İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/611 E. 2023/566 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/611
- Karar No
- 2023/566
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/611 KARAR NO : 2023/566 DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 03/07/2022 KARAR TARİHİ : 08/06/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili, Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 03/07/2022 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Davalı KOOPERATİF'in 05.06.2022 tarihli Olağan Genel Kurulu'nda, ilan edilen toplantı gündeminin 8. maddesi ve yine genel kurulun icrası sırasında bu doğrultuda verilen önerge gereğince "... ada .. parsel (eski ... ada ... parsel) 13/A blok 28 adet işyeri ile ilgili olarak 05.06.2005 tarihinde genel kurul gündeminin 5.maddesinde alınan dükkan başına 90.000 TL (Doksan Bin Türk Lirası) ödeme yapılması kararıyla ilgili olarak, bu ortakların, kooperatif aleyhine açmış oldukları davaların tamamından vazgeçmeleri ve bu davalar için kooperatif vekiline vekalet ücreti ödenmesi gerekmesi halinde ve bu ücreti nakden ve defaten ödemeleri kayıt ve şartıyla, kooperatifimizin de 05.06.2005 tarihli genel kurul toplantı gündeminin 5. Sıra nolu maddesinde alınan karara istinaden bu ortaklardan 90.000 TL ve ferilerinden feragat etmesi ve tarafların birbirleri aleyhine açmış oldukları davalardan herhangi bir bedel, yargılama gideri avukatlık ücreti talep etmemeleri (tarafların yaptıkları masraflar kendi uhdesinde - bırakmaları) üzere sulh işlemleri için kooperatif yönetim kuruluna yetki verilmesi"ne ilişkin kabul edilen kararın kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı ve özellikle kooperatif tüzel kişiliği ve kooperatif üyelerinin hak ve menfaatleri aleyhine olduğunu, davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından hazırlanan ve ilan edilen 2021 Yılı Olağan Genel Kurul gündeminin 8. maddesi ile "Kooperatifimiz ile .. Grubu (13/A Blok) ortakları arasında devam etmekte olan davayla ilgili hususların görüşülmesi ve karara bağlanması" hususunun 29.4.2022 tarihinde ilan edildiğini, ayrıca 05.06.2022 tarihli Genel Kurul toplantısında bir kısım üyeler tarafından bu madde doğrultusunda divan başkanlığına önerge sunulduğunu, gündemin 8. maddesi ve sunulan bu önergeye karşılık, aralarında müvekkilinin de bulunduğu bir kısım üyeler tarafından da Divan Başkanlığı'na "8. madde yargılama süreci devam ettiğinden yasa gereği genel kurulda görüşülemez" gerekçesi ile 8. maddenin toplantı gündeminden çıkartılmasının talep edildiğini, oylamaya sunulduğunu ve 7 kabul oyuna karşılık 360 oyla reddedilmesi üzerine 8. maddenin gündeme alınarak karar altına alındığını, 8. Madde ile alınan bu kararın, kanuna, ana sözleşmeye, afaki iyiniyet kurallarına ve özellikle kooperatif tüzel kişiliği ve kooperatif üyelerinin hak ve menfaatlerine aykırı olduğunu, 05.06.2005 tarihli Olağan Genel Kurulu'nda 5. madde ile "..,..,..,...,..,...,... ada ve parseller ile tapu çıkarılması gereken İdari Bina, Büfeler ile Spor alanlarındaki harita kadastro, plan proje, ruhsat, yapılaşma, İskan ve tapu çalışmalarının görüşülmesi ve gerekli kararların alınması maddesine geçildi. Yönetim Kurulu Başkanı ..., gündemin 5. maddesiyle ilgili olarak hazırlamış olduğu 5 sayfadan ibaret yazılı açıklamasını genel kurula okudu ve okuduğu bu metnin tutanağa eklenmesini istedi ve teklifini divana sundu. Okunan metin tutanağa eklendi (EK-3-I adet 5 sayfa) Başkan ayrıca bu hususla ilgili sözlü olarak açıklamalarda bulundu. Müzakere açıldı. Yapılan müzakereler sonunda: Başkanın ; '... ada .. parselle tevhit edilmek üzere 117.84 m2 lik, üzerinde camimiz bulunan .. ada .. parselle tevhit edilmek üzere 590.37 m2 lik, ... ada ... parselle tevhit edilmek üzere 1.156.44 m2 lik, .. ada ... parselle tevhit edilmek üzere 362.37 m2 lik, 381 ada | parselle tevhit edilmek üzere 171.88 m2 lik, idari bina yeri olarak ayrılan ... ada ... parselle tevhit edilmek üzere 203.83 m2 lik alanların, imar planı gereği alınması zaruri olduğuna, Meri imar planına göre yeni baştan imar uygulaması yaptırılmasına, yeni kazanılan arsa miktarlarının bedelli veya bedelsiz olarak kooperatifimize ait anılan parsellerle tevhit edilmek üzere kooperatifimiz adına alınmasına, yönetim kuruluna yetki verilmesine” dair teklifin 42 red oyuna karşılık 419 olumlu oyla ve oy çokluğuyla kabul edildiğini, yine Başkanın ; “Planda spor alanı olarak ayrılmış olan, ... ada ile ... ada arasında kalan 2.940.60 m2 lik tescilsiz alan ile üzerlerinde beş adet büfelerin inşa edilmiş olduğu, 1. Nolu büfe yeri 49.38 m2 lik, 2 nolu büfe yeri 49.65 m2 lik, 3 nolu büfe yeri 48.95 m2 lik, 4 nolu büfe yeri 50.45 m2 lik, 5 nolu büfe yeri 50.75 m2 lik alanların, imar planı gereği alınması zaruri olduğuna, Meri imar planına göre yeni baştan imar uygulaması yaptırılmasına, yeni kazanılan arsa miktarlarının bedelli veya bedelsiz olarak kooperatifimiz adına alınmasına, yönetim kuruluna yetki verilmesine” dair teklifinin 42 red oyuna karşı 419 olumlu oyla oy çokluğuyla kabul edildiğini, başkanın; “... ada ... parsel sayılı parselde yer alan ... teşkil eden 28 adet dükkan sahibi ortaklarımızın kooperatif ortakları aleyhine elde ettikleri rant kadar 90.000,00 YTL kooperatife ödeme yapmalarına karar verilmesine” dair teklifinin 42 red oyuna karşı 419 olumlu oyla ve oy çokluğuyla kabul edildiğini, Kooperatif üyeleri, ..., ..., ... , ..., ..,..,..,...,... tarafından 06/05/2005 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali için ayrı ayrı açılan davaların birleştirilerek Bakırköy... