İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1060 E. 2025/972 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1060
Karar No
2025/972
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1060 Esas KARAR NO : 2025/972

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 17/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu, Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer almakta ve Özel istihdam bürosu olarak faaliyet göstermekte ve Müvekkili firma davalıdan geçici iş ilişkisi adı altında müvekkili firmada personel istihdam ettirilmiş ve Söz konusu personeller davalının personelleri olup müvekkili firmada çeşitli tarihlerde kısa süreli çalışmış buna istinaden davalı tarafından hizmet faturası kesilmiş ve davalıya ödenmiş olduğunu ve .... Hizmet Merkezi'nden 09/07/2024 tarihinde ''Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Rehberlik ve Grup Başkanlığı tarafından İl Müdürlüğümüze iletilen rapora istinaden, izinsiz olarak geçici iş ilişkisi düzenleyen ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı firmadan hizmet alması nedeniyle 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkındaki Kanunun 20/b maddesi gereğince fiilin işlendiği 2023 yılı esas olmak üzere 119.428,00 TL idari para cezası' gerekçesi ile 119.428,00 TL idari para cezası geldiğini, söz konusu idari para cezasını tebliğ alan müvekkili firmanın davalıya durumu bildirmiş ve ...un aramış olduğu belgenin bir örneğini istemiş ve fakat davalı bu belgeyi müvekkili firmaya sunmadığını, bunun üzerine müvekkili firma herhangi bir hacizle karşılaşmamak için para cezasını indirimli olarak ( %25 eksiği ile 89.571,00 TL ) ödemiş olduğunu ve davalının kusuru nedeniyle ödemiş olduğu parayı davalıya rücu etmek isteyen müvekkili icra takibi başlattığını, fakat davalının haksız ve hukuka aykırı şekilde dosyaya itiraz ettiğini, davalının izinsiz olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin belgeleri davalıdan talep ettiğini fakat davalının bu belgeyi türlü bahanelerle vermemiş müvekkili idari para cezası ödemek durumunda bırakmış olduğunu ve söz konusu kanun maddesi gereği özel istihdam büroları yetki belgesi olmadan hizmet veremeyeceğini, davalının müvekkili firmaya bu şekilde hizmet vermiş ve müvekkili zarara uğratmış ve taraflar arasında herhangi bir yazılı anlaşma olmayıp tamamen sözlü bir anlaşmayla hizmet alınmış ve hizmet faturaları işbu dilekçe ekibinde bulunduğunu ve davalının itirazları haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu ve sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşımakta olduğunu, açıklanan nedenlerle davalı/borçlu olan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini, alacağın likit olduğu göz önüne alındığında, kötü niyetli davalının lehine olmamak üzere %20 oranında icra inkar tazminatının ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı taraf arasında 01.06.2022 Tarih ile 01.01.2024 Tarihleri arasında davacı tarafın şirketinde yapılacak ve davacı tarafından talep edilecek işler için aralıklı sürekli iş ilişkisi kurulmuş ve buna istinaden de taraflarca sözleşme akdedilmiş ve imzalanmış olduğunu, aralıklı sürekli iş ilişkisi; belirli bir süre zarfında devam eden, ancak aralıklı olarak gerçekleşen bir iş ilişkisidir. Müvekkil ve davacı şirket arasında oluşan bu ilişki, aralarında yapılan sözleşme gereğince her iki tarafın da belirlemiş oldukları, belirli aralıklarla, belirli süre boyunca düzenli bir şekilde iş yapması, yapılacak bu işlerin tarafların belirleyeceği tarih aralıklarında yapacakları işleri kapsayacağını, belirtilen tarihler arasında davacı şirkette yapılacak işler için mezkur sözleşmeyi imzaladığını, kendisinden talep edilen tarihlerde davacı şirkete talep edilen hem danışmanlığı hem de hizmetleri ifa ettiğini ve alacaklarının ödendiğini, sözleşme devam ederken davacı şirkete teftişe