İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/350 E. 2025/138 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/350
Karar No
2025/138
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/350 Esas KARAR NO : 2025/138 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/04/2023 KARAR TARİHİ : 14/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/03/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekilinin 14.06.2021 tarihinde ... plakalı aracı ile seyir halinde iken karşı taraf .... plakalı aracı ile yaralamalı trafik kazası gerçekleştiğini, ... plakalı sürücü davalı ...'ıın olay yeri trafik kazası tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine dava şartı olarak Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğu başvuru numarası .... ile dosya numarası ... olan arabuluculuk dosyası ile anlaşamama gerçekleştiğini işbu trafik kazası sonucunda müvekkil ....'in geçirdiği ameliyatlar ve duyduğu acı, elem, ıstırap sebebiyle dava açıldığını bu nedenle davanın fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacak hakkının saklı kalmak kaydı ile şimdilik belirsiz alacak davası olarak; davanın kabulünü, maddi tazminat yönünden harca esas miktarın şimdilik 10.000- TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 100.000- TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, telafisi güç ve imkansız zararlar doğmaması adına kazaya karışan .... plakalı araç üzerine ihtiyatı haciz konulmasını eğer mümkün değilse tedbir konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalılar ... Ve .... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, buyönüyle huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafça maddi tazminat istemine konu olarak kazanın gerçekleştiği tarihte dershaneye yapmış olduğu ödemeler, kaza anında üzerinde bulunan ekipmanlar ile fizyoterapi ve hastane masrafları talep edilmekteyse de iş bu taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkillerin hiçbir kastı bulunmaksızın gerçekleşen dava konusu trafik kazası neticesinde davacı taraf gerçekten de dershane programına devam edememişse, bu durumda davacı ile dershanesi arasında düzenlenen sözleşmenin mücbir sebep nedeniyle feshinin gerekeceği, davacının elinde olmayan sebeplerden dolayı devam edemediği eğitim programına ilişkin ödemelerinin de eğitim kurumundan iadesinin talep edilmesi gerektiğinin açık olduğunu, kaza esnasında üzerinde bulunan ekipman bedellerinin tazmini talebi hakkaniyetten son derece uzak ve kötü niyetli bir tutumun ürünü olduğunu, zira davacı tarafça kaza esnasında ilk defa kullanıldığının kabulü mümkün olmayan, kaldı ki böyle bir iddia da bulunmayan dolayısıyla daha öncesinde de defalarca kere kullanılmış ve doğal olarak yıpranmış ekipmanların bedellerinin neye göre belirlenerek talep edildiğinin anlaşılamadığını, öte yandan tedavi giderleri ile fizyoterapi masraflarına ilişkin taleplerden ise 6111 Sayılı Yasa gereği Sosyal Güvenlik Kurumu sorumlu olduğunu, bu yöndeki savunmanın yerinde bulunmaması halinde belgelenmeyen tedavi ve rehabilitasyon hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, bu aşamada ise Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanıp karşılanmadığı ya da ne kadarının karşılandığı belirsiz olan tedavi giderleri taleplerinin reddi gerektiğini, ... Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezince düzenlenen ve dava dilekçesi ekinde sunulan 28.09.2021 tarihli sağlık kurulu raporunun 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik'in 6. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, işbu madde uyarınca birden fazla uzmanlık dalını ilgilendiren engel durumlarının tespitinde kurulun, kurul başkanı ve aşağıdaki branşlardaki uzman hekimler olmak üzere en az yedi daimi üyeden oluşması gerektiği belirtilmişken sadece 3 uzmanın imzasının bulunduğunu, önemle belirtilmesi gereken bir diğer hususun ise, ... Üniversite .... Fakültesi Dekanlığı, Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 07.07.2022 tarihli özürlülük raporunda davacının eklem hareket açıklığının tam olduğu belirtilerek tüm vücut özürlülük oranının %0 olduğu sonucuna varıldığı olduğunu, davacının herhangi bir maluliyet durumu bulunmadığını, öte yandan davacı tarafça, meydana gelen trafik kazasında ...'ın tam ve asli kusurlu olduğu iddia edilmişse de dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden aldırılan 03.10.2022 tarihli bilirkişi raporu ile işbu iddiasının gerçeği yansıtmadığının sabit olduğunu, zira her ne kadar müvekkilin hiçbir kastı bulunmaksızın karışmış olduğu işbu üzücü trafik kazası sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda asli kusurlu olarak görülmüşse de, davacı taraf da 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a maddesini ihlali nedeniyle tali kusurlu olarak kabul edildiğini, zira işbu rapordan anlaşıldığı üzere, davacı tarafın kendi sevk ve idaresindeki motosiklet ile kavşağa dikkatsiz ve tedbirsiz giriş yapması sonrasında motosikletinin sol yan kısmı ile yolun solundan kavşağa giriş yapan müvekkillerden ...'