İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/207 E. 2024/1038 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/207
Karar No
2024/1038
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/207 KARAR NO : 2024/1038 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/03/2023 KARAR TARİHİ : 16/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/10/2024 DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında mal alım satımı konusunda bir ticaret söz konusu olduğunu, ürünleri teslim alan davalının müvekkiline yönelik ödemesini gerçekleştirmediğini, davalı aleyhine Çatalca İcra Müdürlüğünün .... esasına kayıtlı olarak icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; takip miktarı üzerinden harç ikmali yapılmasının gerektiğini, davacının tür değişikliğine gittiğini, davacının bu davacı ile değil önceki davacı ile fason imalat üzerine kurulmuş bir ticari ilişkisinin bulunduğunu, tarafların ticari defter ve belgeleri incelendiğinde müvekkilinin borçlu değil alacaklı olduğunun görüleceğini, zira fason imalat için yapılan peşin ödeme gereklerinin yerine getirilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVABA CEVAP; Davacı vekili tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının kısmi olarak açılmasına bir engel bulunmadığını, şirket tarafından yapılan tür değişikliğinin dava konusu alacak kalemleri ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasında zaman zaman değil, aralıksız ticaret olduğunu, müvekkilinin önden ödeme almadığını belirterek davanın kabulünü talep etmiştir. İKİNCİ CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacının tür değiştirdiğini, davacılar ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunmadığını, alacağın temliki ya da borcun nakli söz konusu olmadığından davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, hiçbir tekstil atölyesinin tahsilat yapmadan yeni bir sipariş kabul edemeyeceğini, serbest bölge içerisinde alınan ve bu bölgeden gümrük sahası dışına çıkarılan her bir ürün için gümrük beyannamesi düzenlenmesinin yasal zorunluluk olduğunu, müracaat üzerine form doldurulduğu iddiasının dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Çatalca İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 787.829,38-Euro üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği ve takibin durmuş olduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 27/11/2023 günü, saat 14.30'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ... ve Tekstil Mühendisi .... 'in 17/07/2024 tarihli raporunda özetle; Yanlar arasında davacı tarafından davalıya fason dikim+ütü paket vs. Hizmet verilmesi şeklinde ticari ilişki kurulduğunu, davacı tarafından işbu ticari ilişki neticesinde davalıdan 787.829,38-Euro alacaklı olduğu iddia edildiği ve alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davacı ticari defterlerinin yargı denetimine elverişli olmayacak kadar usulsüz tutulduğunu, keza takip tarihinde davacı davalıdan 1.955.053,95-TL alacaklı gözükürken, takip tarihinden sonra geçmişe yönelik olarak 2018-2019-2020 yıllarına ilişkin faturalar düzenlediğini, bu faturaları 30.11.2022 tarihinde kayıtlarına aldığı ve vergi dairesine de geçmişe yönelik fatura düzenlediği beyanı ile düzeltme beyanları verdiğini, geçmişe yönelik kesilen faturalardan dolayı dava tarihinde davacı davalıdan 11.120.189,24-TL alacaklı gözükmekle birlikte, davacı ticari defterleri üzerinden herhangi bir borç/alacağın tespiti mümkün olmadığı gibi davacının davalıdan 787.829,38-Euro alacaklı olduğunu gösteren bir cari hesap ekstresi de sunamadığını, esasen davacının alacak talebinin resmi ticari defterlere yansıyan değil, gayri resmi bir cari hesaba dayalı alacak talebi olduğunun anlaşıldığını, davalı ticari defterlerinde davacı cari hesabının TL, EURO ve USD olarak takip edildiğini, icra takip tarihinde davalının davacıdan 7.436.027,68-TL, 137.098,82-Euro, 33.045,00-USD alacaklı gözüktüğünü, davalı ticari defterlerinden yapılan tespitlere göre davacı tarafından davalıya tüm ticari ilişki boyunca kesilen faturaların TL karşılığı yaklaşık 9,5 Milyon TL iken davalının davacıya bu kadar yüksek miktarlarda avans vermesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Mahkemece davalı ticari defterlerindeki bakiyenin dikkate alınması gerektiğine kanaat edilmesi halinde, yapılan düzeltmeler neticesinde icra takip tarihinde davalının davacıdan 7.623.199,89-TL alacaklı olduğunun hesaplandığını, dolayısıyla davacının alacak taleplerinin yerinde olmayacağını, ancak davacı tarafından davalıya 2018-2019-2020 yıllarında verilen ve ilgili yıllarda faturası kesilmeyen hizmetlere ilişkin dayanak belgelerin ibraz edildiğini, sunulan belgelerden yapılan tespitler neticesinde ise gerçekten davacının geçmişe yönelik düzenlediği faturalardaki hizmetlerin davalıya verildiğinin ve söz konusu işlerin daha önce davalıya faturalandırılmadığının gözüktüğünü, Mahkemece davacının 2018-2019-2020 yıllarına ilişkin düzenlediği 8.966.745,80-TL'lik faturaların davacı alacağı olarak kabulü halinde, davacının icra takip tarihinde davalıdan 1.343.545,91-TL alacaklı olacağını, davacı geçmişe yönelik faturalarını zaten TL olarak yapılan anlaşmalara ilişkin TL olarak düzenlemiş olduğundan davacının Euro olarak alacak taleplerinin yerinde olmadığını bildirmişlerdir. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir. Davacı tarafın incelemesi yapılan ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmadığı, hatalı kayıtların bilirkişi raporunda belirtildiği, kayıtların birbirini doğrulamadığı ve davacı lehine hükme dayanak teşkil edemeyeceği, davacının alacak iddiasının sübut bulmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 1-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 450.080,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.16/10/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/207, K. 2024/1038, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-207-e-2024-1038-k-ef8a571ccf4f