İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/99 E. 2024/22 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/99
- Karar No
- 2024/22
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/99 Esas KARAR NO : 2024/22 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/03/2017 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2017 KARAR TARİHİ : 11/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında uzun yıllara dayalı ticari ilişki mevcut olduğunu, yaklaşık 10 yıl süren bu ilişki çerçevesinde hem resmi hem de kayıt dışı alışverişleri olduğunu, dolayısı ile resmi olarak tutulan kayıtların dışında gayri resmi fakat gerçeği gösteren cari hesapların mevcut olduğunu, tarafların mutabakatı sağlamak ve ispat sorununu önlemek için belirli dönemlerde birbirlerine gerçek hesap hareketlerini mail aracılığı ile gönderip teyitleştiklerini, fakat FETÖ terör örgütü soruşturması kapsamında Şanlıurfa ..... Sulh Ceza Mahkemesi'nin .... D.İş Esas numarası ile 29/07/2016 tarihinde müvekkili şirkete kayyım atanması ile ticaretin seyrinin değiştiğini, yukarıda belirtilen resmi hesabın sadece muhasebesel hesapları tutturmak ve vergisel cezaların önüne geçebilmek amacıyla oluşturulduğunu, gerçek sevkiyat ve ticaretle alakasının bulunmadığını, dolayısı ile herhangi bir delil değeri bulunmadığını, 12/07/2016 tarihinde gönderilen mailde bulunan cari extre geçmişe dönük ticaret ve alacak borç ilişkisini net bir şekilde ortaya koymakta olduğunu, 12/07/2016 tarihinden sonraki kayıtların ise kayyım denetiminde olduğunu, müvekkili şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun kayyım olarak atanmasından sonra oluşturulan yönetim kurulunun bu mailler sayesinde açıktan yapılan alışverişten haberdar olduğunu, şirket muhasebesinde yapılan incelemeler sonucunda ekte sunulan sevk irsaliyeleri ve ..... programının raporlarından davalı şirketin müvekkili şirkete 1.059.495,00-TL cari hesaptan kaynaklanan borcunun bulunduğu tespit edilmesi üzerine davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, ancak müvekkili şirket muhasebe kayıtlarına göre borca konu malların davalı şirket çalışanı .... imzasına teslim edildiğinin tespit edildiğini ileri sürerek davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketle davacı şirket arasında cari ticari ilişki mevcut olduğunu, ancak bu ticari ilişkinin tamamen usul ve yasalara uygun yürütüldüğünü, davacının iddia ettiği gibi kayıt dışı bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, bu hususun tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde açıkça tespit edileceğini, davacı tarafından delil olarak dosyaya sunulan belgelerin büyük bir kısmının bilgisayar ortamından oluşturulan tablolar olup gerçeklikle uzaktan yakından ilgisi bulunmadığından kabul etmelerinin mümkün olmadığını, yasa gereği davacının iddialarını yazılı belge ile ispatla yükümlü olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete borcunun bulunmadığını, aksine cari hesaptan kaynaklı 530.233,65 TL alacağının bulunduğunu, müvekkili şirketin cari hesaba dayalı olarak davacıya gönderdiği bir kısım bedellerin karşılığı olan malların teslim edilmediğini, bu hususun ticari defter ve banka kayıtları ile sabit olduğunu, alacağın ödenmesi için davacı şirkete 07/06/2016 tarihinde ihtarname keşide edilerek davacının temerrüde düşürüldüğünü, borcun ödenmemesi üzerine de davacı şirket aleyhine Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davacının müvekkili şirkete olan borcundan kurtulmak amacıyla bir takım tablo ve belgeler düzenleyerek müvekkili şirketi borçlu göstermeye çalıştığını, nitekim davacı şirkete keşide edilen ihtarnamenin tebliğinden sonra davacı şirket tarafından müvekkili aleyhine apar topar davaya konu ilamsız takip başlatılarak huzurdaki davanın açıldığını, müvekkili şirkete davacı tarafından teslim edilen mallar karşılığında teslim fişleri düzenlenerek söz konusu fişlerin malı teslim eden ve teslim alan tarafından karşılıklı imzalanmakta ve faturaların kesilmekte olduğunu, davacı şirkete FETÖ terör örgütü soruşturması kapsamında kayyım atandığını kayyımların müvekkili şirkete gelerek müvekkili şirket yetkilileri ile görüşmelerinden sonra öğrendiklerini, davacı şirketin