İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1129 E. 2025/567 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1129
Karar No
2025/567
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1129 Esas KARAR NO : 2025/567 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 20/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/07/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından Üsküdar ....... Noterliğinin 21.05.2024 tarih ve ...... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalıya uzmanlık ve kuruluş amacı olan Gümrük Müşavirliği konusunda yetki verildiğini, taraflar arasında yetki sonucunda kurulan vekâlet ilişkisinin ilk unsuru vekil’in, vekil edene karşı bir iş görmeyi veya işlem yapmayı yüklenmesi konusunda anlaştıklarını, Vekalet Sözleşmesi’ne ilişkin hükümlerin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 502-525. Maddelerinde düzenlendiğini, Borçlar Kanunu’nun 502. Maddesinde “Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlandığını, davalıya verilen vekaletname uyarınca davalı üstlendiği edimleri hiç ve/veya gereği gibi yerine getirmemiş, sadakat ve özen yükümlülüğünü ihlal etmiş olduğunu, İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü tarafından yürütülen kaçakçılıkla mücadele çalışmaları kapsamında Erenköy Gümrük Müdürlüğünce müvekkili şirket adına tescilli ...... tarih-sayı no lu serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamı eşyalarla ilgili gerekli tespit amacıyla eşyanın bulunduğu ...... ünvanlı antrepoya ilgililer tarafından gidildiğini, eşyalar üzerinde yapılan kontrollerde kap adet olarak beyana uygun olduğu ancak Muayene memurunca Gtip yönünden yapılan kontrolde ; 8517.62.00.90 GTİP'li olarak beyan edilen eşyaların ..... GTİP'li eşya olması gerektiğinin tespit edildiğini, iş bu hususun tespit tutanağı ile tutanağa bağlandığını, bu kapsamda ve sorumlulukla davalıya verilen vekaletname ile gümrük idaresinde şirketin işlerini görmekte iken davalının üstlendiği edimlerini gereği gibi yerine getirmemesi , sadakat ve özen borcuna aykırı davranmasından ötürü yukarıda detaylıca bahsedilen hadiseden ötürü ''Müdürlüğümüzce firmanız adına tescilli 23.09.2024 tarihli, ...... sayılı beyannamenin tescil işlemleri esnasında yapılan tetkikinde söz konusu beyannamenin tüm kalemlerinde (4 kalem) bulunan'' BLUETOOTH EARPNONE'' ticari tanımlı eşyalar için 16.09.2024 tarihli 8971 sayılı Cumhurbaşkanı kararının eki sınıflandırma görüşlerine istinaden eşyanın GTİP’ inin 8518.30.00.90.00 olarak tespit edildiği görülmüş olup buna istinaden meydana gelen fark vergilerin tahsili amacıyla 4458 sayılı Gümrük Kanununun 193, 197/2, 234/1-a maddesi,4760 sayılı ÖTV Kanunu'nun 16. maddesi,ile 3065 sayılı KDV Kanununun 48, 51. maddesi uyarınca işbu karar tatbik edilmiştir. '' gerekçesi ile müvekkiline 24341200CK011424 sayılı ceza kararı 1.420.581,60 TL ceza kesildiğini, ceza düzenlenmesinden önce davalı şirkete mevzuat değişikliği sebebi ile sorun çıkıp çıkmayacağı konusu sorulmuş davalının ise bir sorun olmadığını ifade ettiğini, davalı tarafın uzmanı olduğu konuda müvekkili şirketi yanlış yönlendirmiş üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemiş ve müvekkile ceza kesilmesine sebep olmuş olduğunu, müvekkilinin cezaya itiraz etmek yahut uzlaşmaya katılmak ikilemi içinde kaldığını, cezaya itiraz etmesi halinde ortalama cevaplanma süresi İlk Derece Mahkemesi, Bölge Mahkemesi ve