İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/985 E. 2024/663 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/985
Karar No
2024/663
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/985 Esas KARAR NO : 2024/663 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/11/2022 KARAR TARİHİ : 13/06/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'nın idaresinde olan ve davalı ...'ya ait .... plakalı araçla davacıların murisi ...'e çarpması sonucu ...'in hayatını kaybettiğini, davacıların annelerini kaybetmelerinin oluşturduğu ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar nedeniyle her bir davacı için 100.000,00 TL. (toplamda 200.000,00 TL.) Manevi tazminat, yine davacıların bu kaza ve kaza sonucu meydana gelen ölümden dolayı yaptıkları cenaze ve defin masrafları için, 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı (cenaze ve defin giderleri) belirlenebilir duruma geldikten sonra arttırılmak kaydıyla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 250 TL. Maddi tazminatın, işleten ve araç sürücüsü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere sigortaya başvuru dilekçesinin tebliğ edildiği 27.03.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılara ödetilmesini ve tahsilini/tazminini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazaya karışan .... plaka sayılı aracın müvekkili .... Sigorta A.Ş. Nezdinde ..... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 14.05.2016-2017 tarihleri arasında sigortalı olduğunu; poliçe limitinin 310.000,00 TL olduğunu; müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu; poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluğun da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını; poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını; poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını; Zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını; kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple Mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faiz dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olacağını beyan ederek davanın reddini talep etmektedir. CEVAP; Davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ceza dava dosyasında müvekkiline atfedilen tali kusurun kabul edilmediğini; Mahkemece kusur durumunun yeniden değerlendirilmesini ve belirlenmesini; davacı tarafın, maddi tazminat talepleri kapsamında, cenaze ve defin giderleri için Belediye, İl/İlçe Müftülüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığı'na müzekkere yazılarak bu masrafların tespit edilmesi gerektiğini belirttiğini; davacıların bu masrafları kendilerinin yaptıklarını belgeleriyle ispat etmeleri gerektiğini, yoksa bir Belediyeden ya da Diyanet İşleri Başkanlığından celp ile bildirilen cenaze masraflarının davacılara haklılık kazandırmayacağını, zira cenaze ve defin masraflarının sosyal belediyecilik uygulaması kapsamında belediyelerce yapıldığını ve karşılandığını, davacıların da bir takım masrafları olabileceğini, ancak davacıların ne kadar masraf yaptıklarını belgeleriyle ispat etmeleri gerektiğini, davacı tarafın Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin bir kararından alıntı ile; cenaze ve defin giderlerinin belge ile ispat edilmesinin gerekli olmadığını, belge ibraz edilmese dahi, geleneklere ve dini kurallara göre yapılan masrafların hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiğini belirttiğini; dini ve geleneksel bir takım kurallara göre her cenazede yapılan ancak istisnaen belgeye bağlanması mümkün olmayan bazı masraflar için bu içtihatın geçerli olabileceğini; ancak istisnaen kabul edilebilecek az sayıdaki bazı masraf kalemlerinin dışında, davacıların ne masraf yaptıklarını belgeleriyle ispat etmeleri gerektiğini; ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının dava ve taleplere ilişkin olarak zamanaşımı itirazında bulunduklarını; sonuç itibariyle yapılacak yargılama ve toplanacak delillerle de ortaya çıkacağı ve anlaşılacağı üzere, kazada davalı müvekkilinin kusuru bulunmadığından davacının bütün taleplerine itiraz ile haksız davanın reddine karar verilmesini talaep etmiştir. CEVAP; Davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin konu kısmında belirsizlik olduğunu, davanın haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası mı yoksa destekten yoksun kalma talepli maddi ve manevi tazminat davası mı olduğunun açık olmadığını, Türk Hukukunda geçerli olan sorumluluk ilkesinin "kusur ilkesi" olduğunu, Borçlar Kanununun 41. Maddesinde kusur sorumluluğunun, genel bir ilke olarak düzenlendiğini, BK 41/1 maddesine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir davranışla bir başkasına zarar veren kimsenin, bu zararı tazmin etme zorunda olduğunu, kusur sorumluluğunda kusurun, sorumluluğun kurucu unsuru olduğu için, sorumluluğun ancak kusur mevcut olduğu zaman söz konusu olduğunu, buna karşılık kusur yoksa, sorumluluk da olmayacağını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ise, motorlu araç işleteninin sorumluluğunu düzenlerken, kusur ilkesi ve dolayısıyla kusur sorumluluğundan vazgeçerek, bunun yerine farklı bir sorumluluk ilkesi getirdiğini, bu ilkenin "sebep ilkesi" veya "sebep sorumluluğu ilkesi" olduğunu, kanun "işletenin sorumluluğu" başlığını taşıyan 85. Maddesinde kural olarak sebep sorumluluğu ilkesini kabul ettiğini, ancak sebep sorumluluğu ilkesi içinde de kanun koyucu, esas itibariyle tehlike sorumluluğunu öngördüğünü, kanunda bazı hallerde tehlike sorumluluğunu tamamlayıcı olarak olağan sebep sorumluluğu ve kusur sorumluluğu ilkelerine de yer verdiğini, KTK. 85. Maddesinde, zarar aracın işletilmesinde doğmuşsa tehlike sorumluluğu, işletilme halinde bulunmayan bir aracın sebep olduğu trafik kazasından doğmuşsa, yerine göre olağan sebep sorumluluğu veya kusur sorumluluğu ve nihayet kazadan sonra yapılan yardım faaliyetlerinden doğmuşsa, bu halde de olağan sorumluluğu kabul ettiğini, somut olayda müvekkilinin işletenin tehlike sorumluluğundan dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında sanık olan araç sürücüsünün ifadesinde "..olay tarihinde işten çıkmıştım, avcılar istikametinden .... istakametine gitmekteydim..." şeklindeki beyanı mevcut olup iş bu beyana göre kaza anında aracın işletilmediğinin aşikar olduğunu, yine araçla alakalı herhangi bir bozukluk tespit edilmediğini, müvekkilinin aracın tüm muayenelerini, bakımlarını, sigorta ve kaskosunu da yaptırdığını, araçta herhangi bir eksiklik mevcut olmadığını, bu durumda müvekkilinin KTK 85/2 ye göre olağan sebep sorumluluğundan dolayı da sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müteveffanın tüm cenaze ve defin masraflarını Avcılar belediyesinin üstlendiğini, davacıların maddi bir zararlarının mevcut olmadığını, talep edilen manevi tazminat tutarının sebepsiz zenginleşme gerektirecek bir tutar olduğunu, kabulünün de mümkün olmadığını, bu sebeplerle TTK 85/1 ve 85/2 maddelerine göre müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığından müvekkili hakkında açılan hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini arz ve talep ederim. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazasında vefat eden müteveffanın mirasçıları tarafından davalılara karşı açılan cenaze ve defin giderlerinin tazmini talepli ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, uyuşmazlığın müteveffanın gelir durumu, müteveffanın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıların davalı taraflardan cenaze ve defin giderleri talep edip edemeyecekleri, manevi tazminat talep edip edemeyeceği edebileceklerse miktarı hususlarında olduğu anlaşılmıştır. .... Büyükşehir Belediye Başkanlığına müzekkere yazılmış yazılan müzekkereye .... Büyükşehir Belediye Başkanlığından 17/11/2022 tarihli verilen yazı cevabında cenaze ve defin giderlerinin ücretsiz olduğuna ilişki cevap verildiği görülmüştür. Avcılar Balkan Göçmenleri Derneğine müzekkere yazılmış 29.09.2023 tarihli müzekkere cevabı ile cenaze-defin gideri 1.300 €uro olabileceği şeklinde cevap verilmiştir. Güneşli Balkan Türkleri Dayanışma Derneğine yazılan müzekkereye 15/08/2023 tarihili cevabı yazılarında cenaze ve defin giderlerinin toplam ... Levhası olabileceği şeklinde cevap vermişlerdir Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda özetle; Kaza, azami hız limitinin saatte 30 kilometre olduğu yerleşim yeri içinde, bölünmüş, 10.60 metre genişliğinde cadde sınıfı yolda gerçekleşmiştir. Kazanın gerçekleştiği zaman diliminde hava yağmurlu, vakit gecedir. Aydınlatma mevcuttur. Zemin asfalt kaplama ve yüzeyi ıslak, yatay güzergah düz ve düşey güzergah eğimsizdir. Dosya içerisinde olayın oluş şeklini ve olay yeri özelliklerini anlatır trafik kazası tespit tutanağı bulunmaktadır. Çarpma noktasının konumunu yolun orta refüj kısmına 3.70 metre uzaklıkta olduğu işaretlenmiş ve aracın çarpma noktasından 8 metre sonra durduğu görülmüştür. Meydana gelen kaza neticesinde sürücü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesini ihlal ettiği, yaya ...'in ise aynı kanunun 68/1-b-1 maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir. 20.06.2017 tarihinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na düzenlenen ....'ya ait bilirkişi raporu incelenmiştir. Yayanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68. Maddede ihlali bulunduğu için asli kusurlu olduğu, sürücünün ise aynı kanununda 52. Maddede ihlali bulunduğu için tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. 30.06.2021 tarihinde Küçükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesi'ne Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor incelenmiştir. Sürücünün tali kusurlu olduğu, yayanın ise asli kusurlu olduğu görüşü belirtilmiştir. Dosya içerisindeki taraflarca sunulmuş olan tüm delilleri heyetimiz incelenmiştir. Çarpışma noktasının konumu itibari ile ilk geçiş hakkı yayalara kıyasla sürücülerdedir. Kazanın meydana gelmesindeki ana unsurun sürücünün hareket alanının yaya tarafından kapatılması olarak belirlenmiştir. Çarpma noktasının konumu, aracın hasar aldığı bölge, aracın durduğu mesafe hususları dikkate alınıp aşağıdaki şekilde yüzdesel kusur dağılımı yapılmıştır. Mevcut bulgulara göre: A. Sürücü ..., her ne kadar ilk geçiş hakkına sahipse de idaresindeki aracı ile seyir halinde iken hareket alanına giren yayaya karşılık almış olduğu tedbirlerde hızından ötürü başarılı olamadığı, hızının kazanın meydana gelmesinde ve sonucu üzerinde etkenliğinin oldığı anlaşılmış gerçekleşen kazada tali derecede kusurlu bulunmuştur. B. Hayatını kaybeden yaya ..., ilk geçiş hakkının araç sürücülerine ait olduğu taşıt yolunda karşıdan karşıya geçmek istediğinde yaklaşmakta olan araçların durumunu gözlemlemesi ve ilk geçiş hakkını bu araç sürücülerine bırakması gerekirken bunu yapmadığı, yaklaşmakta olan otomobil sürücüsünün hareket alanını kapatarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmış gerçekleşen kazada asli derecede kusurlu bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; A. Sürücü ...'nın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, B. Hayatını kaybeden yaya ...'in %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. Mahkememizce alınan 03/05/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Kusur Durumu; ATK Trafik İhtisas Dairesinin 13.11.... tarihli raporunda olayın meydana gelmesinde; a) Davalı sürücü ...’nın %20 oranında kusurlu olduğu, b) Müteveffa yaya ...’in %80 oranında kusurlu olduğu belirtilmektedir. Cenaze ve Defin Giderinin Tespiti; a) Müteveffa ...’in 17.05.2017 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonrasında kaldırıldığı hastanede bir süre gördüğü tedavi sonrasında 02.06.2017 tarihinde vefat ettiği görülmüştür. b) ATK tarafından düzenlenen 03.06.... tarihli Yol İzni Belgesinden müteveffanın Bulgaristan doğumlu olduğu ve Bulgaristan’ın .... Şehri Çiftlik Köyünde defnedildiği anlaşılmıştır. c) Sayın Mahkemece Avcılar Balkan Göçmenleri Derneğine Cenaze-Defin Gideri sordurulmuş ve 29.09.2023 tarihli müzekkere cevabı ile davacıların talep ettikleri cenaze-defin gideri talepleri toplamının 1.300 €uro olduğu kanaati bildirilmiştir. d) Ceza dosyasındaki nüfus kayıt örneğinden müteveffa ...’in geride kalan mirasçılarının davacı ... ve müteveffa davacı .... olduğu görülmüştür. Dosyadaki Mirasçılık Belgesinden ise müteveffa davacı ....’nun mirasçılarının davacı ... ve ... olduğu görülmüştür. Buna göre; davacıların miras payları ... yönünden (1/2) pay .... yönünden (1/2) pay x (3/4) pay = (3/8) pay ... yönünden (1/2) pay x (1/4) pay = (1/8) pay olarak tespit edilmiştir. e) Davacıların talep edebileceği maddi zararları aşağıdaki gibi tespit edilmiştir. 1) Davacı ...’ın talep edebileceği maddi zararının; = [1.300,00 € x %20 kusur x (1/2) pay] = 130,00 €uro, 2) Davacı ...’nun talep edebileceği maddi zararının; = [1.300,00 € x %20 kusur x (3/8) pay] = 97,50 €uro, 3) Davacı ...’nun talep edebileceği maddi zararının; = [1.300,00 € x %20 kusur x (1/8) pay] = 32,50 €uro Olduğu kanaatine varılmıştır. f) Vefat tarihi olan 02.06.2017 tarihi itibarı ile 1 €uro = 3,9703 TL olduğundan davacıların talep edebileceği maddi zararları TL bazında aşağıdaki gibi tespit edilmiştir. 1) Davacı ...’ın talep edebileceği maddi zararının = 130,00 € x 3,9703 TL/€ =516,14 TL, 2) Davacı ....’nun talep edebileceği maddi zararının = 97,50 € x 3,9703 TL/€ =387,10 TL, 3) Davacı ...’nun talep edebileceği maddi zararının = 32,50 € x 3,9703 TL/€ = 129,03 TL olduğu kanaatine varılmıştır. ZMSS Poliçesi Teminat Kapsamı a) .... plakalı araç 30.11.2016-30.11.2017 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmıştır. Kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri şahıs başına ölüm ve sakatlık yönünden 330.000,00 TL; tedavi gideri yönünden 330.000,00 TL dır. b) Davacıların cenaze gideri nedeniyle maddi zararları toplamı 1.032,27 TL olup 330.000,00 TL tutarındaki ölüm teminat limitinin altında kalmaktadır. Temerrüt Tarihi ve Faiz Nev’i; a) Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; “....MADDE 99- Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren (8) iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.....” denmektedir. b) Davalı sigorta şirketine dava öncesinde başvuru yapıldığı anlaşılmakla birlikte; başvurunun cenaze-defin giderine ilişkin değil, destekten yoksun kalma maddi zararına ilişkin olduğu görülmüştür. Kaldı ki; ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihe ilişkin teslim belgesi de bulunmamaktadır. Bu durumda; davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt başlangıcının 01.11.2022 dava tarihi olduğu; davalı sürücü ve işleten yönünden ise temerrüt başlangıcının haksız fiilin başlangıcı olan 02.06.2017 vefat tarihidir. c) Sigortalı aracın tescil kayıtlarında kullanım amacının ticari olduğunun belirtilmiş olması hasebiyle faiz nev’inin avans faizi olduğu kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak; 1) Davacı ...’in talep edebileceği maddi zararının 516,14 TL olduğu, olduğu, 2) Davacı ....’nun talep edebileceği maddi zararının 387,10 TL olduğu, 3) Davacı ...’nun talep edebileceği maddi zararının 129,03 TL olduğu, 4) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 01.11.2022 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 02.06.2017 vefat tarihi ve faiz nev’inin avans faizi olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde ;Dava, trafik kazasında vefat eden müteveffanın mirasçıları tarafından davalılara karşı açılan cenaze ve defin giderlerinin tazmini talepli ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, 17/05/2017 tarihinde Davalı ...'nın idaresinde olan ve davalı ...'ya ait .... plakalı aracın davacıların murisi ...'e çarpması neticesinde mütevvefa ...'in kaldırıldığı hastanede bir süre tedavi gördüğü tedavi sonrasında 02.06.2017 tarihinde vefat ettiği trafik kazasında dosyada alınan 13/11/.... tarihi Adli Tıp Kurumu kusur raporuna göre sürücü ...'nın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, Hayatını kaybeden yaya ...'in %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup davacı taraf her ne kadar bu kaza sonucu meydana gelen ölümden dolayı yaptıkları cenaze ve defin masraflarını davalılardan etmişse de dosyaya davacılar tarafından yapıldığı iddia olunan cenaze ve defin masraflarına ilişkin ispat yarar dosyada delil sunmamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun '' (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' hükmü dikkate alındığında dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle de ispat yükü kendi üzerinde olan davacıların cenaze ve defin giderlerine yönelik davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen maddi tazminat taleplerinin reddine ,karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Manevi tazminat talebi yönünden davacıların müttevefa ... 'in vefatı nedeni ile yaşadıkları psikolojik çöküntü, elem ve acı, telafisi imkansız manevi zararları nedeniyle , olayın oluş şekli, kusur durumu ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak açılan davanın manevi tazminat talebi yönünden ;Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın 02/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı ...'nun 12/04/2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın 02/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı müteveffa ... mirasçıları .... ve ...'na miras payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 1-Davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, 2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 683,96-TL'nin mahsubu ile bakiye 256,36-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 3-Davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 250,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, B-DAVACILARIN MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİNİN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE; 1-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın 02/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacı ...'nun 12/04/2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın 02/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı müteveffa ... mirasçıları ... ve ...'na miras payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, a)Alınması gereken 1.366,2‬0-TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, b)Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, c)Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine, d)Davacılar tarafından yapılan 6.058,00 TL'nin ½'si olan 3.029,00-TL'den kabul-red oranına göre hesaplanan 302,90 TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 3-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı gereğince 1.440,20-TL'sinin davacılardan, 159,80-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/06/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/985, K. 2024/663, T. 13.06.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-985-e-2024-663-k-665731c4fd5e