İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/918 E. 2024/279 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/918
Karar No
2024/279
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/918 KARAR NO : 2024/279 DAVA :Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 28/09/2018 (BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYA ) BİRLEŞEN DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 12/12/2018 KARAR TARİHİ : 20/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli), ) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: ASIL DAVADA; Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 28/09/2018 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Mirasbırakan ..., oğlu ...'nın doğumundan 3 ay evvel, 06.12.2013 tarihinde vefat ettiğini, davalı ...'nın mirasbırakan ...'nın annesi; diğer davalı ... 'nın ise eşi olduğunu, miras bırakan ...'nın oğlu ...'nın dünyaya gelmesinden 3 ay evvel, davalıların başvurusu üzerine veraset ilamı düzenlendiğini ve veraset ilamında mirasbırakanın oğlu ...'ya mirasçı sıfatıyla yer verilmediğini, miras bırakan ...'nın vefat tarihinde, veli ....'nın 6 aylık hamile olması sebebiyle mirasçı olabilecek bir ceninin bulunduğunun aşikar olduğunu, bu hususun miras bırakanın yakın ilişki içerisinde bulunduğu anne ve babası olan davalılar tarafından bilindiğini, buna rağmen, davalıların mirasbırakan ...'nın vefatının hemen ardından, torunlarının dünyaya gelmesini beklemeksizin, mirastan pay alabilmek maksadı ile kötü niyetli olarak, 08.01.2014 tarihinde Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak, mirasçıların tespiti ile mirasçılık belgesinin verilmesini talep ettiklerini, davalılar tarafından Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi'ne sunulan dava dilekçesinde, miras bırakan ...'nın “evli ve çocuksuz” olarak vefat ettiği belirtilerek, kalan mirasçıların tespitinin talep edildiğini, miras bırakan ...'nın oğlu ...'nın doğumu beklenmeksizin düzenlenen veraset ilamının, mirasbırakanın birinci zümre mirasçılarının, onun altsoyu olduğunu düzenleyen Türk Medeni Kanunu'nun 495. Maddesine aykırı olduğunu, zümreler arasındaki öncelik ilişkisi uyarınca, sıraca önde gelen zümrede bir veya birkaç mirasçının bulunması, sonra gelen zümrelere mirasın intikaline engel olduğunu, altsoy zümresinin ana baba zümresinden, ana baba zümresi de büyük ana büyük baba zümresinden önce geldiğini, önceki zümrede bir tek mirasçı bile bulunsa, sonraki zümrelerde yer alan kan hısımları yasal mirasçı sıfatını kazanamayacaklarını, hatalı veraset ilamı uyarınca mirasbırakan ...'nın ortağı olduğu şirket hisselerinin mirasçı olmayan davalılar adına intikali yapıldığını, hâlihazırda ...'ya intikal etmesi gereken hisselerin intikalinin sağlanmadığını, ...'ya intikal etmesi gereken şirket hisselerinin miras payına göre belirlenerek, sicile kayıt ve tescilinin gerektiğini, davalı ...'nın ... İnşaat Turizm Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi”'ndeki mevcut hisselerinin devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tedbir uygulanmasına, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 08.01.2014 tarihli ve ....Esas, ...Karar sayılı hatalı veraset ilamına dayalı olarak gerçekleştirilen şirket hisse intikalinin iptaline, Bakırköy .... Noterliği'nin 22.09.2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesinde yer alan mirasçılara ve miras paylarına göre sicile kayıt ve tesciline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA; Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 12/12/2018 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Miras bırkan ..., oğlu ...'nın doğumundan 3 ay evvel vefat ettiğini, şirket ortaklarından ..., mirasbırakan ...'nın babası olduğunu, müvekkili ...'ın ise mirasbırakan ...'nın eşi olduğunu, miras bırakanın ölümünden sonra Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 08/01/2014 tarihli, ve ...esas ve ... karar sayılı veraset ilamında miras bırakan ...'nın oğlu ... mirasçı olarak gösterilmediği ve iş bu veraset ilamına göre mirasbırakanın davalı şirketteki mevcut hisselerinin usulsüz olarak intikali sağlandığı, miras bırakanını vefatının hemen ardından anne ve babasının torunlarının dünyaya gelmesini beklemeksizin mirasçıların tespiti ile mirasçılık belgesinin verilmesini talep ettiği, medeni kanun gereği miras bırakının ölümü sırasında cenin olanın mirasçı olacağını, daha sonra ikinci zümre mirasçı olan davalıların gerçeğe aykırı beyanları neticesinde düzenelnen veraset ilamının iptali ile ketmi verese olgusunun sabit olduğunun ispat edilebilmesi için Küçükçekmece ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile hasımlı veraset ilamı düzenlenmesi talebinde bulunulduğu, hatalı veraset ilamı uyarınca mirasbırakan ...'nın ortağı olduğu şirket hisselerinin mirasçı olmayan ... ve .... adına intikali yapılmış olduğu, hali hazırda ...'ya intikal etmesi gereken hisselerin intikalinin sağlanmadığını, ...'ya intikal etmesi gereken şirket hisselerinin miras payına göre belirlenerek sicile kayıt ve tescili gerektiğini belirterek öncelikle dosyanın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 08/01/2014 tarihli ve ... Esas .... karar sayılı hatalı veraset ilamına dayalı olarak gerçekleştirilen şirket hisse intikalinin iptalini, Bakırköy .... Noterliği'nin 22/09/2014 tarihli ve .... yevmiye numaralı mirasçılık belgesinde yer alan mirasçılara ve miras paylarına göre sicile kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, davacının mirasçılık belgesi uyarınca dava dışı şirketteki payının tespiti ve tescili istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin 15/03/2024 havale tarihli kimlik tespitli dilekçesi ile davadan feragat ettiği görülmüş ve vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.Davadan feragat,davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı veya mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur.Somut olayda,davacılar vekilinin feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince,asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; ASIL DAVA : 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Feragat yargılamanın ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. maddesi gereğince 427,60 TL karar ve ilam harcının 2/3'üne tekabül eden 285,07 TL'nin peşin Yatırılan 35,90 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 249,17 TL'nin davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Taraflar arasındaki protokol gereğince davalıların davacılardan vekâlet ücreti talebi bulunmadığı anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, BİRLEŞEN DAVA: 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Feragat yargılamanın ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. maddesi gereğince 427,60 TL karar ve ilam harcının 2/3'üne tekabül eden 285,07 TL'nin peşin Yatırılan 35,90 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 249,17 TL'nin davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Taraflar arasındaki protokol gereğince davalıların davacılardan vekâlet ücreti talebi bulunmadığı anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy çokluğu ile karar verildi.20/03/2024 Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/918, K. 2024/279, T. 20.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-918-e-2024-279-k-6c4cadfce5fb