Danıştay süreci 42 ay sürdüğünü, müvekkilinin 1.420.581,60 TL yi 42 ay süre ile depo etmek ve el konulan mallarına almak şartıyla itiraz edebilecek yahut en üst indirim oranı ile uzlaşma usulü ile ödeme yapmak seçenekleri arasında kaldığını, ayrıca idare aleyhine açılacak davanın kazanma yahut kaybetme gibi sonucunu bilmesinin mümkün olmadığını, ilk seçeneğinde 1.420.581,60 TL nin 42 ay depo edilmesi halinde OVP dahilinde kalsa dahi asgari zararı 1.050.000,00 TL’yi bulacağını, ayrıca dava sonucunu da bilme imkanı olmadığını, ikinci seçenekte ise hem dava riskinden kurtulacak hem de ödenecek ceza kadar en fazla 560.000,00 TL lik daha az bir maliyete katlanacağını, davalı şirkete gönderilen ihtarname ile konu ihtar edilmiş ancak davalı şirket verdiği cevaplardan 11.10.2024 tarihli cevabında ikrar mahiyetinde tüm süreçten haberdar olduğunu, kendi kontrolünde sürecin yürüdüğünü ve davacı müvekkili şirketin resmi gazeteyi paylaşmasına rağmen konunun uzmanı olarak cezaya sebep olan kod ile ürünlerin gelmesine izin verdiği ve işlemi ceza gören kod ile tamamladığının görüleceğini, bu kararı ile müvekkile ceza düzenlenmesine sebep olduğunun görüldüğünü, davalı tarafın daha sonra verdiği başka bir cevapta ise " Erenköy Gümrük Müdürlüğünce tescilli ....... sayılı 23.09.2024 tarihli Serbest Dolaşıma Giriş beyannamesi ile ilgili gümrük ve ticaret bölge müdürlüğüne Uzlaşma için sizin talebiniz üzerine başvuru yapılmıştır. Ancak gümrük idaresinin gümrük kanunun 234.Maddesine göre bu hususta ceza kesilmesinin yasal olmadığından ve daha önce kapsamlı anlattığımız haklı gerekçelerimizin bulunmasından dolayı kanunun 242. Maddesine göre itiraz edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla talebiniz üzere başvurulan uzlaşma sonucundan doğabilecek hiçbir sorumluluğu kabul etmiyoruz . Kanunen halen itiraz etme hakkımız bulunmaktadır. Keyfiyet yani itiraz edip etmeme kararı tamamen size aittir. İhtaren tebliğ olunur." şeklinde uzlaşma halinde sorumluluk kabul etmediğini beyan ettiğini, davalıdan cezanın iptaline ilişkin sadece görüş gelmiş, teminat maliyeti ve davanın kazanılmasına yönelik gerekçesiz görüş dışında bir cevap gelmediğini, müvekkili şirketin davalının bir önceki yönlendirmesi ve yaptığı işlem sebebi ile aleyhine 1.420.581,60 TL ceza düzenlenmesi sebebi ile davacının gerekçesiz görüşü ve çıkan zararı kabul etmemesi sebebi ile uzlaşmaya gittiğini ve 560.000,00 TL ceza ödemek durumunda kaldığını, davalının eylemleri nedeniyle davalı azledildiğini, müvekkilinin davalının görevini kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği işlemlerden sorumlu tutulamayacağını, davalıya verilen vekaletname doğrultusunda davalı asli edimlerini yerine getirmediğini, 8517.62.00.90 GTİP'li olarak beyan edilen eşyaların 8518.30.00.90.00 GTİP'li eşya olması gerektiği ilgililerce tespit edildiğini, , buna istinaden meydana gelen fark vergilerin tahsili amacıyla 4458 sayılı Gümrük Kanununun 193, 197/2, 234/1-a maddesi,4760 sayılı ÖTV kanunu'nun 16. Maddesi ile 3065 sayılı KDV Kanununun 48, 51. maddesi uyarınca müvekkil şirkete ciddi ve müvekkil şirketi ekonomik olarak büyük sıkıntıya sokacak şekilde ceza tahakkuk ettirildiğinin, davalı tarafından sadakat ve özen borcuna aykırı davranıldığının aşikar olduğunu, davalının görevini kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği işlemlerden sorumlu tutulamayacağını, açıklanan nedenlerle davalının haksız ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın HMK 109 gereği kısmi dava olarak 1.000,00 TL ‘ nin dava tarihinden başlamak üzere Merkez Bankası politika faizi ile davalıdan tazminini, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin usulsüz ceza kararına itiraz edebilecek iken tüm yargı yollarını tüketmeden müvekkilin vekâlet sözleşmesini dayanak göstererek haksız kazanç elde etme çabasına giriştiğini, Erenköy Gümrük idaresince gtip kodu değişikliği sebebiyle davacıya ceza kesilmesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu, ceza kararının işleminin iptaline ilişkin idare mahkemesinde dava ikame etmiş olsa idi, konu ceza yerleşik uygulama gereğince iptal edilebileceğini, Anayasa’ya aykırı şekilde kesilen cezanın sorumluluğunun müvekkiline yüklenemeyeceğini, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 3. ve devamı maddeleriyle gümrük mevzuatını uygulayarak gümrük işlemlerini yapma yetki ve görevi Gümrük İdarelerine verildiğini, ilgili madde uyarınca; “Gümrük idaresi veya idareleri” deyimi, gümrük mevzuatında belirtilen işlemlerin kısmen veya tamamen yerine getirildiği merkez veya taşra teşkilatındaki hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamını; ifade eder.”, dolayısıyla da Gümrük Tarife Cetvelini uygulama görevi de gümrük mevzuatını uygulamakla görevli Gümrük İdarelerine ait olduğunu, o halde eşyaya uygulanacak gümrük tarifesinin Gümrük İdarelerince belirlenmesi yasal zorunluluk olduğunu, ceza kararı işleminin Anayasa’ya aykırı olduğu ve bu hususta işlemin iptaline yönelik dava açılması hususunda müvekkilinin de davacıya bilgilendirmede bulunarak vekillik görevini özenle yerine getirdiğini, .cezanın gerekçesi olarak belirtilen mevzuat değişikliğinin gümrükleme işlemleri devam ederken gerçekleştiğini, hal böyleyken mevzuat değişikliğinin geçmişe dönük uygulanamayacağını, söz konusu mevzuat değişikliğinden davacı şirket de haberdar olup ilgili cumhurbaşkanı kararnamesinin müvekkile iletildiğini, tüm işlemlerin davacının onayı ve rızası dâhilinde yerine getirildiğini, vekâlet sözleşmesinin gereği olarak sadakat ve özen yükümlülüğüne uygun davrandığını, uzlaşma sürecine gidilmiş olmasının uygulanan cezai müeyyidenin yargıya taşınmasına engel teşkil etmeyeceğini, davacı her ne kadar uzlaşma sürecine girmiş olsa da uzlaşma sağlamayarak uygulanan cezai müeyyideye karşı kanun yoluna başvurma hakkı bulunduğunu, sürecin sonunda uzlaşma sağlanmadığı sürece, uzlaşma sürecine girmenin kararın iptali için başvuru hakkını ortadan kaldırmadığını, davacıya bu hakkının da ayrıntılı bir biçimde anlatıldığını, davacının kanunen cezanın iptaline ilişkin gerçekleştirilebilecek tüm iş ve işlemler hususunda aydınlatıldığını, tüm bu açıklamaları ve çabasına rağmen davacının kendi istek, irade ve kararı ile süreci uzlaşma olarak sonuçlandırdığını, cezanın iptali için yargı yoluna başvurması halinde olumlu bir sonuç alacağını ve cezanın iptal edileceğini bilmesine rağmen tamamen kendi tercihi ile yargı yoluna başvurmadığını, gelinen aşamada kendi öngörüsüz ve basiretsiz davranışlarının sorumluluğunu tamamen kötü niyetli bir biçimde müvekkiline yükletmeye çalıştığını, açıklanan nedenlerle davanın usulden ve esastan reddini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı şirkete dava dışı idare tarafından tahakkuk ettirilen cezada, davalı tarafın vekalet ilişkisi kapsamında kusurunun bulunduğu iddiası ile dava dışı