İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1076 E. 2026/254 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1076
- Karar No
- 2026/254
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1076 Esas KARAR NO : 2026/254
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/04/2023 KARAR TARİHİ : 03/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin ..... Mah. ....... Sk. No:78/B Büyükçekmece/İSTANBUL adresinde faaliyet yürüten ..... restorantının işlemecisi ve sahibi olduğunu, 04/04/2022 tarihinde bahsi geçen adreste malzeme deposundan başlayan yangın sebebiyle derhal yetkililere bildirimde bulunulduğu ve Büyükçekmece İtfaiye Grup Amirliği vasıtasıyla yangına müdahale edilerek söndürüldüğünü, müvekkilinin çıkan yangında kusurlu olmadığını, yangını derhal ark edip itfaiye ekiplerini çağırdığını, itfaiye raporuna göre olayın çıkış sebebinin "iş yerine ait bordum katında malzeme deposu olarak kullanılan bölümün girişe göre sağ kısmında bina dahilinden gelen ana elektrik kablosunun herhangi bir nedenle elektrik enerjisinin (gevşek bağlantılı, aşırı yük, notr-faz teması) ısı enerjisine düşünmesiyle kablo iletkenlerinin kızışması sonucu yakınında bulunan raflarda ki muhtelif sarf malzemelerine sirayet ettiği ve gelişerek yangın olayının meydana geldiği kanaatine varılmış" denildiğini, kısaca ilgili yangının çıkış sebebinin ..... kurumu tarafından tesis edilen bağlantı kablolarının olması gerektiğinden farklı olduğu ve iş bu sebeple ısı enerjisine dönüştüğünü, her ne kadar elektrik hattının kontrol ve bakım görevi aboneye ait olasa da iletim şebekesinden geçen hattın güvenliğini denetleme sorumluluğunun ..... kurumunda olduğunu müvekkilinin ilgili hasardan ötürü çok büyük zararlarının olduğunu zararların yalnızca bir kısımını faturalandırılarak karşılayabildiklerini, ayrıca tamir edilemeyen ve ziyan olan ürünlerinin de mevcut olduğunu bu sebeple müvekkilin tam manasıyla zararını tahmin etmelerinin mümkün olmadığından iş bu hususta bilirkişi marifetiyle hesaplanması ve buna göre kusurludan tazmine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki ve görev itirazlarının bulunduğunu yetkili mahkemelerin İstanbul Çağlayan Mahkemeleri olduğunu ve görevli mahkemenin de Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, hukuki yarar mevcut olmamakla beraber belirsiz alacak davası olarak açılmış olan huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu edilen hasarın tazmini için mevzuatın öngördüğü şartların ihtilaf konusu olayda mevcut olmadığını, 21/12/2012 tarihli EPDK Elektrik Dağıtım ve Perakende Satışına ilişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 26/1 maddesi uyarınca zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 (on) iş günü içerisinde talepte bulunabileceğini, yine aynı yönetmeliğin 26/2 maddesi uyarınca hasarın dağıtım şebekesinden kaynaklandığının tespit edilmesi gerektiği, ilgili mevzuatta öngörülen koşullar sağlanmadığından davacı yanın dava konusu iddialarının usul ve yasaya uyarılı olmadığını, dava konusu edilen hasarın davacıya ait elektrik iç tesisatından kaynaklandığını, yönetmeliğin 15/1-b maddesi uyarınca dağıtım sistemine bağlı tüketiciler açısından bağlantı noktasından kullanım yerine kadar olan tesis ve teçhizat tüketicinin mülkiyetinde olduğunu, davalı müvekkilinin sorumluluk alanının trafo ile bina bağlantı noktası kofra arasındaki hat olduğunu, kofra sonrasındaki elektrik hattının ise bina içi tesisat oludğu ve sorumluluk mal sahibine ait olduğunu, davacının tesisatın bakımlarını hiç aksatmadığını iddia etmiş ise de iddiasını ispatlar nitelikte bir delil sunmadığını, dava konusu edilen zarar ile davalı müvekkili şirketin dağıtım faaliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığını, yapı malikinin sorumluluğunun somut olay bakımından değerlendirilmesi gerektiğini, davacı yanca işyerinin depolama matrisine uygun şekilde işletilip işletilmediği yönünden değerlendirilmesi gerektiğini, davacı yanın dava konusu zararını ispat edemediğinden ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini, bu sebeple haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacının iş yerinde meydana gelen yangından davalının kusurlu olup olmadığı, tazminat sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğu anlaşıldı. