İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/719 E. 2025/40 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/719
Karar No
2025/40
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/719 Esas KARAR NO : 2025/40 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 01/08/2024 KARAR TARİHİ : 14/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının uluslararası taşımacılık işiyle uğraştığını, davalı ile davaya konu olan taşımadan önce de taşımacılık sebebiyle ticari ilişkisinin bulunduğunu, davalı ile Almanya'dan Türkiye'ye dört farklı taşımanın yapılması konusunda anlaştıklarını, davacının bu anlaşma kapsamında dört farklı araç ve taşımayla emtiaları Almanya'dan Türkiye'ye taşıdığını ve alıcısına teslim edildiğini, konuyla ilgili gerekli belgeler ve hamule senetleri düzenlendiğini, taşıma yapıldığı için konuyla ilgili olarak taşıma ücretleri hakkında; 20.02.2024 tarihli 3.050,00 Euro bedelli olmak üzere, toplam bedelleri 12.200,00 Euro olan dört adet fatura düzenlendiğini ancak davalının yapılan taşımalara rağmen anlaşmaya aykırı davranarak ödeme yapmadığını, bununla birlikte davalının daha öncesinde hiçbir karşılığı olmayacak şekilde davacı adına 115,00 Euro bedelli bir fatura düzenlediğini fakat bu faturanın karşılığı olmadığı için konuyla ilgili iade faturası düzenlendiğini, Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ........ esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davanın kabulü ile Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptaline, icra takibinin 12.315,00 Euro asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca bir yıllık Euro mevduata uygulanan en yüksek faiz ile devamına, 9620'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının akdi taşıyıcı sıfatıyla, davacıya müşterilerine ait uluslararası taşımaların fiilen taşınması işini yaptırmakta ve bu taşıma işinin gönderici talimatlarına uygun olarak gerçekleştirmesini temin ettiğini, davacının da taşıma işini davalının talimatlarına uygun gerçekleştirmek, taşıma ve teslim aşamaları hakkında derhal bilgilendirmek, teslim belgesini saklanmak üzere teslim etmekle mükellef olduğunu, eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) madde 5 uyarınca sevk mektubu üç nüsha halinde düzenlenerek gönderici ve taşımacı tarafından imzalandığını, birinci suret göndericiye verildiğini, ikinci yükle beraber gittiğini, üçüncüsü ise taşımacı tarafından saklandığını ancak dava konusu somut olayda fiili taşıyıcı olan ..... Lojistik, müvekkile CMR belgelerini göndermediğini, bu sebeple bahsi geçen faturalara dair ödeme yapılmadığını, CMR belgeleri, müvekkile gönderilmediğinden saklama yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğinin kontrol edilemediğini, davacıya ödeme yapılması için davacının yükümlülüklerini tam, zamanında ve gereği gibi yerine getirdiğini ispat etmek ve buna dair belgeleri gönderici konumundaki müvekkile ibraz etmekle yükümlü olduğunu, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize 09/12/2024 tarihinde sunulan raporda özetle: "Takdirler Sayın Mahkemenin olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve raporumuz içinde açıklanan nedenlerle; 1. Sayın mahkemenizin 27.11.2024 tarihli ara kararı ile, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının ..... Mah. ..... Yolu Bul. No: 716 Tepebaşı/Eskişehir'de olduğu dikkate alınarak, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılmasına, bu hususta Eskişehir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verildiği, 2. Davalı tarafın 2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı tarafın davalı taraf hakkında 12.315,00 EURO asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık kamu bankalarınca 1 yıla kadar EURO vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyası üzerinden 24.04.2024 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın 24.04.2024 tarihinde itiraz ettiği, Takibe konu alacağa ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait 4 adet ve KDV dahil 12.315,00 EURO tutarlı faturanın olduğu, iş bu faturaların 3 adet ve KDV dahil 12.200,00 EURO tutarlı olanının satış faturası, 1 adet ve KDV dahil 115,00 EURO tutarlı olanının iade faturası olduğu, Faturaların açıklama kısmına mal-hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturaların tamamının davalı tarafın yasal defterlerine işlendiği, davacı tarafın dosya muhteviyatına sunulan cari hesap ekstresinde işlendiği tespit edilmiştir.“Türk Ticaret Kanunu'nun MADDE 21- (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer Almaktadır. Davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 01.01.2024 tarihli 113.362,00 EURO tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 05.04.2024 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 12.315,00 EURO alacaklı olduğu, Davacı taraf ile cari hesap ilişkisinin 01.01.2024 tarihli 45.374,00 EURO tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 30.04.2024 tarihinde davalı tarafın davacı tarafa 12.085,00 EURO borçlu olduğu, Sayın mahkemenizin 27.11.2024 tarihli ara kararı ile, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının ..... Mah. ..... Bul. No: 716 Tepebaşı/Eskişehir'de olduğu dikkate alınarak, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılmasına, bu hususta Eskişehir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verildiği, Ancak dosya muhteviyatına sunulan cari hesap ekstreleri karşılaştırıldığında taraflar arasında takip tarihi itibariyle 230,00 EURO tutarlı farkın olduğu, iş bu farkın davalı tarafın ticari defterlerine tek taraflı yaptığı 230,00 EURO tutarlı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, İş bu tek taraflı kayıt işleminin davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2024 yılına ait 2 adet ve KDV dahil 230,00 EURO tutarlı iade faturasına ait olduğu, her bir faturanın KDV dahil 115,00 EURO tutarlı olduğu, faturaların açıklama kısmına navlun iade bedeli diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturaların tamamının davalı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davacı tarafın dosya muhteviyatına sunulan cari hesap ekstresinde işlenmediği, iş bu navlun iade bedeli açıklamalı faturaların içeriğinin ispat edilmesi gerektiği, Netice itibariyle ticari defter ve kayıtlara göre davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 12.315,00 EURO asıl alacak tutarını talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık kamu bankalarınca 1 yıla kadar EURO vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faizi tahsili talep edebileceği," sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; Davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; taraflar arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğunu, taşıma işinin yapıldığını ancak davalı tarafından taşıma bedellerinin ödenmediğini, ayrıca gerekçesiz olarak 115-Euro bedelli iade faturası düzenlendiğini, takibe konu faturalara itiraz edilmediğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; davacı taşımacının CMR belgelerini göndermediğini bu sebeple davacıya ödeme yapılmadığını, taşımanın tamamlanması akabinde ilgili belge ve bilgilerin gönderilmesinin gerektiğini, CMR belgelerinin gönderilmemiş olması sebebiyle taşımanın gereği gibi yerine getirilip getirilmediğinin tespit edilemediğini bu sebeple ödeme yapılmasının kabul edilmediğini, taşımada hasar, ziya, kayıp bulunup bulunmadığının belli olmadığı, taşımayı akdi olarak üstlenen olarak taşıtanlara karşı sorumluluklarının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Davacı ve davalının ticari defter ve kayıtlarının usul ve yasaya uygun olarak tutuldukları, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı, sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu icra takip dosyasına dayanak faturaların davalının ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, faturaların e-fatura olduğu, sistemi üzerinden davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz ve iade edilmediği anlaşılmaktadır. Taraflarca incelemeye sunulan cari hesap kayıtları incelendiğinde kayıtların uyumlu olduğu, davacı tarafından kesilen takibe konu faturaların davalı tarafından cari hesap kayıtlarına alındığı anlaşılmaktadır. Cari hesap kayıtlarındaki farkın ise davalının davacıya düzenlediği 115 euro bedelli iade faturasından kaynaklandığı görülmektedir. 6102 sayılı Kanun'un 21. Maddesinin 2. Fıkrası şu şekildedir: "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." Bu kapsamda davacı tarafından davalıya kesilen faturalara davalı tarafından 6102 sayılı Kanun'un 21. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği gibi faturaların davalının ticari defterine işlendiği, bu suretle faturaların içeriğinin davacı lehine kesinleştiği sabittir. Bilindiği üzere fatura kesilmiş olması tek başına alacağı ispat etmemekte olup, alacaklının faturaya konu taşımayı yaptığını da ispat etmesi gerekmektedir. Buna karşılık alacaklı tarafından kesilen faturaların iş sahibi tarafından ticari defterine kaydedilmesi ve süresi içerisinde itiraz edilmemesi halinde faturaya konu taşımanın yapılarak teslim edildiği dolayısıyla faturanın içeriğinin kesinleştiği ve taşımanın yapıldığı alacaklı taşıyıcı lehine karine teşkil etmekte olup, bu durumda aksini ispat yükü borçluya geçmektedir. Yargıtay ...... Hukuk Dairesi de ...... E., ...... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Mahkemece, dosya kapsamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu gereğince, davacının davalıdan takibe konu faturalardan kaynaklanan toplam 118.004,63.