İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/65 E. 2025/84 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/65
- Karar No
- 2025/84
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/65 Esas KARAR NO : 2025/84 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 23/01/2024 KARAR TARİHİ : 04/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı ......'in, 29/08/2019 tarihinde ..... (.....) plakalı İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne ait arabanın İstanbul B..... Mahallesi .... Sokak Kavşağında çarpması sonucu ağır yaralanmış ve Göztepe/Bağcılar’da bulunan ..... Hastahaneler Müdürlüğü’ne intikal ettirilmiş ve tedavi altına alınmış olduğunu, müvekkili kazazede .....'in, hayati tehlikeyi atlattıktan sonra, aynı hastanenin ( ...... Hastanesi) Diş Bölümünde bir yıl süre ile ameliyat ve tedavileri yapılmış olduğunu, müvekkilinin maddi zararlarının tahsili için yasal süreç başlatılmış ve Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E. ve ..... K. sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesi, alınan kusur raporundaki kusur oranına göre ve Adli Tıp raporuna göre, asgari ücret esas alınarak yapılan hesap bilirkişi raporları (iki defa rapor alınmıştır) doğrultusunda 368.532,19 TL iş görmezlik maddi tazminat miktarı tespit edilmiş olduğunu, davada; ayrıca 2918 sayılı KTK 104 Maddesi uyarınca tazminattan sorumlu kişilerin davalı İçişleri Bakanlığı ile aracın trafik sigortası değil, kazayı yapan ..... ile onun KTK 104 Mad. uyarınca yaptırdığı ve dava dosyasına bildirdiği iş yeri sigortası olan ..... Sigorta Şirketi' nin sorumlu olduğu anlaşılınca, kendilerine usulüne uygun olarak Mahkeme tarafından ihbarda bulunulmuş ve borçluların, ihbar neticesi davaya katılmış olup yasal haklarını kullanmış olduklarını, bunun neticesi dava pasif husumet yönünden ret edilip kesinleşince, tazminat miktarı ve tazminattan sorumlu husumet sahipleri belirlendiğinden, tazminattan sorumlu davalılar mahkemece tespit edilen tazminatı ödemeyince, kendileri hakkında icra takibi yapılmış, ancak borçluların, tamamen kötü niyetli olarak faiz oranlarının düşüklüğü nedeniyle süreci uzatıp müvekkilinin alacağı tazminatı değersizleştirmek suretiyle zarara uğratmak maksadıyla tamamen kötü niyetli olarak haksız ve hukuka aykırı bir biçimde takibe itiraz ederek takibi durdurmuş olduklarını, bu gerekçelerle ve alacak miktarı mahkemece belirlenmiş olup tartışmalı olmadığından ve likit olduğundan; ayrıca, paranın gerçek enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle büyük oranda değer kaybetmesi gözetilerek davalıların, hem haksız itirazdan dolayı hem de kötü niyetleri sabit olduğundan %40' tan aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına ve davalıların kötü niyetleri tüm aşamalarda (dava, icra takibi ve arabuluculuk) sabit olduğundan, ayrıca % 40' tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılmalarına karar verilmesini talep ediyor olduklarını, ayrıca; tüm aşamalarda (Dava, icra takibi ve Arabuluculuk ) fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmuş olduğunu, alacak talebi ve dava açma yönünden alacağın, ceza zaman aşımına bağlı olup henüz dolmamış olduğunu, asgari ücret yeniden belirlenmiş ve yüzde 49 artışla, NET 17 BİN 2 LİRA, bürüt 20 bin 2 lira olmuş olduğunu, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. ve ..... K. sayılı dosyada belirlenen ücretin, o dönem geçerli olan asgari ücret esas alınarak yapılmış olduğunu, alacağın da davalılar tarafından ödenmemiş olduğunu ve icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulmuş ve etkisiz kılınmış olduğunu, bu nedenle, zorunlu olarak yeniden iş bu dava açılmak zorunda kalınmış olduğunu, dolayısıyla, iş bu davada maddi tazminatın yeni asgari ücret üzerinden tekrar hesaplanmasını isteme hakları doğduğunu, bu itibarla; daha önce gerek açtıkları davada ve gerekse başlatmış oldukları icra takibi talebinde fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı tutulduğundan, ek dava hakları ve neticei talebi ıslah hakları çerçevesinde, yeni asgari ücret üzerinden değişen yeni değerlemeye göre dosyanın bilirkişiye tevdii ile tazminat miktarının yeniden hesaplanmasını talep ediyor olduklarını, alacak ödenmediğinden, zorunlu olarak dava ön şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş, arabuluculuk görüşmesinde davalılar itirazlarını kaldırmaya ve anlaşmaya yanaşmadıklarından neticeten anlaşma sağlanamamış olduğunu, bu nedenle, iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin ve kazadan kaynaklı bundan sonra oluşacak zarar ve giderler ile ilgili talep ve hakları saklı kalmak üzere; öncelikle ve ivedilikle, özellikle davalı .......' un alacağı ödememek için mallarını kaçırması kuvvetle muhtemel olduğundan davalıların mal varlığına TEMİNATSIZ ihtiyati haciz hükmünde ihtiyati tedbir konulmasına, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı takibe yapılan haksız ve kötü niyetli itirazların iptali ile davalıların, likit olan alacağı haksız ve sabit olan kötü niyetli itirazları nedeniyle, asıl alacağın %40 ' ından aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına ve ayrıca, % 40' tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılmalarına, ek dava ve ıslah hak ve taleplerine esas olmak üzere; yeni asgari ücret üzerinden bilirkişi marifetiyle tazminat