idareye ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir. -Taraflar arasında vekalet ilişkisinin varlığı ve içeriği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. -Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, davalı vekilin gümrük işlemleri sırasında görevini özen ve sadakatle ifa edip etmediğinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. -Mahkememiz dosyası tarafların bilişim sistemleri üzerinde inceleme yapılarak ve taraflar arasındaki yazışmaların dökümü çıkartılarak davalı tarafın basiretli tacir sıfatıyla davacıyı süreçler hakkında eksiksiz olarak bilgilendirip bilgilendirmediği, davacıya tahakkuk ettirilen cezada davalı tarafın kasttan veya ihmalden kaynaklı kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla, bir gümrük uzmanı bilirkişi ile bir bilişim uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; dava konusu olayım üç aşamada incelemek ve değerlendirmek gerektiği, birinci aşamada, dava konusu eşyanın ihraç ülkesinden gemi ile Ambarlı Gümrük Limanına gelmesi ve buradan Transit Refakat Belgesi ile Erenköy Gümrük Müdürlüğü'ne sevk edilerek Erenköy Gümrük Müdürlüğünce tescilli ..... tescil sayı ve tarihli Antrepo Beyannamesi ile Erenköy Gümrük Müdürlüğü'nün denetimindeki Astek Antrepoya alınması işlemleri; Bu süreçte işlemlerin gümrük mevzuatına uygun tekemmül ettirildiği, Antrepo Beyannamesinde eşya tarifesinin işlemler sırasında yürürlükte olan mevzuata uygun olarak 8517.62.00.90.00 olarak beyan edildiği, gümrüğünce işlemlerin uygun bulunarak sonlandırıldığı, ikinci aşamada, dava konusu eşyanın ithali için Erenköy Gümrük Müdürlüğünce tescilli ...... tescil sayı ve tarihli Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi tescili ve ithalat gümrük işlemleri; dava konusu eşyanın GTİP nun eşyanın Antrepoya alıma işlemleri sırasında 8517.62.00.90.00 olmasına karşın bu eşyanın tarifesinin 32665/17.09.2024 sayı ve tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 8971/16.09.2024 sayı ve tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile eşyanın GTİP nun 8518.30 olarak yeniden tanımlandığı, bu tarife değişikliği olayının davalı ve davacı taraflar arasında yapılan yazışmalardan anlaşılacağı üzere taraflar arasında tartışıldığı, Gümrük Kanununun 15 ve 181/1 nci maddeleri hükümlerince, 23.09.2024 tarihinde tescil olunan ...... tescil sayılı Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesinin tescil tarihinde yürürlükte olan 8971/16.09.2024 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı gereği davaya konu ithal eşyasının tarifesinin davalı tarafından 8518.30 GTİP'dan beyan edilmesi gerekirken, davalı Gümrük Müşavirliği firmasınca, olayın, emsal Danıştay kararları esas alınarak, kendilerince konuyu başlamış işlem statüsünde değerlendirilip eşya tarifesinin karar tarihinden önce yürürlükte olan ve daha az vergi yükü olan 8517.62.00.90.00 GTİP 'un dan beyan edildiği, gümrüğünce yapılan muayene ve tespit neticesinde eşya tarifesinin 16.09.2024 tarihli 8971 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki sınıflandırma görüşlerinde Bluetooth Kablosuz Kulaklıklara dair yer alan görüş çerçevesinde eşya GTİP nin 8518.30.00.90.00 olarak tespit olunup tarife değişikliğine gidilerek Gümrük Kanununun 234/1 maddesi hükmünce işlem yapılıp davacı ithalatçı firma hakkında cezai işlem uygulanarak 24341200CK011424 sayılı Ceza Kararı ile toplamda 1.420.581,60.