gidildiğini, davacı tarafın kendi çalışanın taraflar arasında ki sözleşmenin tam olarak içeriğini bilmeden vermiş olduğu doğru olmayan, yapılan işin içeriğinin tam olarak belirtilmediği yahut yanlış olarak anlatıldığı, abesle iştigal beyanları nedeniyle hem davacı şirkete hem de müvekkiline cezai işlem uygulandığını, yukarıda izah edildiği üzere davacı taraf ile davalı müvekkili arasında aralıklı sürekli iş ilişkisi kurulmasına rağmen davacı tarafın çalışanı sanki taraflar arasında geçici süreli iş ilişkisi kurulmuş gibi kabahatli olarak beyan verdiğini bu sebeple de cezai işlem uygulandığını, geçici iş ilişkisi ve aralıklı sürekli iş ilişkisi, hukukta ve doktrinde farklı düzenlemelere ve görüşlere tabi iki ayrı sözleşme türü olduğunu, mübrez cezanın davalı şirket bünyesinde çalışan bir işçi tarafından verilen beyanlar üzerine tanzim olunması ve bu işçinin de hiçbir şekilde müvekkil ve davalı şirketin aralarında tanzim olunan sözleşmenin içeriğinden haberdar olmadan taraf şirketlerin bilgisi dışında beyan vermesi ve olay sebebiyle davacı şirket çalışanı işçinin derhal işten çıkarılarak şu an kendisinin orada çalışmıyor olması aslında davacı şirketin kötü niyetini de tüm perstetiflerde ortaya koyduğunu, tüm bu hususlar TBK gereğince adam çalıştıranın sorumluluğuna bakıldığında davalı tarafın kendi kusuruyla cezanın tanzim olunduğunun ortaya çıkacağını, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için mezkur cezanın müvekkilinin kusuru sebebiyle tanzim olunduğu düşünülse dahi davacı taraf, tanzim olunan cezaya ilişkin olarak tek bir itirazı dahi bulunmadığını, zira burada belki de cezayı düzenleyici kurumun hatası olup usulle yahut esasi ilişkin olarak bir hatanın var olup olmadığını, ceza yazılan tutanaklar usulüne uygun şekilde olup olmadığı, kendi kusurlarının olup olmadığı vs araştırmadan ve değerlendirilmeden direk ödeme yapıp müvekkili şirketten talep etmek mutlak suretle iyi niyetten uzaklaşarak hukuka ve hakkaniyete aykırı hareket ettiğini, keza itiraz edilmesi durumunda yetkisiz kişiden alınan beyanlar üzerine tanzim olunan tutanağın da iptal olacağını, davacının, Kanun’un 17. maddesinin uygulamaları ile ilgili olarak ileri sürdüğü hukuka aykırılık iddialarını reddettiklerini müvekkilinin yasal düzenlemelere ve ilgili yönetmeliklere uygun bir şekilde hareket ettiğini olup, davacının iddia ettiği şekilde bir hak ihlali söz konusu olmadığını, müvekkilinin ofisini taşıması nedeniyle var olan sözleşmelerin bir kısmının ziyan olması ve davacı ile yapılan sözleşmeninde ziyan olan sözleşmeler arasında olması nedeniyle müvekkil ile davacı arasında yapılan sözleşme ibraz edilemediğini, davacı taraf haksız olduklarını bildikleri ve işbu davayı sebepsiz zenginleşme düşüncesiyle açmış oldukları için huzurda görülen davaya vekilleri aralarında yapılmış olan yazılı sözleşmeye bile sunmadıklarını, zira davacı taraf ile şifahi yapılan görüşmelerde müvekkilinin ofisini taşıdığını bu sebeple bir kısım evrakların zayi olduğunu, zayi olan evraklar arasında da taraflar arasında yapılan sözleşmenin de var olduğu belirtilmesi üzerine davacı taraf, haksızlıklarını haklı hale getirebilmek adına gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak tarafların sözlü olarak sözleşme yaptıklarını beyan ettiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile kötüniyetli alacaklının İİK'nun 67/2. maddesi hükmü gereğince takip konusu alacağın yüzde %20 aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile izinsiz olarak geçici iş ilişki düzenleyen borçlu nedeniyle ödenen idari para cezasının rücuen tazmini istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kayıtları celp edilerek incelenmiş, taraf delilleri toplanmıştır. -Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 89.571,00-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "izinsiz olarak