ın idaresindeki aracın ön kısmı ile çarpışması sonucu yaralandığını ve dolayısıyla meydana gelen kazaya kendi kusuru neticesinde sebebiyet verdiğini, davacı tarafça talep edilen 100.000 TL tutarındaki manevi tazminatın ise son derece fahiş olduğunu, davacının işbu talihsiz kaza neticesinde herhangi bir manevi zarara uğramaması için ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını, açıklanan nedenlerle davacı tarafın hukuki menfaatinin bulunmaması nedeniyle davanın usul yönünden reddini, davacı tarafın hakkaniyete aykırılık teşkil eden maddi ve manevi tazminat taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu da nazara alınarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. Davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusur ve poliçe limitleriyle sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu beyanla davanın reddini talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, dava dışı üçüncü kişinin maliki olduğu ... plakalı araç ile davaların ZMMS poliçesi kapsamında sigortacısı, maliki ve kaza anında sürücüsü olduğu ... plakalı araçlar arasında meydana gelen yaralamalı trafik kazasında davalıların kusurlu olduğu iddiası ile davacı tarafın kaza nedeniyle uğramış olduğunu belirttiği iş göremezlik-maluliyet-tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve diğer masrafları içeren maddi tazminat istemiyle manevi tazminat istemine ilişkindir. -Dava dilekçesinde maddi tazminat kalemlerinin açıkça belirlenmediği görülmekle davacı tarafa bu hususta süre verilmiş, davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde; iş görememezlik sebebiyle 2000 TL, maluliyet durumu sebebiyle 2000 TL tedavi giderleri ve masraflar sebebiyle 5000 TL, bakıcı giderleri sebebiyle 1000 TL olarak belirlediği görülmüştür. -Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları, soruşturma dosyası ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf tanıkları dinlenmiştir. -Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. -818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. -6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." -Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. -Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. -Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. -Mahkememiz dosyası dava konusu kazadaki kusur durumunun belirlenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen 15/09/.... tarihli raporda özetle; davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli kavşağa geldiğinde, kontrolsüz kavşaklarda soldan gelen motorlu araçların sağından gelen motorlu araçlara ilk geçiş hakkını vermesi kural gereği iken, bu kurala riayet etmeyip, trafiği kontrol etmeden, dikkatsiz biçimde kavşağa girmesi sonucu, ilk geçiş hakkını bırakmadığı sağından gelen sürücü ....’in idaresindeki motosiklete sol yandan çarpması sonucu meydana gelen olayda asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki motosiklet ile olay mahalli kavşağa geldiğinde, her ne kadar solundan gelen araca göre ilk geçiş hakkı kendisinde ise de, kavşağa hızını azaltarak müteyakkız şekilde girip geçiş yapmaya özen göstermeyerek, seyrine göre soldan kendisine ilk geçiş hakkını bırakmadan kavşağa giren sürücü ...’ın idaresindeki otomobilin aracının sol yan kısmından çarpmasıyla meydana gelen olayda alt düzeyde tali kusurlu olduğu, tüm bu hususlar nazara alındığında davalı sürücü ...’ın %85 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’in %15 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası varsa davacının trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen 20/03/... tarihli raporda özetle; davacı ....’in 14/06/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, patellar kırık, Tablo 3.33b’ye göre sağ alt ekstremite özürlülük oranı % 7, Tablo 3.2’ye göre; %4 olduğu, Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre sol alt ekstremite özürlülük oranı %7, Tablo 3.2’ye göre; %4 olduğu, Balthazard formülüne göre kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının % 8 (yüzdesekiz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası düzenlenen kusur ve iş göremezlik raporları ile tarafların gelir durumu ve yaşları nazara alınarak iş göremezlik iş göremezlik tazminatı yönünden hesaplama yapılması amacıyla aktüerya ve doktor bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 