miktarının yeniden hesaplanmasına ve belirlenmesine; tespit edilecek ücretin icra takibindeki bedeli aşan kısmına ayrıca karar verilmesine ve bu alacağa olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi yürütülmesine, dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın mahkememiz nezdinde itirazın iptali davası ve maddi tazminat davası açmasının hukuki mesnetten yoksun olup haksız olduğunu, davacı tarafından müvekkiline husumet yükletildiğine dair Bakırköy ...... Mahkemesin'de ...... E. ve .... K. sayılı ilamında bir karar bulunmadığını, ancak buna rağmen davacı tarafından Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E. ve ..... K. sayılı ilamına atıf yapılarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatmasının alenen haksız olup kötü niyetli olduğunu, çünkü mahkemece verilen hükümde müvekkilinin sorumluğu bulunduğuna dair herhangi bir karar verilmemiş olduğunu, dolayısıyla taraflarınca Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin .... E. sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali için davacı tarafından mahkememiz nezdinde açılmış olan işbu itirazın iptali ve maddi tazminat davasının müvekkiline yöneltebilme hakkı bulunmadığını, bir an için asla kabul etmemek kaydı ile davacı tarafın işbu davayı müvekkiline yöneltebilme hakkı olduğu kabul edilse bile öncelikle mahkememiz nezdinde açılmış olan işbu davanın öncelikle direkt kazaya sebep olan şoför ve diğer davalı ...... Sigorta Şirketi'ne yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından bu tür oluşabilecek kazalar nedeniyle yaşanabilecek mağduriyetlerin karşılanabilmesi adına ..... Sigorta Şirketi ile mesleki faaliyet sigortası yapılmış olup sigorta poliçesi bulunduğunu, dolayısıyla davacının alacak iddiasını asla kabul etmemekle birlikte işbu davada müvekkiline yöneltilebilecek bir kusur ve tazminata hükmedilecek ise bunun ilgili sigorta şirketinden ve araç şoföründen tahsiline karar verilmesi gerektiğini, bu hususun davacı tarafından göz ardı edilmiş olup müvekkiline karşı haksız ve mesnetsiz şekilde işbu davanın ikame edilmiş olduğunu, davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ediyor olduklarını, mahkememizin re'sen göz önünde bulunduracağı üzere davanın süresinde açılmamış olduğunu, davanın zamanaşımına uğramış olması sebebi ile de reddini talep ediyor olduklarını, kanunda da açıkça belirtildiği üzere zaman aşımı 2 yıl olup kaza tarihinden bu yana müvekkili ile hiçbir şekilde iletişime geçilmemek ile birlikte müvekkiline karşı açılmış olunan herhangi bir dava ya da icra takibi mevcut olmadığını, dolayısıyla dava zaman aşımına uğramış olup bu anlamda da davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinden de görüleceği üzere itirazın iptali davasında harca esas değerin 368.532,19 TL. Belirtmiş olduğunu, Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... E. sayılı icra dosyasında taraflarınca sadece ana paraya değil davacı tarafca hiçbir hukuki dayanağı olmadan hesaplanan faize ve tüm ferilerine itiraz edilmiş olduğunu, itirazın iptali davalarının, icra takibine bağlı davalardan olduğunu, itirazın iptali davasının konusunun, davacı tarafından takibe konu edilip de davalı tarafından itiraz edilen alacak kaleminden ibaret olduğunu, buna göre, itirazın iptali davasının en geniş halinin, icra takibine bütünüyle itiraz edilmesi halinde söz konusu olacağını ki, bu halde takip talebinde alacağa konu edilen miktarın tamamının bir eda davası olan itirazın iptali davasının konusu haline geleceğini, bu halde, itirazın iptali davasının konusunun bölünmesi mümkün olmadığından kısmi dava şeklinde itirazın iptali davası açılmasının da mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde görüleceği üzere söz konusu mahkememiz huzurunda olan davayı kısmi dava olarak açmış olduğunu, yine dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmına bakıldığında, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak Ek dava ve ıslah hak ve taleplerine esas olmak üzere; yeni asgari ücret üzerinden bilirkişi marifetiyle tazminat miktarının yeniden hesaplanmasını ve belirlenmesini; tespit edilecek ücretin icra takibindeki bedeli aşan kısmına ayrıca karar verilmesini ve bu alacağa olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmesini, talep etmiş olduğunu, itirazın iptali davasında alınan bilirkişi raporu ile alacağın takipteki miktardan fazla olduğu ortaya çıksa bile, ıslahla talebin arttırılamayacağını, itirazın iptali davasının icra takibine bağlı dava olduğunu, ıslah olamayacağını, icra takibindeki taleple bağlı kalınarak davanın sonuçlandırılması gerektiğini, söz konusu rakamın sonuç ve talep kısmında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olsa da mahkememiz nezdinde mevcut olan dava itiraz iptali dava olup icra takibi ile bağlı olduğunu, tüm hususlar doğrultusunda davanın bu bakımdan da usulden reddi gerektiğini, müvekkili tarafından meydana gelen kaza neticesinde davacının tüm zararları giderilmiş olup davacının işbu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığını, öncelikle müvekkili .....'a ait ..... OTOMOTİV firmasına tamir için bırakılan Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde bulunan .... Plakalı aracın tamir ve test işlemleri sırasında müvekkiline ait firmada sigortalı olarak çalışan .... isimli çalışan tarafından ilgili trafik kazasının meydana gelmiş olduğunu, davacının işbu kaza sebebiyle mahkememiz nezdinde işbu davadaki taleplerini asla kabul etmemekle birlikte davacının oluşan kaza sebebiyle oluşan tüm mağduriyetlerinin müvekkili ........ tarafından karşılanmış olduğunu, meydana gelen kaza sebebiyle oldukça üzüntü duyan müvekkili ........'un davacı ......'in mağduriyetini en aza indirebilmek maksadıyla tedavi işlemleriyle yakından ilgilenmiş davacının ve ailesinin meydana gelen kaza sebebiyle maddi olarak sıkıntı yaşamamaları için bölgenin en lüks ve kapsamlı sayılabilecek Bağcılar/Göztepe ..... Hastanesi'nde tedavi görmesini sağlamış, tedavi masraflarının yine müvekkili tarafından ödenmiş, hatta söz konusu dönemde hastaneye daha rahat gidip gelebilmesi için araç temin etmiş olduğunu, müvekkilinin, olayın meydana geldiği kaza neticesinde hiçbir yardımda bulunmayıp sorumluluğu sigortaya ve yanında çalışan işçisine çok kolay bir şekilde atabilirken müvekkilinin o an için bu şekilde sorumluluktan kaçmayarak meydana gelen kaza neticesinde mağdur olan davacının yanında olmuş kendisine desteklerde bulunmuş olduğunu, müvekkilinin desteğinin sadece maddi olarak kalmamış, davacıya manevi desteklerde de bulunmuş olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa her zaman kızım şeklinde hitapda bulunmuş kendisine belki moral olur maksadıyla hediye olarak tablet bilgisayar almış olduğunu, hatta müvekkili tarafından hediye edilen tablet bilgisayarın kırıldığının davacı tarafından kendisine bildirildiğinde tekrardan davacıya yeni bir tablet bilgisayar hediye etmiş olduğunu, nitekim müvekkilinin davacıya ve ailesine yardım ettiği hususunun hem davacı tarafından hem de davacının annesi tarafından Bağcılar Çocuk Büro Amirliği'nde alınan ifadelerinde de açıkça belli olduğunu, oluşan kaza neticesinde ifadesi alınan davacı tarafın 28.09.2019 günü Bağcılar Çocuk Büro Amirliği'nde avukatı huzurunda alınan ifadesinde: kazadan sonra " ..... Hastanesi'nde 3 gün tedavi gördüğünü, kendisine çarpan şahıstan herhangi bir şikayetinin bulunmadığını" belirtmiş olduğunu, yine ......r'in annesi .......'in ekli 28.09.2019 tarihli Bağcılar Çocuk Büro Amirliği'nde alınan ifadesinde: "kızının bu kazadan dolayı tedavisinin .... Hastanesi'nde yapıldığını, hastane masraflarının kızına çarpan şahıs tarafından karşılandığını, kızına çarpan şahıstan davacı ve şikayetçi olmadığını" bildirmiş olduğunu, dava dilekçesinde sanki davacı aylarca tedavi görmüş ve ölüm tehlikesi atlatmış şeklinde beyanlarda bulunulmuş olduğunu, davacının sanki 1 yıl boyunca hergün hastaneye gitmiş ve hergün tedavi olmuş gibi bir algı yaratılmaya çalışılmış olduğunu, ancak ihbar olunan dosyada da görüldüğü üzere davacının 1 yıl içerisinde sadece 3 gün hastaneye gitmiş ve ayakta tedavi görmüş olduğunu, söz konusu davada yaratılmaya çalışılan mağduriyet algısının tamamen gerçek dışı olduğunu, yine müvekkili tarafından davacının tedavi ve kontrol sürecinde kendilerine özel şoför ve araç tahsis edilerek davacının ve ailesinin hastaneye ulaşımlarının kolaylaştırılmaya çalışılmış, ancak tüm bunlara rağmen müvekkilinin bu iyiniyeti görmezden gelinerek davacı tarafından Bakırköy ..... Ticaret Mahkemesin'de ..... E. ve ..... K. sayılı dosyasıyla dava açılmış yapılan yargılama aşamasında müvekkilinin ihbar olunan olarak davada bulunmuş olduğunu, mahkemece yapılan yargılama aşamasında davalı .... Sigorta Anonim Şirketi ile davalı İçişleri Bakanlığı tarafından pasif husumet eksikliği nedeniyle davalılar yönünden reddine karar verilmiş dava dışı müvekkili ........'a ve ........'a ait firmaya dair verilen hükümde herhangi bir sorumluluğu olup olmadığının belirtilmemiş olduğunu, buna rağmen davacı tarafından haksız ve kötü niyetli bir şekilde Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile Bakırköy ..... Ticaret Mahkemesin'de .... E. ve ..... K. sayılı dosyasına atıf yapılarak bilirkişiler tarafından tespit edilen 368.532,19 TL miktar üzerinden ve takip tarihine (08/12/2023) kadar asıl alacağa işlemiş 253.416,36 TL ticari temerrüt faizi tutarlı müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, taraflarınca müvekkili aleyhine başlatılan bu haksız takibe süresi içinde yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmuş olduğunu, dolayısıyla mahkememizce takdir olunacağı üzere davacı tarafından mahkememiz nezdinde açılmış olan işbu davanın tamamen maddi çıkar elde etme amacıyla açılmış olan bir dava olduğunun alenen belli olduğunu, kabul manasına gelmemek ile birlikte savunma haklarının elinden alınmış olduğunu, kabul manasına gelmemek ile birlikte söz konusu taraflarına ihbar olunan dosya yargılama aşamasının başında taraflarına ihbar edilmediği için kusur durumunu gösterir raporu inceleyip itiraz etme durumları söz konusu olamadığını, olay yerinde düzenlenen kaza tespit tutanağı ile daha sonrasında alınan kusur durumuna ilişkin rapor birbiri ile uyuşmamakta olduğunu, bilindiği üzere tazminat dosyalarında yargılama aşamasında öncelikli olarak taraflara ait kusurun tespitinin yapıldığı, yapılan kusur tespitinin ardından tazminat miktar konusunda bir hesaplama yapılarak kusur oranına göre tazminat hesaplaması yapıldığını, sadece kusur raporu değil diğer bilirkişi raporlarınında taraflarına tebliğ edilmemiş olduğunu, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesin'nin .... E. ve ..... K. sayılı dosyasında mevcut olan 10.