geçici iş ilişki düzenleyen borçlu nedeniyle ödenen idari para cezasının rücuen tazmini" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı tarafın özel istihdam bürosu olarak faaliyet gösterdiği, davalıdan geçici iş ilişkisi ile personel istihdam edildiği, bu kapsamda hizmet faturası kesildiği, ancak ... Hizmet Merkezi'nin 09/07/2024 tarihinde "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Rehberlik ve Grup Başkanlığı tarafından İl Müdürlüğümüze iletilen rapora istinaden, izinsiz olarak geçici iş ilişkisi düzenleyen ... İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı firmadan hizmet almanız nedeniyle 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkındaki Kanunun 20/b maddesi gereğince fiilin işlendiği 2023 yılı esas olmak üzere 119.428,00 TL (yüzondokuzbindörtyüzyirmisekizTürkLirası) idari para cezası'' gerekçesi ile 119.428,00 TL idari para cezası kestiğini iddia etmiştir. Davalı ise söz konusu idari para cezasında davalı tarafın kusuru bulunmadığını, itiraz edilmeden davacı tarafça ödeme yapıldığını iddia etmektedir. -Mahkememiz dosyası dava konusu para cezasının tahakkuk ettirilmesinde davalı yanın kast veya ihmalden kaynaklı kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bir iş müfettişi bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen 28/03/2025 tarihli raporda özetle; davacının davalıdan personel hizmeti almış olduğu sabit olduğu ve faturaların leyine delil teşkil etmiş olduğu, davacıya salınan idari para cezasının 4904 Sayılı sayılı Türkiye İş Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunu 20/b bendine göre 119.428,00 TL idari para cezası olduğu ve iş bu idari para cezasında davalının 4904 sayılı yasanın Özel istihdam bürolarının kurulması, faaliyet alanı, geçici iş ilişkisi kurma yetkisinin verilmesi ve denetimi başlıklı Madde 17 – (Değişik: 6/5/2016 – 6715/7 Md.) Aşağıdaki şartlar dâhilinde aracılık faaliyetine izin verileceği maddesinin c) bendi Nitelikli personel çalıştırmaları, f) Kuruma başvurulan tarihte brüt asgari ücret tutarının yirmi katına denk gelen miktarda teminat vermeleri, Başvuru tarihinden önceki iki yıl süresince kesintisiz faaliyet gösteren Kuruma kayıtlı özel istihdam bürolarına; ise b) Geçici iş ilişkisi kurma yetkisi almak üzere Kuruma başvurulan tarihte brüt asgari ücret tutarının iki yüz katına denk gelen miktarda teminat verilmiş olması, şartlarını sağlamadığı ve istihdam piyasasını bozmuş olduğu ve tam kusurlu olduğu nedenleri ile davacıya salınan idari para cezasından sorumlu olacağı değerlendirilmiş olup, Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası kapsamındaki alacağın 13.09.2024 tarihi temerrüt tarihi olmak üzere davacının ödemesi kapsamındaki talep etmiş olduğu faizi ile icra inkar tazminatını talebinin takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere takibe konu edilen 89.571,00 TL ödemesinin 17.07.2024 tarihli temerrüt tarihi olmak üzere kaldığı yerden devam etmesi gerektiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası daha önce rapor veren bilirkişiye tevdi tevdi edilerek tarafların hukuki nitelikte olmayan itirazlarının irdelenerek ek rapor düzenlenmesi istenmiş, düzenlenen 18/08/2025 tarihli raporda özetle; davalının 4904 sayılı Kanun'un 20/1-a fıkrası uyarınca izinsiz olarak faaliyetini sürdürmüş olması nedenleri ile kusurlu olduğu, mezkûr cezanın davacı çalışanın kusuru sebebiyle tanzim olunduğu ve davacı taraf, tanzim olunan cezaya ilişkin olarak itirazı bulunmadığı ve cezayı düzenleyici kurumun da usulen ve esasen ikinci cevap verme hakkını gözetmeden, şirketin sorumlularında evrak isteme süresine riayet etmeden Ceza yazılan tutanaklar usulüne uygun şekilde olmadığı gibi davacının ödeme yaparak davalı şirketten talep etmiş olduğu, davacı, 4904 sayılı Kanun'un 17. maddesinin uygulanması nedeniyle bir hakkın ihlali olduğunu