İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1260 E. 2024/892 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1260
- Karar No
- 2024/892
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1260 Esas KARAR NO : 2024/892 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/04/2017 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...... 'ın maliki olduğu davalı ..... 'nin sevk ve idaresindeki ....... plakalı aracın 20.03.2015 tarihinde saat 14:30 sıralarında dolmuş durağında bekleyen müvekkiline çarparak yaralanmasına sebebiyet vermiş olduğunu, davalı sürücü ...... 'nin kusurlu olduğunun olay tanıkları, kaza tutanakları ve Bakırköy ..... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..... Esas nolu dava dosyasındaki bilirkişi raporu ve gerekçeli karar ile sabit olduğunu, müvekkilinin başının sağ tarafından ağır bir darbe almış olduğunu, geçirdiği kaza sonucu elmacık kemiğinin, burun kemiğinin ve süt damağının kırılmış olduğunu, müvekkilinin yüzündeki kırıklar yüzünden ameliyata alınmış olduğunu, müvekkilinin tedavi sürecinde hastaneye 10.000,00 TL ödeme yapmış olduğunu, ayrıca müvekkilinin kaza sonucu kırılan 4 dişi ile ilgili tedaviye başlanmış olduğunu, tedavisinin halen devam ettiğini, bu tedavi için de 1.502,00 TL ödeme yapmış olduğunu, kazaya karışan ..... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı bulunduğunu, davalı sigorta şirketine müvekkili adına daha önceden başvuru yapılmış olduğunu, başvurunun sigorta şirketine tebliğ edilmiş olmasına rağmen süresi içerisinde olumlu veya olumsuz bir yanıt verilmediğini beyanla; trafik kazasında müvekkilinin bedensel zarara uğraması nedeniyle toplanacak delillere göre şimdilik kısmen 100 TL'nin işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, ayrıca 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..... ve ..... 'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine, ayrıca kazaya karşına ..... plakalı araca ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..... vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; maliki bulunduğu ..... plakalı aracın trafik kazasının meydana geldiği belirtilen 20.03.2015 tarihinde ..... Sigorta A.Ş. Tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında teminat altında olduğunu, trafik kazası sonucu oluşan tedavi giderlerinin işbu sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, sigorta şirketinden talep edilmesi gerektiğini, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, davacının vücudunda tedavi edilemeyen bir hasar meydana gelmemiş olduğunu beyanla; davanın reddine, davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... Sigorta Şirketi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın müvekkili şirkete başvuru şartını yerine getirmemiş olduğunu, müvekkiline maluliyet raporunu iletmemiş olduğunu, bu nedenle müvekkilinin tazminatı tespit ve ödeme imkanı bulunmadığını, davacı yandan eksik evrakların istenmiş olduğunu, davacı vekilinin, davacının maluliyetinin bulunmadığını ve tedavi giderleri için de SGK'ya başvurmaları gerektiğini belirtmiş olduğunu ve SGK'ya tedavi gideri talebinde bulunmuş olduklarını, ...... plakalı aracın, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen, 04.05.2014/2015 vadeli ...... poliçe no’lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı yanın iddia ettiği kazanın meydana geldiğini ve zarar görenin de bu kazaya karıştığını ispat etmesi gerektiğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğramış olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davaya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesini talep ettiklerini, tedavi gideri talepleri yönünden husumetin müvekkiline değil, SGK'ya yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin 6111 sy Yasa kapsamında SGK'ya 300.000.000 TL'ye yakın aktarımda bulunmuş olduğunu, tedavi gideri yönünden hiçbir sorumluluğu kalmamış olduğunu, davacının zararının SGK tarafından karşılanma ihtimali de mevcut olduğundan davanın SGK'ya da ihbar edilmesini talep ettiklerini, davaya konu olayın haksız fiil niteliğinde olduğunu, ticari iş söz konusu olmadığını, bu nedenle davacı yanın ticari faiz taleplerinin reddi gerektiğini, ticari faiz talebinin tamamen haksız olduğunu, davacı yanın kazaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyeti hakkında rapor alınmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ve zararın da kaza ile illiyetinin tespiti halinde ortaya çıkan zarardan kaynaklanan tazminatın hesaplanması için dosyanın aktüerya uzmanına gönderilmesini talep ettiklerini beyanla; davanın, başvuru şartının yerine getirilmemesi, davaya konu talebin zamanaşımına uğraması, tedavi gideri taleplerinden SGK'nın sorumluluğunun bulunması, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle, meydana geldiği iddia edilen zararın kaza ile illiyeti bulunmaması nedeniyle reddine, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, aksi halde, davanın SGK'ya ihbarına, davacı yanın müterafik kusurunun nazara alınmasına, kusur durumu ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... 'ye usulünce tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının ATK ...... İhtisas Kuruluna sevki ile davacının geçici ve kalıcı maluliyet durumu, tıbbı iyileşme süresi hususlarında rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK ...... İhtisas Kurulu 26/09/2018- .... Karar Nolu ve ...... A.T.Nolu raporda özetle; ...... park Hastanesi'nin 20/03/2015 tarih ve ..... protokol sayılı epikriz raporunun ve 21/03/2015-23/03/2015 geliş çıkış tarihli ve ..... protokol sayılı epikriz raporunun tetkikinde: Trafik kazası ifadesiyle getirildiği, yapılan muayenesinde; Sağ zygomatik bölgede çökük malokluzyonu mevcut diplopisi olmadığı, ağız açıklığı kısıtlı, sol ayak dorsalinde ödem, ağrı olduğu, solunum sesleri doğal, thoracalomber hassasiyet olduğu, batın yaygın hassasiyet olduğu nörolojik defîsit olmadığı, hasta acil servise kabul edildiği, genel durumu stabil, tetkik ve görüntüleme istendiği, plastik cerrahi konsültasyonu ortopedi konsültasyonu istendiği, operasyon önerildiği, hasta plastik cerrahi tarafından interne edildiği, sağ zygomatik bölge çökük malokluzyonu mevcut diplopisi olmadığı ağız açıklığı kısıtlı,sol ayak iki yönlü grafisinde akut travmatik lezyon bulunmadığı, CT de her iki maksillada sağ zygomada nazal kemikte fraktürü mevcut olduğu, zgyoma kırığı kapalı redüksiyon, aynı seans fraklı kesi, burun kırıklarının kapalı redüksiyon ameliyatı yapıldığı şeklinde kayıtlı bulunduğu, Kurullarınca 16/09/2018 tarihli muayenesinde; 3 yıl önce kendisine dolmuş çarptığını, yüzündeki kemiklerden yaralandığını, burunla ilgili herhangi bir şikayetinin olmadığını ifade ettiği, yapılan diş-çene muayenesinde: Üst sağda 4,5,6, üst solda 5,6,7. dişlerin sabir kuron köprü olduğu, üst sağ köprü bölgesinde dişeti kanaması haricinde şikayeti yok, ağız açıklığı 5 cm, alt çene lateral, protreziv hareketleri, oklüzyon çene açma-kapama, dikey boyut, bilateral TME klinik olarak normal bulunduğu, üst sağ posterior diş etinde gingivitis mevcut olduğuna göre; Kurullarınca görevli raportör Diş Hekiminin katılımıyla dosyanın birlikte değerlendirilmiş olduğu SONUÇ olarak; ......’in 20/03/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Kusur oranının tespiti yönünden dosyanın trafik fen heyetinden seçilecek kusur bilirkişisine tevdiine, dosyanın HMK nun 266 vd. maddeleri uyarınca konusunda uzman re'sen seçilecek bilirkişiye GÜNSÜZ OLARAK tevdiine karar verilmiş olup, Trafik Kusur ve Hasar Tespit Uzmanı bilirkişi ..... 29/03/2019 tarihli raporunda özetle; ..... plaka no’lu minibüs sürücüsü davalı ...... 