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile görülmekte olan dava sonucunda "5/6/2005 tarihli genel kurul ile ilgili açtıkları davaların KISMEN KABULÜ ile, 5/6/2005 tarihli gündemde madde 3'te yer alan İstanbul .. ATM'nin ... Esas sayılı dosyadan feragat ile ilgili alınan kararın ve gündem 4'te yer alan ana sözleşmenin 1-3-6-10-11-14-16-18-23-60-61-63-65-68 ve 82 maddelerin tadili ve bu konuda alınan kararın ve gündem 5'te yer alan tüm kararların İPTALİNE" karar verildiğini, Yerel Mahkeme kararının davalı kooperatif vekili tarafından temyiz edildiğini ve yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K. 10.07.2012 tarihli kararı ile Yerel Mahkeme kararının davamızı ilgilendiren madde itibariyle; "3- İptaline karar verilen genel kurulun 5. maddesinde, “.. ada ... parsel sayılı parselde yer alan .... teşkil eden 28 adet dükkan sahibi ortaklarımızın kooperatif ortakları aleyhine elde ettikleri rant kadar 90.000,00 TL kooperatife ödeme yapmalarına karar verilmesine karar verildiğini, Mahkemece, anılan kararın bu durumdaki ortakların kimler olduğunun belirtilmemesi, kazanılmış haklara zarar verilmesi ve hesaplamanın dayanağının belirtilmemesi gerekçesiyle iptal edildiğini, davalı vekilinin anılan parselde dükkan sahibi olan ortakların ortaklığa alınmasına ilişkin 14.08.1994 tarihli genel kurulda dükkanların 75 er m2 olarak inşa edileceğinin belirtilmesine karşılık, fülen 125 er m2 dükkan yapıldığını savunduğunu, Genel kurulun kooperatifin en yetkili organı olup hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararları alabileceği gibi önceden alınan ve uygulanan kararları değişen koşullara göre kazanılmış haklara zarar vermemek koşuluyla değiştirebileceğini, Somut olayda alınan kararda, ... ada ... parseldeki ortakların kazanılmış haklarının ihlal edildiğini kabule olanak bulunmadığını, Genel kurulunca alınan karar uyarınca 75 er m2 olarak inşa edilmesi gereken dükkanlar daha büyük olarak inşa edilmiş ise, bu yerlere sahip olan ortakların diğer ortaklar ve kooperatif aleyhine nedensiz şekilde zenginleştiklerinin kabul edilmesi gerektiğini, O halde mahkemece, gerekirse konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu aracılığıyla mahallinde keşif yapılmak suretiyle dükkanların genel kurul kararında belirlenenden daha büyük yapılıp yapılmadığı ve bu parselde dükkan sahibi olan kişilerin kooperatif aleyhine zenginleşip zenginleşmedikleri üzerinde durularak bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görüşmemiştir" gerekçesi ile bozulduğunu, Bozma ilamı sonrası tek hakimli mahkemece Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi .. Esasında yapılan yargılamada, ... Karar 17.06.2013 tarihli, gerçekte yeni bir karar verdiği halde, mahkemenin direnme kararı olarak nitelediği BOZMA İLAMINA aykırı kararını verdiğini, Yerel Mahkeme, kararını 'DİRENME' kararı olarak nitelediğinden, karar, davalı kooperatif vekili tarafından Hukuk Genel Kurulu'nca incelenmek üzere temyiz edilmişse de, Hukuk Genel Kurulunca yapılan ilk incelemede, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E., ... K. 17.06.2013 tarihli kararının direnme kararı olmadığını değerlendirdiğini ve dosyayı incelenmek üzere gönderdiği Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nce ... Esasında duruşmalı olarak incelenmek suretiyle, ... Karar ve 14.05.2019 tarihli BOZMA ilamı ile ilk derece Mahkemesi kararını yeniden ve aynı gerekçelerle tekrar bozduğunu, bu bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas, ... Karar 07.04.2021 tarihli kararı ile "Gündemin 5. maddesine ilişkin yapılan değerlendirmede, Yargıtay bozma ilamında 5.maddeye ilişkin olarak, alınan kararın ... Ada ... parseldeki (yeni ... Ada ... parsel) ortakların kazanılmış haklarının ihlal edildiğinin kabule olanak bulunmadığı, genel kurulca alınan karar uyarınca 75'er m2 olarak inşa edilmesi gereken dükkanların daha büyük olarak inşa edilmiş ise bu yerlere sahip ortakların kooperatif aleyhine nedensiz zenginleştiklerinin kabul edilmesi gerektiği işaret edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda, 03/01/1995 tescil tarihli projeye göre 100 m2 işyeri yapılması gerekirken işyeri sahiplerince 25 m2'lik ek inşaat imalatı yapılarak işyerlerinin proje hilafına büyütüldüğü, toplamda 125 m2 olarak inşa edilen 28 adet işyeri için yapılacak plan tadilatının 28 adet işyeri sahibi için zenginleşme sağlayacağı tespit