İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/395 E. 2023/978 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/395
Karar No
2023/978
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/395 KARAR NO : 2023/978 DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 16/11/2020 KARAR TARİHİ : 01/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili bankanın ... şubesinin müşterisi olan davalılardan ... San.ve Tic.A.Ş ve ... San.ve Tİc.A.Ş müvekkili banka ile 15.05.2017 tarihli 6.000.000,00 TL Limitli Grup Genel Kredi Sözleşmesi ve eklerini müşteri sıfatıyla imzalayarak krediler kullandıklarını, dava dışı ... ve ... bu kredilerden müşterek müteselsil kefil / avalist sıfatlarıyla sorumlu olduklarını, davalıların kullandığı kredi borçları ödenmediği için Bakırköy ... Noterliğinden 20.12.2018 tarih ve ... yevmiye no ile keşide edilen ihtarname ile 1.499.423,08 TL alacak için kredi hesapları kat edildiğini, davalılar tarafından 22.12.2018 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameye herhangi bir itiraz da ileri sürülmediğini, davalıların ve dava dışı ... ve ...'in Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından 10/12/2018 tarihinde 3 aylık geçiçi konkordato mühlet kararı aldığını, bu nedenle davalılar hakkında icra takibi başlatılamadığını ve konkordato davasına müdahil olunduğunu, davalılarca kabul edilen 1.317.071,86 TL alacağın yanında 183.255,46 TL daha fark alacakları olduğunun saptanarak toplamda 1.500.327,32 TL alacağın davalılardan tahsilde tekerrür olmamak üzere müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacının arabuluculuk başvurusunun bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddini talep ettiklerini, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketlere ilişkin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 10.12.2018 tarihinde konkordato geçici mühleti verildiğini, yargılama sonucunda 14.10.2020 tarihinde müvekkili şirketlerin konkordatosu kanundaki tüm şartları yerine getirdiği için tasdik olduğunu, davacı şirkete yalnızca müvekkili davalı ... A.Ş'nin anapara borcu bulunduğunu, kefalet borçları yönünden ...'e İİK 308b anlamında dava açılmasının mümkün olmadığını, davacının borçlu müvekkillerden anapara alacağının 1.317.071,86 TL olduğunu, geçici mühletten sonra bu bedel üzerinde istediği her miktarın konkordato projesinin dışında bir talep olacağını, tüm davanın usulden ve esastan reddine, davalı müvekkil ... San ve Tic A.Ş yönünden bilahare husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Mahkememizden verilen 11/12/2020 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Yargıtay .. Hukuk Dairesi'nin18/03/2021 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı ilamıyla "Çekişmeli alacak hakkında hiç kaynak ayrılmamış veya konkordato mahkemesince yaklaşık ispat ölçüsünde yapılan incelemede daha az bir alacak belirlenerek kaynak ayrılmışsa çekişmeli alacaklıları ile borçlunun arabuluculuk sürecinde daha yüksek bir miktarda alacak belirlemeleri veya farklı koşullarda anlaşmaları konkordato hükümlerinin bütün alacaklılar için bağlayıcı ve zorunlu olması kuralını ihlal edeceğinden ve alacaklılar arasında eşitliği bozacağından kabul edilemez. Aksi takdirde, diğer alacaklılar bakımından İİK 308/f hükmü gereği konkordatonun feshi hakkı doğar. Dolayısıyla, böyle bir anlaşmanın sadece taraflarını bağlaması ve tarafları arasında sonuç doğurması gerekirken tüm alacaklıları etkileyecek sonuçlar doğurur. Bununla birlikte, yine çekişmeli alacaklının arabulucuya başvuru için süre verilmeden davanın usulden reddi kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu hususuna gelince; 6235 Sayılı HUAK’nın 18/A-2. Bendine göre, “Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmüne aykırıdır. Bu hüküm uyarınca “herhangi bir işlem yapılmadan” tabirinden kasıt arabulucuya