İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/374 E. 2023/1126 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/374
Karar No
2023/1126
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/374 Esas KARAR NO : 2023/1126 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 17/04/2023 KARAR TARİHİ : 03/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/11/2023 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... İnşaat Taahhüt ve Tic. Ltd. Şti.'nin inşa etmiş olduğu ... projesinden 2 adet daire satın almış olduğunu, A4 Blok - 49 nolu bağımsız bölümün ile C Blok - 120 numaralı bağımsız bölüm maliki olduğunu, müvekkilinin sözleşmelerden kaynaklı edimlerini ifa ettiğini ve satış bedellerinin tamamını süresinde taksitler halinde ödediğini, ancak satıcının edimini sözleşmede yer alan şekilde ifa etmediğini, her ne kadar resmiyette müvekkilinin tapusu kendisine verilmişse de aslında fiili olarak gerçek bir teslim bulunmadığını, tapu tesliminin yapıldığını ancak anahtar teslim edilmediğini ve sürekli müvekkilini oyalamak suretiyle inşattı tamamlayıp anahtar teslim edileceğinin söylendiğini, müvekkilinin dairelerinin bulunduğu ... Sitesi, müflis şirket sahiplerince adeta çetelere teslim edildiğini, müvekkilinin yerlerine giremediği gibi kiraya dahi veremediğini, sitede hukuka aykırı şekilde yönetim adı altında kat maliklerinden yüksek paralar talep edildiğini, istenen bedeller ödenmediğinde ise kişilerin elektirk ve suları kesilerek dairelerinin kullanımına izin verilmediğini, davacı olarak yine bir kısım müvekkillerin yönetime karşı davala açtığını, davaların "Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas" sayılı dosyasında birleşmiş ve karara çıkmış olduğunu, yine vekil olarak davaların takibinin yapıldığını, davaların lehlerine sonuçlandığını ve yönetimin iptal edildiğini, ilgili kişilerin fiilen yönetimi bırakmayıp mahkeme kararına aykırı olarak yönetime devam etmeleri nedeniyle yine bir kısım müvekkilleri tarafından yönetici tayin davası açıldığını, Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından açılan davada 23.02.2022 tarihinde karar verildiğini ve siteye yönetici olarak ...'nun atandığını, ancak haksız yönetimlerini bırakmak istemeyen bu kişilerim yine mahkeme kararını yok saydıklarını ve direnmeye karar verdiklerini, atanan yöneticinin siteden içeri dahi alınmadığını, tehdit edildiğini, büyük bir göz dağı verildiğini, ilerleyen süreçte Mahkeme tarafından atanan yöneticinin istifa ettiğini, istifaya gerekçe olarak can güvenliğinin olmadığını beyan ettiğini, bunun üzerine sayın mahkemenin gerekli araştırmaları yaparak bu süreçte aktif bir direnç gösterip, hemen pes etmeyecek olan çok değerli Av. ...'i yönetici olarak siteye atadığını, Av. ..., 23.05.2022 tarihli ek karar ile yönetici olarak atanması ile beraber hemen görevine başlamış ve işte bu tarihten sonra müvekkillerim dairelerine girebildiklerini, 23.05.2022 tarihine kadar müvekkilin tapulu yerlerine girmesine engel olan kişi müflis şirket yetkilisi ...ün olduğunu, müflis şirket yetkilisinin sitelere kat maliklerinin girilmesine fiilen engel olduğu ve aslında edimini ifadan kasıtlı olarak kaçındığını, bu hususta bir çok suç duyurusu yapılmış ve sitede büyük operasyonlar yapılmış olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şart kısmında “ satıcı dükkan teslimatlarını zamanında yapmadığı takdirde geçen her ay için günün raiç bedelleri üzerinden kira öder gibi ödemeyi kabul ve tahhüt etmiştir.” hükmünün yer aldığını, müflis şirketin bugüne kadar edimini ifa etmemiş olduğunu, bu durumda kendisi kusuru ile müflis şirketin neden olduğunu, müvekkilinin bu nedenle ciddi manada zarar ettiğini, uzman bilirkişi tarafından kira rayiç bedellerini tespit ettirdiklerini, müvekkilinin sözleşme gereği alması gereken kira bedellerinin hesaplanmadığını, bu kapsamda iflas masasından alacak kaydı talebi oluşturulduğunu ancak haksız bir şekilde taleplerinin reddedildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin sözleşme gereği ve 49 nolu dairenin içerisine de yapacağı masraflar için alacağı olan 283.415,00 TL nin - fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla- Bakırköy .... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis şirket iflas masasına kayıt ve kabulünü, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı idare üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müflis şirket ... İnşaat ile ilgili olarak Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından 24.03.2021 tarihi itibarı ile iflas kararı verildiğini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ...iflas sayılı dosyadan da tasfiye işlemlerinin devam ettiğini, ikinci alacaklılar toplantısının 10.05.2023 tarihinde yapılmış olduğunu, huzurdaki davanın tapu iptali ve tescili davası olduğundan gayrimenkulün aynına ilişkin olduğunu, bu davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, Harçlar Kanunu md. 16’da; “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahelenin men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır.” hükmünün yer aldığını, bu açık hüküm karşısında davacı tarafa harcı tamamlaması konusunda kesin mehil verilmesini ve tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, müflis şirket ile davacı arasında gerçekleştirilen sözleşme geçersiz olduğundan davacı taleplerinin reddi gerektiğini, geçersiz bir sözleşmeye dayanılarak herhangi bir talepte bulunulamayacağı kanunen ve Yargıtay içtihatlarıyla sabit olduğunu, tapulu taşınmazlara ilişkin sözleşmelerin resmi şekilde yapılmadığından hukuken geçersiz olduğunu, müflis şirketin, taşınmazın geç tesliminde herhangi bir kusuru bulunmadığını, bir an için sözleşmenin geçerli olduğunu düşünsek dahi (hiçbir zaman kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartı ile); sözleşmenin ifasının gecikmesinin Esenyurt Belediyesi tarafından verilen imar kararının iptalinden kaynaklanmakta olduğunu, diğer bir deyişle, dava konusu taşınmazın tesliminin gecikmesinin nedeninin mücbir sebep olduğunu, bu sebeple de davacının geç teslim sebebiyle kira veya herhangi gecikme bedeli talebinde bulunamayacağını, arz ve izah olunan nedenlerle davanın öncelikle usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla 24/03/2021 tarih, saat 10:14 itibariyle iflasına karar verilen ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden olan alacak isteminin iflas masasında reddine karar verilmesi nedeniyle İİK 235. Maddesi uyarınca kayıt kabul istemine ilişkindir. -Mahkememizce dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kayıtları, Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyası, Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, Büyükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .. esas sayılı dosyası ve Büyükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. -Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ninBakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas dosyası ile 24/03/2021 tarih, saat 10:14 itibariyle iflasına iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyasında adi usulde iflas idare memurları tarafından yürütüldüğü görülmektedir. -Dava tarihinden önce iflas edilmesi halinde, 2004 sayılı İİK'nın 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlamaya uğrar; müflis artık masa mevcudunu azaltıcı nitelikteki tasarruflarda bulunamaz. Bu mallar ve haklar topluluğunu, iflas açıldıktan sonra aynı Kanun`un 226. maddesi gereğince, kanuni mümessil olan iflas idaresi temsil edeceğinden, açılacak davalarda husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ve varlığı iddia olunan alacakların, 2004 sayılı İİK. 219. maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle kural olarak iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamaz. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK.nun 235/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflâstan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflâs idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası olarak devam edilmelidir. Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme ise 2004 sayılı İİK'nın 235/1 maddesi gereğince iflas kararını veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesidir. -Davacının iflas masasına alacak kayıt istemi ile iflas dairesinden gelen yazı cevaplarının incelemesinde; davacı tarafça uzman bilirkişi marifetiyle- emlak değerleme uzmanı- mevcut raiç kira bedellerinin tespit edildiği, rapor doğrultusunda sözleşmeye dayalı ( sadece cezai şart istemi yönünden ) 283.415,00 TL'nin iflas masasına kaydının yapılmasının talep edildiği, iflas idaresi tarafından talebi reddine karar verildiği görülmüştür. -Somut olayda davacı tarafın talebi, taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan adi yazılı şekilde düzenlenmiş taşınmaz satış sözleşmesi kapsamında taşınmazın fiili olarak teslim edilmediği iddiası ile sözleşme kapsamında cezai şart istemine ilişkindir. -Taraflar arasındaki sözleşme suretinin incelenmesinde; A4 Blok - 49 nolu bağımsız bölümün ile C Blok - 120 numaralı bağımsız bölüm numaralı taşınmazların davacıya devir ve tescilinin kararlaştırıldığı, mevcut tapu kayıtlarına göre taşınmazın satış yoluyla davacı taraf adına tescilinin gerçekleştirildiği görülmektedir. -Davacı tarafın dava dilekçesi, iflas masasına alacak kayıt istemi birlikte değerlendirildiğinde; davacının talebinin dava konusu taşınmazın bulunduğu site ve bloklarda kat malikleri kurulunun usulüne uygun oluşturulmaması, site yöneticisinin usulsüz işlemlerde bulunması, usulsüz işlemler nedeniyle taşınmaza girişine izin verilmemesi ve yine bu kapsamda bu usulsüz işlemlerden davalı şirket yöneticisi olan ... sorumlu olduğu iddiasına dayanmaktadır. -Davacı şirket ile davalı arasındaki sözleşme her ne kadar şekilde şartına uygun olarak düzenlenmemiş ise de taşınmazların devir ve tescilinin yapılmış olması nazara alındığında bu aşamadan sonra şeklen geçersizliğinin kabulü mümkün değildir. Sözleşmenin halen ayakta olduğunun kabul edilmesi halinde davacı tarafın sözleşme kapsamında varsa cezai şart veya gecikme tazminatı talep edebileceği kuşkusuzdur. Ancak davacı tarafın iş bu talepleri ancak sözleşmeden kaynaklı edimlerden kaynaklı olabilecektir. -Buna göre davacının iddialarının irdelenmesinde, davacının iddialarının yukarıda yer verildiği gibi dava konusu taşınmazın bulunduğu site ve bloklarda kat malikleri kurulunun usulüne uygun oluşturulmaması, site yöneticisinin usulsüz işlemlerde bulunması, usulsüz işlemler nedeniyle taşınmaza girişine izin verilmemesi ve yine bu kapsamda bu usulsüz işlemlerden davalı şirket yöneticisi olan ... sorumlu olduğu iddiasına dayanmaktadır. Davacının iddia ettiği bu hususlar davalının sözleşme ile üstlendiği edimlerden olmayıp, yer verilen bu sebeplerin kaynağı davalı şirket yöneticisi olsa dahi tüzel kişi olan davalının iş bu eylemlerden sorumluluğunun bulunduğunun kabulü mümkün değildir. Zira davalı tarafça sözleşme kapsamında taşınmaz devir ve tescili yapılmışken buna ek olarak kat malikleri kurulunun usulüne uygun oluşturulmaması, yöneticilerin gereken niteliklere sahip olmaması nedeniyle ve/veya site yönetiminin usulsüz işlemlerinden kaynaklanan zararların sözleşme ilişkisi kapsamında davalı tarafa yöneltilmesi mümkün değildir. -Bu doğrultuda davacı taraf iflas masasına alacak kaydı talebinin sebepleri nazara alındığında yerinde olmadığı, iflas masası tarafından verilen kararın talep ve sonucu uygun olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair; tebliğden itibaren 10 GÜN içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/11/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/374, K. 2023/1126, T. 03.11.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-374-e-2023-1126-k-cb738b570aec