İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/423 E. 2023/1026 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/423
Karar No
2023/1026
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/423 Esas KARAR NO : 2023/1026 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/04/2022 KARAR TARİHİ : 14/11/2023 K.YAZIM TARİHİ : 30/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçlu Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü. ... Esas Sayılı Dosyasına konu borca itiraz etmiş olup, yapılan itiraz haksız ve mesnetsiz olup, takibi durdurmak ve zaman kazanmak suretiyle kötü niyetle borçtan kaçınmak amacını taşımaktadır. Davalı-borçlu icra takip dosyasına konu ödeme emri tebliğinden sonra, ekte de sunulu -30.12.2021 Tarih, ... Sıra no, 1.300,00 TL bedelli, -05.01.2022 Tarih, 074082 Sıra no, 1.500,00 TL Tahsilat Makbuzlarından da anlaşılacağı üzere işbu davaya konu borca mahsuben davacı-alacaklı müvekkille toplam 2.500,00 TL kısmi ödeme yapmış olup, işbu tahsilat asıl alacaktan mahsup edilmiştir. Takibe dayanak 27.07.2021 Tarihli e-Arşiv Faturası, Cari hesap ekstresi, davalının imzasına sadır 18.12.2021 Tarihli mutabakat metni vs. Belgeler incelendiğinde davalı-borçlunun işbu takip dosyasından davacıya borçlu olduğu açık bir şekilde anlaşılacaktır. Davacı-alacaklı müvekkilin davalı-borçludan alacaklı olduğu davacı şirketin ticari defterler ve kayıtları üzerinde yapılacak. Bilirkişi İncelemesi ile de açıkça ortaya çıkacaktır. Davacı-alacaklı cari hesap ekstresine de konu fatura alacaklarını bugüne kadar alamamış, Takibe yapılan itiraz üzerine Arabuluculuğa başvurulmuş, Arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınmaması üzerine davalı borçlunun hiçbir yasal gerekçe ve kanıt taşımayan haksız borca itirazlarına karşın, itirazın iptali, takibin devamı ve alacağın tahsili için Sayın Mahkemenize başvurma zorunluluğu doğmuştur. Arz ve İzah olunan ve re 'sen nazara alınacak nedenlerden dolayı ;Davamızın kabulü ile Davalı-Borçlunun Usul ve Yasaya Aykırı Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı Dosyasındaki Haksız ve Kötü Niyetli Borca, Faize ve Ferilerine ilişkin itirazlarının iptaline, Takibin 9.208,24 TL üzerinden devamına, Haksız ve Kötü Niyetli Borca itirazlarından dolayı Davalı-Borçlunun Alacağının 9620'dan az olmamak üzere İcra-İnkar Tazminatına Hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalı- Borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından açılan davaya dair beyanlarımızı sayın mahkemenin takdirine sunuyoruz. Davacı şirket ile müvekkil arasında Cari hesap ilişkisi olup müvekkil davacıdan ürünler almış ve dönemler halinde ödemeler yapmıştır. Davacı şirket müvekkilimi alacağı için temerrüte düşürmemiş ve hatta müvekkil şirket yetkililerini kandırmıştır. Şöyle ki davacı şirketin müvekkil şirkete takribi 10.000,00 TL civarında ürün iadesi vardır. Davacı şirket müvekkilden en son 05.01.2022 tarihinde 1.500,00 TL ödeme almış kalan bakiye içinde iadeleri alacağını ifade etmiştir. Ancak iadeleri almayan davacı ile ödeme emri müvekkil davalı şirket yetkilisine 12.01.2022 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine müvekkil davacı şirket çalışanları ve bölge sorumluları ile temasa geçmiş bu kişiler ”abi biz icraya verildiğinizi bilmiyorduk takibe itiraz et” demişlerdir. Sayın hâkim davacı vekilinin yapılan 30.12.2021 tarihli 1.300,00 TL ve 05.01.2022 tarihli 1.500,00 TL ödemelerin ödeme emrinin tebliğinden sonra yapıldığı savunması da hukuki ve ticari olarak doğru değildir. Müvekkil şirket yetkililerine ödeme emri 12.01.2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yapılan ödemelerde takribi 10 gün sonra müvekkil şirket ödeme yaptığında icraya da verildiğini bilmemektedir. Ancak müvekkilimi icraya veren davacı şirket yetkilileri Müvekkilimden alacak tahsil etmektedirler. Davacı tarafın 9620 oranında icra inkâr tazminatı talebi de yersizdir. Dava konusu alacak likit, Muaccel bir alacak değildir. Davacı taraf evvela Müvekkilimden iade edilecek ürünlerini iade almalıdır. Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerden dolayı, Davacının Davasının Reddine, reddedilen rakam üzerinden davacının 9620 oranında icra tazminatı ödemeye mahkum edilmesine yargılama gideriyle vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Dosyamız arasına alınan Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 12.008,24 TL asıl alacak üzerinden borçlu aleyhine cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 12/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından süresi içerisinde 01/01/2022 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Dosyaya sunulan 16/05/2023 tarihli ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda;Dosya münderecatında bulunan cari hesap ekstresi incelendiğinde; davacı firma ile davalı firma arasındaki ticari ilişkinin 2021 yılı öncesinde başladığı görülmüştür. 2021 yılı içerisinde davacı firmanın 3 adet 29.934,23 TL bedelli fatura tanzim ettiği, 2021 yılı öncesinde kalan bakiyenin 9.503,32 TL olduğu, toplamda 39.137,55 TL alacağı olduğu tespit edilmiş olup alacak bakiyesine karşılık olarak 27.129,31 TL nakit ödeme aldığı buna karşın 18.12.2021 tarihi itibariyle kalan bakiyenin 12.008,24 TL olduğu tespit edilmiştir. dosya münderecatında bulunan davacı tarafından davalı firmaya gönderilmiş mutabakat formu incelendiğinde; davacı firma kalan bakiyesinin 18.12.2021 tarihi itibariyle 12.008,24 TL olduğunu yazılı olarak mutabakat formunda bildirdiği görülmüş olup işbu mutabakat formunu davalı firmanın kaşe ve imza ile onayladığı tespit edilmiştir. davalı firmanın mutabakat sonrası 30.12.2021 tarihinde 1.300,00 TL ve 05.01.2022 tarihinde 1.500,00 TL ödeme yaptığı ... ve ... numaralı tahsilat makbuzlarında görülmüştür. Buna göre; yapılan 2.800,00 TL'lik ödemeden sonra kalan bakiyenin 9.208,24 TL olduğu, davalı tarafın 2021 yılı hesap dökümünde yapılan incelemelere göre; davalı tarafın davacı taraftan 2021 yılı içerisinde 26.634,23 TL ürün aldığı bu alımlara istinaden 18.925,88 TL ödeme yapıldığı buna göre davalının 10.708,35 TL bakiyesi kaldığı, Davalının 2022 yılı içerisinde hesaplarında bir hareket olmadığı kalan borç bakiyesinin 10.708,35 TL olduğu, Tarafların yasal defter kayıtları örtüşmemektedir. Davacının yasal defter kayıtlarında davacı davalıdan dava tarihi itibariyle 9.208,24 TL alacaklı görünüyor iken davalının yasal defter kayıtlarında ise takip tarihi itibariyle 10.708,35 TL borcu bulunduğu, Tarafların yasal defterleri arasında (10.708,35 — 9.208,24) -.500,01 TL tutarında örtüşmeme farkı bulunduğunu, Bu örtüşmeme farkı incelendiğinde; Davacının davalı tarafa 2021 yılı içerisinde 29.634,23 TL fatura tanzim ettiği, davalı tarafın 2021 dönem başı itibari ile 9.503,32 TL devir bakiyesi olduğu bu hususa göre toplam alacak bakiyesinin davacı ... 39.137,55 TL olduğu, işbu faturalar ve devir bakiyesine istinaden davalının 27.129,31 TL ödeme yaptığı buna göre davacı ... kalan bakiyenin 12.008,24 TL olduğu, 2022 döneminde davalı tarafından toplam 2.800,00 TL ödeme yapıldığı buna göre davacının hesap bakiyesinin 9.208,24 TL olduğu, davacı alacağının kabulü halinde; takip tarihi itibariyle davacının 12.008,24 TL alacaklı olduğu ancak takip tarihinden sonra davalı tarafça davacıya ödeme yapıldığı, taleple bağlı kalınarak 9.208,24 TL talep edebileceği hususları tespit edilmiştir Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup bilirkişi tarafından her iki tarafın da ticari defter ve kayıtları incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; tarafların ticari defter ve kayıtlarının sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu; davacı tarafından 2021 yılında düzenlenen 3 adet faturanın davalı tarafından kayıtlarına alındığı; davalının 27.129,3 TL nakit ödeme yaptığı; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre 18/12/2021 tarihi itibariyle davacının davalıdan 12.008,24 TL alacaklı olduğu; davacı tarafından davalıya gönderilen mutabakat formunda 18/12/2021 tarihi itibariyle davacı alacağının 12.008,24 TL olarak belirtildiği, mutabakat formunun davalı şirket tarafından imzalandığı tespit edilmiştir. 2021 yılında davalı adına düzenlenen tüm faturaların davalı tarafından kayıtlarına alınmış olması ve 18/12/2021 tarihli mutabakat formu uyarınca bu tarih itibariyle davalının davacıya 12.008,24 TL borcunun bulunduğu; icra takibinden sonra, davadan önce davalı tarafından yapılan 2.800,00 TL ödeme davacının kabulünde olduğu anlaşıldığından dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 9.208,24 TL alacaklı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı tarafından süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmaması ve iade iddiasına yönelik ticari kayıtlarında herhangi bir kayıt olmaması nedeni ile davalının iade iddiasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın 9.208,24 TL üzerinden kabulüne; alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 9.208,24 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere yasal faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2- Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 1.841,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 629,01 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 97,22 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 531,79 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf olunan (1.800,00 TL bilirkişi ücreti + 122,25 TL posta ücreti tebligat, müzekkere masrafından ibaret) 1.922,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 11,50 TL vekalet harcı, 80,70 TL başvurma harcı ve 97,22 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 8-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1. maddesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 9.208,24 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2023 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/423, K. 2023/1026, T. 14.11.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-423-e-2023-1026-k-feaa40dde4ad