iddiası kapsamında; Taraflar arasında yapılan sözleşmede belirttiği üzere cezanın düzenlendiği geçici iş ilişkisi sözleşmesi değil aralıklı sürekli iş ilişkisi olduğu ve sözleşme içerisinde davacının mezkûr cezadan sorumlu tutulabilmesi için üçüncü kişi kurum ve kuruluşlardan gelecek olan yaptırımlar için iç hukuk yollarının tamamının tüketileceği maddesi olup olmadığı ve sözleşmede bu konuda bir hüküm olduğunu ispat yükünün davacıda olduğu ve davacı tarafın cezaya bir itirazının bulmadığı ve araştırmadan kendi kusurlarıyla ödemiş oldukları ceza bedelini, davacıdan istemesinin kendi kusurundan kaynaklı olduğuna, 4904 Sayılı sayılı Türkiye İş Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunu 20/b bendine göre 119.428,00 TL idari para cezası olduğu ve iş bu idari para cezasında davalının 4904 sayılı yasanın Özel istihdam bürolarının kurulması, faaliyet alanı, geçici iş ilişkisi kurma yetkisinin verilmesi ve denetimi başlıklı Madde 17 - (Değişik: 6/5/2016 - 6715/7 Md.) Aşağıdaki şartlar dâhilinde aracılık faaliyetine izin verileceği maddesinin c) bendi Nitelikli personel çalıştırmaları, Kuruma başvurulan tarihte brüt asgari ücret tutarının yirmi katina denk gelen miktarda teminat vermeleri, Başvuru tarihinden önceki iki yıl süresince kesintisiz faaliyet gösteren Kuruma kayıtlı özel istihdam bürolarına; ise b) Geçici iş ilişkisi kurma yetkisi almak üzere Kuruma başvurulan tarihte brüt asgari ücret tutarının iki yüz katina denk gelen miktarda teminat verilmiş olması, şartlarını sağlamadığı ve istihdam piyasasını bozmuş olduğu ve tam kusurlu olduğu nedenleri ile davacıya salınan idari para cezasından sorumlu olacağı değerlendirilmiş olup, Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası kapsamındaki alacağın 13.09.2024 tarihi temerrüt tarihi olmak üzere davacının ödemesi kapsamındaki talep etmiş olduğu faizi ile icra inkar tazminatinı talebinin takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere takibe konu edilen 89.571,00 TL ödemesinin 17.07.2024 tarihli temerrüt tarihi olmak üzere kaldığı yerden devam etmesi gerektiği, mahkemenin aksi kanaate olması halinde Davacı, 4904 sayılı Kanun'un 17. maddesinin uygulanması nedeniyle bir hakkın ihlali olduğunu iddiası kapsamında; taraflar arasında yapılan sözleşmede belirttiği üzere cezanın düzenlendiği geçici iş ilişkisi sözleşmesi değil aralıklı sürekli iş ilişkisi olduğu ve sözleşme içerisinde davacının mezkûr cezadan sorumlu tutulabilmesi için üçüncü kişi kurum ve kuruluşlardan gelecek olan yaptırımlar için iç hukuk yollarının tamamının tüketileceği maddesi olup olmadığı ve sözleşmede bu konuda bir hüküm olduğunu ispat yükünün davacıda olduğu ve Davacı tarafın cezaya bir itirazının bulmadığı ve araştırmadan kendi kusurlarıyla ödemiş oldukları ceza bedelini, davacıdan istemesinin kendi kusurundan kaynaklı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davalı taraf ile davacı arasında geçici iş ilişkisi altında ticari ilişkinin bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafın bir kısım personeli davalı aracılığı ile istihdam ettiği ihtilafsızdır. Yine alınan bilirkişi raporlarında da yer verildiği üzere davaku tarafın izinsiz olarak geçici iş ilişkisi düzenlenmesi nedeniyle yapılan denetimlerde davacı adına kurum tarafından ceza tahakkuk ettirildiği ve bu kapsamda düzenlenen cezanın davacı tarafça yasal yollara başvurulmadan ya da itiraz gerekçesi bildirilmeden indirimli olarak 89.571,00 TL üzerinden ödendiği de sabittir. -Bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacıya tahakkuk ettirilen cezanın dayanağının 4904 Sayılı sayılı Türkiye İş Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunu 20/b bendine göre 119.428,00 TL idari para cezası olduğu ve iş bu idari para cezasında davalının 4904 sayılı yasanın Özel istihdam bürolarının kurulması, faaliyet alanı, geçici iş