müvekkilinin herhangi bir alacağı olmamasına rağmen bilerek ve kötü niyetli olarak icra takibine giriştiğini belirterek davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, % 20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 07/09/2016 tarihine kadar uzun süredir devam etmiş olan cari bir alım satım ilişkisi mevcut olduğunu, davalı şirkete FETÖ terör örgütü soruşturması kapsamında kayyum atandığını, kayyumların müvekkili şirkete gelerek müvekkil şirket yetkilileri ile görüşme talep etmelerinden sonra müvekkili şirketinde davalı şirkete FETÖ soruşturması nedeniyle kayyum atandığını bu vesile ile öğrendiğini, müvekkili şirket ile davalı şirkete kayyum olarak atanan şahıslar ile yapılan görüşmeler neticesinde davalı şirkete ait fabrikanın çalışmaya ve üretime devam ettiğini, çalışmala devam etmek istemeleri üzerine ilk etapta müvekkil şirketçe tacir oldukları, şirkete kayyum atanmasının şirketin işlerini aksatmayacağını, kısa bir süre sonra davalı şirkete ilk atanan (TMSF görevlendirmesinden önceki kayyum heyeti) kayyum heyetinin tavır ve davranışlarının değiştiğini, gayri hukuki yaklaşım ve taleplerinin olduğunu, belirterek davalının haksız ve kötü niyetli olarak Şanlıurfa .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalı tarafından yapılan itirazın alacağın ticari defter ve kayıtlarla sabit olması müvekkil şirketin alacaklı olduğunun davalı tarafından bilinmesi ve alacağın likit olması nedeniyle haksız ve kötü niyetli yapıldığı sabit olduğundan davalı aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı şirketin müvekkili şirkete 1.059.495,00 TL cari hesaptan kaynaklı borcunun mevcut olduğunu, bu borcun tahsili için davacı şirkete Bakırköy ..... İcra Dairesinde .... esas sayılı dosyası ile 24/01/2017 tarihinde cari hesaba dayalı takip başlatıldığını, davacı şirketin süresi içerisinde bahse konu icra takibine itiraz edip takibi durdurduğunu, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi .... esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, davacı tarafın TMSF yönetiminden önceki kayyumlar ile alakalı beyanları tamamen konunun dışında olduğunu, ceza yargılamasını ilgilendirdiğini, kayyum denetim ve incelemeleri sırasında gerek arşivde gerekse muhasebe kayıtlarında davalı şirket çalışanı ..... imzalı teslim-tesellüm evraklarına ulaşıldığını, yapılan sevkiyatlara ait nakliye firmalarının kestiği faturalar ..... programının raporlama bölümü repx kısmından alınan sevkiyat takip raporu, sevk dağıtım raporu ulaşabildiğimiz teslim-tesellüm evrakları değerlendirildiğinde mutabakat maili ile gönderilen cari hesap ektresini doğrulamakta olduğunu, belirterek icra takibinin haksız olduğunun tespiti ile davanın ve tüm taleplerin reddine, davacı taraf aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Asıl ve Birleşen Dava; ticari ilişki sonrasında cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen davada; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ticari alım satım ilişkisinden dolayı davacının davalıdan takibe konu cari hesaptan kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespitinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. İSTİNAF ÖNCESİ YARGILAMA ÖZETİ: Asıl davaya konu Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu aleyhine 24/01/2017 tarihinde 1.011.484,14 TL asıl alacak, 48.010,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.059.495,00 TL alacağın tahsili için 24/01/2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçluya 26/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun vekili aracılığıyla 27/01/2017 tarihinde borcun tamamına, faiz ve fer'ilerine itiraz ettiği, itirazın yasal 7 günlük sürede yapıldığı, işbu itirazın iptali davasının da 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Birleşen davaya konu Şanlıurfa .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası Uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde; davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu aleyhine 07/03/2017 tarihinde 554.519,52 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçluya 13/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun vekili aracılığıyla 14/03/2017 tarihinde borcun tamamına, faiz ve fer'ilerine itiraz ettiği, itirazın yasal 7 günlük sürede yapıldığı, işbu itirazın iptali davasının da 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Şanlıurfa .... Asliye hukuk mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasının gönderildiği, dosya incelemesinde, davacının işbu dosyanın davalısı olduğu, davalının ise yine bu dosyanın davacısı olduğu, davanın konusunun taraflar arasındaki cari alım satım sözleşmesi kapsamında vaki alacağın tahsili amacıyla Şanlıurfa ....İcra Müdürlüğününün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itiraz sonunda birleşen dosyanın itirazın iptali davası olduğu,y birleşen dosyanın ön incelemesinin ilgili mahkemesinde yapıldığı, tahkikat aşamasına geçildiği anlaşılmıştır. Birleşen davada Bakırköy ...Noterliği'nin 07/09/2016 tarih ve .... yevmiye sayılı ihtarnamenin bir örneği istenmiş gelen cevabi yazı dosya kapsamına alınmıştır. Şanlıurfa Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği, davacı şirketin son 1 yıllık sicil kayıtlarını içeren ticaret sicil gazetesi suretlerinin gönderilmiş olduğu, Büyükçekmece ....İcra Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta dosya yetkisizlikle Şanlıurfa İcra Tevzi Bürosuna gönderildiğinden istenilen dosya örneğinin gönderilemediğinin bildirildiği, Şanlıurfa İcra Tevzi Bürosu'na yazılan müzekkereye cevap verildiği, yetkisizlikle giden dosyanın Şanlıurfa ..... İcra Dairesinin .... Esas numarasını aldığının bildirildiği görülmüştür. Davacı şirket adresi Şanlıurfa'da bulunduğundan davacı şirketin ihtilaf konusu döneme ilişkin tüm ticari defter kayıt ve belgeleri, davacı şirketin bilgisayarlarında ve dosya kapsamı üzerinde talimat mahkemesince re'sen seçilecek mali müşavir ve bilgisayar programcısı bilirkişilere inceleme yaptırılarak davacı defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, davacı tarafça hangi yıllara ilişkin cari hesap alacağı talep edildiği, talep edilen alacağın defterlerde yer alıp almadığı, davacı tarafından iddia olunan ve dosya ekinde ayrı klasör halinde davacı tarafça ibraz olunan kayıtların muhasebe açısından değerlendirilmesinin yapılması, gayriresmi muhasebesel kayıt tutulup tutulmadığı, davacının bilgisayarlarında oluşturulduğu iddia olunan sevk raporları ve maillerin hangi tarihte oluşturulmuş olduğu, sonradan müdahale edilerek değiştirilmesinin mümkün olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişkinin başladığı günden itibaren hangi usulde ve ne şekilde çalışıldığı, netice itibariyle davacının davalıdan takibe konu alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti hususlarında ayrıntılı şekilde rapor alınması için Şanlıurfa Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş, Şanlıurfa .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Talimat dosyasına ibraz edilen 18/05/2018 tarihli raporda özetle; davacı ....Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile davalı ... arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacı .... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin dava konusu olan 1.011.484,14 TL, alacağına ilişkin dosyaya ibraz ettiği ve davalı ... firması aleyhine açılan icra takibine konu alacak tutarını gösterir Müşteri Hareket Lİstesi'nde belirtilen bilgilerin davacı ..... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'in tarafıma ibraz ettiği 2016 yılı e-yevmiye defteri ve e-büyük defter kayıtları ile uyuşmadığı, davacı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 2016 yılı e-yevmiye defteri ve e-büyük defter kayıtlarına göre davalı ...'ne 530.288,58 TL. borçlu durumda olduğu, davacı ..... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi firmasının Ana Server bilgisayarında SQL veri tabanında kayıtlı bulunan ..... ve ... veri tabanın incelendiğinde; ..... programının veri tabanına 19/08/2013 tarihinde oluşturulduğu, .... raporlama programının veri tabanına 12/01/2013 tarihinde oluşturulduğu, terminal bilgisayarında ... mail yoluyla gelen extre örneğinin oluşturma ve kayıt etme tarihlerin mevcut olup değiştirilmediği, değiştirilse bile evrakın özeliklerinde görüneceği ve gelen tarihler belli olduğundan değiştirilemez olduğu, ayrıca tüm sistemin ana server bilgisayarında SQL veri tabanında her gece ortalama saat 23:00 civarında otomatik olarak yedekleme yapıldığı tespit edilmiştir. Tarafların BA-BS formları, Mahkememizde alınan rapordaki tespitler, 08/04/2019 tarihli rapordaki tespitler dikkate alınarak davacı şirketin ihtilaf konusu döneme ilişkin tüm ticari defter kayıt ve belgeleri, davacı şirketin bilgisayarlarında ve dosya kapsamı üzerinde Şanlıurfa .... Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 18/05/2018 tarihli raporu tanzim eden daha önce rapor hazırlayanlardan SMMM ..... ile birlikte yeni bir bilgisayar yazılım mühendisi heyete alınarak iki kişilik bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak davacı defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, davacı tarafça hangi yıllara ilişkin cari hesap alacağı talep edildiği, talep edilen alacağın defterlerde yer alıp almadığı, davacı tarafından iddia olunan ve dosya ekinde ayrı klasör halinde davacı tarafça ibraz olunan kayıtların muhasebe açısından değerlendirilmesinin yapılması, gayriresmi muhasebesel kayıt tutulup tutulmadığı, .....-.... programı açılarak listenin incelenmesi yanında, gayri resmi tutulan hesabın var olup olmadığı ve tutulan bu hesabın ekte bulunan ve bilirkişi raporunca sıhhati tespit edilen belgelerle uyumlu olup olmadığının, dosya ekinde bulunan, sıhhati bilirkişi raporunca sabit olan mail ve müşteri hareket listesi ile diğer sevk ve nakliye evraklarının topyekun değerlendirilerek resmi defterler ile uyuşup uyuşmadığının, bilirkişi raporunda bhsedilen evrakların(.....-...) yine mail aracılığıyla davalı tarafından gönderilen Müşteri Hareket Listesi dökümüyle uyuşup uyuşmadığının, gayri resmi çalışmanın tespiti halinde tarafların bu tespit durumunda alacak ve borç durumunun tespiti, davacının bilgisayarlarında oluşturulduğu iddia olunan sevk raporları ve maillerin hangi tarihte oluşturulmuş olduğu, sonradan müdahale edilerek değiştirilmesinin mümkün olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişkinin başladığı günden itibaren hangi usulde ve ne şekilde çalışıldığı, netice itibariyle davacının davalıdan takibe konu alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti hususlarında ayrıntılı şekilde EK rapor alınması için Şanlıurfa Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilerek raporlar dosya arasın alınmıştır. Davalı tarafın mahkememizde alınan bilirkişi raporuna itirazları ve gerekirse defter incelemesinin yapılması ve talimat mahkemesinde alınan son raporları da dikkate alınarak mali müşavir bilirkişi .....'tan ek rapor alınmasına karar verilmiş, 26/02/2020 tarihli 2.ek raporda özetle; hesaplanması gereken faiz TCMB kısa vadeli avans kredisi faiz oranı olduğu, 3095 Sayılı Kanunun 4489 Sayılı Kanun ile değişik 2.maddesi gereği takip tarihi 20/09/2016 tarihinden, takip tarihi 10/05/2017 tarihine kadar değişen oranlarda uygulanan faiz oranına göre hesaplamanın 564.317,05 TL olduğu, birleşen dava yönünden davacının ana para+işlemiş faiz toplamı 564.317,05 TL olduğu, ancak 08/04/2019 tarihli kök raporda ve 13/01/2020 tarihli ek raporda da belirtildiği üzere davacı karşı davalının 1.011.484,14 TL alacaklı olduğu tespiti dikkate alındığında tabloda ayrıntısı belirtilen husus taraflar arasındaki hesap ilişkisinde karşılaştırmalı ele alınacak olup mahsuba konu edilmesi gerektiğinden davacı karşı davalının alacaklı olduğu 1.011.484,14 TL'den davalı karşı daveacının alacaklı olduğu 564.317,05 TL'Nin mahsubu gerektiği, buna göre davacı karşı davalı şirketin davalı karşı davacı şirketinden 447.167,09 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği sonuç ve kanaati bildirilmiştir. 