İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1069 E. 2024/343 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1069
Karar No
2024/343
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1069 KARAR NO : 2024/343 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/11/2018 KARAR TARİHİ : 03/04/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkilinin 30/08/2017 tarihinde ..... Mahallesi ...... Caddesi ile ..... Caddesi kesişiminde bulunan A1 dönel kavşağının göbeğinden karşıya geçmek için yolu kontrol ettikten ve aracın olmadığını görünce göbekten yola sağ adımını atar atmaz, müvekkiline sağ tarafından ...... plakalı aracın çarptığını, kaza nedeniyle sağ bacağında iki adet kırık meydana geldiğini, kırıklar nedeniyle ameliyata alınan müvekkiline platin takıldığını, yaşanılan kazada müvekkilimin herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı ..... trafik kurallarını ihlal ederek müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza tarihi itibariyle müvekkilinin aylık ortalama gelirinin 3.800,00 TL civarında olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ....'tan tüm yasal faizleri ile birlikte alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ...... vekili cevap dilekçesi ile kazada müvekkiline atfedilebilecek bir kusur olmadığını, her ne kadar kazaya vaziyet eden trafik zabıtasının müvekkiline tali kusur tevcih edilmiş ise de kazanın oluş şekli nazara alındığında bu tespiti kabul etmediklerini, bu lokasyonda mevcut mobese kameralarının kolluktan temin edilip dosya içine alındıktan sonra kusur raporu alınmasını, Davacı tarafın taleplerinin fahiş olduğunu, maddi tazminat talepleri yönünden davacı tarafın gelir durumunu ispat etmesi gerektiğini, kaza nedeni ile müvekkiline atfedilebilecek bir kusur olmadığını, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ...... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesi ile Müvekkilinin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, müvekkili şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılmasını, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, hazırlanacak bilirkişi raporunda maluliyet tespit edilmesi halinde; maluliyetin geçici nitelikte olup olmadığı, kaza ile netice arasındaki illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve maluliyetin sürekli olup olmadığı, efor kaybına neden olup olmadığı konularının belirlenmesini, toplanan delillerle beraber davacının müterafik kusur durumunun mevcudiyeti durumunda belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, müvekkilinin, dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağını, bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının...... Soruşturma sayılı dosyası, Başakşehir Sosyal Güvenlik Merkezi, ..... Hastanesi, Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü, Topkapı Sosyal Güvenlik Merkezi müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Dosyada mevcut 06/07/2023 tarihli Bilirkişi ..... tarafından düzenlenen raporda Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 8.860,70 TL olduğu, ancak; SGK tarafından yapılmış geçici iş göremezlik ödemesi var ise; yapılmış olan SGK ödemesinin %65 kusura isabet eden tutarının hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zarar tutarından tenzilinin gerekeceği, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 08.11.2018 dava tarihi; davalı sürücü yönünden ise 30.08.2017 kaza tarihi olduğu tespit edilmiştir. Dosyada mevcut 30/11/2023 tarihli ek raporda Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 8.109,71 TL olduğu, Davacının tedavi gideri maddi zararının 2.925,00 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 08.11.2018 dava tarihi; davalı sürücü yönünden ise 30.08.2017 kaza tarihi olduğu tespit edilmiştir. Dosyada mevcut 03/11/2021 tarihli ATK raporunda ..... kızı 22/11/1991 doğumlu, ...... ’un 30/08/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, A.30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, B.03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII (32a……….1) A %5 C.E cetveline göre %4.0 (yüzdedörtnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Dosyada mevcut 28/11/2022 tarihli ATK raporunda ...... kızı, 1991 doğumlu, ...... ’un 30/08/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 XII (32a……….1) A %5 E cetveline göre %4.0 (yüzdedörtnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Dosyada mevcut 26/04/2023 tarihli ATK raporunda davalı sürücü .......'ın %65 (yüzde altmış beş) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ....... 'un %35 (yüzde otuz beş) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Dava, trafik kazasına dair maddi ve manevi tazminat davasıdır. Türk Borçlar Kanunu 49/1. madde, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Türk Borçlar Kanunu 58/1. madde, “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." Türk Borçlar Kanunu 74/1. madde, “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. hükmünü içermektedir. Türk Borçlar Kanunu Madde 56 hükmü; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." şeklindedir. Borçlar Yasası'nın 56. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları gözönünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru-doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi ( fonksiyonu ) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum ( tatmin ) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel ( objektif ) ölçülere göre uygun ( isabetli ) bir biçimde göstermelidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi) uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hâkimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Davacının maddi tazminat talebi bakımından dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacı 30/08/2017 tarihinde gerçekleşen kaza nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkememizce meydana gelen kazanın oluşumunda tarafların kusur durumunun tespiti için dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiş, 26/04/2023 tarihli ATK raporunda davalı sürücü ...... 