başvuru için taraflara süre verilmeyeceği, başka hiçbir usuli işlem yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğidir. Bu nedenle, yasanın çok açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2.maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olarak görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, İİK’nın 308/b. maddesinde düzenlenen çekişmeli alacaklarla ilgili davanın açılmasından önce arabuluculuğa başvurulması zorunluluğu konkordato hukukunun kamusal karakteri, tüm alacaklıları ilgilendirmesi, tarafların iradeleri ile kendi aralarında yapacakları anlaşmanın konkordato alacaklıları arasında eşitsizlik yaratacak nitelikte olması, konkordatoda ödemeler dengesini bozacak olması nedeniyle yasal düzenlemelere uygun görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulmasına" gerekçesi ile bozulmasına karar verilerek iş bu esas numarasını almıştır. Dosyada mevcut 28/11/2022 tarihli Bilirkişiler ... ve ... tarafından sunulan raporda Davacı Bankanın ticari defter tasdik bilgilerine göre, defterlerin usulüne uygun bir şekilde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapt ırıldığı, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari defterlerin davacı lehine delil niteliğinin sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Davalı tarafın ticari defter tasdik bilgilerine göre, defterlerin usulüne uygun bir şekil de açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari defterlerin davalı lehine delil niteliğinin sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Dosyada mübrez genel kredi sözleşmesinin 23. maddesi uyarınca taraflar arasında delil sözleşmesi akdedildiği, buna göre davacı Banka’nın ticari defter ve kayıtlarına itibar edildiği, Davacı Banka’nın davalıdan olan alacağının rehinle teminat altına al ınmadığı ve adi alacak niteliğinde olduğu, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında tasdik edilen konkordato projesinde adi alacaklar için faiz işlemesinin öngörülmediği, buna göre davacı Banka’nın davalıdan olan alacağına geçici mühlet tarihinden sonra faiz işletebilmesinin mümkün olmadığı, sözleşmede davalılar .... San. ve Tic. AŞ ile ... San. ve Tic. A.Ş. asıl borçlu olarak gösterildiği, ancak sözleşmede davalılar her ne kadar asıl borçlu olarak gösterilmişler ise de, esasen kredi kullananın .... San. ve Tic. AŞ olduğu, diğer davalı olarak gösterilen .... San. ve Tic. A.Ş’nin de kefil sıfatıyla sorumlu olduğuna dair bir kefalet sözleşmesinin dosyada bulunmadığı, bu sebepten .... San. ve Tic. AŞ’nin, .... San. ve Tic. AŞ tarafından kullanılan kredi borcundan dolayı sorumlu olmadığı, Davacı Banka nın ilave olarak .... San. ve Tic. AŞ ‘den talep edebileceği alacağının 15.557,90 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut 20/06/2023 tarihli Katılım Bankacılığı alanında Uzman Bilirkişinin heyete eklenmesi ile alınan Ek raporda Davacı banka .... Şubesi tarafından davalı ... firmasına 2.351.000,00 TL üzerinden 36 ay vadeli finansal kiralama kapsamında taksitli proje kredisi kullandırıldığı, kredi taksidinin ödenmemesi nedeniyle davalılara Bakırköy ... Noterliğinin 20/12/2018 tarihinde ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edildiğini, davacı banka ile müşteri olarak ... ve .... arasında 15/05/2017 tarihinde grup firma limiti kapsamında 6.000.000,00 TL 'lik genel kredi sözleşmesi imzalandığı, söz konusu kredilerin ... Oto A.