02/09/2024 tarihli raporda özetle; davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının kalmadığı, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 329.956,71 TL olduğu, davalı sürücü yönünden temerrüt başlangıcının 14.06.2021 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, feragat nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı, dosyadaki 06.06.2024 tarihli makbuzu; tarafların ikrar ve beyanları ile feragatnameden davacının ZMSS poliçesi kapsamındaki alacakları yönünden davalı sigorta şirketi aleyhine açtığı davadan 390.000,00 TL asıl alacak ile faiz ve fer’ileri karşılığında feragat ettiğinin görüldüğü; bu durumda; yukarıda anılan Yargıtay içtihatları doğrultusunda, önce 06.06.2024 ödeme tarihindeki ücret verileri esas alınarak davacıya yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının incelenmesinin gerekeceği; bununla birlikte; 06.06.2024 ödeme tarihi ile işbu rapor tarihindeki asgari ücret verileri birbirine eşit ve 17.002,12 TL olduğundan güncel verilere göre yapılan inceleme ile ödeme tarihindeki verilere göre yapılacak incelemede aynı neticeye varılacağı; bu nedenle güncel verilere göre yapılan incelemenin aynı zamanda ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme olarak sayılması gerekeceği; davacının bakiye sürekli iş göremezlik maddi zararı 329.956,71 TL olduğu hesaplandığında göre yapılan ödemenin yetersiz olduğunun kabulünün gerekeceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Kök rapora itirazlar nazara alınarak Mahkememizce davacı vekiline beyan ve itirazlarında yer verdiği "walker, plastik atel, açı ayarla dizlik, bakım giderleri" vb talepleri yönünden hesaplamaya esas nitelikte fatura ve belgelerini ibraz etmek üzere ara kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde istenilen belgelerin ibraz edilmemesi halinde bu hususta tekrar delil bildirmek hakkından vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, davacı tarafça belge sunulmaması üzerine dosyanın daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilerek tarafların hukuki nitelikte olmayan teknik itirazlarının değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş, düzenlenen 25/11/2024 tarihli ek raporda özetle; davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının kalmadığı, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 329.956,71 TL olduğu, davalı sürücü yönünden temerrüt başlangıcının 14.06.2021 tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, feragat nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı, dosyadaki 06.06.2024 tarihli makbuzu; tarafların ikrar ve beyanları ile feragatnameden davacının ZMSS poliçesi kapsamındaki alacakları yönünden davalı sigorta şirketi aleyhine açtığı davadan 390.000,00 TL asıl alacak ile faiz ve fer’ileri karşılığında feragat ettiğinin görüldüğü; bu durumda; yukarıda anılan Yargıtay içtihatları doğrultusunda, önce 06.06.2024 ödeme tarihindeki ücret verileri esas alınarak davacıya yapılan ödemenin yeterli olup olmadığının incelenmesinin gerekeceği; bununla birlikte; 06.06.2024 ödeme tarihi ile işbu rapor tarihindeki asgari ücret verileri birbirine eşit ve 17.002,12 TL olduğundan güncel verilere göre yapılan inceleme ile ödeme tarihindeki verilere göre yapılacak incelemede aynı neticeye varılacağı; bu nedenle güncel verilere göre yapılan incelemenin aynı zamanda ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme olarak sayılması gerekeceği; davacının bakiye sürekli iş göremezlik maddi zararı 329.956,71 TL olduğu hesaplandığında göre yapılan ödemenin yetersiz olduğunun kabulünün gerekeceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Bu kapsamda alınan raporlar ile tarafların iddia ve beyanlarına göre Mahkememizce kusura ilişkin yapılan incelemede; 14/06/2021 günü saat 15:00 sıralarında, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... Caddesini takiben seyri sırasında olay mahalli 2. ... Caddesi kavşağına geldiğinde, seyrine göre sağdan, ... Caddesini takiben gelerek kavşağa giren sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin sol yan kesimine aracının ön kesimi ile çarpması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği meydana geldiği sabittir. -Bu kapsamda sağından gelen araca ilk geçiş hakkını bırakmayan davalı sürücünün asli kusurlu olduğu, mahal özellikleri ve araçların son konumları dikkate alındığında kavşağa hızını azaltarak kontrollü girmediğinden alt düzeyde tali kusuru olduğu görülmektedir. Bu nedenle iş bu kabulün olaya ve maddi gerçeğe uygun olduğu, Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen kusur oranlarının yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Dosyada mevcut tün tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Daresi