edilmiştir. Bilirkişi ek raporunda, 25 m2'lik ilave yapan ortakların bundan ilave rant sağladıkları kabul edilmekle birlikte, ilave rantın kooperatifin zararına elde edildiğini savunmak için projeye aykırı imalatlar nedeniyle ilave masraflara katlandığının ispatına ihtiyaç duyulduğu belirtilmiş ise de, 28 adet iş yerinin yapı izin belgeleri ve mimari projelerine aykırı olarak inşa edilmeleri dolayısıyla mevcut yapıya uygun olarak alınması zorunlu tutulan arsa parçası alınmadan ve proje tadilatı ve diğer işlemler tamamlanmadan, sair harç ve bedeller ödenmeden, inşaatların mevcut haliyle tapu almasının ve kooperatifin tasfiyeye girmesinin mümkün olmadığı, bozma ilamında belirtildiği gibi bilirkişi raporu ile daha büyük olarak inşa edildiği tespit edilen ortakların diğer ortaklar ve kooperatif aleyhine sebepsiz zenginleştiğinin açık olduğu, bu doğrultuda alınan kararın kanun, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılık taşımadığı tespit edilmiş olmakla bu maddeye yönelik iptal talebinin reddine karar verilmiştir." denildiğini, Yerel Mahkemenin bu kararına karşı davacılar temyiz yoluna başvurmuş ise de, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından mürafaalı olarak yapılan temyiz incelemesi sonrasında ... Karar sayısı ve 15.04.2022 tarihli ONAMA kararının oybirliği ile verildiğini, söz konusu karara karşı davacılar tarafından yapılan müracaat üzerine dosyanın halen karar düzeltme talebinin incelenmesi safhasında olduğunu, yaklaşık 18 yıldır verilen hukuk mücadelesinin sonunda 05.06.2005 tarihli Genel Kurulda kooperatif ve üyelerinin hak ve menfaatlerini koruyan karar hakkında Mahkeme hükmü verilmiş iken, 05.06.2022 tarihli genel kurul'da bu hak ve menfaatlerden vazgeçilmesine ilişkin yönetim kuruluna yetki verilmesi talebinin iyi niyetten uzak, belirli bir kısmın haksız kazanç sağlamasına ve şahsi menfaat temin etmeleri amacına yönelik kötü niyetli bir girişim olduğunu, özellikle 05.06.2005 tarihli genel kurul kararlarının iptaline yönelik dava açanlar arasında yer alan ve bugün Kooperatifin Başkanı ... ile Yönetim Kurulu üyesi olan ...'nın tam da dava Kooperatif lehine sonuçlanmışken 05.06.2022 tarihli genel kurulda bunlardan feragat edilmesi tezgahı fikrinin mimarları olduğunu, dünün davacısı olan ve bugün, açtığı davada alınan kararın gereğini yapmakla, infazını yapmakla görevli durumda olan özellikle Kooperatif Başkanının, kooperatifin hak ve menfaatlerine, kooperatif ortaklarının hak ve menfaatlerine ihanet ettikleri apaçık olan kooperatif yönetimine böyle bir yetki verilmesinin en hafif ifade ile kurda kuzu teslim etmek olduğunu, Türk Milleti adına hüküm veren Mahkemelerde verilen 18 yıllık hukuk mücadelesi yok sayılarak, bindirilmiş kıtalarla elde edilen çoğunluk marifetiyle, genel kurul kararı ile kooperatifin ve üyelerinin hak ve menfaatlerini vermeme girişimlerinin beyhude bir çaba olduğunu, farzımuhal, menfaatlerinden vazgeçmeye yönelik diğer tüm üyelerin ortak kararı olsa ve dahi tek başına kalsa da müvekkilinin var olan hakkının gasbının Mahkeme kararı karşısında bu yolla mümkün olmadığını, müvekkilinin Divan Başkanlığı'na yaptığı yazılı itiraz dilekçesinde de belirttiği üzere bu yönetim kurulu başkanı olan kişinin bundan önce de sırf şahsi hırsı yüzünden müvekkilinin de aralarında bulunduğu yönetimi itham etmek amacıyla zaman aşımına girmek üzere olan vergi mevzuatına ilişkin birtakım ihtilaflı tahakkuklar üzerinden aldırdığı rapor ve ihbar ile kooperatifin ödememesi gereken pek çok bedeli ödettirerek kooperatifi daha önce de zarara uğrattığını, zararı tazmin edeceğim dediği davaları da kaybederek kooperatife zarar verdiğini, 06.05.2022 tarihli Genel Kurul'da kooperatif ve üyeleri menfaatine aykırı olarak alınan kanuna, afaki iyi niyet kurallarına aykırı ve hatta kötü niyetli 8.nolu kararın iptali için Mahkemeye müracaat etmek zorunluluğu hasıl olduğunu, neticede; ... KOOPERATİFİ'nin 05.06.2022 tarihli Olağan Genel Kurulu'nda, yeniden seçilen Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı ve üyeleri tarafından ortakların zihinleri bulandırılarak ve yanıltılmak suretiyle, kooperatif ve üyeleri aleyhine olarak kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak alınan kararın İPTALİNE, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA; Davalı .... Kooperatifi vekili sunmuş olduğu 04/08/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Davacı vekilinin, dava dilekçesinin, 1-7 nolu paragrafında, "Kooperatif ortaklarına genel kurula davet mektubunun gönderildiği, 5.06.2022 tarihli genel kurul toplantısında, gündemin 8.maddesinin görüşülmesi sırasında, bu maddenin gündemden çıkarılması için önerge verildiği, önergenin 7 kabul oyuna karşılık 360 ret oyuyla reddedildiği", "Divan Başkanlığına verilen diğer önergeyle, dava konusu kararın alındığı", "Bu kararın, kanuna, ana sözleşmeye, afaki iyiniyet ilkelerine, ve özellikle kooperatif tüzel kişiliği ve kooperatif ortaklarının hak ve menfaatlerine aykırı olduğunu" iddia ettiğini, davacı