'nin, aracını park ettiği veya duraklama yaptığı yerden aracını harekete geçirirken, Karayolları Trafik Kanunu Madde 67’de ve Karayolları Trafik Yönetmeliği Madde 137’de belirtildiği üzere “Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır” yine “sürücüler park ettikleri yerden çıkarken, ışıkla veya kolla, gerekli hallerde her ikisi ile aynı zamanda çıkış işareti vermeleri, yoldan geçen araçlara geçiş kolaylığı sağlayıp, güvenli durumun oluştuğuna emin olduktan sonra manevraya başlamaları ve manevra bitinceye kadar gerekli önlemleri devam ettirmeleri mecburidir’'’ ve yine çıkmak için geri manevra yapacaksa da, Karayolları Trafik Yönetmeliği Madde 153’te belirtildiği üzere; “araçların geri manevralarında, iki aracın emniyetle geçemeyeceği kadar dar olan iki yönlü yol kesimlerinde karşılaşma ve geçiş kolaylığı sağlama dışında geri gitmeleri yasaktır ve şayet geri manevra yapacaksa da aracının geri manevrası sırasında görüşe açık alanda sağlamıyor ise, tehlikesizce geri hareket edebilmesi ve uyarılan için bir gözcü bulundurması gerekirken” bu kurallara uymayarak, yolda dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak aracının geri manevrası sırasında bir gözcü bulundurmaması ve geri manevra ile kontrolsüz geri hareket ederek aracının kör noktası olan sağ arka kısmı ile, arkasından geçen yayaya sağ yandan çarpması nedeniyle, meydana gelen kazada birinci derecede kusurlu olduğunu, davacı yaya ...... 'in, taşıt yolundan karşıdan karşıya geçmek isterken, Karayolları Trafik Kanunu Madde 68 b’de belirtildiği “taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır” kuralına her ne kadar uyarak karşıdan karşıya geçmek isterken, yine kavşağın sol tarafında minibüslerin indirme bindirme (duraklama) yaptığı minibüs durağı olarak kullanıldığı yerden duraklama yapmış minibüslerin arasından geçerken, “güvenlikleri açısından araçların durumunu ve hareketini göz önüne almak zorundadır” kurallına uyması gerekirken bu kurala uymayarak, dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak araçlar arasından kendi güvenliğini sağlamadan kontrolsüz bir şekilde geçmek istemesinden dolayı, kazanın meydana gelişinde ikinci derecede kusurlu olduğunu, sonuç olarak; dava konusu kazanın meydana gelişinde; ........ plaka no’lu minibüs sürücüsü davalı ...... ’nin %75 (yüzde yetmişbeş) oranında KUSURLU olduğunu, davacı yaya ...... ’in %25 (yüzde yirmibeş) oranında KUSURLU olduğunu bildirmiştir. Dosyanın 1 aktüerya uzmanı ( ..... ), 1 doktor bilirkişi bilirkişiye tevdii ile tarafların kusur durumlarının tespiti, ATK raporu, dosya kapsamı, tedavi belgeleri incelenmek ve sunulan belgelerdeki giderlerin davadan önce SGK ve davalı trafik sigortacısı tarafından ödenen bedeller olup olmadığı da irdelenmek suretiyle, belgelerdeki tedavi giderlerinin kazayla ilgili olup olmadığının denetlenmesi, 6111 sayılı Kanun'un 59. ve geçici 1. maddesi gereği SGK'nın sorumluluğunda olanların bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, davacı tarafından talep edilebilecek tedavi gideri olup olmadığının ayrıca davacının geçici işgöremezlik oranı nedeniyle talep edebileceği tazminat ve bakıcı giderinin tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, Tazminat Hesap Uzmanı bilirkişi ..... ve Doktor bilirkişi ...... 05/03/2020 tarihli raporlarında özetle; 18.01.1955 doğumlu olan davacı ...... 'in 20.03.2015 kaza tarihi itibariyle 60 yaşında olduğunu, Yargıtayın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına ve uygulamalara göre kural olarak aktif çalışma yaşı sonunun (60) olarak kabul edilmekte olduğunu, O halde, davacının aktif devresini tamamlamış durumda olduğunu, maddi zararının tamamı pasif dönemde olduğunu, davacının pasif dönemde her hangi bir işte çalışmasa ve emekli olsa dahi "kendi yaşamsal aktivitelerini sürdürmek için emsallerine göre daha fazla efor sarf edeceğinden" malûliyet maddi zarar hesabı yapılacak olduğunu, dava dosyasında mevcut Adli Tıp Kurumu ..... ihtisas Kurulunun 26.09.2018/ ..... Karar sayılı raporunda; kazalı davacının 20.03.2015 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası neticesinde; Maluliyet tayinine mahal olmadığı, Tıbbi iyileşme süresinin 20.03.2015 kaza tarihinden itibaren (3) aya kadar uzayabileceğinin belirtilmekte olduğunu, Pasif devrede olan davacı yönünden brüt yasal asgari ücretlerden %15 sigorta primi, %15 gelir vergisi ve damga resmi tenzil edilerek AGİsiz kalan net aylık yasal asgari ücretlerin hesaba esas alınacağını, davacının 20.03.2015 kaza tarihinden itibaren 20.06.2015 tarihine kadar geçen (3) aylık işlemiş aktif devredeki net kazançları toplamının ; 2.576,88 TL olduğunu, davacının (3) aylık geçici iş göremezlik dönemindeki % 100 nispetindeki maluliyetiyle orantılı olarak maddi zararının; 2.576,88 TL x % 100 Malûliyet = 2.576,88 TL olduğunu, olayın meydana gelmesinde davalı tarafa sigortalı aracın sürücüsü %75 oranında olduğundan %75 kusura isabet eden maddi zarar tutarının davacı yararına maddi zarar olarak dikkate alınacağını ve davacının %25 kusuru oranında kusur indirimi yapılacak olduğunu, dosyadaki SGK kayıtlarından davacının emekli olduğu ve yaşlılık aylığı aldığının anlaşılmış olduğunu, bu durumda davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılabilmesi ve sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesinin mümkün görülmediğini, bu durumda; rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığını, davacıya maddi tazminat ödemesi yapıldığına ilişkin bilgi ve belge olmadığından ödeme tenzili hususunda bir indirime yer bulunmadığını, davacının indirimsiz geçici iş göremezlik maddi zararının = 2.576,88 TL, kusur indiriminin (2.576,88 TL x %25 kusur)=- 644.22 TL, davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının = 1.932,66 TL olduğunu sonuç olarak; davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 1.932,66 TL olduğunu, davacının nihai ve gerçek tedavi gideri maddi zararının 8.813,25 TL olduğunu, temerrüt başlangıcının 24.04.2017 dava tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğunu bildirmişlerdir. Davacı vekili vermiş olduğu 08/12/2020 tarihli Islah Dilekçesi ile; 1.932,66-TL geçici iş göremezlik maddi zararı ve 8.813,25-TL tedavi giderleri maddi zararı olmak üzere toplam 10.745,91-TL'nin; kaza tarihi olan 20.03.2015 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan alınıp müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller tümel olarak değerlendirilmiştir. Mahkememizde açılan dava meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan bedelsel zararın maddi ve manevi tazminine ilişkidir. Davacı taraf, 20/03/2015 tarihi saat 16.58 sıralarında sürücü ...... sevk ve idaresindeki ..... plaka nolu minibüsün kendisine çarpması sonucu yaralanmıştır. Meydana gelen trafik kazasında davalı ...... 'nin yolda dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak aracının geri manevrası sırasında bir gözcü bulundurmaması ve geri manevra ile kontrolsüz geri hareket ederek aracının kör noktası olan sağ arka kısmı ile, arkasından geçen yayaya sağ yandan çarpması nedeniyle, meydana gelen kazada yüzde % 75, davacı tarafın ise dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak araçlar arasından kendi güvenliğini sağlamadan kontrolsüz bir şekilde geçmek istemesinden dolayı, kazanın meydana gelişinde % 25 kusurlu oldukları anlaşılmıştır. Davacı tarafın sürekli ve geçici maluliyet durumunun tespiti için ATK ...... İhtisas Kurulu'na sevki sağlanmıştır. ATK raporu ile davacı tarafın sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, geçici maluliyet süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Davacı tarafın sosyal ve ekonomik durumu, kazanın oluşumundaki kusur durumları dikkate alınarak davacı tarafın geçici maluliyeti sonucu gerçek zararının 1.932,66 TL olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu tespit yerinde görülerek bu miktar üzerinden talebin kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafın tedavi gideri talebi yönünden ise, dosyaya sunmuş olduğu faturalar, ilgili kurumlardan celp edilen evraklar nazara alınarak davacı tarafın toplamda 11.751,00 TL ödeme yapmış olduğu, gerçek zararının ise 8.813,23 Tl olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu tespit yerinde görülerek bu miktar üzerinden talebin kabulüne karar verilmiştir. Dosya arasında bulunan trafik tescil kayıtları ve ZMMS evrakları incelendiğinde davalılar ..... ve ...... Sigorta A.