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a-Büyükçekmece Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak BA-BS formları celp edilmiştir. 3- Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize 04/09/2025 tarihinde sunulan raporda "1-Davacı ......’in işlettiği .... Mah. ..... Sk. No:78/B Büyükçekmece / İstanbul adresinde faaliyet yürüten bodrum ve dört kattan müteşekkil olan ........ restorantınında 04.04.2022 tarihinde restorantının bodrum katındaki malzeme deposundan başlayan yangın sebebiyle derhal yetkililere bildirim yapılmış ve Büyükçekmece İtfaiye Grup Amirliği vasıtasıyla işbu yangına müdahale edilerek yangın söndürülmüştür.Davaya konu olan yangında binanın bodrum katının hasar aldığı ve bodrum katta; mutfak, depo gibi bölümlerde bulunan emtia zarar görmüştür.2-Dosya muhtevasındaki bilgi ve belgelerden dava konusu işyerine ait elektrik iç tesisatının kaçak akım rölesi ve uygun sigortalarla ile korunduğu anlaşılmaktadır. Yanan ana besleme kablosunun binaya giriş yaptığı yerin bodrum katta bulunan mazgallı pencere olduğu, kablonun raf duvarı boyunca ilerleyerek apartman sayaç kofrasına gittiği ifadelerden anlaşılmıştır. Yangın öncesinde kofranın bina içinde bulunduğu ve eski yanan besleme hattının bodrum kat penceresinden bina içine girerek , depo olarak kullanılan raf duvarı boyunca ilerledikten sonra bina dâhilinde bulunan kofreye bağlandığı anlaşılmaktadır. Mevcut bilgi ve belgelerden yangının bina içinden geçerek yine bina içindeki kofraya bağlanan besleme hattı üzerinde çıktığı anlaşılmaktadır.Yönetmelik açısından kofraden önceki hat dağıtım tesisi kapsamında olup sorumluluğu davalı ...... aittir. İtfaiye raporuna göre yangının kaynağı besleme hattı olduğuna göre ,kofranın mesken içine konulmasına izin vererek ve besleme hattının bodrum katı içinde ilerleyerek kofraya ulaşmasına izin veren ve duvar üstü besleme hattının bakımlarını gereği gibi yerine getirmeyen davalı ...... A.Ş.kusurludur.3- Yangından sonra bina besleme güzergahının değiştirildiği, bu kez dairenin dışında kapı girişi yanına kofra konularak bağlantının buraya yapıldığı anlaşılmaktadır.Yanan işyerinde tadilat yapılmış, bina içinde bulunan yanan kablo kaldırılmış, bina beslemesi bu kez kapı yanında dışarıya tesis edilen kofraya yapılmış, böylece Bedaşa ait bina besleme hattının tamamının bina dışında kalması sağlanmıştır. 4-Davacı ise kofra ve besleme hattının bodrum kat içine yerleştirildiğini fark ederek , besleme hattını sıva altına aldırmadığı , metal kablo tavasına yerleştirmek yada güzergahını bina dışına aldırılmasını sağlamadığı ve hat yakınına kolay yanıcı malzemeler depo edilerek yangın risk arttırılmış olmakla ortam içinde yangın riskini artırarak yangının meydana gelmesinde kusurludur.5-Davacının uğramış olduğu zarar ve ziyandan davalının kusuru oranında sorumlu olması gerektiği kanaati hasıl olmuştur.Davacının uğramış olduğu zarar ve ziyanın tespit edilmesi heyetimizin uzmanlık alanının dışında olduğu için bu yönde bir tespit yapılamamıştır.1-Davacı ...... %50(Yüzde elli ) nispetinde kusurludur. 2- Davalı ....... A.