vekilinin, dava dilekçesinin 8 nolu parafında, "Kooperatifin 05.06.2005 tarihli genel kurul toplantısında, gündemin 5.maddesinde, ... ortaklarının rant elde ettiğinden, elde ettiği rant kadar 90.000Y TL Kooperatife ödeme yapmasına karar verildiği” (9 nolu paragrafında) Bir kısım kooperatif ortağının, genel kurulda alınan bu kararın iptali için Bakırköy ...ATM (... E.) Dava açtığı, bu davaların Bakırköy .. ATM (... E.) Sayılı dosyada birleştiği, davanın kısmen kabulüne karar verildiği, Mahkemenin bu kararının, Yargıtay ....HD tarafından bozulduğu, Bakırköy... ATM (... E) nin, aynı doğrultuda verdiği kararın, yeniden Yargıtay ....HD ne intikal ettiği, bu daire tarafından, yerel mahkeme kararının yeniden bozulduğu" "Bakırköy ... ATM (... E.) nin, Yargıtay'ın bozma kararına uyarak, işyerlerinin 100 m2 olması gerekirken, 25 m2 ek inşaat yapılarak işyerinin büyütülmesi nedeniyle, ... ortakları sebepsiz olarak zenginleştiğinden, 5 nolu gündem maddesinin iptali talebinin reddine karar verdiğini, Mahkemenin bu kararının, Yargıtay ... HD tarafından onandığı, davacıların karar düzeltme talebi üzerine dava dosyasının Yargıtay'da olduğu", "18 yıllık hukuk mücadelesine rağmen, 5.06.2005 tarihli genel kurulda, 5 nolu karardan vazgeçilmesinin, belirli bir kesimin haksız kazanç sağlamasına yol açacağından kötü niyetli bir girişim olduğunu" iddia ettiğini, davacı vekilinin bu iddiasının birçok açıdan hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı vekilinin, dava dilekçesinin 17 nolu paragrafı ve devamında, "Bu kararın alınmasına, ... ve ...'nın öncülük ettiğini, yönetim kuruluna böyle bir yetki verilmesinin kuzunun kurda teslim edilmesiyle eşdeğerde olduğunu", "Yönetim kurulu başkanının, davacının da içinde bulunduğu yönetim aleyhinde haksız işlemler yaptığını, kooperatifi zarara uğrattığını" iddia ettiğini, bu iddiaların gerçek dışı olduğunu, Kooperatif Genel Kurulu gündeminin 8. maddesinde, 2005 yılında alınan karardan vazgeçilmesine karar verildiğini, yönetim kuruluna sadece bu kararın uygulanmasıyla ilgili yetki verildiğini, yani kooperatifin alacağından vazgeçmeyi yönetim kurulunun takdirine bırakmadığını, davacının da içinde bulunduğu yönetim kurulunun görev yaptığı dönemde iş ve işlemleri ve bu yönetim kurulu üyelerine açılan davaların davamızla hiçbir ilgisi olmamakla birlikte, davacının da içinde bulunduğu yönetim kurulunun, kooperatifi iyi yönetseydi, haksızlık yapmasaydı, icraatları, kooperatif ortakları tarafından takdir edilseydi, 3 yıllık görev sürelerinin tamamlanmasına 2 yıl kala (25.05.2008 tarihli) genel kurul gündemine seçim maddesi konulmayacağını, görevlerinden azillerine karar verilmeyeceğini, davacının da içinde bulunduğu yönetim kurulunun, İkitelli Vergi Dairesi tarafından kooperatife tahakkuk ettirilen 261.933,75 TL tutarındaki 2 nolu harcı zamanında ödemediği için, bu bedeli 670.249,70 TL olarak (fazladan 408.315,95 TL) ödediğini, davacının eleştirdiği yönetim kurulunun, Kooperatife ait arsa üzerinde kat karşılığı inşa edilecek binada, Kooperatifin payını, (3.06.2007 tarihli Gen.Kur, 13.madde) 9630-9435'ten 9650'ye çıkarmak, kooperatifin çok sayıda işyeri sahibi olmasını, ortaklara kira geliri dağıtılmasını temin etmek, uyuşmazlıkları minimize etmek, .... Sitesinin sorunlarını çözmek ve örnek bir sanayi sitesi haline getirmek suretiyle, kooperatifin menfaatlerine ne kadar önem verdiğini gösterdiğini, davacının da içinde bulunduğu (eski) Yönetim kurulu üyeleri hakkında (Bakırköy ..Ağır Ceza Mah., ... E.), (Eski Esas: ... E.) kamu davasının, (yönetim kurulu üyelerinin değil) kooperatif ortaklarının şikayeti üzerine çok önceden açıldığını, bu davada, (Kooperatifin paralarını şahsi hesaplarına geçirdikleri için kullanma zimmetiyle yargılanan) sanıkların beraat etmediğini, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düştüğünü, davacı ve diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında "hukuki ve mali sorumluluk davası"nın, Bakanlık görevlilerinin talebine ve genel kurul tarafından seçilen hesap tetkik komisyonu raporuna, genel kurul kararına istinaden açıldığını, Bakanlık görevlilerinin talebine istinaden, Bakırköy .... ATM (... E.)'de, 20.187 TL vergi ziyaı, 85.546 TL gecikme cezası olmak üzere, toplam 105.733 TL'nin tazmini için dava açıldığını, Mahkemenin (Bakırköy ... ATM ... E. sayılı genel kurul iptal davasında verilen karar kesinleştikten sonra) davanın kabulüne karar verdiğini, Yargıtay .... HD'nin, 2012 yılında yürürlüğe giren T.Ticaret Kanununda yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin maddede yapılan değişiklik nedeniyle, mahkemece hükmolunan tazminat kararını bozduğunu, bozmadan sonra davanın reddine karar verildiğini, Hesap Tetkik Komisyonu Raporu'na istinaden Bakırköy .... ATM (... E.)'de açılan diğer davada mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi için halen Yargıtay'da olduğunu, davacı vekili genel kurulda alınan (8 nolu) kararın iptalini talep ettiğine göre, üzerinde durulması gereken ilk hususun, genel kurulun böyle bir karar alma yetkisinin olup olmadığı olduğunu, bu açıdan değerlendirildiğinde, özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, anonim şirketler gibi geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu, davacı vekilinin, (dava dilekçesinde) 5.06.2005 tarihli genel kurulda alınan 5 nolu karara karşı açılan iptal davasıyla ilgili vermiş olduğu bilgilerin sadece 5.06.2005 tarihli genel kurulda alınan 5 nolu kararı ilgilendirdiğini, genel kurul kararı mahkemece iptal edilmez veya genel kurul bu kararından vazgeçmezse, kararın kesinleşeceğini, tüm ortaklar için bağlayıcı hale geleceğini, ancak Genel Kurul, 2005 yılında, ... ortaklarından 90.000 YTL alınmasına" karar verdiği halde, 2022 yılında bu kararından vazgeçtiğini, Genel kurul, daha önce aldığı kararın aksine bir karar alırsa, (eski tarihli karar hükümsüz hale gelir) en son tarihli genel kurul kararının uygulanacağını, dava konusu olayda, kooperatif genel kurulunun 5.06.2022 tarihinde aldığı kararla, 2005 yılında alınan kararını hükümsüz (geçersiz) hale geldiğini, 2005 yılında alınan kararın (ilave inşaat nedeniyle) Kooperatif ortaklarının bir kısmının (13/A Blok ortaklarının) ödeme yapmasına ilişkin olduğunu, Kooperatif genel kurulunun, bazı alacaklarından vazgeçmesine yasal bir engel bulunmadığını, bazı ortakların, 2005 yılında alınan (5 nolu) kararın iptali için dava açmasının, hatta bu davanın dava açan ortaklar aleyhine sonuçlanmasının, Kooperatif Genel Kurulunun 2005 yılında aldığı kararından (alacağından) vazgeçmesine engel olmadığını, Genel kurul toplantısına, 1085 ortağın (158'i asaleten, 287'si vekaleten) 445'nin katıldığını, ortakların 390'ı gündemin 8. maddesindeki karara kabul oyu verirken, sadece 7 ortağın ret oyu kullandığını, oylamaya katılan ortakların sadece *42'si 8. maddede alınan karara itiraz ederken, ortakların %98'inin 8. maddede alınan kararın kabulü yönünde oy kullandığını, davacının 2005 yılında, (genel kurul kararının alındığı tarihte) yönetim kurulu üyesi olup, 8 nolu karara, bu nedenle karşı çıktığını, bu karar aleyhinde oy kullanan diğer 6 kişinin de, aynı saikle oy kullandığını, 5.06.2022 tarihli genel kurulda, 8.nolu kararın kabulü yönünde oy kullanan ortakların, kooperatifin çıkarlarına aykırı oy kullandığını iddia etmenin eşyanın tabiatına aykırı olduğunu, 2005 yılında, ... ortaklarından 90.000,00 YTL alınmasına ilişkin (5 nolu) karar, yönetim kurulunun yönlendirmesiyle alındığı halde; dava konusu (2022 yılında) gündemin 8. maddesindeki kararın, (Yönetim kurulu üyelerinin, 8 nolu karar lehinde oy kullanmasına engel bir durum da söz konusu olmadığı halde) "oylamada tarafsız kalacaklarını" açıklamalarına rağmen alındığını, Kooperatif yönetiminin, 8. maddede "yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bu maddenin oylanması sırasında tarafsız kalacağını" söylemek suretiyle, kooperatif ortaklarını vicdanlarıyla baş başa bıraktığını, genel kurulda alınan kararların iptali davalarında, üzerinde durulması gereken hususlardan birinin de, alınan kararların, kanuna, ana sözleşmeye, afaki iyi niyet ve ortaklar arasında eşitlik ilkesine aykırı olmaması olduğunu, Kooperatifler Kanunu 53. maddesinde, "kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabileceği"nin belirtildiğini, genel kurula geniş bir takdir yetkisi tanındığını, Kooperatif ana sözleşmesinde de, kooperatifin, alacağından (kısmen veya tamamen) vazgeçmesini yasaklayan bir hüküm bulunmadığını, Kooperatif genel kurulunun, bütün ortakların ödemesi gereken bir alacaktan değil, sadece .... ortakları aleyhine tahakkuk ettirilen bir alacaktan vazgeçtiğini, Kooperatifler Kanunu'nda, kooperatif ana sözleşmesinde, kooperatifin, alacağından vazgeçmesine engel bir hüküm bulunmadığını, 5.06.2022 tarihli genel kurulda alınan 8 nolu kararı, ortaklar arasındaki eşitlik ilkesi açısından değerlendirdiğimizde, kararın, ortaklar arasında eşitlik ilkesine de aykırı bir yanı bulunmadığını, tam aksine, 2005 yılında, (gündemin 5.maddesinde) işyerlerine ilave inşaat yapan ortaklardan bir kısmını kapsaması nedeniyle, eşitsizliği gidermeye yönelik bir karar olduğunu, o tarihte (davacının da içinde bulunduğu) yönetim kurulunun, denetim kurulunun, Kooperatifin eski başkanlarından ...'in yönetim kuruluna yönelik muhalefeti nedeniyle, (...'in ... dükkanları olduğundan) (bu ortağı sindirmek amacıyla), genel kurul gündemine sadece ... ortaklarını kapsayan bir madde eklendiğini, genel kurulda da, (sadece) bu ortaklar hakkında karar alındığını, Kooperatifin eski başkanı (vefat eden) ..., (davacının da içinde bulunduğu) yönetim kurulunun hukuka aykırı icraatlarına muhalefet etmeseydi, ... işyeri olmasaydı, yönetim kurulu, ... ortaklarıyla ilgili böyle bir konuyu genel kurul gündemine almaz, böyle bir karar da alınmayacağını, davacının da içinde bulunduğu yönetim kurulunun 5.06.2005 tarihli genel kurulda, (5.madde) ... ortaklarından 90.000 YTL EK ödeme talep etmekle kalmamış, (2 yıl sonra) 2.09.2007 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında görüşülmek ve karar verilmek üzere, gündemin 7.maddesine, "28 dükkanın bulunduğu 13/A parseldeki arsaların yapılaşmanın görüşülmesini" eklediğini, (bu maddede 13/A Blok ortaklarının ortaklıktan çıkarılmasından söz edilmediği halde), genel kurulu yönlendirmek suretiyle, "bu ortakların ortaklık haklarının hiç doğmadığına" karar verildiğini, ... işyerlerine üye kaydı, inşaata başlama, inşaatının tamamlanması, ortaklara teslimi, işyerlerinin ortaklara tesliminden 8 yıl sonra, bu ortaklara yönelik linç girişiminin, 2005 yılında alınan kararın, ortaklar arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ortaya koyduğunu, kooperatif yönetiminin kooperatife ait parsel üzerinde, 13/A Blok (...) 