08/04/2017 tarihli bilirkişi raporunda davacı/karşı davalı tarafından dosyaya sunulan gayri resmi muhasebe kayıtlarının, e-mail yazışmalarının ve .... Raporlama Programında hazırlanan raporlar ile ..... programından temin edilen bilgilerin denetime muhtaç olduğu mütalaa edilmekle mahkememizce yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi ..... tarafından düzenlenen 16/12/2019 tarihli raporda, 30/11/2019 tarihinde bilgisayar uzmanı bilirkişi .... ile birlikte davacı/karşı davalının merkez adresinde incelemelerde bulunulduğu, davacı/karşı davalının kullanmakta olduğu ..... isimli yazılım üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ..... isimli yazılıma yapılan her kaydın otomatik olarak şirketin resmi muhasebe hesaplarına da işlenmekte olduğu, .... Raporlama uygulamasının ..... sisteminde varolan verileri kullanarak raporlama yaptığı ve ..... uygulamasında olmayan bir veriyi gösterme ya da raporlama imkanının bulunmadığı, davacı/karşı davalı tarafından dosyaya sunulan 12/07/2016 tarihli e-posta'nın davalıya ait ....com.tr hesabından iletilmiş olduğu ve bu e-posta üzerinde sonradan bir değişiklik yapılmasının mümkün olmadığı, sipariş aşamasından mal sevkiyatına kadar tüm işlemlerin ..... isimli yazılım tarafından takip edildiği ve bu sistemde yer alan verilerin sonradan değiştirilme imkanının olmadığı mütalaa edilmiştir. Bu program vasıtası ile yapılan değerlendirme ve inceleme neticesinde, davacı/karşı davalının davalı/karşı davacıdan 11/08/2016 tarihi itibariyle 1.011.484,14 TL alacaklı olduğu incelenen bilirkişi raporundan anlaşılmış ve uzman bilirkişinin mütalaası doğrultusunda davacının iddiasını bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak miktarı nispetinde ispat etmiş olduğuna kanaat getirilmiş bu nedenlerle mahkememizin ...... Esas sayılı 27/02/2020 tarihli kararı ile : asıl dava yönünden : asıl davanın kısmen kabulü ile, davalı/karşı davacının bakırköy .... icra müdürlüğünün .... E. sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 1.011.484,14 TL asıl alacak üzerinden ve bu tutara takip tarihinden itibaren davacının takipteki talebi aşılmamak üzere değişik oranlarda avans faizi işletilmek sureti ile devamına, kabul edilen asıl alacak tutarı olan 1.011.484,14 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında tazminatın davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine, fazlaya (işlemiş faize) ilişkin istemin reddine, birleşen Şanlıurfa ....asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulüne, davacı/karşı davalının Şanlıurfa ..... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı icra takibine yönelik itirazının iptaline, takibin 530.223,65 TL asıl alacak ve 24.295,87 TL işlemiş faiz üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren davacının takipteki talebi aşılmamak üzere değişik oranlarda avans faizi işletilmek sureti ile devamına, kabul edilen asıl alacak tutarı olan 530.223,65 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında tazminatın davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuş Mahkememizden verilen 22/06/2018 tarih ve .... Esas .... sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 02/01/2023 tarih ve .... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmış olmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin 02/01/2023 tarih ve ..... Esas ... Karar sayılı ilamı ile özetle: Taraflar arasındaki açık hesap ilişkisinde teknik anlamda bilgisayar programının güvenilirliği ve sonradan müdahale edilmediği ve 12.07.2016 tarihli e-mailin sonradan oluşturulma imkanı bulunmadığı ortaya konulduktan sonra 10.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere resmi ve gayri resmi kayıtların bir arada değerlendirilmesi gerektiği, ..... programında resmi ve gayrı resmi iki ayrı müşteri hareketi oluşturulabildiği bunların ayrı ayrı veya birlikte raporlanabildiği bir müşterinin borç-alacak durumunun ancak hem MANUEL hem de OTOMATİK opsiyonlarının birlikte seçilmesiyle çıkan raporda görüntülenebildiği, açık hesap ilişkisinde bulunan her iki tarafı da birbirinden alacaklı kabul ederek asıl ve birleşen davalar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.Oysa yapılması gereken, ..... programında resmi ve gayri resmi kayıtların birlikte seçilerek raporlanmasından sonra alınan kayıtların, dosyaya ibraz edilen sevk irsaliyelerinin ve borç mutabakatı cari hesap ekstrelerinin tarafların ticari defter ve kayıtları ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi, dosyaya celp edilen taraf şirketlere ait BA-BS formlarının fatura ve sevk irsaliyeleri ile uyumlu olup olmadığının tespit edilmesi, mal ve hizmetin alındığı ispat olunan faturalar gözetilerek yapılan ödeme olup olmadığının belirlenmesi ve sonuç olarak açık hesap ilişkisi içerisinde tarafların borç- alacak durumunun gerçeğe uygun olarak tespit edilip hangi tarafın alacaklı olduğu belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Alım- satım ilişkisinde her iki ... karşılıklı birbirinden alacaklı olup olamayacağının değerlendirilmesi gerekirken ,her iki tarafın ticari defterlerinde kayden görünen kayıtlara itibar edilme gerekçesi açıklanmadan davaların kabulüne karar verilmesi eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olduğunu her iki taraf vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olduğu şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF SONRASI YARGILAMA ÖZETİ: Mahkememizin 31/01/2023 tarihli tensip tutanağı ile Birleşen Şanlıurfa .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas,..... Karar Sayılı dosyası ve asıl dosya ile Kaldırma İlamı Dikkate Alınarak: ..... programında resmi ve gayri resmi kayıtların birlikte seçilerek raporlanmasından sonra alınan kayıtların, dosyaya ibraz edilen sevk irsaliyelerinin ve borç mutabakatı cari hesap ekstrelerinin tarafların ticari defter ve kayıtları ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi, dosyaya celp edilen taraf şirketlere ait BA-BS formlarının fatura ve sevk irsaliyeleri ile uyumlu olup olmadığının tespit edilmesi, mal ve hizmetin alındığı ispat olunan faturalar gözetilerek yapılan ödeme olup olmadığının belirlenmesi ve sonuç olarak açık hesap ilişkisi içerisinde tarafların borç- alacak durumunun gerçeğe uygun olarak tespit edilip alacak miktarı belirlenmesine ilişkin bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişi heyeti raporunda özetle; ''... arasında davacı-karşı davalı ..... Tekstil tarafından davalı-karşı davacı .... Tekstil'e kumaş satışı yapılması şeklinde ticari ilişki kurulduğu, Davacı ..... Tekstil resmi ticari defterlerinde icra takip tarihinde ..... Tekstil'e 530.288,58 TL borçlu olduğu, Davalı ..... Tekstil resmi ticari defterlerinde icra takip tarihinde ..... Tekstil'in ..... Tekstil'den 530.233,65 TL alacaklı olduğu, rapor içerisinde gerekçeleri ile arz ve izah edildiği üzere, ... resmi ticari defter kayıtları haricinde gayri resmi bir cari hesapları da olduğu, işbu gayri resmi cari hesapta hem resmi işlemlerin hem de gayri resmi işlemlerin birlikte takip edildiği, bir diğer ifade ile davacı ..... Tekstil ..... programında tutulan keza davalının da 12.07.2016 tarihli e-mail ile ile teyit ettiği gayri resmi hesaplarda tarafların gerçek borç/alacağının takip edildiğini, davacı ..... Tekstil tarafından ibraz edilen ..... programında tutulan gayri resmi cari hesapta 12.07.2016 tarihinde davalı ..... Tekstil'den 488.220,65 TL alacaklı olduğu, ..... Tekstil'inde aynı şekilde 12.07.2016 tarihinde e-mail ekinde gönderdiği cari hesap ekstresinde ..... Tekstil'e 488.220,65 TL borçlu olduğu, bu tarihten sonra ... arasındaki işlemlerinin tamamını resmi bir şekilde devam ettiği ve asıl dava da 2016 yılı sonunda ve icra takip tarihinde davacı ..... Tekstil'in davalı ..... Tekstil'den 1.011.484,14 TL alacaklı olduğu, ... hem resmi hem gayri resmi işlemlerin tamamını gayri resmi hesaplarda tek bir hesap şeklinde takip ettiğinden, ... birbirinden olan gerçek borç/alacağının gayri resmi hesaplardaki bakiye olduğu ve buna göre birleşen dava yönünden ..... Tekstil'in ..... Tekstil'den herhangi bir alacağı olmadığı'' şeklinde sonuç ve tespitlerini mahkememize bildirmişlerdir. Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, icra dosyaları, alınan bilirkişi kök ve ek raporları, talimat mahkemesince alınan raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında; uzun yıllara dayalı bir ticari ilişki olduğu ve bu ticari ilişki çerçevesinde alışveriş yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Asıl ve birleşen davalarda taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından iddia edildiği üzere taraflar arasında resmi kayıtlara yansıyan ticari ilişki haricinde gayriresmi bir alışveriş ilişkisi bulunup bulunmadığı; bu kapsamda, davacı/karşı davalının, davalı/karşı davacıdan ödenmemiş bakiye cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, birleşen karşı davada da davalı/karşı davacının, davacı/karşı davalıdan ödenmemiş bakiye cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. HMK. 219. maddesine (HUMK. 326) göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, eş söyleyişle, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar HMK. 219. ve ardından gelen maddelerindeki konuya ilişkin genel düzenlemelere tabidir. Bilindiği üzere, hakim, bir davada davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Huzurdaki asıl dava konusu uyuşmazlıkta davacı taraflar arasında gayriresmi bir alışveriş ilişkisi olduğu iddiasında olup, ispat yükü müdde-i iddiasını ispatla mükelleftir kuralı gereği bu iddianın ispatı davacı üzerindedir. Bu durumda, davacının dosyaya sunmuş olduğu ve ..... isimli bilgisayar programının .... isimli raporlama modülü üzerinden elde edilen delillerin oluşturulma tarihinin ve sonradan değiştirilmesinin söz konusu olup olamayacağının tespit edilmiş olması önem arz etmiş olup yukarıda bahsi geçen bilirkişi raporları alınarak tespitler yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava bakımından uyuşmazlık konusu; tarafların resmi ticari defter kayıtlarındaki ticari ilişkileri haricinde gayri resmi takip edilen (faturasız mal satışı) bir ticari ilişkileri olup olmadığı, gayri resmi bir ticari ilişki varsa resmi ticari defterlerdeki cari hesap işlemlerinin aynı zamanda gayri resmi cari hesapla birlikte tutulup tutulmadığı ve buna göre tarafların birbirinden borç/alacağı olup olmadığı, varsa miktarı hususunda toplandığı noktasındadır. Bilişim uzmanı bilirkişi ve talimatla mahkememizce de alınan raporlara göre Dolayısıyla; tarafların resmi ticari defterlerindeki cari hesap işlemlerinin tamamının gayri resmi cari hesaba da işlendiği, yani ... gerçek borç/alacağının gayri resmi hesaplardaki bakiye olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce davacı-karşı davalı ..... Tekstil’in ..... programı üzerinde Bilgisayar Mühendisi bilirkişi tarafından inceleme yaptırılmış ve bilirkişi raporunda ..... Tekstil’den 12.07.2016 tarihinde ..... Tekstil’e gelen mail üzerinde bir değişiklik yapılamayacağı ve mailin ..... Tekstil’den geldiği teyit edilmiştir. Yine ilgili bilirkişi raporunda ..... programına sonradan müdahale edilemeyeceği ve söz konusu programdaki kayıtların değiştirilmediği görüşü bildirilmiştir. Bu noktadan hareketle tarafları resmi ticari defterlerindeki cari hesabı haricinde, ayrıca bir gayri resmi cari hesapları olduğu anlaşılmıştır. Asıl dava bakımından, taraflar arasında davacı-birleşen davalı ..... Tekstil tarafından davalı- birleşen davacı ..... Tekstil’e kumaş satışı yapılması şeklinde ticari ilişki kurulduğu raporlarla da da tespit edildiği üzere tarafların resmi ticari defter kayıtları haricinde gayri resmi bir cari hesapları da olduğu, işbu gayri resmi cari hesapta hem resmi işlemlerin hem de gayri resmi işlemlerin birlikte takip edildiği, bir diğer ifade ile davacı ..... Tekstil ..... programında tutulan keza davalının da 12.07.2016 tarihli e-mail ile teyit ettiği gayri resmi hesaplarda tarafların gerçek borç/alacağının takip edildiği, e) Davacı ..... Tekstil tarafından ibraz edilen ..... programında tutulan gayri resmi cari hesapta 12.07.2016 tarihinde davalı ..... Tekstil’den 488.220,65 TL alacaklı olduğu, ..... Tekstil’inde aynı şekilde 12.07.2016 tarihinde e-mail ekinde gönderdiği cari hesap ekstresinde ..... Tekstil’e 488.220,65 TL borçlu olduğu, bu tarihten sonra ... arasındaki işlemlerinin tamamını resmi bir şekilde devam ettiği ve asıl dava da 2016 yılı sonunda ve icra takip tarihinde davacı ..... Tekstil’in davalı ..... Tekstil’den 1.011.484,14 TL alacaklı olduğu kanaatine varılarak ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜNE;-Davalı/karşı davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 1.011.484,14 TL asıl alacak üzerinden ve bu tutara takip tarihinden itibaren davacının takipteki talebi aşılmamak üzere değişik oranlarda avans faizi işletilmek sureti ile devamına, Kabul edilen asıl alacak tutarı olan 1.011.484,14 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatı olan 202.296,828-TL tazminatın davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine, Davacının işlemiş faiz talebi yönünden ise 6098 sayılı TBK 117.maddeye göre temerrüt faizi talebi için taraflar arasında yazılı bir sözleşme, teamül