tarafından düzenlenen rapor ile sabit olduğu üzere kaza tarihine göre yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik uyarınca; tüm Vücut Engellilik Oranının % 8 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği görülmektedir. -Bu kapsamda düzenlenen iş göremezlik raporunda Adli Tıp Kurumu tarafından yer verilen tespitlerin yasal mevzuata ve olayın oluş şekline uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Kusur oranları ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranları, kusur oranları ile sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler nazara alındığında; davacının geçici iş göremezlik zararının 1.850,08 TL, kalıcı iş göremezlik zararının 759.956,71 TL, tedavi gideri masraflarının 7.301,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından yargılama sırasında yapılan ödemelerin garameten paylaştırılması neticesinde davacı tarafın karar tarihi itibariyle talep edebileceği tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatının kalmadığı, bakiye sürekli iş göremezlik talebinin 329.956,71 TL yönünden yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Somut olayda davacı ile davalıların sürücüsü, maliki olduğu araçlar arasında yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında kusur oranlarıyla sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu, diğer davalıların da araç maliki ve sürücü sıfatıyla sorumlu oldukları sabit olduğundan; sigorta şirketlerinin ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince, araç malikinin ve işletenin kusuru nedeniyle haksız fiil hükümleri kapsamında dava konusu maddi tazminat miktarlarından sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, davalı sigorta şirketi ile davacının yargılama sırasında sulh oldukları, bu nedenle davalı sigorta şirketi yönünden davanın konusu kaldığı, diğer davalıların ise bakiye kalıcı iş göremezlik zararı yönünden sorumlu oldukları sabit olduğundan maddi tazminat taleplerinin değer arttırım dilekçesi kapsamında davalılar ... Ve ... yönünden kabulüne karar verilmiştir -Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. -Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. -Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücünün asli kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsü ile araç maliki işleten davalının haksız fiil hükümlerine göre davacılara karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. -Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; -329.956,71 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 14/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davalı ... Sigorta aleyhine açılan dava yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA 3-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; -50.000,00 TL manevi tazminatın 14/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ve ....'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Maddi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 22.539,34-TL karar ve ilam harcından 375,71-TL peşin harç ile 1.130,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.505,71-TL harcın mahsubu ile bakiye 21.033,63-TL harcın davalılar ... Ve ...den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Maddi tazminat talebi yönünden davacı tarafça peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 1.505,71-TL harcın davalılar ... Ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.415,50-TL karar ve ilam harcının davalılar ... Ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 52.793,07- TL vekalet ücretinin davalılar ... Ve ....'den alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı ile davalı sigorta şirketi sulh olduklarından iş bu davalı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... Ve ...'den alınarak davacıya verilmesine 9-Davacı tarafından yargılama süresince sarf edilen 179,90 TL başvurma harcı, 17.000,00-TL bilirkişi ücreti, 7.815,00-TL Atk fatura bedeli, 1.648,25- TL tebligat gideri ve posta masrafı olmak üzere toplam 26.643,15-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%88,37) göre hesaplanan 23.544,80-TL’sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.200,00 TL'nin davanın maddi tazminat talebi yönünden kabul red oranına (%88,37) göre hesap edilen 2.827,87-TL'sinin davalı .... Şirketi'nden 372,13-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve Davalılar ... Ve .... vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı .... Sigorta A.Ş.nin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/02/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/350, K. 2025/138, T. 14.02.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-350-e-2025-138-k-57dd5384ab00