-TL alacağının bulunduğu, söz konusu faturaların davalının ticari defter ve kayıtlarında işlendiği gibi vergi dairesine de bildirmiş olduğu BA-BS form örneklerinde de bildirildiği, faturaların davalının defterlerinde ve vergi bildiriminde kayıtlı olması nedeniyle davacı lehine malların davalıya teslimi hususunun karine olarak sabit olduğu, bu karinenin aksinin davalı tarafından ispat edilememesi karşısında davalının icra takibine borcun 2.701,03.-TL'lik kısmını kabul etmesi de dikkate alınarak davalının 115.303,60.-TL'lik kısma itirazının haksız olduğu, alacağın faturalara dayalı ve likit olması karşısında davacının ayrıca icra inkar tazminatına müstahak bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi." Taraflar arasında ticari ilişki kurulduğuna dair herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı, davacının taraflar arasındaki akdi ilişkiye yönelik taşımalara ait CMR belgelerini sunmadığını bu sebeple borçlu olmadığını iddia etmektedir. Buna karşılık yukarıda da belirtildiği üzere davalı tarafından davacının taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden kestiği faturalara davalı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz ve iade işlemi gerçekleştirilmediği gibi faturaların davalının ticari defterlerine davacı lehine alacak olarak kaydedildiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda davacı lehine kesinleşen fatura içeriklerine göre davacının tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre alacağını ispatladığı, aksini ispat yükünün ise davalı üzerinde olduğu değerlendirilmiştir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi ....... E., ...... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Yargıtay'ın yerleşik hale gelmiş emsal kararlarına göre; faturayı alan tarafın söz konusu faturayı ticari defterlere ve muhasebe kayıtlarına işlemesi faturayı düzenleyen tarafın alacağının varlığına ilişkin olarak lehine delil teşkil eder. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp sözleşmenin ifası safhasıyla ilgili olduğundan, faturanın sözleşmeyi değiştirir nitelikte olmaması ve sözleşmeye uygun biçimde düzenlenmesi gerekir. Bu nedenle, sözleşmeye aykırı düzenlenmiş faturaya itiraz edilmemesi aleyhe sonuç doğurmaz. Ancak fatura kabul edilerek ticari defterlere işlenmiş ise, faturadaki miktar kadar iş bedeli bulunduğunu iş sahibi kabul etmiş sayılacağından ticari defterlere itibar edilerek iş bedeli miktarı belirlenir. Ticari defterlerin kesin delil olması da bu sonucu gerektirir. Zira, faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. Fatura karşı tarafça ticari defterlerine kayıt edilmiş ise burada delil olan fatura değil ticari defterlerdir. Ticari defterler uyumlu olmadığı için lehe delil değeri bulunmasa dahi, karşı çıkılan faturanın ticari deftere kayıt edilmiş olması halinde ticari defter aleyhe delil oluşturacaktır. Bu durumda ,takip konusu faturaların davalının ticari defterlerine işlenmesi faturayı düzenleyen tarafın alacağının varlığına karine teşkil ettiği kabul edilmelidir. Zira, Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacakla illgili olarak sonradan iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Bu haliyle davalı tarafın icra takibine konu faturadan kaynaklı borcu olmadığı yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir." Yargıtay ....... Hukuk Dairesi de ...... E., ...... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması ise birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse ise, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; davacı tarafından davalının faturalarına itiraz edilmediği, davalının faturalarının tamamının davacının ticari defterlerine işlendiği, protokol tarihi itibariyle tarafların ticari defterleri incelendiğinde ise, protokol kapsamında yer alan çeklerin davalı şirket kayıtlarında 05.10.2016 tarihinde kayıt altına alındığı, davalı kayıtlarında protokol tarihi itibariyle görülen borcun protokol tutarı ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Dosyanın tetkikinde; sözleşmede imalat bedelinin malzeme + %22,5 kâr şeklinde belirlendiği, cari hesaba göre davalı tarafından düzenlenen faturaların davacıya gönderildiği, bu faturaların her iki tarafın defterlerine kaydedildiği, 04.10.2016 tarihli protokolde de bakiye borcun 1.457.000 TL olarak taraflarca kabul edildiği tespit edilmiştir. Bu durumda davacının borçlu olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olmuş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir." Bu bağlamda davacı tarafından kesilen faturaların süresi içerisinde itiraz ve iade edilmeyerek davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarına işlendiği ve faturalara istinaden borçlu olmadığını ispat yükünün davalı üzerine geçtiği anlaşılmaktadır. Davalı sunduğu cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacının CMR belgelerini sunmadığı bu sebeple taşımanın gerçekleşip gerçekleşmediğinin belli olmadığını veya taşımadan kaynaklı olarak hasar durumu olup olmadığının bilinmediğini bu sebeple akdi olarak taşıtana karşı sorumlu olacağını belirtmiş ise de; davacının fiili taşıyıcı, davalının akdi taşıyıcı olduğu taşıma ilişkisinde taşıtan ve alıcıların ilgili taşımaların gerçekleşmemiş olması halinde veya taşımadan kaynaklı ziya durumu olduğunda akdi taşıyıcı olarak davalıya bilgi verme ve ihbar yükümlülüğünün bulunduğu, dava ve icra takip tarihi ile fatura tarihleri ile taşımaların fiilen gerçekleştikleri tarih arasında geçen süreç içerisinde gönderen veya alıcıların ilgili taşımalara ilişkin bilgi verme ve ihbar sürelerinin geçtiği, davalı tarafından davanın hiçbir aşamasında ilgili taşımaların gerçekleşmediği veya taşıma sebebiyle bir zarara yönelik davalıya ihbar yapıldığına veya ilgili taşımalar sebebiyle bir zararın davalı tarafından tazmin edildiğine dair herhangi bir bilgi veya belgenin sunulmadığı kanuni ihbar sürelerinin dolması sebebiyle davalının bu yöndeki itiraz ve beyanlarına itibar edilmemiştir. Nitekim davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde ilgili belgelerin de delil olarak sunulduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere fiili taşıyıcı taşıma işinin tamamlanması ile ücrete hak kazanacak olup, CMK belgelerinin akdi taşıyıcı veya taşıma komisyoncusuna sunulmaması ödememe için geçerli bir sebep teşkil etmemekte, borcu sonlandırmamaktadır. Sonuç olarak davacının davalı ile aralarındaki sözleşmeye göre taşıma işini yerine getirdiği, taşımalardan kaynaklı CMR belgelerini dava dilekçesi ekinde sunduğu, faturalar ile uyumlu olduğu, davacı tarafından kesilen faturaların davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarına kaydedildiği, cari hesapta davacı lehine alacak olarak kaydedildiği, davalı tarafından 6102 sayılı Kanun'un 21/2. Maddesine göre faturalara yasal süresi içerisinde itiraz da edilmediği bu suretle davacı lehine faturaların içeriklerinin kesinleştiği ve davacının alacağını ispatladığı, davalı tarafından öne sürülen savunmaların ispatlanamadığı, ilgili taşımalardan kaynaklı olarak taşımaların ayıplı olarak ifa edildiği, taşıma sebebiyle meydana gelen zararlar yönünden tazmin için gönderen veya alıcının davalıya başvurduğuna ve davalı tarafından taşımalar sebebiyle üçüncü kişilere ödeme yapıldığına dair davalının herhangi bir evrak ve delil sunmadığı gibi, ilgili fatura ve taşıma tarihlerine göre ihbar sürelerinin de geçtiği anlaşılmakla davalının savunmalarını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından düzenlenen 115-Euro tutarlı iade faturaları yönünden ise davacının fiili taşıyıcı davalının akdi taşıyıcı olduğu ve sözleşmesel konumları gözetildiğinde davalının iade faturalarının içeriğini ispatlaması gerektiği, zira davacının davalıya karşı taşıma hizmeti verdiği, davalının ise taşıma hizmetinin karşılığını ödemekle yükümlü olduğu, davalı tarafından davacıya fatura kesilmesi için taşımadan kaynaklı bir zarar veya fiyat farklılığı olması gerektiği davalı tarafından bu yönden de iade faturasının içeriğini ispatlar bir belgenin sunulmadığı ve iade faturalarının içeriğinin ispatlanamadığı, nitekim dava aşamasında da bu hususa ilişkin herhangi bir iddia veya açıklama sunulmadığı anlaşılmakla davalının söz konusu iade faturasının usul ve yasaya uygun olmadığı borcu sona erdirici nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir. Sonuç olarak davacının davasının kabulü ile davaya konu icra takip dosyasında 12.315,00-Euro asıl alacak yönünden davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından işleyecek faiz oranına da itiraz edilmiş olup, davalı tarafından taraflar arasında akdi olarak daha düşük faiz oranının belirlendiğinin ispat olunamadığı anlaşılmakla davacının 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre faiz talep edebileceği anlaşılmakla işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davaya konu alacağın faturaya dayalı ve likit olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 85.552,55-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, Buna göre; davaya konu icra takip dosyasında 12.315,00-Euro asıl alacak ve 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 85.552,55-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 30.228,10-TL harcın peşin alınan 5.412,22-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 24.815,88‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 5.412,22-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 5.839,82‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 6-Davacı tarafça yapılan 15.812,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 70.377,05-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (Bilirkişi olarak görevlendirilen ......' in toplam ücreti olan 5.000,00 TL ödendikten sonra) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2025 Katip ...... ¸e-imza Hakim..... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/719, K. 2025/40, T. 14.01.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-719-e-2025-40-k-52db268c362e