İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/72 E. 2024/137 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/72
Karar No
2024/137
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/72 KARAR NO : 2024/137 DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Durdurulması DAVA TARİHİ : 21/03/2024 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Durdurulması davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilimizin, ülkemizin en önde gelen spor kulüplerinden biri olduğu, gerek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde gerekse WIPO nezdinde çok sayıda marka tesciline sahip olduğunu, müvekkili adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünler üretilmekte ve/veya satışa sunulduğunu, müvekkilinin işbu ihlaller hakkında yoğun ve kararlı bir şekilde mücadele ettiğini, davalıya ait işletmede müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin taraflarına ulaştığını, açıklanan nedenlerle, davalının eylemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesi ve 6769 sayılı SMK'nın, 29 ve 149/1-a, TTK 55 vd. hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK'nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin ve haksız rekabetin durdurulması, 6769 sayılı SMK'nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi, davalıya usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermediği görülmekle davanın reddini istediği kabul edilmiştir. Davalı 30/10/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; mağazada kendisi yokken çalışan personeller tarafından teslim alınan ürünlerin içerisinde davaya konu markayı içerir ürünlerin çıktığını, davacı yanın bu davayı açtıktan ve kendileri haberdar olduktan sonra hepsini kaldırdığını, hali hazırda satmadıklarını beyan ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına kayıtlı marka tescil belgeleri celp olunmuştur. Dosya tensiben bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 18/05/2024 tarihli raporunda; "Davacıya ait .... dosya numaralı ibareli markasının TANINMIŞ markalar siciline kayıtlı olduğu, Davacıya ait ve marka sicil inceleme kısmında verilen markalarının, dava konusu Nice 25. Sınıf “iç-dış giysiler” emtiasında tescilli olduğu, koruma sürelerinin devam ettiği, İncelemeye konu ... Mah. .... Blv. .... AVM No:218/8 Esenyurt/İSTANBUL adresindeki işyeri sahibinin .... olduğu, Esenyurt Vergi Dairesine ..... T.C. Kimlik Numarasıyla bağlı mükellef olduğu, Dava konusu adreste yapılan incelemelerde, davacı tarafa ait ve marka sicil inceleme kısmında verilen ..., ... ve .... asli ibareli markanın kullanıldığı, satışa arz şekilde 26 adet eşofman takımı tespit edildiği, Davalı adresinde tespit edilen eşofman takımları ve davacı vekilince, davalıdan alındığı iddia edilen eşofman takımının incelemesi sonucunda, incelenen eşofman takımlarının işçilik ve malzeme kalitesi düşük orijinal olmayan ürünler olduğu, Yapılan tüm incelemeler sonucunda; davacı ve davalı marka kullanımlarının aynı olduğu, aynı ürünlerde kullanıldıkları, aynı alıcı kitlesine hitap ettikleri, aynı ihtiyaçları karşıladıkları, davalı markasının, davacının tescilli markalarının kapsamında(Nice 25. Sınıf “iç-dış giysiler”) olduğu, bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiciler nezdinde gerek malların, gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve malların aynı işletmeden verildiği yönünde çağrışım yapabileceği veya malları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri(üretim veya satış lisansı) bunun da karıştırılma ihtimali yaratacağı nedenleriyle, davalı tarafından gerçekleştirilen fiillerin, davacı taraf markalarının tescilinden doğan haklarına ihlal niteliği taşıdığı" hususlarını tespit ve rapor etmiştir. Dava, davalının, davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzün tespiti ve durdurulması talebine yöneliktir. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. Somut olayın yapılan incelemesinde, davacının davaya dayanak .... tescil numaralı markası "... zemin üzerine .... şekil"; ... tescil numaralı markası "...."; .... tescil numaralı markası ".... logosu şekli"; ... ve ... tescil numaralı markaları "..... zemin üzerine .... şekil"; ... tescil numaralı markası ".... şekli + .... zemin üzerine ... şekil" ibarelerinden oluştuğu, davalının iş yerinde tespit olunan "eşofman takımı" ürünlerinin davacı markasının tescil kapsamında kaldığı ve fiili markasal kullanımların davacıya ait markaları ihtiva ettiği, davacı dayanak markası ile ayniyet derecesinde benzerlik içerdiği, marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu kanaatine varılmış olmakla, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KABULÜ ile, -Davalının davacıya ait markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına; tecavüz teşkil eden ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen davalı yana ait ürünlere el konulmasına, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 360,00 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 6.215,20 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/11/2024 Katip .... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/72, K. 2024/137, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2024-72-e-2024-137-k-5c18b10c647e