28 işyeri inşa etmek, bu işyerlerine ortak kaydetmek suretiyle kooperatife maddi kaynak oluşturmayı amaçladığını, bu amaç doğrultusunda, 1994 yılında 13/A Blok işyerleri için proje hazırlattığını (ruhsat almadan) bu işyerlerinin yapımına başlandığını, 1994 yılında bu projeye ilgi gösterilmediğini, 1995 yılında (50 m2 zemin, 25 m2 asma kat) 75 m2 işyeri için (1.500.000 TL bedelle) ortak kaydettiğini, işyeri inşaatlarının yapımı (hafriyat) sırasında, arazinin topografik yapısı nedeniyle, (kottan yararlanarak) 25 m2 bodrum kat yapıldığını, kooperatif yönetiminin, bodrum kat inşası için her işyerinden 100.000 TL tahsil ettiğini, (Bu tarihten sonra ortak kaydedilenlerden, 25 m2 bodrum kat için tahsil edilen 100.000 TL eklenmek suretiyle, 100 m2 işyeri için 1.600.000 TL tahsil edilmiştir.) Kooperatifin, iş yerlerinin inşaatını, 1997 yılının Şubat ayında tamamladığını, (25 m2 bodrum, S0 m2 zemin, 25 m2 asma kat olmak üzere) 100 m2 olarak ortaklara teslim ettiğini, Kooperatif, sonradan yapılan 25 m2 bodrum katın bedelini bu ortaklardan tahsil ettiğinden, (25 m2 asma katı zaten inşa etmesi gerektiğinden), bu işyerlerine fazladan imalat ve masraf olmadığını, (Kooperatifin, iş yerlerinin teslimi sırasında, bu ortaklardan ilave masraf vs. talebi olmadığı gibi, işyerlerinin tesliminden sonra da bu işyerleri için fazladan imalat yaptığı, masraf yaptığı iddiası ve talebi söz konusu olmamıştır.), İşyerlerini teslim alan ortaklardan bazılarının, 25 m2 asma kata, 25 m2 ekleme yaptığını, bir kısmı kendisi kullanırken, bir kısmının kiraya verdiğini, 2000 yılında 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeler Kanunu'nun kabul edildiğini, bu tarihe kadar İkitelli OSB'de, kooperatifler tarafından "kaçak" olarak inşa edilen işyerlerinin ruhsata bağlanmaya başladığını, 2002 ve 2003 yılında imar planının onaylanmasıyla, "kaçak” durumunda olan iş yerlerinin yasal statüye kavuşmaya başladığını, Kooperatifin, 1997 yılında, 13/A Blok iş yerlerini ortaklara tesliminden sonra, yıllarca bu işyerleriyle ilgili hiçbir tartışma söz konusu değilken, 8 yıl sonra (2005 yılında), davacının da içinde bulunduğu yönetim kurulunun, (5.06.2005 tarihli genel kurulda) "1995, 1996 yılında inşa edilen işyerlerinin projede 50 m2 olduğu" iddiasıyla, gündeme madde eklemesi ve 25 m2 ilave imalat için bu ortaklardan 90.000 TL ilave bedel talep etmesinin iyi niyet ve dürüstlük ilkeleriyle açıklanamayacağını, 13/A Blok ortaklarının, 2.09.2007 tarihli genel kurulda alınan, ortaklıktan ihraç kararlarının iptali için açtığı davada, Bakırköy ... ATM (.... E.)nin, ortaklıktan ihraç kararının iptaline karar vermesi, bu kararın Yargıtay ....HD tarafından onanması, karar düzeltme talebinin reddedilerek kesinleşmesi üzerine, kooperatif yönetiminin, (bu ortaklardan alacak talep edilmesi, işyerlerinin tapularının verilmesine engel teşkil etmediğinden), 16.06.2019 tarihinde gerçekleştirilen (2018 yılı) olağan genel kurul toplantısında, "13/A Blok ortaklarının tapularının verilmesi"ni genel kurul gündemine eklediğini, genel kurulun da bu doğrultuda karar verdiğini, Kooperatif yönetiminin, genel kurulda alınan karar kapsamında, iş yerlerinin projesini (işyerlerinin fili durumuna uygun olarak) 11.09.2021 tarihinde onaylattığını, inşaat ruhsatını 30.06.2020 tarihinde, yapı ruhsatını 4.12.2020 tarihinde aldığını, (brüt 140,36 m2, net 131,57 m2) işyeri tapularını 15.03.2021 tarihinde bu ortaklara verdiğini, 2005 tarihli genel kurulda alınan 5 nolu kararın iptali istemiyle açılan davada Mahkemenin, konuyu, "sadece ... ortaklarının teslim aldıkları işyerlerine ilave imalat yapması" açısından değerlendirdiğini, bu ortakların, işyerlerini teslim aldıktan sonra işyerlerinde ilave imalat yapmasını, bu ortakların sebepsiz zenginleşmesi olarak değerlendirdiğini ve bu yönde karar verdiğini, Kooperatif genel kurulunda 2005 yılında alınan karar, ortakların tamamını kapsasaydı, (tam 18 yıl sonra) böyle bir konunun gündeme dahi gelmeyeceğini, davacı vekilinin iptalini talep ettiği 8 nolu karar, ortaklar arasında eşitsizliğe sebebiyet veren bir karar değil, ortaklar arasında eşitsizliği gidermeye yönelik bir karar olduğunu, neticede davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, davalı kooperatifin 05/06/2022 tarihinde