İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/58 E. 2024/65 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/58
Karar No
2024/65
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/58 KARAR NO : 2024/65 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/01/2021 KARAR TARİHİ : 24/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkili firmanın sipariş üzerine davalı tarafa ait ham kumaşları boyama ve işleme işlemlerini yaparak davalı borçluya iade ettiğini, müvekkilinin davalıdan aldığı siparişi süresinde ve talimatlara uygun yaptığını, ve teslim ettiğini, davalının teslim aldığı malları kabul ettiğini ve herhangi bir itirazının olmadığını, davalı taraf teslim almış olduğu siparişlerin parasının ödenmediğini kendisine sipariş bedelinin ücretini almış olduğu siparişlerin parasının ödenmediğini kendisine sipariş bedelinin ücretini istediğinde ise herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine oluşan carisel bakiyeden kaynaklı Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibini başlattığını ve ödeme emri gönderdiğini, karşı tarafın borcunun olmadığını bu sebeple itiraz ettiğini, takip konusu olan faturalar ile ilgili açıklamada bulunulmadığını beyan ettiğini, davanın kabulü ile davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile Davacı dava dilekçesinde 28.518,72 TL alacaklı olduğundan bahisle icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu iddiası ile dava açtığını, ancak müvekkilinin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davacıya yalnızca 117,32 TL borcu olduğunun görüldüğünü, Müvekkilinin davacıya olan borcuna karşılık kendisine çekler verdiğini, buna ilişkin davacıya verilen çeklerin fotokopilerini ve davacının çekleri aldığına dair tahsilat makbuzlarının dilekçe ekinde sunulduğunu, tüm bu nedenlerle davacı tarafından açılan haksız davanın reddini karar verilmesini, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Dosyada mevcut 18/06/2021 tarihli Bilirkişi ... tarafından sunulan raporda davalının 2020 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 117,32 TL borcunun bulunduğunun tespit edilmiştir. Çorlu .... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimatla sonucu alınan 31/08/2021 tarihli raporda Davacı ve davalı arasında ticari işlemlerle ilgili herhangi bir sözleşmenin olmadığı, davacının ticari defterleri ile kayıt alınan faturaların BA-BS bildirimlerinin birbirini doğruladığı dosyaya sunulmuş bulunan davalı BA-BS formlarında 08/2020 dönemine ait belgelerde belge sayısı ve tutar yönünden birbirini doğrulamadığı, davayı konu olan cari hesabın davacı şirketin ... hesap kodu ile kayıtlı olduğu, ticari ilişkinin 2019 yılı 30/11/2019 tarihinde başlamış olduğu, davalı tarafından dosya içine sunulan cari hesap dökümü ile davacının 2020 sene başı hesap hareketlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, 2020 sene sonu itibariyle davalının 28.364,85 TL tutarında borcunun bulunduğu tespit edilmiştir. Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu ham kumaş boyama işi nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmakta olup her ne kadar davalı cevap dilekçesinde ayıp iddiasında bulunmasa süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinin ıslah etmiş olup ıslahla ayıp iddiasında bulunmuştur. Tespit edilen uyuşmazlık konusu ve davalının ıslah ile sunduğu cevap dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde davacı takibe konu alacağını, davalı da ayıp iddiasını ispatla yükümlüdür. Bu kapsamda bilirkişi incelemesi ile davacının kendi ticari defterlerinde alacaklı olduğu ancak davalının defterlerinde alacaklı gözükmediği, her iki defterin birbirini doğrular nitelikte olmadığı tespit edilmiştir. Tarafların ticari defterleri arasındaki uyuşmazlığın sebebi 14.09 2020 ve 14.09.2020 tarihli faturadan kaynaklandığı, davalının ayıp iddiasını ise ispatlayamadığı raporda tespit edilmiştir. Yapılan tespit karşısında davalının ayıp iddiasını ispatlayamadığından ayıp iddiası bakımından yemin delili hatırlatılmış, dosyaya sunduğu yemin metni talimat mahkemesince davacıya usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de yemini eda duruşmasına gelmemiş olduğundan yeminden kaçınmış sayılmış ve yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; İSPATLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE, 1-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 344,44 TL harçtan mahsubu ile bakiye 83,16 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5- HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/01/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/58, K. 2024/65, T. 24.01.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-58-e-2024-65-k-2bfe93c95ac9