Ş'ye kullandırılmasına karşılık sözleşmenin 3.9.2 maddesi gereği diğer grup firmalarının açılan kredilerden müşterek ve müteselsil borçlu sıfatı ile borcun tamamından sorumlu olduklarının kabul edildiği, davalı firmalar hakkında Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı konkordato dosyasında davacı bankanın 1.500.327,32 TL alacak kaydı talebine karşılık mahkemece 09.03.2020 tarihinde 1.317.071,86 TL tutarın kabul edildiği, söz konusu proje kredisinin davacı katılım bankası tarafından dava dışı firmadan istenen ürünün satın alınarak mal bedelinin dava dışı satıcıya ödenmesi, akabinde ödenen mal bedeli üzerinden davalı şirkete taksitli kredi şeklinde finansal kiralama kapsamında finansman işlem olduğu, davalı şirketin en son 15.11.2018 tarihindeki taksit ile 17.12.2018 tarihinde yaptığı kısmi kâr payı ödenesi asıl alacağının 1.317,071,86 TL'ye düştüğü, ancak 15.11.2018 tarihinden sonra tahsilat planında yer alan proje kâr payı 177.429,70 TL ile 4.863,95 BSMV toplamı 182.293,65 TL tutarın konkordato alacağına dahil edilmesi ile talebinin 1.499,365,51 TL olarak kabul edilmesi gerektiği, kâr payı alacaklarının aslında finansal kiralama niteliğindeki murabaha işleminden kaynaklandığı, söz konusu kâr payı alacaklarının niteliğinin mevduat bankacılığındaki karşılığının temerrüt faizi olmadığı, tabloda belirtilen bu kâr payı alacaklarının niteliğinin mevduat bankacılığındaki karşılığının temerrüt faizi olmadığı, tabloda belirtilen bu kâr payı alacaklarının murabaha işlemi ile doğduğu ancak taksitlendirildiği, başka bir deyişle alacağın tamamının konkordato geçici mühletinden önce doğduğu sonucuna varıldığı, buna göre, kâr payının bir faiz olarak kabul edilip edilmeyeceğinin iki hesaplama arasındaki farka sebebiyet verdiğinin görüldüğü, katılım bankacılığı bakımından yapılan değerlendirmeye itibar edildiğinde geçici mühletten sonra işlemiş bir faizden bahsedilemeyeceği zira kâr payının bir faiz olarak kabul edilmediği, ancak klasik bankacılık açısından konuya yaklaşıldığında bunun bir faiz olarak bul edilebileceği ve ancak geçici mühlet tarihine kadar faiz işletilebileceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Eldeki dava; yasa maddesinin yorumundan anlaşılacağı üzere alacağın esasına ilişkin olup, davacı tarafça komiserliğe bildirilen ve komiserlik tarafından kabul edilmeyen davacı alacağı olarak tespiti ve konkordato nisabına dahil edilmesi talepli açılan alacak davasıdır. İİK 308/b maddesinde ;"Alacakları itiraza uğramış alacaklılar,tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme ,konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın ,kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir.Süresi içinde dava açmamış alacaklılar ,bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler ,bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir."hükmünü haizdir. Konkordatonun tasdikinin ilanından başlayarak bir ay içinde çekişmeli alacaklar hakkında alacağın esasına ilişkin dava açmayanlar maddi hukuk yönünden alacak hakkını kaybetmezler .Bu kategoriye giren alacaklılar konkordatoya hiç kayıt yaptırmamış süjelerin hukuki statüsüne tabi olurlar ve dava açtıklarında kendilerine bir nevi ihtiyati tedbir olarak ve teminat olarak bir pay ayrılıp bankada bloke edilmez. Mahkemece bu davanın sonucunda verilecek davanın kabulüne dair ilamın tasdik edilen konkordato ödeme projesi dahilinde infazı zorunludur.(ALTAY/ESKİOCAK -KONKORDATO sahife :268) Konkordatonun tasdikine karar veren veren mahkeme, çekişmeli alacaklar olarak kabul edilen alacaklıların haklı olup olmadığına karar veremez. Mahkeme konkordato sürecinde yalnızca çekişmeli alacakların konkordatoya dahil olup olmayacakları, olacaklarsa hangi oranda konkordatoya dahil olacaklarına karar vereceği, konkordatoya dahil olmasına veya olmamasına ilişkin kararı maddi hukuk bakımından kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim İİK 302.f.6'da çekişmeli alacaklar bakımından ileride mahkemenin vereceği hükümlerin saklı olduğu tasrih edilmiştir.Konkordatoya tabi olmak isteyen alacaklının çekişmeli alacağı hakkında konkordatoyu inceleyecek olan mahkemenin vereceği karar sadece konkordato nisabına dahil olmak bakımından sonuç doğuracaktır. Mahkemece alacağın varlığını ve miktarını yaklaşık ispat derecesi ile tespit ederek, esasa etkisi olmayan bir kararla tesis edecektir. Alacağı borçlunun itirazına uğrayan alacaklı, alacağın tabii olduğu zamanaşımı süresi içinde davasını her zaman açabilir.( (Prof. Dr. Selçuk Öztek - Yeni Konkordato Hukuku Sh: 408) Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; Konkordato adi nitelikteki bütün alacakları kapsamına alacağından ,konkordatoya kayıt yaptırılmaması alacağın ortadan kalkmasını gerektirmez.Ne var ki konkordatoya kayıt yaptırmayan ya da süresinden sonra kayıt yaptıran alacaklı ,bu alacak borçlu tarafından kabul edilmediği takdirde ,genel hükümlere göre alacağını mahkeme ilamı ile belirlemek zorundadır. Davacının alacaklı olup olmadığının tespiti bakımından mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı konkordato dosyasında davacı bankanın 1.500.327,32 TL alacak kaydı talebine karşılık mahkemece 09.03.2020 tarihinde 1.317.071,86 TL tutarın kabul edildiği, söz konusu proje kredisinin davacı katılım bankası tarafından dava dışı firmadan istenen ürünün satın alınarak mal bedelinin dava dışı satıcıya ödenmesi, akabinde ödenen mal bedeli üzerinden davalı şirkete taksitli kredi şeklinde finansal kiralama kapsamında finansman işlem olduğu, davalı şirketin en son 15.11.2018 tarihindeki taksit ile 17.12.2018 tarihinde yaptığı kısmi kâr payı ödenesi asıl alacağının 1.317,071,86 TL'ye düştüğü, ancak 15.11.2018 tarihinden sonra tahsilat planında yer alan proje kâr payı 177.429,70 TL ile 4.863,95 BSMV toplamı 182.293,65 TL tutarın konkordato alacağına dahil edilmesi ile talebinin 1.499,365,51 TL olarak kabul edilmesi gerektiği, kâr payı alacaklarının aslında finansal kiralama niteliğindeki murabaha işleminden kaynaklandığı tespit edilmiş olup bu kapsamda katılım bankacılığı uzmanı bilirkişinin de yer aldığı heyet ile oluşturulan ek raporda bu tutarın faiz olmadığı, katılım bankacılığı bakımından "finansal kiralama niteliğindeki murabaha"işleminden kaynaklandığı, bu miktarın kar payı alacaklarına ilişkin temerrüd faizi niteliğinde olmadığı, hesaplanan miktarında geçici mühlet kararından önce doğduğunun tespiti dikkate alındığında gerek taraflara arasındaki sözleşme gerekse de Katılım Bankacılığı alanında uzman bilirkişinin sözleşmenin niteliği ve istenilen alacağın faiz olmadığı finansal kiralama niteliğindeki murabaha"işleminden kaynaklandığı tespiti karşısında davacının davasını ispatladığı anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının konkordatoya tabi 183.255,46-TL alacağının davalı şirketin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.12.2018 tarih ve ... Esas sayılı ilamı ile tasdik edilen konkordato projesine dahil edilerek kararın eki niteliğindeki ödeme takvimi uyarınca davalıdan tahsili davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; AÇILAN DAVANIN KABULÜNE, 1-Davacının konkordatoya tabi 183.255,46-TL alacağının davalı şirketin Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.12.2018 tarih ve ... Esas sayılı ilamı ile tasdik edilen konkordato projesine dahil edilerek kararın eki niteliğindeki ödeme takvimi uyarınca davalıdan tahsili davacıya VERİLMESİNE, 2-Alınması gerekli 12.518,20 TL harçtan peşin alınan 3.129,55 TL peşin harcın mahsubu ile 9.388,65 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3- Davacı tarafından yatırılan 54,40- TL başvuru harcı, 3.129,55 TL peşin nispi harç, 7,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.191,75 TL harcın davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 29.320,87 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 5.268,50 TL tebligat müzekkere giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/11/2023 Katip ... ¸ Hakim .... ¸ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/395, K. 2023/978, T. 01.11.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-395-e-2023-978-k-2a2e4538108f