yapılan 2021 yılına ait olağan genel kurulunda, gündemin 8 nolu maddesi ile alınan kararın iptali istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişiler Prof. Dr. .... ve ... tarafından mahkememize sunulan 11/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Dava konusu genel kurul kararı uyarınca Davalı Kooperatif'in, sadece bazı ortaklara karşı sahip olduğu alacak hakkından herhangi bir karşılık temin etmeksizin feragat etmesinin sermayenin korunması ilkesini ihlal ettiği ve bu bakımdan kararın batıl olduğu, kooperatif şirketlerinde sermayenin korunması ilkesinin uygulanmasının mümkün olmadığı sonucuna varılması ihtimalinde dahi söz konusu kararın KoopK m. 23 hükmünde düzenlenen ve emredici nitelikte olan eşitlik ilkesini ihlal ettiğinden bahisle iptal edilebilir olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir. Bilindiği üzere anonim şirketlerde ve kooperatiflerde genel kurul kararlarının hukuka aykırı şekilde alınması sonucunda genel olarak yokluk, butlan ve iptal edilebilirlik yaptırımları gündeme gelmektedir. Hukukumuzda kurucu unsurları tamamlanarak hukuken mevcudiyet kazanmış olan bir hukuki işlemin, konusu, içeriği ve şekli gibi geçerlilik şartlarından kamu düzenini ilgilendirecek düzeyde önem arz eden hususların kanuna aykırı olması halinde işlemin batıl (kesin hükümsüz) olduğu kabul edilmektedir (Oğuzman'/Barlas, s. 218-219; Rona Serozan, Medeni Hukuk Genel Bölüm-Kişiler Hukuku, İstanbul 2011, s. 353). Öte yandan bir hukuki işlem olan genel kurul kararının butlanı TK m. 447 hükmünde düzenlenmiştir. Bu hükme göre, (i) pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, (ii) pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, (iii) anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan genel kurul kararları batıldır. TK m. 447 hükmünde yer alan butlan sebepleri, madde metninde yer alan “özellikle”ifadesinden de açıkça anlaşıldığı üzere sınırlı sayıda değildir (Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, İstanbul 2015, s. 398,N. 15-11; Kırca (Şehirali Çelik/Manavgat),C.2/2, s. 13; Korkut, s. 63). Bir başka deyişle, TK m. 447 hükmünde açıkça düzenlenmemiş olsa dahi genel kurul kararları bakımından başkaca butlan sebepleri gündeme gelebilecektir. Bu çerçevede TK'nın diğer hükümlerinde düzenlenen bir hüküm butlana neden olabileceği gibi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 27 hükmü ekseninde de genel kurul kararının butlanından bahsedilebilecektir (Kırca (Şehirali Çelik/Manavgat), C. 2/2, s. 53; ). Örneğin,bir genel kurul kararının konusunun ahlaka aykırı olması halinde TBK m. 27 hükmü uyarınca kararın batıl olduğundan bahsedebilmek mümkündür (Korkut, s. 63 vd.; Rauf Karasu, “Türk Ticaret Kanunu Tasarısına Göre Anonim Şirketlerde Genel Kurul Kararlarının Butlanı”, Prof. Dr. Fırat Öztan'a Armağan, C. 1, Ankara 2010, s. 1249 vd.). Bir genel kurul kararının yok hükmünde olması halinde karar hukuken hiç mevcut olmadığından, karara karşı açılacak olan dava hukuken bir tespit davası niteliğindedir(Moroğlu, Hükümsüzlük, s. 148). Kararın butlanla malul olması halinde karar mevcut olmasına rağmen hiç geçerlilik kazanmamış olduğundan açılacak olan dava yine bir tespit davasıdır (Moroğlu, s. 180; Kırca (Şehirali Çelik/Manavgat), C. 2/2, s. 271-272; Karasu, Butlan, s. 1255). Kararın yok ya da batıl olduğu hallerde tespit davasını açabilmek için genel kurula katılmak,muhalefet şerhi koymak, pay sahibi olmak gibi şartlar bulunmamakta, menfaatini ispat eden herkesin bu davayı ikame edebileceği kabul edilmektedir (Moroğlu, Hükümsüzlük, s. 148-180;Kırca (Şehirali Çelik/Manavgat), C. 2/2, s. 272-273). Tespit davasına ilişkin olarak kanunda herhangi bir süre öngörülmemiş olup, bu davanın açılması süreye tabi değildir (Moroğlu,Hükümsüzlük, s. 148-178; Kırca (Şehirali Çelik/Manavgat), C. 2/2, s. 274). Huzurdaki davada Davacı, dava konusu genel kurul kararının iptalini talep etmektedir. Ancak genel kurul kararlarının yokluğu ya da butlanı davacı tarafından ileri sürülmese de mahkeme tarafından re'sen nazara alınabileceğinden yokluk ve butlana ilişkin de değerlendirme yapılması gerekmektedir. Dava konusu genel kurul kararının yokluk ve butlanının talep edilebilmesi için yukarıda da ifade edildiği üzere kooperatif ortağı sıfatına sahip olunması zorunlu değildir. Hal böyle olmakla birlikte Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 114 uyarınca her davada uygulanacak olan dava şartlarından “hukuki yarar” şartı genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü davalarında da uygulanacaktır. Davacı ...'in Davalı Kooperatif nezdinde ortak sıfatına sahip olduğu hususu tartışma dışı olduğundan ve kararın yokluğunun ya da butlanının tespitinde menfaatinin bulunduğu açık olduğundan, dava konusu genel kurul kararının yokluğunun ve butlanının tespiti talebinde bulunulmasında herhangi bir hukuki engel bulunmamaktadır. Dava konusu genel kurul kararı şu şekildedir: “Kooperatifimiz ile ... (13/A Blok) ortakları arasında devam