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen tedavi gideri maddi zararının 7.011,70 TL olduğu, geçici iş göremezlik maddi zararının 310,93 TL olduğu şeklinde tespit edilen rakamlar sunmuş olacakları delillerinden de anlaşılacağı üzere müvekkili tarafından karşılanmış ancak bilirkişi raporları taraflarına tebliğ edilmediği ve taraflarınca söz konusu taprorlar üzerinde inceleme yapma fırsatları olmadığı için iddiaları yönünden yeni bir hesaplama yapılamamış olduğunu, ihbar olunan dosyada kusur raporuna ve diğer raporlara itiraz edememek ile birlikte savunma haklarının açıkça ellerinden alınmış olduğunu, müvekkili yönünden verilmiş olunan mahkeme kararı mevcut olmadığını, taraflarına ihbar olunan dosya incelendiği takdirde ilgili dosyada müvekkili hakkında verilmiş olunan herhangi bir mahkeme kararının mevcut olmadığını, davacı vekilinin tamamen kendi varsayımları doğrultusunda müvekkili hakkında herhangi bir mahkeme kararı olmadan dosya içerisinde olan bilirkişi raporunu yargılama neticesinde söz konusu davayı bilirkişi raporunda belirtilen rakamlar yönünde ilgili mahkemece kabul edilmiş gibi icraya koymuş hatta yine nerden geldiği belirsiz olan ticari temerrüt faizi işletmiş olduğunu, özetle mahkememiz nezdinde görülmekte olan dosyaya konu icra takibinde müvekkili açısından kesinleşmiş bir mahkeme kararı mevcut olmadığını, dava dilekçesinde talep olarak yer alan davanın kabulü halinde çıkabilecek tazminata ticari temerrüt faizinin işletilmesi talebinin açıkça hukuka aykırı ve yersiz olduğunu, ilgili kanun maddesinde ve husumet yokluğu sebebiyle reddedilen dava dosyasında mevcut olan bilirkişi raporunda da görüleceği üzere kabul manasına gelmemek ile birlikte ortaya çıkabilecek herhangi bir tazminat olur ise ancak ve ancak yasal faiz uygulanabileceğini, davacı tarafın ticari temerrüt faizi uygulanması yönündeki talebinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın taleplerini asla kabul etmemekle birlikte bir an için davacının işbu davayı açmada haklı olduğu kabul edilse bile davacının meydana gelen kaza nedeniyle işbu davaları açmasının alenen hakkın kötüye kullanılması olup, TMK. M.2'ye aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davacının tüm mağduriyetinin müvekkili tarafından karşılanmasına rağmen davalar açılmasının, icra takipleri yapılmasının alenen hakkın kötüye kullanılması olup haksız olduğunu, ayrıca davacı tarafın işbu davayı açmasının tamamen maddi çıkar elde etmek olduğunun alenen kendilerinin sunmuş olduğu dava dilekçesinden de belli olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde; tüm aşamalarda (Dava, icra takibi ve Arabuluculuk ) fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, Alacak talebi ve dava açma yönünden alacak, ceza zaman aşımına bağlı olduğunu belirtmiş yine asgari ücretteki artışları belirterek mahkememiz nezdinde açılmış olan maddi tazminat davasının miktarı belirlenirken yeni asgari ücret üzerinden tekrar hesaplanmasını talep etmiş olduklarını, dolayısıyla davacı tarafın bu şekilde zamanaşımına ve asgari ücretteki artışa atıf yaparak dava dilekçesini sunmasının, davacının maddi çıkar elde etmek amacıyla işbu davayı açtığını bariz bir şekilde ortaya koymakta olduğunu, davacı tarafın tamamen kendisine verilen hakkı kötüye kullanmak suretiyle müvekkilini mağdur etmeye çalışarak müvekkilinden maddi çıkar elde etmeye çalışmakta olduğunu, nitekim bu hususun davalının mal varlığına TEMİNATSIZ ihtiyati haciz hükmünde ihtiyati tedbir konulmasını talep etmesinden de kolaylıkla anlaşılmakta olduğunu, ayrıca davacının talep etmiş olduğu ihtiyati haciz hükmünde ihtiyati tedbir hususunun kanunlarımız nezdinde herhangi bir karşılığı bulunmadığını, nitekim 24/01/2024 tensip tutanağında davacının ihtiyati tedbir/haciz talebinin reddedilmiş olduğunu, kaldı ki derdest dosyaya bakıldığında öncelikle davacının böyle hakkının olmadığının açık olup davacının davasında kötü niyetli olduğunun, TMK 2 gereğince iyi niyetli olmadığının kesin delille sabit olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kaza sebebiyle oldukça üzülmüş, davacıyla yakından ilgilenmiş kaza sebebiyle oluşan tüm zararları giderilmiş olduğunu, ancak ne yazık ki, davacı tarafından tüm zararları giderildiği halde yıllar önce meydana gelen kazanın tekrar gün yüzüne çıkarılmış müvekkili aleyhine işbu davanın açılmış olduğunu beyanla; öncelikle davanın usulden redddine, mahkememiz aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali ve maddi tazminat davasının açıklamış oldukları nedenlerden dolayı esastan reddine, davacı tarafından talep edilen asıl alacağın %40 ' ından aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatı ve % 40' tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminat taleplerinin reddine, haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde takip konusu alacağın %40’ından az olmamak üzere davacının tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketine usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali ve alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; 29/08/2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davalı şahsa husumet yöneltilmesinin yerinde olup olmadığı, talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacı tarafın talep edebileceği geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin yerinde olup olmadığı ve miktarı, davacının Bakırköy ..... ATM ..... E. Sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen tazminat miktarlarının yeni asgari ücrete göre oranlanması sonucu tespit edilebilecek miktar ile davalıların sorumluluğu hususlarına ilişkindir. Mahkememizce icra dosyası, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E. Sayılı dosyası ve tarafların delil ve belgeleri toplanmıştır. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçluları aleyhine 368.532,19 TL 29/08/2019 tarihli kaza nedeniyle ...... 'in Bakırköy ..... ATM'nin ..... E.ve ..... K. sayılı dosyasında bilirkişiler marifetiyle tespit edilen 368.532,19 TL geçici iş görmezlik maddi tazminatı, 253.416,36 TL takip tarihine kadar asıl alacağa işlemiş TTK. M. 1530/7 ticari temerrüt faizi olmak üzere toplam 621.948,55 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlularının takibe itiraz ettikleri anlaşıldı. Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde davacının işbu dosyanın davacısı olduğu, davalılarının İçişleri Bakanlığı ve ...... Sigorta Anonim Şirketi olduğu, talebin cismani zarar sebebi ile açılan tazminat istemine ilişkin olduğu, dosyada davacının trafik kazasından kaynaklı maddi zarar istemine ilişkin belirsiz alacak şekilde talepte bulunduğu, davalı İç İşleri Bakanlığı'nın KTK 104 uyarınca husumet itirazında bulunduğu davaya konu aracın 28.08.2019 tarihinde motor kısmında meydana gelen arıza nedeniyle anlaşmalı servis olan “..... Otomotiv"e teslim edildiğini, dava konusu kazanın 29.08.2019 tarihinde araç anlaşmalı serviste iken servis çalışanı ..... sevk ve idaresindeyken meydana geldiğini, husumet itirazında bulunduğu, dosyada servise ilişkin kayıtların, servis şirketi tarafından yapılan işyeri poliçesinin, aracın teslimine ilişkin belgelerin celp edildiği, aynı zamanda maluliyete, kusura ve aktüerya hesaplamaya ilişkin rapor alındığı, davacı vekilinin davasını belirli hale getirmediği, KTK 104 maddesi yönünden emsal kararda hangi şartların arandığının belirtildiği, dava dışı tamiraneye aracın kazadan önce bırakıldığı, arızasının motor arızasına ilişkin olup basit bir onarım olmadığı, tamiranenin işyerine ait sigorta poliçesi bulunduğu, davalı İçişleri Bakanlığına ait araç üzerindeki hakimiyetin servise bırakılma ile kalktığı bu nedenle maddi zararlardan her iki davalının KTK 104 uyarınca sorumlu olmadığı pasif husumet sıfat eksikliği nedeniyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Belirtilen dosyada dava konusu kazaya ilişkin kusur ve maluliyet raporlarının alındığı anlaşılmıştır. Davacının tedavi evrakları ve kazaya ilişkin tüm belgeler belirtilen dosyada yer aldığından dosya aslı fiziken işbu dosya arasına alınmıştır. Dosyanın aktüerya bilirkişisi ...... 'a tevdii ile uyuşmazlık konusu ve davacı tarafın talepte bulunabileceği tazminat talepleri yönünden inceleme yapılmasının istenilmesine karar verilmiş olup, Tazminat Hesap Uzmanı bilirkişi ..... 24/06/2024 tarihli raporunda özetle; davacının icra takibi başlattığı asıl alacağı 10.08.2023 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen 368.532,19 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik maddi zararına ilişkin olduğundan işbu raporda davacının asıl alacağının 10.08.2023 tarihindeki veriler esas alınarak tespit edilecek olduğunu, Yargıtay ...... HD .... E. ..... K. 28/02/2022 T. ve Yargıtay ..... HD 14.01.2021 T. ..... E. ...... K. sayılı kararı dikkate alınarak; davacının muhtemel bakiye ömrünün TRH-2010 yaşam tablosu ile belirlenecek; ancak; davacının işleyecek dönemdeki maddi zararı yönünden kazançların her yıl için %10 artırılacak ve tazminatın rapor tarihi itibarı ile peşin ödeneceği kabul edildiğinden her yıl için %10 iskontolu yapılacak ve böylece progresif rant yöntemine göre maddi zarar hesaplanacak olduğunu, 29.08.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda olayın meydana gelmesinde; ...... plakalı aracın dava dışı sürücüsü .....’un %85 oranında kusurlu olduğunun, davacı ......’in %15 oranında kusurlu olduğunun belirtilmekte olduğunu, 15.05.2006 doğumlu olan davacı küçüğün 29.08.2019 kaza tarihi itibarı ile (13) yaşında olup, TRH-2010 Kadın bakiye ömür tablosuna göre muhtemel bakiye ömrünün (66) yıl ve muhtemelen (79) yaşına kadar yaşayacak olduğunu, kaza tarihi itibariyle (13) yaşında ve okul çağında olan davacı çocuğun, okuluna giderken ve yaşamsal faaliyetlerini sürdürürken % 100 sağlam olan emsallerine nazaran maluliyetiyle orantılı olarak daha fazla efor ve güç sarf edeceğinden davacının zarar gördüğü dönemin kaza tarihinden itibaren başlatılacak olduğunu, Yargıtay’ın içtihatlarına ve uygulamalara göre, kadın-erkek ayırımı yapılmaksızın aktif çalışma yaşı sonunun (60) olarak kabul edilmekte olduğunu, buna göre; davacının (13-60) yaşları arasındaki zarar gördüğü aktif devresinin (47) yıl ve (60-79) yaş arasındaki pasif devresi (19) yıl olduğunu, Adli Tıp Anabilim ...... İhtisas Kurulunun 15.12.2022 tarihli raporunda; davacının meslekte kazanma gücünden kayıp oranının %5 olduğunun, geçici iş göremezlik süresinin (4) ay olduğunun, davacının geçici ve sürekli olarak bakıcı ihtiyacının olmadığının belirtilmekte olduğunu, dava dilekçesinde 10.08.2023 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen ve icra takibi başlatılan 368.532,19 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik maddi zararı talep edildiğinden talep ile bağlı kalınarak davacının 15.04.2023 tarihinden itibaren başlayacak olan sürekli iş göremezlik maddi zararının hesaplanacak; geçici iş göremezlik maddi zarar hesabının yapılmayacak olduğunu, davacının bu olay sebebiyle uğradığı maluliyete rağmen, kalan eğitimini tamamladıktan sonra, aktif devresinde olduğundan kendisiyle birlikte tüm aile fertlerinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bir işverene ait işyerinde hizmet akdiyle veya diğer değişik işlerde çalışmasını devam ettirerek kazanç sağlayabilecek olduğunu, o halde; kazalının bu şekilde çalışması karşılığı sarf etmesi gereken mesainin parasal değerlerinin yasal asgari ücretlerin net tutarının altında olmayacağını, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin E. ..... K. ..... T. 29.11.2017 karar sayılı kararında hesaplama yapılırken 18 yaşına kadarki dönem için AGİ'siz asgari ücretin esas alınması gerektiğinin belirtilmekte olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle AGİsiz asgari ücretler hesaba esas alınacağından ve 01.01.2022 tarihinden sonra AGİ uygulanması sona erdiğinden aktif ve pasif dönem ayrımının sonuca etkisi olmayacağını, bu nedenle bakiye ömür sonuna kadar kazançların aktif/pasif dönem ayrımı yapılmadan tespit edilerek hesaba esas alınacak olduğunu, davacının (3) yıl (8) aylık işlemiş aktif devredeki net kazançları toplamının 44 ay 188.019,58 TL olduğunu, 29.08.2023-den itibaren işleyecek devre sonuna kadar geçecek süre için Yargıtay 9., 10., 17. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu konudaki Yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık kazanç esasına göre değil, her yıl için ayrı-ayrı %10 artış ve yine her yıl için ayrı ayrı %10 iskontolama esasına göre değerlendirme ve hesaplama yapılacak olduğunu, işleyecek aktif ve pasif devre başındaki hesaba esas net aylık ücreti 11.402,32 TL olduğuna göre; işleyecek aktif ve pasif devre başında yıllık net kazanç = 11.402,32 TL x 12 Ay = 136.827,84 TL olduğunu, davacının (43) yıllık işleyecek aktif devre kazançlarının peşin değerinin toplamının 5.883.597,12 TL olduğunu, davacının (19) yıllık işleyecek pasif devre kazançlarının peşin değerinin 2.599.728,96 TL olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararları toplamının 433.567,28 TL olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacının davranışları %15 oranında etkili olup, davalıların kusur sorumluluğu %85 oranında olduğundan hesaplanan maddi zarar tutarının %85 kusura isabet eden kısmın davacı yararına maddi tazminat olarak nazara alınacak olduğunu davacı küçük kaza tarihinde 13 yaşında olup, sigortalı çalışan olması mümkün olmadığından SGK tarafından davacı küçüğe SGK tarafından rücuya tabi gelir bağlanabilmesinin mümkün olmadığını, bu durumda rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığını, davacıya davalı tarafından maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline yer bulunmadığını, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının = 433.567,28 TL x %85 kusur = 368.532,19 TL olduğunun kanaatine varılmış olduğunu, davalı ..... Sigorta Şirketi tarafından 07.02.2019-07.02.2020 vadeli Motorlu araçlar İle İlgili Mesleki ve Faaliyet Sigorta Poliçesi düzenlendiğinin görülmüş olup, poliçenin teminat limiti sakatlık halinde 360.000,00 TL olduğunu, davacının talep edilen sürekli iş göremezlik maddi zararının 368.532,19 TL olup, 360.000,00 TL tutarındaki sakatlık teminat limitini aşmakta olduğunu, bu durumda 360.000,00 TL teminat limitiyle sınırlı olarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği kanaatine varılmış olduğunu, Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; “....MADDE 99- Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren (8) iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.....” denilmekte olduğunu, dava öncesinde davalı ..... Sigorta Şirketine ihbarın 28.06.2023 tarihinde gerçekleştiğinin anlaşılmakta olduğunu, bu durumda 28.06.2023 tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt başlangıcı teşkil edeceği kanaatine varılmış olduğunu, davalı işleten yönünden ise temerrüt başlangıcının haksız fiilin başlangıcı olan 29.08.2019 kaza tarihi olduğu kanaatine varılmış olduğunu, Bakırköy ..... ATM ..... E. sayılı davada davacı yasal faiz nev’inden faiz talep ettiğinden faiz nev’inin talep ile bağlı kalınarak yasal faiz olduğu kanaatine varılmış olduğunu, davalı ........’un sorumlu olduğu 368.532,19 TL maddi zarar tutarının 29.08.2019 kaza tarihinden 08.12.2023 icra takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 141.940,49 TL olduğunu, davalı ...... Sigorta Şirketi’nin sorumlu olduğu 360.000,00 TL maddi zarar tutarının 28.06.2023 temerrüt başlangıç tarihinden 08.12.2023 icra takip tarihine kadar işlemiş faizin 14.469,04 TL olduğunu, Bakırköy ...... İcra Dairesine yapılan itirazın kısmen iptali ile 368.532,36 TL asıl alacak ve 141.940,49 TL işlemiş faiz üzerinden devamının gerektiğini; asıl alacağın 360.000,00 TL’lık kısmı ve işlemiş faizin 14.469,04 TL’lık kısmı için davalı ...... Sigorta Şirketi’nin sorumluluğuna gidilebileceği kanaatine varılmış olduğunu SONUÇ OLARAK: davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının (asıl alacak) 368.532,19 TL ve işlemiş faizinin 141.940,49 TL olduğunu; asıl alacağın 360.000,00 TL’lık kısmı ve işlemiş faizin 14.469,04 TL’lık kısmı için davalı ..... Sigorta Şirketi’nin sorumluluğuna gidilebileceğini, Bakırköy ..... İcra Dairesine yapılan itirazın kısmen iptali ile yukarıda belirlenen tutarlar üzerinden icra takibinin devamının gerekeceğini bildirmiştir. Davacının ATK ..... İhtisas Kurulu’na sevki ile dava konusu kaza nedeniyle geçici ve sürekli işgörmezlik durumunun tespiti ile kaza tarihinde yürürlükte olan "Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre rapor tanziminin istenmesine, ATK'ya yazılacak yazıda dosyamız arasında bulunan Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası içerisinde mevcut davacıya ait sağlık kuruluşlarından gönderilen muayene ve tedavi evraklarının düzenlenecek raporda dikkate alınması hususunun yazılmasına karar verilmiş olup, ATK .... İhtisas Kurulu'nun 30/10/2024-.... Karar ve .... A.T.Nolu raporda özetle; .... Hastanesinin 29/08/2019 tarihli epikriz raporunda; yapılan muayenesinde genel duamı iyi, bilinç açık. GKS: 15, çene, yüz ve ağız bölgesinde kızarıklık, hematom alanları olduğu, Beyin BT'de kanama olmadığı, mandibuler ile maksillcr kemikte, çene ekleminde kırık çıkık alanları olduğu, çene cerrahisine yatış verildiği, Toraks BT'de sol akciğerde kontüzyon olduğu, pnömohemotoraks olmadığı, kot kırığı olmadığı, Servikal BT normal, batın BT’de iç organ yaralanması olmadığı, maksillofasial BT’de mandibula sol kondilde deplase disloke fraktür, gövde kesimi sağ yarısında non deplase fıssür tarzında fraktür olduğunun belirtildiği, mandibula kırığı olan hasta 31/08/2019 tarihinde opere edildiği, açık rcdüksiyon ve internal tespit yapıldığı, 31/08/2019 tarihinde taburcu edildiğinin belirtildiği, ..... Hastanesinin 18/09/2019 kabul tarihli epikriz raporunda; ağız, diş ve çene cerrahisi notunda yapılan kontrolde herhangi bir probleme rastlanmadığı, kırık kondil fragmanı disloke, yerinde olmadığı, ağız açma egzersizleri yaptırıldığı, ağız, açma yeterli 33 mm kapatırken normal olduğu, oklüzyon yerinde, splintlencn dişlere bir sonraki seansta vitalite testin yapılacağının belirtildiği, ..... Hastanesinin 05/08/2020 kabul tarihli epikriz raporunda; çene kırığı olan hastada 1 yıl önce çene kırığı ve plak yerleşimi yapıldığı, alt çene parasimfiz bölgesi kırık tedavisi için titanyum plak ve vida kullanıldığı, çenenin gelişmesini engellemek için plak sökümü yapıldığı, dikiş alındığı, titanyum plak sökümü, çenenin gelişimin engellememek için çıkarıldığının belirtildiği, Kurullarının 23/09/2022 tarihli muayenesinde; olayı tam hatırlamadığını, araba çarptığını, çene kırığı olduğunu, dört dişinin cansızlaştığını, çenesine platin takıldığını, dikiş atıldığını, hastanede 2-3 gün yattığını, psikiyatrik sorunun olmadığını, 4 dişinin birine kanal tedavisi yapıldığını ifade etti, şikayet: çenesi ağzını açtığında sola kayıyor, 3 dişinde hissizlik olması, fizik muayene: sol göz lateralinde 0,5x0,1 cmlik ciltten hafif çökük hafif grimsi renkte nedbe(ameliyat olduğunu yabancı cisim çıkarıldığını ifade etti, umblikusun 13 cm sağ lateralinde 4x4 cmlik yara nedbesi, sağ baş parmak kökünde 3x2 cm alanda düzensiz yüzeyli ciltten kabarık koyu renkli nedbe(olayla illiyetsiz olduğunu ifade etti) diş-çene muayenesi: alt sol 3. Dişte kuron kırığı ve kronik apikal fistül ağzı mevcut, ağız açıklığı 4-5 cm, alt çene lateral hareket normal, alt çene protrüziv hareket normal, çene açma-kapamada TME subluksasyon ve bilateral TMEde orta derecede disfonksiyon, oklüzyon normal, dikey boyut normal olduğu,çene-burun arası normal, burun glabella arası normal, glabella-saçlı deri sınırı arası normal, dosyaya ekli grafilerin incelemesinde; 29/08/2019 tarihli BT’de solda belirgin her iki akciğerde kontüzyonel buzlu cam görünümünde dansite artşı, mandibula sağ korpusunda kırık, 05/08/2020 tarihli panaromik grafide mandibula sağ parasimfizyel kırık sekeli ve plak vida ile tespit izlendiğine göre; Kurullarının 12/12/2022 tarih ve ...... karar nolu mütalaasında: “Mevcut belgelere göre; ...... ve ..... kızı, 15/05/2006 doğumlu, .....’in 29/08/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kulak, burun, boğaz, G-çiğneme ve yutma, engel oranı kişinin fonksiyonel durumuna göre 10x1/2=%5 olduğuna göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %5 (YÜZDEBEŞ) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (DÖRT) AYA kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğuna göre; SONUÇ OLARAK: mevcut belgelere göre; davacı ......’in 29/08/2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre yapılan değerlendirmede; Travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği ve yüzdesel bir oran belirtilemediği cihetle aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan “Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik” kapsamında değerlendirildiğinde; Kulak, burun, boğaz, G-çiğneme ve yutma, engel oranı kişinin fonksiyonel durumuna göre 10x1/2=%5 olduğuna göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %5 (YÜZDEBEŞ) olduğu, söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ÇÖZGER’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi bulunmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (DÖRT) AYA kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir. Davacının talebi, gerçekleşen trafik kazasına bağlı olarak açılan maddi tazminat istemli davada tespit edilen sürekli iş göremezlik zararının davalıların sorumlu olduğu iddiası ile haklarında başlatılan icra takibine itiraz iptali istemine ilişkindir. Dosyada mevcut sigorta poliçesi ile sabit olduğu üzere davalı sigorta şirketi, davalı ........'un iş yeri sigortacısıdır. 