İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/821 E. 2024/926 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/821
- Karar No
- 2024/926
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/821 Esas KARAR NO : 2024/926 DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 23/08/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 18.12.2022 tarihinde ... plakalı aracın müvekkil yana ait ... plakalı araca çarparak hasara uğramasına sebebiyet vermiş olduğunu, bu kazanın oluşumunda ... plakalı aracın asli ve tam kusurlu olduğunu, bu kaza sonucu müvekkilinin aracında meydana gelen hasar için kusurlu ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'nin 50.000,00TL hasar ödemesini rücuen ... plakalı aracın kasko sigortacısı olan .... Sigorta A.Ş'ye ödeme yaparak kaza tarihindeki ZMMS limitlerini tüketmiş olduğunu, ZMMS poliçe limitlerinin dolması nedeniyle kusurlu aracın kasko poliçesi kapsamında İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasına başvuru zarureti hasıl olduğunu, ... plakalı aracın ... poliçe numarası ile .... Sigorta A.Ş tarafından kasko sigortalı bulunduğunu, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Sigorta Teminatının Kapsamı üst başlıklı bölüm madde 1'de "Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin eder." denildiğini, somut olayda vuku bulan zararın davalı tarafın trafik sigortası poliçesinin üst sınırını aşan kısmı için yukarıda alıntılanan Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Sigorta Teminatının Kapsamı üst başlıklı bölüm madde 1 hükmü uyarınca davalı tarafın kaskosunun mesuliyetinde olduğunun tespit edilmiş olduğunu, kaza sebebiyle müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesinin ihtiyari mali sorumluluk teminatı kapsamında tazmin edilmesi gerektiğini, taraflarınca davalı ... Sigorta AŞ’ye 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 13 üncü fıkrası uyarınca 02.04.2023 tarihinde başvuru yapılmış olup, değer kaybı bedelinin hesap numarasına yatırılmasını bildirmiş olmalarına rağmen davalı sigorta şirketi tarafından 15 iş günü içinde herhangi bir cevap verilmediği gibi müvekkiline bir ödeme de yapılmamış olduğunu, .... Sigorta A.Ş. ile yapılan arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu beyanla; taraflar arasındaki değer kaybı bedeline ilişkin uyuşmazlık sebebi ile talep edebilecekleri miktarın bilirkişi marifeti ile tespit edilmesinden sonra artırılmak üzere, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak olarak, şimdilik; 100,00 TL değer kaybı bedelinin muhatap şirketin temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, baro pulu bedeli, vekalet harcı ile her türlü başvuru, yargılama gideri, bilirkişi ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin Sarıyer/ İSTANBUL olduğunu, bu sebeple yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davanın görevsiz mahkemede açılmış olduğunu, zira bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılabilmesi için tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili husustan doğan bir hukuk davası olması gerektiğini, davacı tarafın aracının ticari değil, hususi bir araç olduğunu, bu kapsamda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, işbu davanın hasar onarım bedeli ve değer kaybının tazminine ilişkin bir dava olduğunu, araçta oluşan hasar bedelinin belirlenebilir bir bedel olduğunu, buna rağmen işbu davayı belirsiz alacak davası olarak açmış olduğunu, bu sebeple davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında HMK107. madde uyarınca hukuki yarar bulunmadığını, HMK 107. madde de açıkça talep konusunun belirli veya belirlenebilir olmasının belirsiz alacak davası açmaya engel teşkil edeceğinin düzenlemiş olduğunu, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, KTK 97. ve TTK M.1427 maddeleri uyarınca müvekkili sigorta şirketine başvuruda bulunurken birlikte verilmesi gereken belgeler mevcut olduğunu, bu belgelerden birinin eksik olması halinde başvuru yapılmış olsa dahi geçersiz bir başvuru sayılacak olduğunu, somut olayda davacınnı müvekkili şirkete başvuruda dahi bulunmamış olduğunu, ancak sigorta şirketine başvurunun bilindiği üzere seçimlik bir hak değil kanuni bir zorunluluk olduğunu, ancak davacı tarafından kanuni bir zorunluluk olan sigorta şirketine başvuru zorunluluğu yerine getirilmemiş olduğunu, henüz muaccel olmayan bir borç için işbu davanın ikame edilmesinin hukuka aykırı olup davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe tanzim tarihi olan 08.07.2022 