etmekte olan davayla ilgili hususların görüşülmesi ve karara bağlanması konusu müzakereye açıldı. ... söz aldı. Bu konuda oy kullanmayacağım, tarafsız olmam gerekir diye beyanda bulundu. Ayrıca yönetim ve denetim kurulu üyeleri de konu hakkında taraf olmayacaklarını beyan ettiler. Madde ile ilgili gündemden çıkarılması için verilen önerge oylamaya sunuldu. Yapılan oylamada 7 kabul oyuna karşı 390 red oyu ile oy çokluğu ile red edildi. Verilen diğer önergeye göre; ... ada .. parsel (eski ... ada ... parsel) 13/A blok 28 adet işyeri ile ilgili olarak 05.06.2005 tarihinde genel kurul gündeminin 5.maddesinde alınan dükkan başına 90.000 TL (Doksan Bin Türk Lirası) ödeme yapılması kararıyla ilgili olarak, bu ortakların, kooperatif aleyhine açmış oldukları davaların tamamından vazgeçmeleri ve bu davalar için kooperatif vekiline vekalet ücreti ödenmesi gerekmesi halinde ve bu ücreti nakden ve defaten ödemeleri kayıt ve şartıyla,kooperatifimizin de 05.06.2005 tarihli genel kurul toplantı gündeminin 5. Sıra nolu maddesinde alınan karara istinaden bu ortaklardan 90.000 TL ve ferilerinden feragat etmesi ve tarafların birbirleri aleyhine açmış oldukları davalardan herhangi bir bedel, yargılama gideri avukatlık ücreti talep etmemeleri (tarafların yaptıkları masraflar kendi uhdesinde bırakmaları) üzere sulh işlemleri için kooperatif yönetim kuruluna yetki verilmesi önergesi oylamaya sunuldu" 390 kabul oyu ile oybirliği ile kabul edildiği, Söz konusu karar ile, 05.06.2005 tarihinde yapılan 2004 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan “... ada ... parsel sayılı parselde yer alan küçük çarşı grubunu teşkil eden 28 adet dükkan sahibi ortaklarımızın kooperatif ortakları aleyhine elde ettikleri rant kadar 90.000,00 YTL kooperatife ödeme yapmalarına karar verilmesine” şeklindeki karar uyarınca bazı kooperatif ortaklarından alınması öngörülen 90.000,00 TL bedelin alınmasından feragat edildiği görülmektedir. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde, ortaklığın bazı alacaklarından vazgeçmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilmektedir. Davacı tarafından ileri sürülen hukuka aykırılık nedenleri incelendiğinde; çağrıya, toplantı nisabına ya da karar nisabına ilişkin olarak herhangi bir hukuka aykırılığın ileri sürülmediği görülmemiş olup, dosya içeriğinde yapılan incelemede de söz konusu hususlarda herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Bu bakımdan dava konusu 8 nolu genel kurul kararının yok hükmünde olmadığı sonucuna varmak gerekmektedir. Butlana ilişkin olarak ise yukarıda da ifade edildiği üzere, kooperatif genel kurul kararlarının butlanına ilişkin olarak KoopK'da herhangi bir düzenleme bulunmasa da KoopK m. 98 hükmünde yapılan atıf gereği TTK m. 447 hükmünün niteliğine uygun düştüğü ölçüde kooperatifler hakkında da uygulanması mümkündür. TTK m. 447/c hükmünde sermayenin korunması ilkesine aykırı olan genel kurul kararlarının batıl olduğu ifade edilmektedir. Şu halde öncelikle sermayenin korunması ilkesinin kooperatifler açısından da uygulama alanı bulup bulmadığı değerlendirme konusu edilmelidir. KoopK m. 28 hükmü uyarınca “Anasözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatif,alacaklılarına karşı yalnız mamelekiyle sorumludur.” Bu hükme göre kooperatif alacaklıları kural olarak sadece kooperatifin malvarlığına başvurma hakkını haizdir. Kooperatiflerde sermayenin korunması, başta kooperatif alacaklıları olmak üzere, kooperatif ortakları ve bizatihi — kooperatifin — malvarlığının - korunması - bakımından önem arz etmektedir. Bu nedenle anonim şirketlerde olduğu gibi, kooperatiflerde de sermayenin korunması ilkesini ihlal edecek nitelikteki kararların batıl olduğu sonucuna varmak gerekmektedir Dava konusu genel kurul kararı ile Davalı Kooperatif'in, herhangi bir karşılık elde etmeksizin bazı ortaklardan tahsil edilmesi öngörülen 90.000 TL alacak ve fer'ilerinden vazgeçmiş olması sermayenin korunması ilkesini ihlal ettiğinden, alınan kararın batıl olduğu sonucuna varılarak davanın kabulü ile davalı kooperatifin 05/06/2002 tarihli genel kurulunda gündemin 8.maddesi ile alınan kararın batıl (butlan) olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davalı kooperatifin 05/06/2002 tarihli genel kurulunda gündemin 8.maddesi ile alınan kararın batıl (butlan) olduğunun TESPİTİNE, 2-Alınması gerekli 179,90 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacı tarafından ödenen 80,70 TL Başvurma Harcı ile 80,70 TL Peşin Harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 24 tebligat+posta ücreti 700,00 TL , 1 bilirkişi inceleme ücreti 6.000,00 TL olmak üzere toplam 6.700,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 9.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 440,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile, davalı vekili ve müdahil vekili ile müdahil ...'un yüzlerine karşı oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 08/06/2023 Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."