İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1269 E. 2024/329 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/1269
- Karar No
- 2024/329
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/1269 KARAR NO : 2024/329 DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 27/11/2014 KARAR TARİHİ : 29/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 274/11/2014 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Müvekkili şirketin ........ plakalı, ...... şase no.lu ...... Benz ...... marka 2012 model siyah renkli aracı, 1 no.lu davalı ...... Otomobil Tic, Ltd. Şti.'den 31.05.2012 tarihli, ...... seri no.lu faturaya istinaden 421.127,00 TL bedel ödeyerek satın aldığını, söz konusu fatura bedeli 21.05.2012 tarihinde ....... Bankası ...... Şubesi vasıtasıyla aracın satın alındığı 1 no.lu davalıya ödendiğini, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ....... soruşturma no. İle müvekkilinin satın aldığı ........ plakalı araca 01.08.2013 tarihinde suç konusu olduğu iddiasıyla polis tarafından fiziken el konulduğunu ve aracın trafik kaydına ihtiyati tedbir işlendiğini, o tarihlerde dosyada gizlilik kararı nedeni ile olayın içeriği tam olarak anlaşılamamışsa da vaki itirazları üzerine İstanbul Anadolu ...... Sulh Ceza Hakimliği ..... D. İş sayı 13.08.2013 tarihli kararı ile araç üzerinde trafik şerhinin (ihtiyati tedbirin) devamı ile fiziken el koyma kararının kaldırılarak kendilerine teslim edildiğini, bilahare, haricen yapılan araştırmada müvekklinin aracı dahil çok sayıda (36 adet) aracın yurt dışından İthalatı sırasında düzenlenen “araç uygunluk belgesi”, TSE'ye ait “ithali uygundur” belgesi ve diğer belgelerde sahtecilik yapıldığı, bu şekilde aracın ithal edilerek satıldığının öğrenildiğini, müteakiben, yetkili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması sonucu müvekkilin de yer aldığı 36 adet araca İlişkin araç sahiplerinin “suçtan zarar görenler” sıfatıyla yer aldığını, şüpheliler hakkında iddianame düzenlendiğini, müvekkilinin mağdur edildiğini, bu nedenlerle mağduriyetlerine binaen teminatsız, gerekirse takdir olacak teminat mukabili, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın tüm davalılar aleyhine tüm menkul, gayrimenkul mal, hak ve alacakları üzerine ihtiyati zımmında ihtiyati tedbir veyahut başkalarına devir ve temlikinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkili tarafından ödenen 421.127,00 TL (DörtyüzyirmibirbinyüzyirmiyediLira) araç satış bedelinin ödeme tarihi 21/05/2012 tarihinden itibaren ticari avans falzi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkiline verilmesine, tahsili müteakiben ayıplı suça konu ...... plakalı aracın tüm devir harç ve masrafları karşı tarafa ait olmak üzere 1. no.lu davalı ....... Tic. Ltd. Şü.'ye ya da takdir edilecek diğer ilgili veya tüm sorumlulara iade ve teslimine, taraflar arasındaki 31/05/2012 tr....... no'lu faturaya konu araç satış sözleşmesinin iptaline, yargılama giderleriyle avukatlık ücretlalin tüm davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA; Davalılar ....... vekili tarafından Mahkememize sunulan 05/01/2015 tarihli cevap dilekçesinde ; Pasif husumet ehliyetleri olmadığını, davanın zaman aşımına uğradığını, davacının tacir olduğunu, bu davanın hareket noktasının da, bir tacirde olması gereken basiret, öngörü ve bu basiretle hareket etme yükümlülüğü olduğunu, hem satış ilişkisinde taraf olmamaları, hem de davanın zaman aşımına uğraması sebebiyle dava usuleri redde mahkum olmasına rağmen savunmalar uyarınca davanın esas bakımından da haksız olduğunu, davacı tarafın kendi hileli işleminden yararlanmaya çalıştığını, Medeni Yasa 2 madde uyarınca "herkes haklarını kullanır borçlarını eda ederken iyiniyetli olmak zorundadır". huzurdaki davada bu emredici ve özel hukukun amir prensibine aykırılık olduğunu, T.M.K. 3/2 uyarınca, piyâsa rayicinden daha aşağı fiyata lüks otoya binmek isteyen tacirin bu aracın rayiç fiyatını değil daha ucuza almak isteyerek, baştan iyi niyetini kaybettiğini, araç üzerinde, ithalinde suç işlenmiş “olabileceği” iddiası ile tedhir olduğunu, araca, T.C.K. Uyarınca "el konulup” müsadere edilmediğini, davacı tarafın gerek soruşturma gerek kovuşturma aşamasında Savcılık ve Mahkemeye müracaat ederek “iyiniyetli olduğu, TCK 54 uyarınca aracın müsadereye tabi olamayacağı. dolayısı ile tedbirin kaldırılması” gerektiği iddiası ile müracaat ettiğini dava dilekçesinde belirttiğini, dolayısı ile halen ithalatçılar hakkında herhangi bir ceza hükmü verilmediğinden, beraat etmeleri muhtemel olup mahkum olsalar dahi anılan aracın hukuki statüsünün henüz belli olmadığını, aracın davacıda “iyiniyetli üçüncü kişi” olarak kalması kuvvetle muhtemel olduğunu, bu sebeplerle, davacı “ucuz yoldan lüks araç kullanma” niyetinin yanında bir de bahane ile hukuki ilişkisi dahi olmayanları davaya dahil ederek, 2,5 yıldır bindiği hususi araçtan amaçladığı konforu ve doyumu aldığını, şimdi de dönerek ödediği bedeli de almak istediğini, kendilerinin davada taraf olmaması bir yana, davacının dayandığı maddi olgunun dahi gerçekleşmediğini, bu nedenlerle davanın pasif husumet yokluğundan müvekkilleri adına usulden reddini, satış ve dava tarihleri uyarınca ve BK 222 uyarırıca davanın zamanaşımından dolayı reddini, davacının halen aracı kullanıyor olması ve aracın sadece tedbirli olması, akıbetinin ise TCK 54 uyarınca zaten davacıda kalacağı açık olmakla, “zarar” şartı gerçekleşmediğinden davanın reddini, davanın esası bakımından da esasa ilişkin inceleme yapılması halinde de şirketimiz ve şahıslarımız yönünden dinlenmesi mümkün olmayan ve “davacının kendi kusur ve hilesine” dayanan haksız ve mesnetsiz davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ...... Otomotiv Danışmanlık ve ...... vekili tarafından Mahkememize sunulan 06/02/2015 tarihli cevap dilekçesinde ; Davacı vekilinin davalı müvekkilleri hususunda dilekeçesinde belirttiği taleplerinin reddine, iş bu davada zamanaşımı itirazlarının kabulüne, kabul olunmaması durumunda müvekkillerinin davalı sıfatında olmadığının mahkeme tarafından tespitine ve davanın husumet yönünden reddine, son olarakta yargılama giderleri ile vekalet ücretininde davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....... vekili tarafından Mahkememize sunulan 17/02/2015 tarihli cevap dilekçesinde ; Müvekkilinin pasif husumet ehliyeti olmadığını, davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin kaçakçılık suçu açısından herhangi bir hukuka aykırı eylemi, tasarrufu ve/veya sorumluluğu bulunmadığını, hakkındaki kamu davasının hiçbir maddi delile dayanmayan soyut yorum ve varsayımlar üzerine açıldığını, bu nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE : Dava, sözleşmenin iptali istemine ilişkindir. Mahkememiz tarafından belirlenen duruşma gün ve saatinin davacı vekiline meşruhatlı davetiye ile bildirilmesine karşın davacı vekilinin duruşmada hazır olmadığı gibi geçerli bir mazerette bildirmediği anlaşıldığından HMK'nun 150/1.maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın HMK.'nun 150/5 maddesi uyarınca 28/03/2024 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 7.191,80 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 6.764,20.-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalılar ...... Ticaret Ltd. Şti. , ...... ve ...... 'in kendilerini bir vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/1.maddesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile bu davalılara VERİLMESİNE, 5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 630,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.29/03/2024 Başkan ...... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ....... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ...... ☪e-imzalıdır.☪ Katip...... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."