para ile belirlenmiş ürün bedelini ödeme tarihindeki döviz satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı ile ödemeyi kabul etmektedir. Ürünü teslimi sırasında ....... tarafından ürün bedel için düzenlenen döviz karşılığı Türk Lirası fatura tutarı ile ödeme tarihindeki döviz satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı arasında fark bulunması durumunda, bu fark için ....... tarafından kur farkı faturası düzenlenir ve tahsil edilir. Alıcı/Müşteri bu uygulamayı aynen kabul eder." ibaresi ile birlikte yine dava dosyasında mübrez kumaş sipariş formların içeriğinde de fiyat bilgisinin yabancı para cinsinden yer aldığının görüldüğü; davacı şirket tarafından dava dosyasına sunulu faturaların tetkikinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen; ”. 30.06.2021 tarih, ..... No.lu, 298,36 TL bedelli, ” 30.06.2021 tarih, ...... No.lu, 26.925,47 TL bedelli, ” 30.09.2021 tarih, ..... No.lu, 2.399,44 TL bedelli, 3 adet “Kur Farkı” faturasının (298,36 TL bedelli fatura Euro üzerinden düzenlenen faturaya ilişkin kur farkı faturası, diğerleri USD üzerinden düzenlenen faturalara ilişkin kur farkı faturasıdır) davalı şirket 2021 yılı ticari defterlerine davacı hesabına alacak kaydedildiği, davacı şirket tarafından sunulu ticari defter ve belgelerin tetkikinde takip ve dava konusu edilen 2.244,48 USD bedele ilişkin yapılan hesaplamalar neticesinde davacının davasının kabulü halinde, mahkemece davalı tarafından davacıya verilen çeklerin fiili ödeme / vade tarihleri itibarıyla USD karşılıklarının hesaplanması gerektiğinin benimsenmesi halinde 2.244,48 USD talep edebileceği; ancak mahkemece çeklerin davacı yana verildiği tarih itibarıyla USD karşılıklarının hesaplanması gerektiğinin benimsenmesi halinde ise Özet Tablo/B bölümünde gösterildiği üzere talepte bulunamayacağı'' hususu belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : davacı tarafça davalıya düzenlenen faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı olması nedeniyle taraflar arasında mal veya hizmet alım konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacının USD olarak düzenlediği faturalara karşılık fatura tarihlerindeki kur üzerinden çekle ödeme yapılması nedeniyle çeklerin vadesinde ödenmesi gözetilerek aradaki kur farkının ödenip ödenmeyeceği hususunda ihtilaf bulunmaktadır. Taraflar arasında kur farkından kaynaklı ödemelerin yapılacağına dair sözleşme olmaması, davalı tarafça daha önce düzenlenen iki faturanın kabulünün teemmül olarak kabul edilemeyecek olması ve ödemelerin çekle yapılması nedeniyle kur farkı talep edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre hesaplanan ve tahsili gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 522,89 TL harçtan mahsubu ile Hazine'ye irat kaydına, bakiye 253,04 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3- Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, Sarf olunmayan gider/delil avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine , 4- 6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 330,00 TL x 2 saat= 660,00 TL) X 2 = 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA , 5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine red olunan dava değerine göre hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2023 Katip ...... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır