İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/119 E. 2024/1175 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/119
Karar No
2024/1175
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/119 Esas KARAR NO : 2024/1175 DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 08/12/2022 BİRLEŞEN DOSYA DAVA TARİHİ : 20/07/2023 KARAR TARİHİ : 15/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2024 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Asıl dosya davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili adına kaçak/usulsüz elektrik kullandığı bahisle 15/12/2022 ödeme tarihli 114.851,75-TL ve 30.537,13-TL olmak üzere 2 adet tutanak düzenlendiği, kaçak tespitinin enerji piyasası tüketici hizmetler yönetmeliğe uygun düzenlenmediği, düzenlenen tutanakta müvekkilin imzası bulunmayıp kendisine tebliğ edilmediği, yapılan faturalandırmaların fahiş olduğu, EPTHY madde 44-45'e uygun davranılmadığını, dosyanın konusunda uzman bilirkişiye tevdii edilerek tespit edilerek kaçak tahakkukunun yeniden hesaplanmasını, iş yerinin yaklaşık 30 m2 olduğu, kesilen kaçak elektrik tutarının yüksek olduğunu müvekkilinin elektrik enerjisine temel ihtiyacı olduğundan, mağdur olacağını, öncelikle teminatsız olacak şekilde elektik enerjisinin kesilmemesine ilişkin tedbir kararı verilerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. -Birleşen dosya davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının/borçlunun kullanımında bulunan Avcılar/İstanbul adresli tüketim noktasında kurulu bulunan sayaçta müvekkili saha ekipleri tarafından 02/12/2022 tarihinde yapılan kontrollerde usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, bahsi geçen tutanağa istinaden tespit esnasındaki yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği toplam 145.960,73 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ..... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalı borçlu tarafından tarafımıza ikame edilen ve Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas numaralı dosyası ile görülmekte olan Menfi Tespit davasında da tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle HMK m.166 uyarınca işbu dava ile söz konusu menfi tespit davasının birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiğini, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını açılan itirazın İptali davasının tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan ve davalı borçlu tarafından müvekkili şirkete ikame edilen menfi tespit davası ile birleştirilmesini, davalının İstanbul ...... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamını, davalının/borçlunun aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Asıl dava dosyasında davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu iddialarının somutlaştırmadığını, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, davanın niteliği gereği kısmı dava olarak açılamayacağını, dava konusu miktarın 145.388,87 TL olduğu gözetildiğinde davacıya eksik harcın tamamlattırılması için süre verilmesi gerektiğini, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olup kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, davacı yanın iddialarının maddi hukuk ve mesnetten yoksun olup, dava dilekçesindeki mezkur iddiaların soyut ifadelerden öteye gidemediğini, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini, açıklanan nedenlerle; ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, haksız davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. -Birleşen dava dosyasında davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kesilen cezaların dayanaklarının olmadığı ve müvekkili tarafından kaçak / usulsüz elektrik enerjisi kullanılmadığının belirtildiğini, karşı tarafın müvekkilinin kaçak / usulsüz elektrik kullandığını iddia ediyorsa bu iddiasını ispatlamak zorunda olduğunu, ancak karşı tarafın ispata yarar herhangi bir bilgi ve belgeyi dosyaya sunmadığını, davalı tarafın bu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, kaçak Tespiti Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olmadığını, , tutanağın düzenlendiği tarih göz önünde bulundurulduğunda Enerji Piyasası Tüketici Hizmetler Yönetmeliği ile Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun ilgili düzenlemeleri göz ardı edilip müvekkili hakkında hukuka ve yönetmeliğe aykırı kaçak cezası faturası düzenlendiğini, bir an için kaçak tespitinin doğru olduğu kabul edilse dahi bu tespit sonrası yapılan faturalandırmanın fahiş olduğunu, nitekim mini market olan bir işyerine toplamda 145.388,87 TL kaçak elektrik tahakkukunun mümkün olmadığını, faturalandırma aşamasında EPTHY madde 44-45'e uygun davranılmadığını, iş yeri tekel bayi olup yaklaşık 30 metrekarelik bir alana sahip olduğunu, açıklanan nedenlerle birleşen davanın reddini, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, asıl dava yönünden davacı şirketin kaçak elektrik kullandığı iddiası ile davalı lirket tarafından düzenlenen 114.851,71 TL ve 30.537,13 TL bedelli 2 adet fatura nedeniyle davacı tarafın davalı yana borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava yönünden ise davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasıyla ..... numaralı sözleşmeye dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Asıl davanın ilk olarak Küçükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ikame edildiği, ..... Esas, ..... Karar sayılı ilam ile verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi ile dosyanın Mahkememize gönderildiği ve mahkememizde yukarıdaki esasını aldığı görülmüştür. -Yargılama devam ederken İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas ..... Karar Sayılı dosyasının Mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. -Mahkememizce icra dosyası, kaçak elektriğe ilişkin tutanak ve belgeler dosya arasına alınmış ve diğer tüm deliller toplanmıştır. -İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 145.388,87 TL asıl alacak alacak, 484,63 TL gecikmiş gün faizi, 87,23 TL KDV olmak üzere toplam 145.960,73 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "..... nolu sözleşme" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Somut olayda çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, asıl dosya davacısının kaçak elektrik kullanımının söz konusu olup olmadığı ile varsa bu kapsamda ödenmeyen fatura bedellerinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. -Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'inin "Kaçak elektrik enerjisi tüketimi" başlıklı 26. Maddesinde; "(1) Gerçek veya tüzel kişinin; a) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, c) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması,kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. (2) Yapılan kontrollerde, kaçak elektrik enerjisi tüketildiğine dair bir şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde bu Bölüm uyarınca belirlenen yöntemler çerçevesinde kaçak tespit süreci başlatılır. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Kaçak işleminin başlatılması için bu sürecin sonunda kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti gereklidir. (4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin elektrik enerjisini keserek sayacı mühürler ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur. "Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması" başlıklı 28/1. maddesinde; (1) 26. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için, a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir." "Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalamada esas alınacak süre" başlıklı 29. maddesinde; "(1) Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır. a) 26. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 26. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde, 1) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma yapılmış olan yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde, kullanım süresi esas alınır. Ancak bu süre 180 günü geçemez. 2) (1) numaralı alt bentte belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak (1) numaralı alt bent çerçevesinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 3) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. c) 26. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir." şeklinde düzenlemeler mevcuttur. -Somut olayda asıl ve birleşen dava yönünden istemlerin aynı faturalar ve kullanımlar hakkında olduğu görülmektedir. -Mahkememiz dosyası davacı tarafından kaçak elektrik kullanımı söz konusu olup olmadığının belirlenmesi, kaçak elektrik kullanımı söz konusu ise davaya konu faturalarda belirlenen miktarın dönem piyasa rayiçlerine uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığının, doğru hesaplanmadığının kabulü halinde kaçak elektriğe dayalı olarak talep edilebilecek fatura bedelinin miktarının belirlenmesi amacıyla, kaçak elektrik alanında uzman bir hesap bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 13/03/2023 tarihli raporda özetle; davacı ..... TEKEL VE GIDA SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ’nin, ..... Mah. ..... Cad. No:33/A Avcılar/İstanbul adresinde bulunan işyerinde 02.12.2022 tarihinde Sözleşmeli (Harici hat) olarak Kaçak Elektrik kullanımı yaptığı ve ..... ELEKTRİK A.Ş. tarafından Kaçak/Usulsuz Eletkrik Kullanım Tespit Tutanağı ile kayıt altına alındığı, KAÇAK TAHAKKUK HESAP BÜLTENİ verileri ile hesaplandığı, yapılan değerlendirmelerle hesaplamalar da 30 Mayıs 2018 Tarihli ve 30436 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ELEKTRİK PİYASASI TÜKETİCİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ ‘nin “Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri” MADDE 42 – (1) b) ye göre, “Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması” başlıklı MADDE-44-…(2) b), (3) maddelerine göre , “Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre” başlıklı MADDE 45 – (1) b) , (3)ç) ye ve “Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması başlıklı” MADDE 46 – (1) (3) (4)’ye göre hesaplanma yapılması gerektiği ve yapılan hesaplama ile Kaçak Enerji Tüketim Bedeli faturası olarak fatura tutarınn 47101.59 ₺ olarak tespit edildiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası daha önce rapor veren bilirkişiye tevdi edilerek asıl dava yönünden tarafların bilirkişi kök raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi ve asıl davaya dayanak olan her iki fatura yönünden alacak miktarının ayrı ayrı hesaplanması ile birleşen dava yönünden davacı tarafça talep edilen kaçak elektrik fatura bedelinin piyasa rayiçlerine ve mevzuata uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığının belirlenmesi istenmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 15/01/2024 tarihli raporda özetle; ..... E. Davaya konu dosyayı incelenip asıl dava yönünden tarafların bilirkişi kök raporuna karşı itirazları değerlendirilmiş ve asıl davaya dayanak olan her iki fatura yönünden alacak miktarının ayrı ayrı hesaplanması ile talep edilen kaçak elektrik fatura bedelinin piyasa rayiçlerine ve mevzuata uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığının kontrolleri yapılmış olup; kök raporda yapılan hesaplama yanlışlık olmadığı, Ceza Enerji Bedeli(₺) tutarı belirlenmesi sonrası Fatura Tutarı olarak 47,101.59 ₺ toplam tutar adı altında gereksiz/yanlış olarak belirtilmiş olduğu ve net olarak Ceza Fatura Tutarının belirlenmediği görünmüş olup yukarıda belirtildiği şekli ile C.Fatura Tutarı = 28,574.43 ₺ olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Düzenlenen kök ve ek raporlardaki farklılık nedeniyle dosyanın asıl ve birleşen dava yönünden daha önce belirlenen hususlarda rapor düzenlenmek üzere kaçak elektrik alanında uzman yeni bir bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 22/04/2024 tarihli raporda özetle; söz konusu tüketim EPTHY 42. maddesinin 1. fıkrası b bendi uyarınca, harici hat üzerinden kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak değerlendirilmesi gerektiğ, ilgili mahaldeki hesaplamada, tüketicinin ait olduğu “ticarethane” tarifesi esas alınarak ve EPTHY 46. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, kaçak elektrik tüketim katsayısı 1,5 esas alınarak yapıldığı, toplam tüketim tahakkuk bedeli; davaya tutanak için kaçak tüketim bedelinin 59.401,53 TL, ilgili tahakkukun son ödeme tarihi olan 15.12.2022 ile 20.12.2022 arasındaki gecikme zammı 247,53 TL ve kaçak tüketim ile gecikme zammı toplamı 59.649,06 TL olarak tespit ve mütalaa edildiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Dosyada mevcut raporlar arasında teknik yönünden açık çelişki mevcut olduğu anlaşılmakla, dosyadaki mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın kaçak elektrik hesaplamaları alanında uzman yeni bir bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 02/09/2024 tarihli raporda özetle; sözleşmeli Sayaç harici hat çekerek enerji kullandığı anlaşılan davacının bu şekildeki tüketiminin EPTHY nin 42. 1-b Maddesine göre kaçak elektrik tüketim olduğu, bu durumda davacının fatura son ödeme tarihi itibarıyla ödeme yükümlülüğünün 114.851,74 TL lık fatura için 54.985,34 TL, 30.537,13 TL lık fatura için 15.917,03 TL olduğu, Dolayısıyla davacı adına düzenlenmiş; 15.12.2022 son ödeme tarihli 114.851,74 TL lık kaçak elektrik faturası bakımından ( 114.851,74 TL - 54.985,34 TL=) 59.866,40 TL için borçlu olmadığının tespitini isteyebileceği, 15.12.2022 son ödeme tarihli 30.537,13 TL lık eksik tüketim bedeli faturası bakımından ( 30.537,13 TL - 15.917,03 TL=) 14.620,10 TL için borçlu olmadığının tespitini isteyebileceği, Birleşen itirazın iptali davası bakımından Birleşen dava Davalısı ..... Tekel ve Gıda San.Tic. Ltd Şti aleyhine aynı kaçak elektrik tutanağına dayanılarak yapılan takip bakımından; ..... Tekel ve Gıda San.Tic. Ltd Şti nin takip tarihi itibariyle ödeme yükümlülüğünün , enerji bedeli/asıl alacak 70.902,37-TL Faiz 155,10 TL Faiz KDV 155,10 , 27,92 TL olmak üzere TOPLAM 71.085,39 TL olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Buna göre asıl dosya davacısı şirketin kaçak elektrik kullandığı mevcut tutanaklar, resim, kayıtlar ve alınan bilirkişi raporu ile sabit olup, şirket tarafından ticarethane vasfındaki abone aleyhine tutanak doğrultusunda düzenlenen fatura bedellerinin mevzuata ve somut olaya uygun olmadığı, gelen yazı cevapları, işletmesi yapılan yerin ticarethane vasfında olması nazara alındığında 114.851,74 TL bedelli faturanın 59.866,40 TL'sinin fazla hesaplandığı, 15.12.2022 son ödeme tarihli 30.537,13 TL bedelli faturanın ise 14.620,10 TL'sinin fazladan hesaplandığı, iş bu bedeller yönünden yapılan hesaplamanın yönetmeliğe uygun olmadığı, bu