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. 29/08/2019 Günü davacının yaya olarak gittiği esnada davalı .... sevk ve idaresinden ..... plaka sayılı aracın davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığı ve belirtilen trafik kazası nedeni ile açılan Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E. Sayılı dosyasının görüldüğü, Bakırköy ....... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E. Sayılı dosyasında alınan ATK kusur raporu ile, .....) plakalı kamyonet sürücüsü ....olayda %85 oranında kusurlu olduğu, davacı .... olayda %15 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş ve yapılan tespitler Mahkememizce dosya kapsamına uygun ve gerekçeli bulunmuştur. Davacı yönünden düzenlen ATK ..... İhtisas Kurulu 30/10/2024-19996 Karar ve ..... A.T.Nolu raporda davacının geçirmiş olduğu kaza nedeni ile tüm vücut engellilik oranının % 5 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği ve alınan raporun Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... E. Sayılı dosyasında alınan rapor ile aynı yönde olduğu görülmüştür. Davacı hakkında düzenlenen ATK raporları ve kusura ilişkin yukarıda yapılan tespitler uyarınca davacının talep edebileceği tazminat ve işlemiş faiz hesabı yapılmış olup buna göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının (asıl alacak) 368.532,19 TL ve işlemiş faizinin 141.940,49 TL olduğunu; asıl alacağın 360.000,00 TL’lık kısmı ve işlemiş faizin 14.469,04 TL’lık kısmı için davalı .... Sigorta Şirketi’nin sorumluluğuna gidilebileceğini tespit edilmiştir. Dosya arasında mevcut sigorta poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinin davalının iş yeri sigortacısı olduğu ve yine dosya arasında mevcut kaza tespit tutanağı uyarınca davalı ........'un aracın bırakıldığı servis olduğu ve aracın işleteni .....'un davalı ........'un çalışanı olduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin ve davalı ........'un davacının maddi tazminat taleplerinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Yapılan bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda her ne kadar takip talebinde ticari temerrüt faizi talebinde bulunulmuş ise de, talebin niteliği dikkate alındığında ancak yasal faize hükmedilebileceği, davalı sigorta şirketinin sigorta limiti uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Davalıların Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile takibin tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek kaydı ile davalı servet yönünden 368.532,19 tl asıl alacak ve 141.940,49 tl işlemiş faiz üzerinden, davalı sigorta şirketi yönünden 360.000,00 tl asıl alacak ve 14.469,04 tl işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın miktarı muayyen olmadığından, ancak yapılan yargılama ile tespit edilebildiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalıların Bakırköy ....... İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı takip dosyasına yapmış oldukları İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE takibin tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek kaydı ile davalı ..... yönünden 368.532,19 TL asıl alacak ve 141.940,49 TL işlemiş faiz üzerinden, davalı sigorta şirketi yönünden 360.000,00 TL asıl alacak ve 14.469,04 TL işlemiş faiz üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gereken 34.870,39 TL harçtan peşin alınan 6.293,61 TL peşin harç ile 4.330,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 10.623,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.246,78 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, (Davalı ...... Sigorta Şirketinin 17.786,79 TL ile sınırlı kalmak kaydı ile) 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.287,94-TL'nin davalı ...... Sigorta Şirketi'den, 1.512,06-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 6.293,61 TL ile tamamlama harcı 4.330,00 TL olmak üzere toplam 10.623,61 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (Davalı ..... Sigorta Şirketinin 7.793,19 TL ile sınırlı olmak kaydı ile) 6-Davacı tarafça sarf edilen başvurma harcı, bilirkişi, ATK, tebligat ve posta masrafı 10.372,60 TL yargılama giderinden kabul oranı (%82,07) ret oranı (%17,92) dikkate alınarak hesaplanan 8.513,45 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, (Davalı ..... Sigorta Şirketinin 6.245,24 TL ile sınırlı olmak kaydı ile) 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 80.570,90 TL tek ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (Davalı ..... Sigorta Şirketinin 59.104,65 TL ile sınırlı olmak kaydı ile) 8-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL tek ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, ( 9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair davacı vekilinin ve davalı ..... vekilinin yüzüne karşı, (davacı vekiline e-duruşma ortamında) davalı sigorta şirketinin yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/02/2025 Katip ..... Hakim ......