ş.'nin de meydana gelen zarardan sorumlu oldukları anlaşılmakla meydana gelen zararın davalı ...... dava tarihi olan 24/04/2017 tarihinden, diğer davalılar ...... ve...... yönünden kaza tarihi olan 20/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Davacı tarafça manevi tazminat isteminde bulunulmuş olup, olayın oluş şekli, tarafların kusur oranları, yaralanmanın derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alınarak, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..... ve ......'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve MADDİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVANIN KABULÜ İLE, davacı taraf için 1.932,66 TL geçici iş göremezlik zararı, 8.813,23 TL tedavi gideri ıslaha bağlı olarak toplam 10.745,91 TL maddi tazminatın davalı ..... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 24/04/2017 tarihinden, diğer davalılar ...... ve ...... yönünden kaza tarihi olan 20/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, MANEVİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, davacı taraf için 3.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..... ve ......'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE karar verilmiştir. Mahkememizin 23/02/2021 tarih ve ...... Esas ...... Karar sayılı ilamı İstinaf edilmiş olmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 09/11/2023 tarih ve ..... Esas ...... Karar sayılı ilamı ile; "Bakırköy ..... Asliye Ceza Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası içinde bulunan bilirkişi raporunda; ...... plaka sayılı minibüs sürücüsü sanık ......'nin 1. dereceden asli ve tam kusurlu olduğu, müşteki yaya ...... 'in kendisinin yaralanmasıyla sonuçlanan bu trafik kazasının oluşumunda atfı kabil bir kusurunun bulunmadığının belirtilmiş olduğu, mahkememizce alınan kusur raporunda ise ...... plakalı minibüs sürücüsü davalı ....... 'nin aracını park ettiği veya duraklama yaptığı yerden aracını harekete geçirirken, yolda dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak aracının geri manevrası sırasında bir gözcü bulundurmaması ve geri manevra ile kontrolsüz geri hareket ederek aracının kör noktası olan sağ arka kısmı ile arkasından geçen yayaya sağ yandan çarpması nedeniyle meydana gelen kazada birinci derecede ve % 75 oranında, davacı yaya ...... in taşıt yolundan karşıdan karşıya geçmek isterken, KTK'nın 68. maddesinde kurala uyması gerekirken bu kurala uymayarak, dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak araçlar arasından kendi güvenliğini sağlamadan kontrolsüz bir şekilde geçmek istemesinden dolayı, kazanın meydana gelişinde ikinci derecede ve % 25 oranında kusurlu olduklarının görüş olarak bildirilmiş olduğu, kaza ile ilgili kaza tespit tutanağı düzenlenmemiş olduğu, ceza mahkemesinde ve mahkemede alınan kusur raporlarında davalı sürücünün kusurlu kabul edildiği hatta hükme esas alınan kusur raporundaki kusur oranının (ceza dosyasında sürücü tam kusurlu kabul edildiğinden) davalıların lehine olduğu anlaşıldığından davalıların kusura ilişkin istinaf talebinin yerinde görülmediği, davalı ...... 'ın cevap dilekçesinde, ...... plakalı aracın maliki olduğunu beyan etmiş olduğu, davacı vekilinin ise 15/06/2020 tarihli dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde davalının taraf sıfatının değerlendirilmediğini öne sürmüş olduğu, kazaya karışan ..... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, sigortalının davalı ...... olduğu, aracın ruhsat bilgilerine göre yine davalı adına kayıtlı bulunduğu anlaşılmakla, bu hususa ilişkin istinaf itirazının yerinde görülmediği, mahkememizce ATK ..... İhtisas Kurulundan (diş hekimi de bulunan) alınan 01/10/2018 tarihli raporunda davacının tüm tedavi evrakları incelenerek ve kaza ile davacının dişlerinden yaralanması ve diş tedavisi arasında illiyet bağının bulunduğu saptanarak davacı ......’in 20/03/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, mahkememizce hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, ..... E. ve ..... K. sayılı kararında Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunduğunu, KTK’nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı .... geçtiğini belirlemiş ancak geçici iş göremezlik ve tedavi gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiğini vurgulamış olduğu, davalıların belgesiz tedavi giderlerinden sorumlu olduklarını, Danıştay ..... Dairesinin ..... Esas sayılı dosyasından verdiği karar gereği, 05.11.2011 tarih ve 28106 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'de yer alan trafik kazası tedavi giderlerine yönelik Sağlık Uygulama Tebliği'ne ilişkin uygulamanın yürütmesi durdurulmuş olup, SGK'nın sorumlu olduğu tedavi giderlerinin belirlenmesinde SUT hükümlerinin uygulanmasının söz konusu olmayacağı (Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin ....... Esas ve ...... Karar sayılı kararı). mahkememizce hükme esas bilirkişi raporunun SUT hükümlerine göre düzenlenmiş ve SGK tarafından ödenmeyen tedavi giderlerinin gösterilmiş, sunulan tedavi faturalarının KTK'nın 98. maddesi gereğince SGK ve davalıların sorumluluğunda kalıp kalmadığının ve miktarının açıklanmamış, SGK'nın ödemediği tedavi giderlerinin gösterilmiş, mahkememizce de bu rapora itibar edilerek kusur oranına göre tedavi giderlerine hükmedilmiş olduğu, eksik incelemeye dayalı raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığı, o halde mahkememizce yapılması gerekenin, doktor bilirkişiden uygulanan tedavinin, davacının kazada oluşan yaralanması ve tedavisi için gerekli ve uygun bulunup bulunmadığı, dosyada mevcut fatura tarihlerindeki özel hastane fiyatlarına göre uygulanan tedavi ile orantılı olup olmadığı hususunda, davalılar ile dava dışı ...... 'nın sorumlu olduğu tedavi giderlerinin SUT hükümleri uygulanmaksızın belirlenmesi için ek rapor almak ve sonucuna göre tüm dosya kapsamı ile usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar vermekten ibaret olduğu, TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkememizce belirlenen manevi tazminat miktarları, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğundan davalı ..... vekilinin bu yöndeki istinaf iddia ve itirazının da yerinde olmadığı, mahkememizce davalı ...... aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedildiğinden, maddi ve manevi tazminat yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin bu hususa değinen istinaf itirazının yerinde görülmediği, trafik kazalarının, nitelikleri itibariyle haksız fiillerden olduğu, haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek bulunmadığından davalı işleten bakımından talebe uygun olarak kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı ...... vekilinin faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı, davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak tedavi gideri talep etmiş, geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmamış olup, aktüer bilirkişi raporunda geçici iş göremezlik tazminatı da hesaplanmış ve ıslahın da buna göre yapılmış olduğu, mahkememizce de tedavi gideri ve geçici maluliyete göre yapılan aktüer raporu esas alınarak ıslah edilen tutar üzerinden tazminata hükmedilmiş olduğu, oysa davacının, sadece tedavi gideri talebinde bulunduğuna göre dava dilekçesindeki talebi ile bağlı olduğu ve dava dilekçesinde bulunmayan talebin ıslah yoluyla eklenmesi olanağı bulunmadığı, yine HMK'nın 26.maddesi gereği hakimin taleple bağlı olup, talepten fazlasına karar veremeyeceği, dolayısıyla, geçici iş göremezlik bakımından usulüne uygun açılan bir dava bulunmadığı gözden kaçırılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı, ıslah dilekçesi ile talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı talebi konusunda esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talep hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı (Aynı yönde Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin..... Esas ve ..... Karar sayılı ilamı). açıklanan nedenlerle, davalı ...... Sigorta Şirketi vekili ile davalı ..... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile mahkememiz kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkememize GÖNDERİLMESİNE" karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 09/11/2023 tarih ve ..... Esas ..... Karar sayılı ilamı doğrultusunda yargılamaya devam edilmiştir. Mahkememiz dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 09/11/2023 tarih ve ..... Esas, ..... Karar sayılı ilamı doğrultusunda "uygulanan tedavinin, davacının kazada oluşan yaralanması ve tedavisi için gerekli ve uygun bulunup bulunmadığı, dosyada mevcut fatura tarihlerindeki özel hastane fiyatlarına göre uygulanan tedavi ile orantılı olup olmadığı hususunda, davalılar ile dava dışı ....... 'nın sorumlu olduğu tedavi giderlerinin SUT hükümleri uygulanmaksızın belirlenmesi" amacıyla daha önce rapor veren doktor bilirkişi ...... 'e tevdi edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, BAM kaldırma kararı öncesi rapor sunan doktor bilirkişi ...... 25/03/2024 tarihli ek raporunda özetle; dava konusu olayın 20/03/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan bedensel zararın maddi ve manevi tazminine ilişkin olduğunun, davacı, 1955 doğumlu ...... ’in Sağ zygomatik bölgede çökük malokluzyonu mevcut olduğunun, diplopisi olmadığının, ağız açıklığının kısıtlı, sol ayak dorsalinde ödem, ağrı olduğunun, solunum seslerinin doğal, thoracalomber hassasiyet olduğunun, batın yaygın hassasiyet olduğu nörolojik defîsit olmadığının, hasta acil servise kabul edildiğinin, genel durumunun stabil, tetkik ve görüntüleme istendiğinin, plastik cerrahi konsültasyonu ortopedi konsültasyonu istendiğinin, operasyon önerildiğinin, hasta plastik cerrahi tarafından interne edildiğinin, sağ zygomatik bölge çökük malokluzyonu mevcut diplopisi olmadığı ağız açıklığının kısıtlı, sol ayak iki yönlü grafısinde akuttravmatik lezyon bulunmadığının, CT de her iki maksillada sağ zygomada nazal kemikte fraktürü mevcut olduğunun, zgyoma kırığı kapalı redüksiyon, aynı seans fraklı kesi, burun kırıklarının kapalı redüksiyon ameliyatı yapıldığının anlaşılmış olup, bu arazların giderilmesi için SGK tarafından çeşitli hastanelere yapılmış ödemeler bulunduğunu, bu ödemelerin ise toplamda 11.751,00 TL olduğunu, yapılan tedavilerin tümünün davacının dava konusu kazada yaralanmasıyla illiyet bağının (davacının kazada oluşan yaralanması ve tedavisi için gerekli ve uygun bulunduğu) olduğu ve 11.751,00 TL fiyatlandırmanın KADR-İ MARUF (fatura tarihlerindeki özel hastane fiyatlarına göre uygulanan tedavi ile orantılı) OLDUĞU görüş ve kanaatinde olduğunu, kök raporda SUT dikkate alınmaksızın 11.751,00 TL belgeli tedavi giderinin davacı tarafından harcandığının yazılmış olduğunu, meydana gelen trafik kazasında davalı Mehmet İnce'nin yolda dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak aracının geri manevrası sırasında bir gözcü bulundurmaması ve geri manevra ile kontrolsüz geri hareket ederek aracının kör noktası olan sağ arka kısmı ile, arkasından geçen yayaya sağ yandan çarpması nedeniyle, meydana gelen kazada %75, davacı tarafın ise dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak araçlar arasından kendi güvenliğini sağlamadan kontrolsüz bir şekilde geçmek istemesinden dolayı, kazanın meydana gelişinde %25 kusurlu oldukları anlaşıldığından %25 kusur indirimi uygulanarak gerçek zararının ise 8.813,23 TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu SONUÇ OLARAK: davacının nihai ve gerçek tedavi gideri maddi zararının 8.813,25 TL olduğunu bildirmiştir. Tarafların beyan ve itirazları, tüm dosya kapsamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 09/11/2023 tarih ve ..... Esas ...... Karar sayılı ilamının bir arada değerlendirilmesinde bozma ilamı uyarınca uygulanan tedavinin, davacının kazada oluşan yaralanması ve tedavisi için gerekli ve uygun bulunup bulunmadığı, dosyada mevcut fatura tarihlerindeki özel hastane fiyatlarına göre uygulanan tedavi ile orantılı olup olmadığı hususunda, davalılar ile dava dışı .....'nın sorumlu olduğu tedavi giderlerinin SUT hükümleri uygulanmaksızın belirlenmesi hususunda doktor bilirkişiden ek rapor alındığı, dosya kapsamına uygun ve gerekçeli bilirkişi raporu ile davacının SUT hükümleri uygulanmaksızın talep edebileceği tedavi gideri zararının 8.813,25 TL olduğu, yine bozma ilamı uyarınca davacının dava dilekçesinde geçici iş göremezlik talebinin bulunmadığı belirtilmiş ise de dava dilekçesinde güç kaybına ilişkin açıklamalara yer verildiği ve davacı vekilinin duruşmaya iştirakle dava dilekçesinde güç kaybı olarak ifade edilen zararın geçici iş göremezlik talebine ilişkin olduğu, her ne kadar geçici iş göremezlik tazminatı ile güç kaybı tazminatının farklı esaslara tabi ise de, aralarında yer alan benzerlik nedeni ile yanılgılı değerlendirilebileceği, bu nedenle Mahkememizce maddi hata olduğunun kabul edilebileceği kanaatine varılmıştır. Mahkememiz eski tarihli gerekçesinde belirtilen sair hususlarda kanaatin aynen devam etmesi ve bozma ilamında bu hususlara değinilmemesi nedeni ile ayrıca belirtme yapılması gereği hasıl olmamıştır. Açıklanan bu nedenlerle maddi tazminat yönünden açılan davanın kabulüne, manevi tazminat yönünden açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A) MADDİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVANIN KABULÜ İLE, 1-Davacı taraf için 1.932,66 TL geçici iş göremezlik zararı, 8.813,23 TL tedavi gideri ıslaha bağlı olarak toplam 10.745,91 TL maddi tazminatın davalı ...... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 24/04/2017 tarihinden, diğer davalılar ...... ve ..... yönünden kaza tarihi olan 20/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken 734,05 TL harçtan peşin alınan 68,66 TL peşin harç ile 182,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 250,66 TL'nin mahsubu ile bakiye 483,39 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan ilk dava açılış harç gideri 100,06 TL ile ıslah harcı 182,00 TL olmak üzere toplam 282,06 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalı ..... Sigorta Şirketi tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 10.745,91 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, B)MANEVİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 1-Davacı taraf için 3.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...... ve .....'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gereken 239,09 TL harcın davalılar ..... ve ......'tan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 3.500,00 TL ücreti vekaletin davalılar ...... ve ..... 'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalı ..... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 3.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN: 1-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi ve ATK ücreti, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 5.701,65 TL yargılama giderinden kabul oranı (%46,33) ret oranı (%53,67) dikkate alınarak hesaplanan 2.641,57-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, (davalı ..... Sigorta Şirketinin 1.992,54-TL ile davalılar ..... ve ..... 'ın tamamından sınırlı sorumluluklarına) 2-Davalı ..... tarafından sarf edilen 220,00 TL yargılama giderinden ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 118,07 TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE, Dair davacı vekilinin ve davalı ...... vekilinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) diğer davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/09/2024 Katip ...... Hakim ....