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, öncelikle Genel Şartlarda yer alan hesapla kriterlerinin geçerli olduğunu ve raporun bu esaslara göre oluşturulması gerektiğini belirtmekle birlikte aksi kanaatte olunması halinde dahi kararın Resmi Gazetede yayımlandığı 09.10.2020 tarihinden sonra meydana gelen kazalar için geçerli olabileceğinin değerlendirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere bilirkişi hesaplamasının ZMMS Genel Şartlar değer kaybı hesaplama formülü dikkate alınarak yapılması gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında kaza sonrası araçta meydana gelen değer kaybı hesaplaması için, belirli ve açık bir formül öngörmüş olmakla sigorta şirketinden yapılacak olan taleplerin bu formüle uygun olması gerektiğini, kaza sonrası araçta meydana gelen değer kaybı hesaplamalarının Trafik Sigortası Genel Şartları’nda düzenlenen usul ve esaslardan biri olan “Değer Kaybı Hesaplaması Formülüne” göre hesaplanması gerektiğini, bu formüle göre 165,000 km ve üstü olan araçlar değer kaybı kapsamına girmemekte ayrıca kaza sonrası araçta ve plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı ile ilgili yapılan onarımların değer kaybı kapsamına alınmamakta olduğunu, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketten poliçe limitini aşan veya sigortalısının kusuru ile paralel olmayan bir bedel istenemeyeceğini, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasar bedelini ödeyerek borcunu ifa etmiş sayıldığını, sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu kadar riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp ödeme yapılması gerektiğini, hasarın öğrenilmesi akabinde müvekkili şirketçe davacı taraf aracında meydana gelen değer kaybı için ... Sigortadan 43.249 TL ödeme alındığının tespit edilmiş, yapılan hesaplama neticesinde oluşan değer kaybı 43.105 olduğundan ek ödeme yapılmamış olduğunu, müvekkili şirketin üzerine düşen sorumluluğu ifa etmesine rağmen işbu haksız ve mesnetsiz davanın ikame edilmesinin sebebinin haksız kazanç sağlamak olduğunu, müvekkili şirketin, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, ancak kusurun gerçeğe en yakın şekilde tespit edilebilmesi bakımından hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, bahse konu merciilerden oluşacak bir heyet tarafından ifade tutanakları, ceza dosyası, olay yeri görüntüleri, kaza görüntüleri, kazayı anlatan kroki, kazanın meydana geldiği bölge vb. belgeler incelenip birlikte değerlendirilerek kusur tespitinin yapılmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu, zira böyle bir değerlendirme yapılmadan kusur belirlenmesinin gerçeği yansıtmaktan uzak kalacak ve hukuki hakların zedelenmesine sebebiyet verecek olduğunu, müvekkili şirketin, Karayolları Trafik Kanunu 91.maddesi uyarınca ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası uyarınca, sigortalının kusuru ile meydana gelen zararlarda zararı gidermekte sigortalısının kusuru oranında sorumluluğu mevcut olduğunu, bu durum göz önünde bulundurulduğunda müvekkili şirketin fazla ödeme yapmaması bakımından yukarıda açıkladıkları şekilde kusur değerlendirilmesi yapılmadan talepte bulunulmasının hukuka ve hakkaniyete uygun düşmeyeceğini, işbu sebeple yetkili merci tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ediyor olduklarını, taraflarına ikame edilen haksız ve mesnetsiz davayı kabul etmemek kaydıyla müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun sınırlı olduğunu, hükmedilmesi gereken faizin davacının talep ettiği avans faizi değil yasal faiz olduğunu, nitekim Yargıtay içtihadının da bu şekilde olduğunu, yukarıda arz ve izah edildiği üzere davacı tarafın, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm mali sorumluluklarını yerine getirmesine rağmen işbu davayı ikame ederken kötüniyetli olduğunu, davacının amacının haksız kazanç sağlamak ve müvekkilini zarara uğratmak olduğunu, müvekkili şirketin hukuki sorumluluğunu ifa etmiş olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın öncelikle görevsizlik itirazlarının kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, mahkememiz aksi kanaatte ise yetki itirazlarının kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, mahkememiz yine aksi kanaatte ise usule yönelik cevaplarının dikkate alınarak usulden reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise esasa yönelik cevapları dikkate alınarak esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasına bağlı değer kaybı istemine ilişkin olup, davacı tarafın kazada asli kusurlu olduğu iddia olunan aracın kasko sigortası davalıdan kaza nedeni ile oluşan değer kaybı talebinde bulunduğu, uyuşmazlık; meydana gelen kazada tarafların kusur durumları ile davacı tarafa ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, meydana gelen değer kaybının kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, değer kaybı meydana gelmiş ise miktarının tespiti ile davalı tarafın sorumlu olduğu net miktara ilişkindir. Davalı vekilince yetki itirazında bulunulmuş ise de HMK md. 16 hükmü gereğince zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olduğundan ve davacı tarafın adresi itibariyle mahkememiz yetkili olduğundan yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, davacı tarafın kazada asli kusurlu olduğu iddia olunan aracın kasko sigortası davalıdan kaza nedeni ile oluşan değer kaybı talebinde bulunduğu, uyuşmazlığın meydana gelen kazada tarafların kusur durumları ile davacı tarafa ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, meydana gelen değer kaybının kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, değer kaybı meydana gelmiş ise miktarının tespiti ile davalı tarafın sorumlu olduğu net miktarın tespiti için dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, Makine Yüksek Mühendisi bilirkişi ...., Adli Trafik Uzmanı bilirkişi ... ve Sigorta Uzmanı bilirkişi Mütteki .... 23/02/2024 tarihli raporlarında özetle; bu kazanın oluşumunda ... plaka sayılı otomobil sürücüsü, ...’ nın dikkatsiz, kontrolsüz, dalgınlık gibi nedenler ile bu kazanın meydana geldiğini, bu nedenle kazanın oluşumunda önceden teknik olarak belirlenmiş 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu TRAFİK İŞARET VE KURALLARINA UYMA ZORUNLULUĞU madde 47/ d ile aynı Kanuna bağlı Yönetmeliğin madde 95/d bendinde açıklanan; “Araç ve Hayvan sürücüleri ile Yayalar Yolu kullanırken; Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olarak Karayolları Trafik Kanununda ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk ve yükümlülüklere uymak zorundadırlar.’’ kuralını ihlal ile, 2918 SAYILI KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU TRAFİK KAZALARINDA SÜRÜCÜ KUSURLARININ TESPİTİ VE ASLİ KUSUR SAYILAN HALLER MADDE 84/ J ile aynı kanuna bağlı YÖNETMELİK MADDE 157/ 10 bendinde açıklanan, madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; manevraları düzenleyen genel şartlara uymama hallerinde asli kusurlu sayıldıklarını, kurallarını ihlal etmiş olduğunu, BİRİNCİ DERECEDE ASLİ KUSURLU OLDUĞUNU, oransal olarak (% 100 YÜZDE YÜZ) KUSURLU OLDUĞUNU, bu kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ....'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile aynı kanuna bağlı Yönetmelikte belirtilen Madde, Kural ihlali görülmediğinden KUSURSUZ OLDUĞUNU, kazada meydana gelen hasarın onarımı yapılmış olmasına rağmen ... plakalı aracın teknik yönden asla kazasız eski haline dönüşemeyeceğini ve ayrıca daha önceki bir adet kazası ve bu kazadaki kaporta ve mekanik hasarların kapsamı dikkate alınarak hasar görmüş haliyle aracın kazadan önce hasarsız piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki farktan doğan kazanın meydana geldiği 18/12/2022 tarihi itibarıyla araç değer kaybının 20.000,00TL olarak hesaplandığını, davalı .... Sigorta AŞ’nin dava tarihi itibarıyla Kasko poliçesindeki bakiye teminat limiti dahilindeki 20.000,00TL değer kaybından sorumlu olacağı sonuç ve görüşlerine ulaşıldığını bildirmişlerdir. Davacının talebi trafik kazası nedeni ile adına kayıtlı araçta meydana gelen değer kaybının zarara sebebiyet verdiği iddia olunan aracın kasko sigortacısı davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafın aracında oluşan değer kaybının tespiti noktasında bilirkişi heyetinde yer alan makine bilirkişisi tarafından kazadan kaynaklı olarak talep edilebilecek değer kaybının 20.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Ne var ki zarara sebebiyet verdiği iddia olunan ... plaka sayılı aracın ZMMS sigortası olan .... sigorta tarafından davacı tarafa 43.249,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna göre davacının talep edebileceği bakiye değer kaybının bulunmadığı, gerçek zarar ilkesi gereğince talep edilebilecek zarar ödemesinin ancak gerçekleşen zarar kadar olabileceği, davacının meydana gelen kaza nedeni ile talep edebileceği değer kaybı ödemesinin bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE; 1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen edilen 100,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/09/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