'ın %65 (yüzde altmış beş) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ...... 'un %35 (yüzde otuz beş)oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Kaza nedeni ile davacının maluliyet iddiası bakımından ise alınan raporda tüm vücut engellilik oranının 03/11/2021 tarihli ATK raporunda %5 C.E cetveline göre %4.0 (yüzdedörtnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiş, 28/11/2022 tarihli ATK raporunda %5 E cetveline göre %4.0 (yüzdedörtnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Davacının maddi tazminat talebi bakımından dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş 06/07/2023 tarihli Bilirkişi ........ tarafından hazırlanan raporda davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 8.860,70 TL olduğu, ancak; SGK tarafından yapılmış geçici iş göremezlik ödemesi var ise; yapılmış olan SGK ödemesinin %65 kusura isabet eden tutarının hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zarar tutarından tenzilinin gerekeceği, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 08.11.2018 dava tarihi; davalı sürücü yönünden ise 30.08.2017 kaza tarihi olduğu tespiti karşısında davacının maddi zararını gerek ATK raporları gerekse de aktüer bilirkişisince sunulan raporlar kapsamında ispatladığı anlaşılmakla dava ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak 8.109,71 TL geçici iş göremezlik, 2.925,00 TL sürekli iş göremezlik, 2.250,00 TL masraflarının davalılardan (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) davalı asil yönünden haksız fiil tarihi olan 30/08/2017 tarihinden, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 08/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebi bakımından dava konusu olayın gelişim biçimi ve tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetildiğinde; Davacı vekili davacının uğradığı manevi zararlarının tazminini de dava etmiştir. Manevi tazminat, mal varlığı dışındaki hukuksal değerlere yapılan saldırılar sonucu meydana gelen eksilmenin giderilmesidir. Hukuksal değerlerde meydana gelen ve para ile ölçülemeyen eksikliklerin doğrudan karşılanmasının imkansızlığı, bunların zarar kavramı dışında tutulması için bir gerekçe olamaz. Manevi zarar karşılığında paraya hükmedilmesi, bu zararın doğrudan giderilmesinin olanaksızlığındandır. Zarar verenden belirli bir meblağın alınarak zarar görene verilmesi suretiyle yaşanılan acıları dindirmek, ruhsal dengeyi sağlamak, böylece zedelenen yaşama sevincini yeniden temin etmek amaçlanmakta olup tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluş şeklinde davalının %75 kusuru, davacının geçici iş göremezlik süresi ve maluliyet durumu de dikkat alınarak 5.000,00- TL manevi tazminatın davalı asilden haksız fiil tarihi olan 30/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; AÇILAN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜNE, 1-Bilirkişi raporu ile tespit edilen ve davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi de dikkate alınarak 8.109,71 TL geçici iş göremezlik, 2.925,00 TL sürekli iş göremezlik, 2.250,00 TL masraflarının davalılardan (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) davalı asil yönünden haksız fiil tarihi olan 30/08/2017 tarihinden, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 08/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, AÇILAN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜNE, 1-Toplam 5.000 TL manevi tazminatın davalı asilden haksız fiil tarihi olan 30/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi tahsili ile davacıya ödenmesine, HARÇLAR 1-Alınması gerekli 1.249,10 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90-TL harç, 237,93 TL tamamlama harcının mahsubu ile 975,27 TL harcın davalı asil ve sigorta şirketinden (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) tahsili ile Hazineye İrad Kaydına, b-Davacı tarafından ödenen 35,90-TL Başvurma Harcı, 35,90 TL Peşin Harç, 237,93 TL tamamlama harcı, 5,20 TL vekalet harcı toplamı 314,93 TL'nin davalı asil ve sigorta şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, VEKALET ÜCRETİ Maddi Tazminat Yönünden a-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 13.284,71 TL ücreti vekaletin Davalı asil ve sigorta şirketinden (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) Müştereken ve Müteselsilen Tahsili İle davacıya VERİLMESİNE, Manevi Tazminat Yönünden a-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı asilden tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, b- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı asile VERİLMESİNE, YARGILAMA GİDERİ a-Davacı tarafından yapılan tebligat + posta ücreti, bilirkişi ücreti, ATK Fatura Ücreti toplamı 15.404 TL yargılama giderinin davalı asil ile sigorta şirketinden (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) Tahsili İle davacıya VERİLMESİNE, b-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı maddi tazminat bakımından miktar itibariyle kesin, manevi tazminatın bakımından HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/04/2024 Katip ...... Hakim ...... "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1069, K. 2024/343, T. 03.04.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-1069-e-2024-343-k-ab65fa7a6ce0