-TL lik cezai müeyyide uygulandığı, cezai müeyyideye sebep olan yanlış GTİP beyanının, eşyanın 8971/16.09.2024 sayı ve tarihli Cumhurbaşkanı Kararı yayın tarihinden önce Türkiye'ye gelerek Antrepoya alınması, Türkiye'ye geldiği ve antrepoya alındığı tarihte yürürlükte olan mevzuata göre eşya GTİP nun 8517.62.00.90.00 olup bu GTİP den Antrepo Beyannamesi verilerek antrepoya alınması, davalının da bu hususu başlamış işlem olarak değerlendirip bu konudaki dosyasına sunduğu yargı kararlarını emsal alarak olayı başlamış işlem statüsünde değerlendirmesi hususunun Mahkemece değerlendirilmesinin uygun olacağı, üçüncü aşama ise Ceza Kararının düzenlenmesinden sonra Ceza Kararına karşı itiraz ve konunun yargı mercilerine taşınması veya uzlaşmaya gidilmesi hususudur ki davalı firmanın davacı firmaya bu seçenekleri sunduğu, olayın Adli mercilere intikali halinde davanın kazanılabileceği konularında bilgilendirdiği, ancak davacı firmanın uzlaşma yoluna gidileceğini bildirmesi üzerine davalı Gümrük Müşavirliği firmasınca uzlaşma talebinde bulunulduğu, bu arada davacı tarafından davalının vekaletten azledildiğinden dolayı bundan sonraki sürecin davacı tarafından takip edilip uzlaşma toplantısına davacı firma yetkilisi ...... 'nın katılarak uzlaşmaya gidildiği ve toplam 560.000.-TL üzerinde uzlaşıldığı, ve bu tutarın davacı tarafından ödendiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesidir. Vekil, vekalet görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. -Borçlar Kanununun temsil ve vekâlet aktini düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar. -6098 s. Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. maddesinde (818 s. Borçlar Kanununun 390.) maddesinde aynen; "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. - Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir. (TBK'nin 504/1.maddesi). Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur. Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu göz ardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin son fıkrası uyarınca sorumlu olur. Bu sorumluluk BK'de daha hafif olan işçinin sorumluluğuna kıyasen belirlenirken, TBK'de benzer alanda iş ve hizmetleri üslenen basiretli bir vekilinin sorumluluğu esas alınarak daha da ağırlaştırılmıştır. -Vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 506/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 508/1). Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler öncelikle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır. -Yukarıda açıklamalar, gümrük kayıtları ve alınan raporlar doğrultusunda Mahkememizce yapılan incelemede; davacı tarafa ait ihraç ülkesinden gemi ile gelen emtiaların, Ambarlı Gümrük Limanı'na geldiği, buradan Transit Refakat Belgesi ile Erenköy Gümrük Müdürlüğü'ne sevk edilerek Erenköy Gümrük Müdürlüğünce tescilli ...... tescil sayı ve tarihli Antrepo Beyannamesi ile Erenköy Gümrük Müdürlüğü'nün denetimindeki Astek Antrepoya alındığı görülmektedir. -Yine bu süreçteki iş ve işlemlerin vekalet ilişkisi kapsamında davalı yanca yürütüldüğü görülmektedir. Yine alınan raporda da belirtildiği üzere bu süreçte işlemlerin mevzuata uygun olarak tekemmül ettiği, mevzuata uygun olarak ..... GTİP olarak beyanda bulunulduğu, Gümrük Müdürlüğü tarafından işlemlerin uygun bulunduğu sabittir. -Bu aşamadan sonra dava konusu eşyanın Antrepo'ya alınma işlemleri sırasında, eşyanın tarifesinin 32665/17.09.2024 sayı ve tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 8971/16.09.2024 sayı ve tarihli Cumhurbaşkanı Karar ile yeniden tanımlandığı, tarife değişikliğinin ve bu kapsamda yapılan işlemlerin bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere davalı tarafça davacı yana bildirildiği görülmektedir. -Akabinde Gümrük Müdürlüğü tarafından davaya konu ithal eşyanın tarifesinin davalı tarafça 8518.30 GTİP olarak beyan edilmesi gerekirken daha az vergi yükü olan 8517.62.00.90.00 olarak beyan edildiği, 16.09.2024 tarihli karar uyarınca Gümrük Kanunu'nun 234/1. Maddesi uyarınca cezai işlem uygunlanması gerektiği gerekçesiyle davalı aleyhine ceza tahakkuk ettirildiği, iş bu ceza yönünden davalı tarafça uzlaşma talebinde bulunulduğu ve uzlaşma kapsamında cezanın neticeten 560.000,00 TL olarak ödendiği görülmektedir. -Yine bu süreçte davalı ile davacı arasındaki yazışmalarda yargı yolu ve uzlaşma seçenekleri hakkında davalı tarafın davacı yanı bilgilendirdiği, adli mercilere başvurulması halinde davanın kazanılacağı hususunda bilgilendirme yapıldığı görülmektedir. Ancak yukarıda belirtildiği şekilde davacı tarafça yargı yoluna başvurulmadığı, ilgili ceza hakkında dava açılmadığı ve uzlaşma yoluyla ceza tutarının ödendiği görülmektedir. -Bu kapsamda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; her ne kadar davacı tarafça davalı tarafın vekalet ilişkisi kapsamında sorumluluklarını yerine getirmediği ve cezai yaptırıma sebep olduğu iddiasıyla iş bu dava ikame edilmiş ise de; taraflar arasındaki yazışmalar ve gümrük kayıtlarıyla sabit olduğu üzere davalı tarafından davacı yanın tüm süreçler hakkında eksiksiz bilgilendirildiği, emtiaların sevk ve denetimlerde gümrük mevzuatına uygun olarak tekemmül ettirildiği, beyanlarda herhangi bir eksikliğin bulunmadığı, idare tarafından tahakkuk ettirilen ceza işleminin Resmi Gazetede yayımlanan 8971/16.09.2024 sayı ve tarihli Cumhurbaşkanı Kararına ve sonrasında düzenlenen görüşlere dayandığı, davalı tarafın bu hususları vekil sıfatıyla öngörmesinin mümkün olmadığı, düzenlenen ceza hakkında yargı yoluna başvurulması gerektiği hususunun davalı tarafından davacı yana hatırladığı ancak davacı tarafından yargı yoluna başvurulmadığı, yargılama süreçlerinin uzun ve meşakkatli olmasının davalı yanın kusuru olmadığı, yine emsal kararlarda benzer hususlarda yer verilen cezaların iptaline karar verildiği görülmektedir.( İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Vergi Dava Dairesi’nin 2023/438 Esas - 2023/5372 Karar sayılı ilamı) -Açıklanan nedenlerle davalı tarafın taraflar arasındaki vekalet ilişkisi kapsamında edimlerini özen ve sadakatle ifa ettiği, davacı yana gerekli bilgilendirmeleri yaptığı, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken tüm davranışları sergilediği, uzlaşma kapsamında ödenen ceza tutarından bir sorumluluğunun bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiş, bu doğrultuda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, (Bilirkişi ....... 'e takdir edilen toplam 10.000,00 TL bilirkişi ücreti sistem hatası nedeniyle ödenemediğinden, ilgili bilirkişiye ödeme yapıldıktan sonra bakiye kalan miktarın iadesi kaydıyla) Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/06/2025 Katip ...... e-imzalıdır Hakim ...... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1129, K. 2025/567, T. 20.06.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1129-e-2025-567-k-b1120a655e21