Ş. ise %50(Yüzde elli ) nispetinde kusurludur." şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 4-Bilirkişi tarafından mahkememize 13/11/2025 tarihinde sunulan raporda "Davacı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin kanuna uygun surette açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı ve HMK 222 uyarınca delil niteliğinde bulunduğu, * Davacı şirketin davaya konu yangın nedeni ile uğradığı zarara ilişkin olarak, ...... tarafından düzenlenen 4.800,24 TL bedelli , ...... Yapı Malzemeleri tarafından düzenlenen 4.999,99 TL bedelli , ...... Ambalaj tarafından düzenlenen | 1.874,64 TL bedelli , ...... Yapı tarafından düzenlenen 7.125,00 TL bedelli , ..... Makine tarafından düzenlenen 64.400,00 TL bedelli ve ...... Beyaz Eşya Mobilya şirketi tarafından düzenlenen 9.000-TL bedelli faturaların davacının ticari defterlerinde yevmiye madde numaraları ile kayıtlı olduğu, * İşbu faturalara yönelik olarak davacının uğradığı hasar miktarının 102.199,87 TL olarak hesaplandığı, * İşbu faturaların ödemesine yönelik davacının yapmış olduğu ödeme kaydı ve dekontlar toplamının 102.199,87 TL olduğu, Taktir Sayın Mahkeme'nin olmakla birlikte; Davacı yanın, davaya konu olan 04.04.2022 tarihli yangın dolayısıyla davaya sunulan faturaların incelenmesi neticesinde, faturalara ait muhasebe kaydı, ödeme kaydı bilgisi ve ödeme dekontu görüldüğünden davacının toplam 102.199.87 TL zararının hesaplandığı yönünde görüş ve kanaatim oluşmuş olup, dava dosyasına sunulan Bilirkişi raporunda belirtilen %50 kusur oranının dikkate alınması halinde 51.099,93 TL olduğu hesaplanmıştır. şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 5-Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiştir. 6-Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda talep arttırım dilekçesi sunmuş, talep arttırım doğrultusunda arttırılan miktarın harcını mahkememize yatırdığı gibi talep arttırım dilekçesi dilekçesi davalıya tebliğ olmuştur. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı tarafından ilk olarak Büyükçekmece ...... Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış olup, davacının tacir olduğunun tespiti üzerine Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ....... E., ...... K. Sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek kesinleşmesi üzerine Mahkememize gönderilmiştir. Davacı dava dilekçesinde davacının iş yerinde 04.04.2022 tarihinde yangın meydana geldiğini, yangının çıkmasında davalının kusurlu olduğunu, yangının çıkış sebebinin davalı ...... kurumu tarafından tesis edilen bağlantı kablolarının olması gerektiğinden farklı olması olduğunu iletim şebekesinden geçen hattın güvenliğini denetlememenin davalı sorumluluğunda olduğunu, yangın nedeniyle uğradığı zarara ilişkin faturaları sunduğunu davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; 21/12/2012 tarihli EPDK Elektrik Dağıtım ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği gereğince hasarın tazmin şartlarının oluşmadığını, iddia olunan hasarın dağıtım tesisinden kaynaklandığının ispatlanamadığını, aynı koldan enerji alan diğer abonelerde herhangi bir sorun bildirilmediğini, yangının sebebinin davacı sorumluluğundaki iç tesisattan kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...... E., ...... K. Sayılı dosyasında görevsizlik kararı öncesinde davacının iş yerinde uzman bilirkişiler ile keşif yapılarak meydana gelen yangının davacı sorumluluğundaki iç tesisattan mı davalı sorumluluğundaki kablolardan mı çıktığı, meydana gelen yangındaki kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı anlaşılmaktadır. 25.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda keşif neticesinde şu tespitler yapılmıştır: "Yangının nedeni itfaiye raporuna göre ana besleme hattı olsa da delillere ulaşılamaması nedeni ile yangının kesin nedeninin tespiti tarafımızca yapılamamıştır. Fakat her iki tarafın da olayda Müteraffik kusurları bulunmaktadır. Davalı ....... kusuru bina dahilinden besleme hattı geçirmek, davacının kusuru ise besleme hattı geçen yerde güvenlik önlemlerini almadan çalışmak ve iş güvenliğine aykırı yanlış depolama yapmaktır kanaatindeyiz. Bina besleme hattının sorumluğu davalı kuruma ait olduğundan, davacının ise deposunun güvenliğini sağlamaktan sorumluluğu olduğundan dolayı tarafların eşit oranda kusurlu olduğu kanaatindeyiz." Görevsizlik kararı sonrasında tarafların söz konusu kusur tespitlerine itirazı nedeniyle Mahkememizce yeniden bilirkişi raporu alınmış olup, Mahkememizce alınan 03.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda şu tespitler yapılmıştır: "Dosya muhtevasındaki bilgi ve belgelerden dava konusu işyerine ait elektrik iç tesisatının kaçak akım rölesi ve uygun sigortalarla ile korunduğu anlaşılmaktadır. Yanan ana besleme kablosunun binaya giriş yaptığı yerin bodrum katta bulunan mazgallı pencere olduğu, kablonun raf duvarı boyunca ilerleyerek apartman sayaç kofrasına gittiği ifadelerden anlaşılmıştır. Yangın öncesinde kofranın bina içinde bulunduğu ve eski yanan besleme hattının bodrum kat penceresinden bina içine girerek , depo olarak kullanılan raf duvarı boyunca ilerledikten sonra bina dâhilinde bulunan kofreye bağlandığı anlaşılmaktadır. Mevcut bilgi ve belgelerden yangının bina içinden geçerek yine bina içindeki kofraya bağlanan besleme hattı üzerinde çıktığı anlaşılmaktadır.Yönetmelik açısından kofraden önceki hat dağıtım tesisi kapsamında olup sorumluluğu davalı ..... aittir. İtfaiye raporuna göre yangının kaynağı besleme hattı olduğuna göre ,kofranın mesken içine konulmasına izin vererek ve besleme hattının bodrum katı içinde ilerleyerek kofraya ulaşmasına izin veren ve duvar üstü besleme hattının bakımlarını gereği gibi yerine getirmeyen davalı ...... A.Ş.kusurludur. Yangından sonra bina besleme güzergahının değiştirildiği, bu kez dairenin dışında kapı girişi yanına kofra konularak bağlantının buraya yapıldığı anlaşılmaktadır.Yanan işyerinde tadilat yapılmış, bina içinde bulunan yanan kablo kaldırılmış, bina beslemesi bu kez kapı yanında dışarıya tesis edilen kofraya yapılmış, böylece .... ait bina besleme hattının tamamının bina dışında kalması sağlanmıştır. Davacı ise kofra ve besleme hattının bodrum kat içine yerleştirildiğini fark ederek , besleme hattını sıva altına aldırmadığı , metal kablo tavasına yerleştirmek yada güzergahını bina dışına aldırılmasını sağlamadığı ve hat yakınına kolay yanıcı malzemeler depo edilerek yangın risk arttırılmış olmakla ortam içinde yangın riskini artırarak yangının meydana gelmesinde kusurludur." Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve Büyükçekmece ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... E., ..... K. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları karşılaştırılarak değerlendirildiğinde; her iki raporun da neticeten aynı sonuçlara ulaştığı, raporların bütün halinde gerekçeli, denetime elverişli olduğu, davacı ve davalının kusurlarının gerekçeli olarak ortaya koyulduğu, meydana gelen yangının kaynaklandığı tesisat sistemi ve yangın arasında illiyet bağının kurulmuş olduğu, her iki raporda da hem davacının hem davalının %50 kusurlu olarak tespit edildiği, itfaiye raporuna göre yangının kaynağı besleme hattı olduğuna göre ,kofranın mesken içine konulmasına izin vererek ve besleme hattının bodrum katı içinde ilerleyerek kofraya ulaşmasına izin veren ve duvar üstü besleme hattının bakımlarını gereği gibi yerine getirmeyen davalının kusurlu olduğunun ve üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinin, davacının ise basiretli bir tacir olarak kat içine yerleştirilen besleme hattının güvenliği için gerekli önlemleri almayarak müterafik şekilde kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla raporların bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde hükme esas alınması gerektiği anlaşılmış, tarafların kusur durumu ve illiyet bağına ilişkin itirazlarına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından davalının sorumluluğu, illiyet bağı ve kusur durumunun ispatlandığı gözetilerek zararın tespiti aşamasına geçilmiştir. Büyükçekmece ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... E., .... K. S.ayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının zararına ilişkin olarak şu tespitler yapılmıştır: "Yangında meydana gelen hasarın neler olduğunu olayın iki sene önce gerçekleşmiş olması ve işletmenin faaliyetini sürdürmek için tadilat yapmış olması nedeni ile yerinde görüp tespit edemedik. Sadece bodruma inen demir merdivende yangından kalan is ve yıpranmaların olduğu görülmektedir. Sadece itfaiye raporunda geçen ifadelerden yola çıkarak bodrum katta oluşan yangın sonucu aşağıdaki hasarların meydana gelmesinin olağan olduğu ve delillerin kaybı nedeniyle tarafımızca olağan hasarların ve itfaiye raporundaki bilgiler dışında görmediğimiz ürünler için değerlendirme yapmamızın mümkün olamayacağını sayın mahkeme başkanlığının takdirine sunmak isteriz. Buna göre hasarlar aşağıdaki gibidir. * Boya badana sıva hasarlarının olduğu, (25.000-TL) * Elektrik iç tesisatında aydınlatma ve priz tesisatlarında hasar olduğu, (5.000-TL) «İtfaiye raporunda tanımlanan muhtelif sarf malzemeleri; plastik tabak, kaşık, bıçak, ıslak Mendil, peçete. (10.000-TL) * Çöp ve moloz kaldırma ve taşınmazın genel temizlik giderlerinin oluştuğu (15.000-TL) Oluşan zarar bedeli bu aşamada toplam 55.000,00-TL (KDV dahil) olarak saptanmıştır. Davacının sunduğu fatura kalemleri tarafımızca delil olarak kabul edilmediğinden hasar bedeline dahil edilmemiş bu nedenle hasar bedeli sadece inşaat-elektrik altyapı giderine ilaveten itfaiye raporunda bahsi geçen sarf malzemeler ile sınırlı tutulmuştur." Davacı tarafından söz konusu bilirkişi raporundaki zarar tespitine itiraz edilmiş olup, Mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenerek vergi dairesinden celp edilen BA BS formları karşılaştırılmak suretiyle davacının dava dilekçesinin ekinde delil olarak sunduğu faturaların gerçek zararı meydana getirip getirmediği araştırılmıştır. Davacı tarafından sunulan faturalar bu çerçevede değerlendirildiğinde; 25.01.2022 tarihli 64.400,00-TL bedelli kebap makinesi ve yangından sonra alındığı iddia edilen 31.05.2022 tarihli beyaz eşya faturaları yönünden söz konusu makinenin ve beyaz eşyanın yangında hasar aldığına ve kullanılamaz hale geldiğine dair davacı tarafından dosya kapsamına hiçbir delil sunulmadığı, delil olarak sunulan 04.04.2022 tarihli itfaiye raporunda herhangi bir elektronik makinenin yanarak yok olduğuna dair bir tespitin olmadığı, davacı tarafından yargılama süreci boyunca yangın hasarına yönelik tek bir fotoğrafın dahi delil olarak sunulmadığı, ilgili makinedeki hasarın boyutu, kullanılıp kullanılamayacağı, sovtaj bedeli gibi bir çok hususun zararı ispat yükü üzerine düşen davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla davacının söz konusu kebap makinesi ve beyaz eşyalara yönelik faturaları gerçek zarar tespiti aşamasında Mahkememizce hükme esas alınmamıştır. Zira davacı tarafından makine ve beyaz eşyalarının zarar gördüğüne dair bir resim dahi sunulmamış olup, 31.05.2022 tarihli faturanın olaydan sonrasına ait olduğu olay öncesinde söz konusu makinelerin davacı iş yerinde bulunduğu, yanan makinelerin kondisyonu, çalışma durumları ve yanarak ziya olduğunun da ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Nitekim davacı tarafından sunulan 31.05.2022 tarihli ...... Eşya şirketine ait faturanın BA BS bildiriminin de yapılmadığı anlaşılmıştır. Yine SMM bilirkişi tarafından yapılan incelemede davacı tarafından sunulan 31.03.2022 tarihli 736,85-TL bedelli, 02.04.2022 tarihli 662,65-TL bedelli, 20.05.2022 tarihli 1.650,00-TL bedelli, 25.05.2022 tarihli 3.000,00-TL bedelli faturaların davacı tarafından sunulan ticari defterlerde kaydının olmadığı anlaşılmakla gerçek zararın tespiti ve tazmininde esas alınamayacağı anlaşılmıştır. Davacı tarafından sunulan ve defterlerde kaydı olan dekorasyon ve tesisat malzemelerine ilişkin diğer faturaların ise Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...... E., ..... K. Sayılı dosyasında keşif neticesinde alınan bilirkişi raporundaki fatura miktarlarından düşük olduğu, ilgili raporda keşif yapılarak davacı iş yerinde meydana gelen yangın sonucunda tek delil olan itfaiye raporu da gözetilerek uzman bilirkişiler tarafından yangının neticesinde yangın tarihine göre davacının uğrayacağı dekorasyon ve tadilat masrafı ile temizlik, çöp masrafları ve elektrik iç tesisat hasarlarının toplamının 45.000,00-TL olabileceği tespit edilmiştir. Davacı tarafından meydana gelen yangının boyutu, hasar gören dekorasyon ve tesisata ilişkin başkaca herhangi bir delil sunulmamış ve herhangi bir delil tespiti yaptırılmamış olup, olay tarihine daha yakın olan Büyükçekmece ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... E., ..... K. Sayılı dosyasında alınmış raporda uzman bilirkişiler tarafından tespit edilen onarım, tadilat, tesisat ve temizlik masraflarının gerçek zararın tazmini ilkesi çerçevesinde esas alınması gerektiği anlaşılmakla ilgili bedeller Mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacı tarafından sunulan 20.03.2022 tarihli 11.874,64-TL bedelli sarf malzemelerine ilişkin fatura yönünden ise; ilgili fatura tarihi ile yangın tarihi arasında yaklaşık 14 gün bulunduğu, söz konusu fatura dökümü incelendiğinde sarf malzemelerinden yani zamanla tükenen malzemelerden oluştuğu, davacı tarafından delil tespiti yaptırılmamış, resim çekilmemiş olması nedeniyle söz konusu faturadaki ürünlerden yangın tarihinden önce tüketilen malzemelerin tespit edilemediği dolayısıyla gerçek zararın tazmini ilkesi kapsamında davacının söz konusu faturadaki tüm sarf malzemesinin yangın nedeniyle zayi olduğunu ispat edemediği gözetildiğinde itfaiye raporunda da sarf malzemelerinin zayi olduğunun tespit edildiği gözetildiğinde Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...... E., ..... K. Sayılı dosyasında tespit edilen 10.000,00-TL sarf malzemelerinden kaynaklı zararın gerçek zarar olarak uzman bilirkişilerce keşif neticesinde piyasa rayicine uygun bulunduğu gözetildiğinde 10.000,00-TL'nin esas alınması gerektiği, davacının bu miktarı aşan zararını ispat edemediği anlaşılmıştır. Sonuç olarak davacının meydana gelen yangın nedeniyle gerçek zararının yangın tarihinde 55.000,00-TL olarak uzman bilirkişilerce tespit edildiği, davacının fazlaya ilişkin zarar iddiasını ispat edemediği, yine alınan her iki raporda tarafların %50 kusurlu olduğunun tespit edilmesi karşısında davacının kendi kusuruna isabet etmeyen 27.500,00-TL tazminatı gerçek zararın tazmini kapsamında davalıdan talep edebileceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 27.500,00-TL tazminatın olay tarihi olan 04.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, davacının fazlaya ilişkin ispatlanamayan talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, -Buna göre; 27.500,00-TL tazminatın olay tarihi olan 04.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin tazminat talebinin REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.878,52-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harç ve 900,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile noksan kalan 798,62 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL peşin harç 179,90-TL başvurma harcı ve 900,00-TL tamamlama harcı olmak olmak üzere toplam 1.259,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 1.679,06-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 1.440,94-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 41.728,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 22.456,39-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan 422,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 194,89-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 27.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 22.599,93-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 03/03/2026 Katip ..... e-imza Hakim ..... e-imza