ilişkisi kurma yetkisinin verilmesi ve denetimi başlıklı Madde 17 - (Değişik: 6/5/2016 - 6715/7 Md.) Aşağıdaki şartlar dâhilinde aracılık faaliyetine izin verileceği maddesinin c) bendi Nitelikli personel çalıştırmaları, f) Kuruma başvurulan tarihte brüt asgari ücret tutarının yirmi katina denk gelen miktarda teminat vermeleri, Başvuru tarihinden önceki iki yıl süresince kesintisiz faaliyet gösteren Kuruma kayıtlı özel istihdam bürolarına; ise b) Geçici iş ilişkisi kurma yetkisi almak üzere Kuruma başvurulan tarihte brüt asgari ücret tutarının iki yüz katina denk gelen miktarda teminat verilmiş olması, şartlarını sağlamadığı ve istihdam piyasasını bozmuş olduğu, davacı adına tahakkuk ettirilen cezanın davalının izinsiz faaliyet göstermesi, iş teftiş raporunda tespit edilmiş olduğu üzere davalının izinsiz olarak işçi istihdam etmiş olması 4904 sayılı Kanun'un 20/1-a fıkrası kapsamında düzenlendiği de sabittir. -Bu haliyle Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı ile davalının ticari ilişkisi kapsamında davacı davalı aracılığı ile personel istihdam ettiği, işbu ilişki kapsamında davacı adına kurum tarafından ceza tahakkuk ettirildiği, cezanın asıl dayanağının davalının izinsiz faaliyetlerde bulunması olduğu, davalının işbu eylemleri nedeniyle alınan bilirkişi raporu ve teftiş raporları nazara alındığında asli kusurlu olduğu ancak davacı tarafın itiraz ve yasa yollarını tüketmeden cezayı ödeyerek ve bu konuda davalıya herhangi bir bildirimde bulunmayarak tali kusurlu davranışlarda bulunduğu, yine davacı tarafın işbu istihdam ve iş ilişkisini kurduğu aşamada denetim ve gözetim yükümlülüğü nazara alındığında tali kusurunun bulunduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Her ne kadar taraflar arasında yazılı bir sözleşme taraflar arasında ibraz edilmemiş ise de taraflar arasındaki ticari ilişkinin her iki tarafın da kabulünde olduğu, taraflarca aksi yönde bir belge ibraz edilmediğinden tefriş raporunda yer alan tespitlerinde yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, aksi yöndeki taraf iddiaları yerinde görülmemiştir. -İşbu kabuller doğrultusunda davacı tarafın yukarıda yer verilen kusurları kapsamında ödediği bedelden %20 indirim yapılması gerektiği, cezanın tahakkuk ettirilmesinde asli kusurlu bulunan davalı tarafın cezanın %80'inden sorumlu olması gerektiği kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne, alacak miktarı ile tarafların kusur durumları Mahkememizce belirlendiğinden likit ve belirlenebilir olmayan alacak yönünden icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 71.656,80 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz üzerinden devam olunmasına, -Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.894,88-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.559,86-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.335,02- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.559,86-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 427,60 TL başvurma harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 417,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 10.845,10-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%80,00) göre hesap edilen 8.676,08-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 4.000,00 TL bilirkişi ücretine ilişkin yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%20,00) göre hesap edilen 800,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 17.914,20-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.600,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%80) göre hesap edilen 2.880,00-TL'sinin davalıdan, 720,00-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/10/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1060, K. 2025/972, T. 17.10.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1060-e-2025-972-k-ba43c39ad6d1