miktarlar yönünden asıl dosya davasının menfi tespit talebinin yerinde olduğu, davacı şirketin davalı yana iş bu miktarlar yönünden borcunun bulunmadığı anlaşılmakla, asıl davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. -Birleşen dava dosyası yönünden ise birleşen dosya davacısının asıl dava dosyasına da konu olan iki adet fatur yönünden 70.902,37 TL asıl alacak alacak, 155,10 TL gecikmiş gün faizi, 27,92 TL KDV olmak üzere toplam işlemiş faiz ve KDV ile birlikte 71.085,39 TL'yi takip tarihi itibariyle talep etmesinin yerinde olduğu, davacı birleşen davalının ödemeye ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge ibraz etmediği, takibin iş bu bedel üzerinden devam etmesi gerektiği anlaşılmakla birleşen davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. -İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. -"Likit alacak" kavramına gelince;eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz eder- se, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. -Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. -Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilin- mekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." -Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2022/1637 Esas 2023/686 Karar sayılı ilamı) -Somut olayda alacak, haksız fiil niteliği arz eden kaçak elektrik bedeline ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılamaya muhtaçtır. Talep edilecek alacak miktarı teknik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olduğundan, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile; -Davacı tarafın 15/12/2022 ödeme tarihli 114.851,74 TL bedelli faturanın 59.866,40 TL'lik kısmı yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, -Davacı tarafın 15/12/2022 ödeme tarihli 30.537,13 TL bedelli faturanın 14.620,10 TL'lik kısmı yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, -Davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, -Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Birleşen İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas, ..... karar sayılı dosyasında açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; -İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile kısmen iptali ile takibin 70.902,37 TL asıl alacak, 155,10 TL işlemiş faiz, 27,92 TL KDV olmak üzere toplam 71.085,39 TL alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz üzerinde devamına, -Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Asıl dava yönünden; a)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.088,17-TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 1.273,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.815,17-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, b)Davacı tarafından peşin olarak olarak yatırılan 1.273,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 6.000,00 bilirkişi ücreti, 590,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 6.590,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d)Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, e)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Birleşen İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas, ..... karar sayılı dava dosyasında; a)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.855,84-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.762,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.092,99- TL harcın davalı ..... Tekel Ve Gıda Sanayi Limited Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına, b)Davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 1.762,85-TL harcın davalı ..... Tekel Ve Gıda Sanayi Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, c)Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 269,85-TL başvurma harcı, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 158,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 5.927,85 TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%48,70) göre hesap edilen 2.886,97-TL'nin davalı ..... Tekel Ve Gıda Sanayi Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, d)Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, e)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...... Tekel Ve Gıda Sanayi Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, f)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ..... Tekel Ve Gıda Sanayi Limited Şirketi'ne verilmesine, g)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.200,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%48,70) göre hesap edilen 1.558,46-TL'sinin davalı ..... Tekel Ve Gıda Sanayi Limited Şirketi'nden, 1.641,54-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı xx tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/11/2024 Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/119, K. 2024/1175, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-119-e-2024-1175-k-a8eee57d361e