haline gelmiş faiz uygulaması ve alacaklının borçluyu temerrüde düşürücü her hangi bir ihtarının bulunmadığı gözetildiğinden işlemiş faiz talep edemeyeciği anlaşılmış olup davacının işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının alacağına karşı davalının Euro alacağı parite cinsinden hesaplanarak davalı alacağından resen mahsubu ile davacının fazlaya ilişkin alacak taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Birleşen dosya yönünden ise hem resmi hem gayri resmi işlemlerin tamamını gayri resmi hesaplarda tek bir hesap şeklinde takip ettiğinden, ... birbirinden olan gerçek borç/alacağının gayri resmi hesaplardaki bakiye olduğu ve buna göre birleşen dava yönünden ..... Tekstil’in ..... Tekstil’den herhangi bir alacağı olmadığı anlaşılmış bu defa birleşen dosya davacısının dava dilekçesinde yemin deliline dayanması nedeniyle son olarak yemin hakkı hatırlatılması üzerine davalı şirket yetkililerinin Bize okumuş olduğunuz yemin metnine göre ..... Tekstil Şirketi bizden alacaklı değillerdir. Bizim şirketimizin ..... şirketine herhangi bir borcu yoktur. Borçlu olmadığımıza yemin ederim şeklindeki ısrar ettikleri yeminli beyanları da dikkate alınarak ispat edilemeyn davanın reddine karar vermek gerekmiş ve yine birleşen dosya bakımından davacının takipte kötü niyetli olduğuna dair delil olmadığı anlaşıldığından şartları oluşmaması nedeni ile kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-)ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜNE; -Davalı/karşı davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 1.011.484,14 TL asıl alacak üzerinden ve bu tutara takip tarihinden itibaren davacının takipteki talebi aşılmamak üzere değişik oranlarda avans faizi işletilmek sureti ile devamına, -Kabul edilen asıl alacak tutarı olan 1.011.484,14 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatı olan 202.296,828-TL tazminatın davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine, -Fazlaya (işlemiş faize) ilişkin istemin REDDİNE, -Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 69.094,48 TL karar ve ilam harcından davacı/karşı davalı tarafından peşin yatırılan 12.796,05 TL harç ile icrada yatırılıp mahsup edilen 5.297,48 TL harcın mahsubuna, bakiye 51.000,95 TL karar ve ilam harcının davalı/ karşı davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, -Davacı/ karşı davalı taraflarca yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 12.796,05 TL harç ile icrada yatırılıp mahsup edilen 5.297,48 TL harç olmak üzere toplam 18.124,93-TL davalı/ karşı davacıdan alınarak davacı/ karşı davalılara verilmesine verilmesine, -Davacı/ karşı davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 141.263,26-TL vekalet ücretinin davalı/ karşı davacıdan alınarak davacı/ karşı davalılara verilmesine, -Davalı/ karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı/ karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı/ karşı davacıya verilmesine, 2-)BİRLEŞEN ŞANLIURFA ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN DAVANIN REDDİNE, -Şartları oluşmaması nedeni ile kötü niyet tazminatı talebinin reddine, -Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından davalı/ karşı davacı tarafından peşin yatırılan 6.697,21-TL harcın mahsubu ile artan 6.269,40-TL karar ve ilam harcının dosyanın kesinleşmesi ve talep halinde tarafa iadesine, -Davalı karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, -Davalı/ karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 80.232,71-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-)Davacı/ karşı davalı taraflar yapılan istinaf öncesi ve istinaf sonrası toplam 21.828,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 13.914,91-TL'sinin davalı/ karşı davacıdan alınarak davacı/ karşı davalılara verilmesine, kalan kısmının kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-)Davalı/ karşı davacı tarafça yapılan 8.791,05-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.187,06- TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 5-)Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 6-)HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/01/2024 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza