İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/111 E. 2024/896 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/111
Karar No
2024/896
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/111 Esas KARAR NO : 2024/896 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri ilamsız icra takibinde borca itiraz etmiş ve takibin durdurulmasını istemiş olduğunu, borçlunun itirazlarının haksız olup, borçlunun itirazında kötü niyetli olduğunu, davalı ile müvekkili arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturaya konu borcun 25.07.2023 tarihli davalıca ödenmesi gerekirken bugüne kadar taraflarına herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, bunun üzerine davalı hakkında Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 172.632,00 TL asıl alacak ve 5.491,12 TL işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapılmış, davalının 13.12.2023 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurmuş olduğunu, davalının, icra takip dosyasına sundukları faturadan dolayı borçlu bulunduğunu, davalının, itirazında söz konusu alacak için "Ancak müvekkilin alacaklıya herhangibir borcu bulunmamaktadır." beyanıyla borca itiraz etmiş, ancak icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmemiş ve ödeme belgesi de sunmamış olduğunu, davalı şirket vekili itiraz dilekçesinde, müvekkili alacaklı şirkete herhangi bir borçları olmadığını belirtmiş ve alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz etmiş, ancak yapılan bu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin, borçlu şirketin haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olduğunu, itiraz üzerine dava şartı olması nedeniyle taraflarınca arabulucuya başvurulmuş ancak karşı tarafın arabuluculuk görüşmelerine katılmamış olduğunu, piyasanın içinde bulunduğu sıkıntılı ekonomik durum ve davalının kötü niyetli olarak mal kaçırma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle; davanın sonuçsuz kalmaması, tahsil kabiliyetini yitirmemesi ve müvekkili şirketin daha fazla mağdur olmaması için davalının taşınır, taşınmaz mallarıyla bankalardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ TEDBİR konulmasını talep ediyor olduklarını beyanla; fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, uygun görülecek teminat karşılığında ekli listede yer alan taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı dosyası üzerinden devamına, borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle herhangi bir hak kaybına uğramamak adına zamanaşımı itirazları bulunduğunu, bunun dışında huzurdaki davaya konu icra takibine dayanak gösterilen fatura içeriğine itiraz ettiklerini kabul etmediklerini bildiriyor olduklarını, davacı taraf her ne kadar icra takibine dayanak gösterilen faturaya itiraz edilmediğini beyan etmiş ise de faturaya sözlü olarak itirazda bulunulmuş olduğunu, bilindiğini üzere faturaya itiraz, TTK m.18/3’te belirtilen durumlara ilişkin olmadığından hiçbir şekilde belirtilen özel şekillerin kullanılması suretiyle faturaya itiraz edilmesinin zorunlu olmadığını, zira, kanunun faturaya itirazı özel bir şekle tabi tutmamış olduğunu, işbu sebeple fatura içeriğinin doğruluğunu ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, mahkememizin aksi kanaatte olması ihtimaline binaen, faturanın içeriğine itiraz edilmemesi içeriğin kabulü anlamına doğrudan gelmeyecek olup, aksi ispat edilebilir nitelikte olduğunu, bu bakımdan müvekkili şirketin dış cephe kaplama işlerini alt yüklenici olarak üstlendiği ..... Projesi kapsamındaki işlerin görülmesi için davacı taraftan iskele ve ekipmanları kiralanmış olduğunu, işler tamamlandıktan sonra da ilgili davacı firmaya tutanak karşılığı iade edilmiş olduğunu, söz konusu tutanakların bilahare dosyaya ibraz edilecek olduğunu, bu aşamada ilgili şantiyede asıl yüklenici firmanın da davacı taraftan iskele kiralamış, iskele ve ekipmanlarının kiralanması ve işin tamamlanması sonrası kendileri de ilgili ekipmanları davacı tarafa iade etmiş olup, burada bir karışıklık olması ihtimaline binaen bu hususun taraflarınca belirtilmesi gereği doğmuş olduğunu, zira ana yüklenici tarafından dahi olsa, taraflarınca kiralanan iskele ve ekipmanları iade edilmiş durumda olduğunu, işbu sebeple dava dışı üçüncü kişiden ve davacı taraftan da iadeye ilişkin tutanakların celp edilmesi gerektiğini, kaldı ki ilgili şantiyede keşif yapılması halinde tüm iskele ve ekipmanların iade edildiğinin rahatlıkla tespit edilebilecek olduğunu, işbu sebeple fatura içeriği gerçek durumu yansıtmadığından icra takibine yapmış oldukları itirazın haklı bir itiraz olduğunu, kanunun tanıdığı bir hakkın kullanılması, o hakkı kullananın kötüniyetli olduğunu göstermediğini, nitekim delillerinin toplanması akabinde ilgili icra takibine yapmış oldukları itirazın haklılığını da subuta erecek olduğunu, bir an için iskele ve ekipmanlarının iade edilmediği düşünülse dahi; faturaya konu ürünlerin değer tespitinin yapılması için bilirkişi incelemesi yapılması zarureti bulunduğunu, davacı taraf müvekkili şirketin taşınmazları ile ilgili olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinde bulunmuş ise de bu talebin reddi gerektiğini, zira müvekkili şirketin uzun yıllardır alüminyum dış cephe kaplama işi ile iştigal etmekte olup, alanında öncü ve tanınmış firmalardan biri olduğunu ve sermayesinin 79.178.000,00 TL olup, davacı tarafın sermayesinin yaklaşık 70 katından fazla olduğunu, yıllık cirosunun bu rakamın çok çok üstünde olduğunu, 11.06.1996 tarihinden bugüne mevcut bir firma olduğunu, herhangi bir mali acz içerisinde olmadığını, aynı zamanda herhangi bir şekilde adres değiştirme kaçma şüphesi de bulunmadığını, dava sonucunda müvekkili şirketin haksız çıkması halinde, davacı tarafın alacağına kavuşmama ihtimali bulunmadığını, dolayısıyla mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hali mevcut olmadığı için ihtiyati tedbirin koşulları oluşmamış olduğunu, kaldı ki salt faturaya dayalı olarak ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin mümkün olmadığını, işbu sebeple davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini beyanla; öncelikle koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine, davanın tümden reddi ile, alacaklının işbu icra takibin açmakta kötüniyetli davranması hasebiyle %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasında ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı, davalı tarafın savunmasına göre davacı taraftan kiralana iskele ve ekipmanların davacı tarafa teslim edilip edilmediği, takibe konu faturanın kira alacağına veya teslim edilmeyen malların bedellerine ilişkin olup olmadığı hususlarındadır. Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ...... E. sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 172.632,00 T fatura, 5.491,12 TL faiz olmak üzere toplam 178.123,12 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği ve takibin durmuş olduğu anlaşıldı. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında ticari ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı, davalı tarafın savunmasına göre davacı taraftan kiralana iskele ve ekipmanların davacı tarafa teslim edilip edilmediği, takibe konu faturanın kira alacağına veya teslim edilmeyen malların bedellerine ilişkin olup olmadığı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 29/07/2024 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ..... 24/08/2024 tarihli raporunda özetle; taraflardan davalı tarafın duruşma salonunda yapılan incelemeye gelmiş ve yerinde inceleme talep etmiş olup davacı tarafın ise incelemeye gelmemiş olduğunu, davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılmış olup, 2023 yılı ticari defterlerinin incelendiğini, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğunun ve lehinde delil niteliği taşıdığının kanaatine varılmış olup, nihai kararın mahkememize ait olduğunu, davalının Ticari defterlerinin incelenmesinin ise davalının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan olan alacağının takip tarihi itibariyle 172.632,47 TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu, başka bir deyişle davacının takipte asıl alacak talebinin 172.632,00 olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre; davacının davalıdan 172.632,47 TL alacaklı olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacı ile davalı BA-BS beyanlarının birbirleri ile mutabık olduklarını, bu beyanların davacının düzenlediği faturalar yününden davacının beyanını desteklemekte olduğunu davacının davalıya 25.07.2023 tarihinde ...... numaralı 172.632,00 TL (KDV DAHİL) tutarında e-fatura düzenleyip gönderdiğinin tespit edilmiş olduğunu, davalının bu faturayı ticari defterlerine kaydetmiş olduğunu, davacı tarafından davalıya teslim edilen iskele malzemelerine ait imzalı fotokopi teslim tutanağı belgelerinin dosyaya sunulmuş olduğunu, ancak davalı tarafından iskele malzemelerinin davacıya iade (teslim) edildiği hususunda herhangi bir evrak veya belgeye dosya kapsamında rastlanmamış olduğunu, davacının davalı ile ilgili alışverişine konu borçların ödeme tarihlerinin yazılı olduğu bir sözleşme sunulmamış olduğunu, yada takip öncesi borçluya çekilmiş herhangi bir ihtarname bulunmadığından takipte işlemiş faiz talep edemeyeceği kanaatine varılmış olup nihai takdirin mahkememize ait olduğunu bildirmiştir. Mahkememiz 30/04/2024 tarihli duruşmasında davacı vekiline takibe konu alacağın kira bedelinden veya teslim edilmeyen malların bedelinden kaynaklanıp kaynamadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin mahiyeti hakkında açıklayıcı beyanda bulunmak üzere HMK md 31 kapsamında 2 haftalık kesin süre verilmesi karar verilmiş olu davacı vekili süresinde sunmuş olduğu beyan dilekçesinde davalı ile aralarındaki ilişkinin ticari ilişkiye dayandığını, söz konusu iskele malzemelerinin davalıya kiralanmış olsa da takibe konu fatura alacağının davalı tarafından iade edilmesi gereken iskele malzemelerinin geri iade edilmemesi üzerine iade edilmeyen mallara ilişkin fatura bedeli olduğunu beyan etmiştir. Dava, faturaya dayalı ilamsız icra takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişki nedeni ile takibe konu faturanın ve faturalara konu hizmetin davalıya verilip verilmediği, faturalar nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş olup davacı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, davalı taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davalı defterlerin lehlerine delil niteliği taşıdığı, takip tarihi itibari ile davacı tarafa 172.632,47 TL borçlu olduğu, tarafların BA-BS kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, BA-BS kayıtlarının uyumlu olması ve davalı tarafın defter ve belgeleri itibari ile davacının davalıdan takibe konu asıl alacak tutarınca alacaklı olması nedeni ile davacı iddiasının ispatlanmış sayılması gerektiği, aksinin veya borç nedeni ile ödeme yapılmış olduğunun davalı tarafından ispatlanması gerektiği, davalının takip öncesi mütemerrit olup olmadığı dosya kapsamı ile sabit olmadığından takipte yer alan işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısemn iptali ile takibin 172.632,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 34.526,40 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacıya tarafa verilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalı tarafın Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE takibin 172.632,00 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 34.526,40 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 11.792,49 TL harçtan peşin alınan 2.151,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.641,21 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.023,90 TL'nin davalıdan, 96,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 2.578,88 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 5.085,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%96,92) ret oranı (%3,08) dikkate alınarak hesaplanan 4.928,38 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 27.621,12 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 5.491,12 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davacı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/09/2024 Katip ..... Hakim .....

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/111, K. 2024/896, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-111-e-2024-896-k-b07447220ffe