İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/132 E. 2024/868 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/132
- Karar No
- 2024/868
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/132 Esas KARAR NO : 2024/868 DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/02/2021 KARAR TARİHİ : 10/09/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, davacıya sıfır tüketim karşılığı 21.954,58.-TL ve 11.275,56.-TL olmak üzere toplamda 33.203,83.-TL haksız borç tahakkuk ettirmiş ve bu sözde borca istinaden davacının enerjisini kesmiş olduğunu, davacı tarafın enerjinin kesilmesi üzerine bu bedeli faiziyle birlikte 33.262,83.-TL olarak ödemek zorunda kalmış olduğunu, davalı tarafın borç tahakkukunun haksız olduğunu, davacının böyle bir borcu olmadığını, keza söz konusu faturalarda da tüketim miktarının sıfır olduğunun açık şekilde görülmekte olduğunu, ancak davacı tarafın enerjinin kesilmesi üzerine (açılması için) bu ödemeyi yapmak zorunda kalmış olduğunu, belirtilen haksız ödemenin iadesi için taraflarınca Büyükçekmece ..... İcra Md. ..... E. sayılı dosyası ile takip başlatılmış, ancak borçlu tarafın haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durmuş olduğunu, davalının yetki itirazının da yerinde olmadığını, davalı şirketin Esenyurt İlçesinde şubesi olduğunu, şubenin olduğu yerde dava açılabileceğini, ayrıca icra tebligatının bu adrese yapılmış olduğunu, Borç tahakkukunun, enerji kesme, ödeme ve enerji açma işlemlerinin Esenyurt'ta yapılmış olduğunu, bu sebeple Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün bu işte yetkili olup yetki itirazını kabul etmediklerini, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlanmış olduğunu beyanla; davanın kabulüne, davalı borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, borçlunun %20 tazminata mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin adresinin “..... Caddesi No:168 Kağıthane/İSTANBUL” olup genel yetki kuralı gereği davanın Çağlayan Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacı vekilinin huzurdaki talebini daha önce Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmış, Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi ..... E. ..... K. sayılı dosyasıyla görevsizlik kararı vermiş olup, dosyanın Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş olduğunu, burada yapılan yargılamada 21.12.2020 tarihinde verilen karar ile davacının huzurdaki davayı ikame etmeden önce dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecini işletmemesi nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olduğunu, davacının sunmuş olduğu dava dilekçesi eklerinde arabuluculuk son tutanağı bulunmamakta olup davacıya verilecek kesin süre içerisinde huzurdaki dava konusu uyuşmazlık hakkında dava açılmadan önce tanzim edilmiş anlaşmama son tutanağının sunulmaması halinde huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde; 07.11.2019 tarihinde ..... sayılı tüketim noktasına ait mahalde müvekkili şirket görevlileri tarafından yapılan incelemede R fazına ait gerilim ucu S fazına ait gerilim uçlarının ters bağıntı yapılarak sayacın eksik kayıt yapması sağlandığı tespit edilerek ..... nolu kaçak tutanağı tanzim edilmiş olduğunu, ilgili tutanağa istinaden davacı aleyhine, 17071 kWh karşılığı 21.954,58-TL kaçak faturası ve 14606 kWh karşılığı ceza bedelsiz 11.275,56-TL ek tahakkuk faturası oluşturulmuş olduğunu, davacının mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi tüketmesinin zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği kaçak elektrik kullanımı olarak tanımlanmakta olup mevzuata aykırı olarak kullanılan elektrik yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği kaçak elektrik tarifesinden tahakkuklandırılmış olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan tahakkukun hukuka uygun olup huzurdaki davanın esas yönünden de haksız ve mesnetsiz olduğunu, elektrik faturasını ödemeyen davacının perakende satış sözleşmesinin görevli tedarikçi şirket olan ..... tarafından feshedilmiş ve elektriği kesilmiş olduğunu, davacının elektriğinin kesilmesi neticesinde ödeme yapmış olduğunu, daha sonrasında Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı dosyası ile haksız şekilde ödediğini iddia ettiği 21.954,58-TL ve 11.275,56-TL'lik tahakkuk bedellerinin tahsilini talep eden icra emrini müvekkili şirkete göndermiş olduğunu, müvekkili şirketin hukuki ve somut hiç bir dayanağı olmayan icra takibine itiraz etmiş olup, itiraz neticesinde davacının işbu haksız davayı açmış olduğunu, ancak; davacının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. ve devamı maddelerinde belirtilen hükümlere göre kaçak elektrik tüketimi kullanmış olduğunu, davacı tarafça kaçak elektriğin kullanılmadığı iddia edilmiş ve müvekkili şirketçe hesaplanan borç miktarı inkar edilmiş fakat dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar tek bir delil, elle tutulur bir belge sunulamamış olduğunu, hukukun genel geçer kuralı gereği iddiasını kanıtlama görevinin bizzat iddia sahibine ait olduğunu, müvekkili şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanakların yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup kaçak elektrik kullanmadığını iddia eden davalının bu hususu ispatlaması gerektiğini, davacı taraf müvekkili şirket aleyhine başlattığı icra takibi ile ödediği bedellerin iadesini talep etmiş ise de bu talebin kabulünün mümkün olmadığını, davacının ödemelerini yaparken ihtirazi kayıt öne sürmeden ödemiş olduğunu, serbest irade ile ve ihtirazi kayıt konulmadan ödenen bedelin geri istenemeyeceğini beyanla; öncelikle usuli itirazlarının dikkate alınarak huzurdaki davanın usulden reddine, nihayetinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizin 07/05/2024 tarihli celsesinde davacı vekilinin duruşma gününden haberdar olmasına rağmen duruşmaya gelmediği ve mazerette bildirmediği anlaşılmakla HMK' nun 150. maddesi gereğince davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 150.maddesinde davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek esas kaydının kapatılacağı düzenlenmiştir. Mahkememizin bu dosyası işlemden kaldırıldığı 07/05/2024 tarihinden itibaren yasal süre olan 3 ay içerisinde yenilenmediğinden 10/09/2024 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın H.M.K'nun 150/1,5 ve 320/4 maddesi uyarınca 10/09/2024 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 427,60 -TL harçtan peşin alının 401,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 25,95 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tespit olunan 17.900,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/09/2024 Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır