İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/797 E. 2025/774 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/797
- Karar No
- 2025/774
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/797 Esas KARAR NO : 2025/774 DAVA : İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 21/08/2025 KARAR TARİHİ : 25/08/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/08/2025 DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: Dava konusu sahte çeklerin tedavüle konulması sebebiyle, müvekkili aleyhine her an icra takibi başlatılabileceğini ve bu sebeple müvekkilinin telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağını, davaya konu çeklerin ödenmesini engeller mahiyette ve olası bir icra takibi neticesinde müvekkilinin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 209/1. maddesi mucibince teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise, İ.K.K.'nun 72/2. maddesi mucibince takdir olunacak teminat mukabili teminatın yatırılması dairesinde açılmış ya da açılması muhtemel icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkili firmanın davalı elinde bulunan/tedavüle sunduğu sahte çeklerin/çek yapraklarının istirdadını, istirdat edilen çek yapraklarına ilişkin olarak ayrıca borçlu olmadığının tespitini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, İcra İflas Kanunu'nun 72/5. Maddesi mucibince dava sebebiyle uğramış olduğumuz zararlar muvacehesinde alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla haksız ve kötü niyetli davalılardan alınarak müvvekile verilmesini, en nihayetinde davanın kabulü ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, çeklerin istirdatı ve menfi tespit istemine ilişkindir. 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle yapılan değişiklik neticesinde 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.): "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(1)(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." şeklinde düzenlenmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a maddesinin 1.fıkrasında "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır." aynı maddenin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." denilerek zorunlu arabuluculuğa tabi davalarda bu şartın gerçekleşmemesi halinde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. Davacı tarafça çeklerin istirdatı ve borçlu bulunmadığının tespiti isteminde bulunulmuş olup dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Mahkememizce yapılan incelemede davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmaktadır. İşbu dava zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabulucuya başvurmak ve süreç tamamlandıktan sonra dava açılması hususu ve buna uyulmaması HMK'nin 114/2.maddesinde belirtilen "diğer dava şartlarına aykırılık" olarak davanın usulden reddi sebebidir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HD, 28/11/2019 tarih, 2019/2087 Esas, 2019/1476 karar; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.HD, 2019/1127 Esas, 2019/1166 karar) Bu sebeple davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olup aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-7155 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 sayılı kanunun 18/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar verildi.25/08/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır