İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/989 E. 2024/1339 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/989
- Karar No
- 2024/1339
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/989 Esas KARAR NO : 2024/1339 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2023 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve ticari alım-satım gereği gibi ifa edildiğini davacı şirketçe, kararlaştırılmış tüm edimler yerine getirildiğini , hizmetler usulune uygun ifa edildiğini, bu durum davalı yanın da kabulünde olduğunu TTK m.21 uyarınca "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü gereği, aksini ispat yükü davalının üzerinde olduğunu, ilaveten, her iki tarafın da tacir olması sebebiyle, kesin vadeye bağlanmış bir alacak olduğundan işbu fatura tarihinde davalı temerrüde düşmüş olacağını, davacı şirket tüm şifai uyarılarına ve çabasına rağmen söz konusu alacağını tahsil edemediğinden, yasal yollarla alacağının tahsili yoluna giriştiğini ancak davalı şirket, dava konusu icra takibine haksız ve yersiz olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu bu nedenlerle itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; faturanın ticari defter ve kayıtlara işlenmesi tek başına mal teslimi için ispata yeterli sayılmadıüını, teslime dair yazılı delil arandığını, bu itibarla faturaların kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davalının ticari defterlerine işlenmiş olması tek başına ispat yükü için yeterli olmadığını, davacı yanın icra dosyasına sunmuş olduğu cari hesap ekstresi davalıca imzalanmadığını tek taraflı bir ekstre olup gerçeği yansıtmadığını, davalı şirkete ait cari hesap ekstreleri ile davacı tarafça düzenlenen cari hesap ekstresi karşılaştırıldığı takdirde davacıya karşı bir borcu bulunmadığının anlaşılacağını savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce uyuşmazlık konusu icra takip dosyası dosyaya celp edilmiştir. 3-Mahkememizce: a-Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğüne, b-Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğüne, c-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne, müzekkereler yazılmıştır. 4-Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve Her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının icra takibi tarihi itibariyle asıl alacak yönünden alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''Tarafların ticari defter ve kayıtları karşılaştırıldığında taraflar arasında 200.000,00 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın tarafların ticari defterlerinde bulunan 30.06.2022 tarihli kaydın taraflarca farklı tutarlardan kaydedilmesinden kaynaklandığı, iş bu kaydın davacı tarafından ticari defterlerinde davalı taraf lehine 1.000.000,00 TL, davalı tarafından ticari defterlerinde kendi lehine 800.000,00 TL olarak kaydedildiği, Davacı tarafın takip tarihi itibariyle 24.800,22 TL alacak talebinin olduğu ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın ilk olarak davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 2022 yılına ait 1 adet ve KDV dahil 24.800,22 TL tutarlı iade faturasından kaynaklandığı, 06.10.2022 tarihli, ...... numaralı, KDV dahil 24.800,22 TL tutarlı faturanın, açıklama kısmına “PALET”, not kısmına “PALET İADESİ” diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, İlk olarak davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği yukarıda bahsi geçen iade faturasından sonra taraflar arasında aynı tutarlar üzerinden iade faturaların 2022 yılında karşılıklı olarak düzenlenmeye devam ettiği, Davalı tarafından dosya muhteviyatına sunulan 2022 yılına ait toplam 11 adet faturanın olduğu, Davacı tarafından dosya muhteviyatına sunulan 2022 yılında toplam 10 adet faturanın olduğu, Faturaların açıklama kısmına mal-hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, İş bu faturaların 10’ar adedinin tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, “Türk Ticaret Kanunu’nun MADDE 21– (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik olarak düzenlenen belgelerin 2021 yılının temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren FORM BA ve FORM BS bildirimlerine dâhil edilmeyeceğinin ve elektronik belge düzenlemesine ilişkin usul ve esasların temel olarak 509 sıra No.lu VUK Genel Tebliğinde yer aldığının bildirildiği, Taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu olan iade faturasının ve daha sonra yaşanan faturalaşma sürecinin 2022 yılı ekim/kasım/aralık aylarında olduğu ve faturaların elektronik ortamda düzenlediği, Yapılan incelemede taraflara ait 2022 yılı BS-BA Formu beyannamelerinde, tarafların 2022 yılında ilgili aylara ait BS-BA Formu beyannamelerinin BOŞ olarak verildiği, tarafların uyuşmazlığa konu olan faturaları BS-BA Formu beyannamesi ile beyan etmediği/edemeyeceği, Ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı taraftan davalı taraftan 24.800,22 TL alacağı talep edebileceği, taraflar arasında uyuşmazlığa neden olan ve ilk olarak davalı tarafından davacı tarafa düzenlenen KDV dahil 24.800,22 TL tutarlı iade faturasının içeriğinin ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yasal/kanuni faizi talep edebileceği'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin itirazı doğrultusunda bilirkişiden ek rapor hazırlanılması istenilmesine karar verilerek bilirkişi ek raporunu mahkememize ibraz etmiştir. 6-Kök rapor ile ek rapor arasında kanaat farklılığı gerçekleşmediği tespit edilmiştir. 7-Taraflara ait BA BS formları vergi dairesinden celp edilerek delil olarak incelenmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile taraflar arasında ticari nitelikte alım satım işi olduğunu, malların davalıya teslim edilerek fatura kesildiğini ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını, başlatılan icra takibine de itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile davanın süresi içerisinde açılmadığını, fatura kesilmesinin tek başına alacağı ispatlamayacağını, davalının mallarını teslim ettiğini de ispatlaması gerektiğini, davacıya herhangi bir borcun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, tarafların ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olarak tutuldukları, yasal süresi içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahibi lehine delil vasfının bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden kesilen tüm faturaların her iki tarafın da ticari defterine işlendiği, tarafların vergi dairesinden celp edilen kayıtlarına göre davacı tarafından kesilen taraflar arasındaki alım satım ilişkisine istinaden tüm faturaların her iki tarafça da vergi dairesine BA BS formu ile bildirildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından davacıya kesilen 06.10.2022 tarihli 24.800,22-TL bedelli palet iadesi açıklamalı faturadan kaynaklandığı, sonrasında bu faturaya istinaden taraflarca aynı tutarlarda karşılıklı faturalaşma olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu davalının iade faturasından önceki taraf işlemleri ve cari hesap kayıtları incelendiğinde; davalının 06.10.2022 tarihli faturasından önceki taraflar arasındaki son işlemin 02.09.2022 tarihli davalı tarafından davacıya yapılan 50.000,00-TL tutarlı havale ödeme işlemi olduğu, onun öncesinde ise 2022 yılının Ağustos ayı içerisinde taraflar arasında alım satım ilişkisinin devam ettiği, tarafların cari hesap kayıtlarının uyumlu olduğu ve uyuştuğu anlaşılmaktadır. Nitekim davalı tarafından cari hesap kayıtlarının aynı olduğu yapılan inceleme ile anlaşılmıştır. Sonuç olarak davacı tarafından taraflar arasındaki ticari nitelikteki alım satım işlemine ilişkin davacı tarafından davalıya kesilen son satış faturalarının 2022 yılının Ağustos ayında olduğu, davalı tarafından kesilen iade faturasının ise 1,5-2 aylık süreden ve 02.09.2022 tarihinde yaptığı ödemeden de 1 ay sonra olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Kanun'un 21. Maddesinin 2. Fıkrası şu şekildedir: "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." Bu kapsamda davacı tarafından davalıya kesilen faturalara davalı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği gibi faturaların davalının ticari defterine işlendiği, faturaların içeriğinin davacı lehine kesinleştiği sabittir. Nitekim davalının 06.10.2022 tarihli iade faturasından önce taraflar arasındaki son alım satım işleminin 2022 yılının 8. Ayında gerçekleştiği, davalı tarafından davacıya 02.09.2022 tarihinde ödeme yapıldığı bundan da 1 ay sonra iade faturası kesildiği, davalı tarafından yapılan iade faturasına ilişkin işlemin yasal süresinden sonra olduğu anlaşılmaktadır. Taraflara ait BA BS formları ve vergi kayıtları incelendiğinde; davacı tarafından kesilen tüm faturaların davalı tarafından vergi dairesine BA formu ile bildirildiği, davacı tarafından kesilen faturaların yasal süresi içerisinde itiraz ve iade edilmeyerek davalının ticari defter ve kayıtlarına işlendiği bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, aksini ispat yükünün ise davalı üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere fatura kesilmiş olması tek başına alacağı ispat etmemekte olup, alacaklının faturaya konu malı teslim ettiğini de ispat etmesi gerekmektedir. Buna karşılık alacaklı tarafından kesilen faturaların borçlu alıcı tarafından ticari defterine kaydedilmesi, vergi dairesine bildirilmesi ve itiraz edilmemesi halinde faturaya konu malın teslim edildiği dolayısıyla faturanın içeriğinin kesinleştiği ve faturaya konu malın teslim edildiği alacaklı satıcı lehine karine teşkil etmekte olup, bu durumda aksini ispat yükü alıcı-borçluya geçmektedir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi ...... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Dosya kapsamına göre davacı tarafça takip dayanağı yapılan faturanın davalı iş sahibi tarafından muhasebesel işlem olarak BA/BS formu ile kullandığı anlaşılmakla , Yargıtay'ca taraflarca düzenlenen BA/BS formları ve Vergi Dairesine yapılan bildirimlerin fatura konu malın teslim edildiğine, işin yapıldığına ilişkin karine oluşturduğu ,bu durumda bunun aksinin ispat edilmesi gerektiği kabul edildiğinden, davalının da bu yönde ispatı bulunmadığından mahkemece davacı tarafından işin yapılıp teslim edildiği kabul edilerek ödendiği usulen kanıtlanamayan bakiye iş bedeline hükmedilmesinde usul yasa ve dosya kapsamına aykırı bir durum olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." Yargıtay ...... Hukuk Dairesi ise ....... E., ...... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takip dayanağının, toplamı KDV hariç 270.002,16 TL, KDV dahil 318.602,55 TL olan iki faturanın olduğu, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerine kayıtlı oldukları, davalının ticari defterlerinde ise yer almadıkları, ancak davalıların oluşturduğu iş ortaklığı Vergi Dairesine verdiği 2018/4 dönemine ait BA formu ile davacı .......'dan iki belgeye dayalı olarak KDV hariç 270.002,00 TL'lik mal ve hizmet aldığı, faturaların adedi ve tutarlarının toplamının beyan edilen miktarla örtüştüğü, davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağladığı, dava tarihinden sonra 2018/4 dönemi BA formuna yönelik düzeltme beyanı verilmesinin de sonuca etkisinin olmadığı, bu durumda faturaya konu malların teslim edilmiş olduğu ve davalı tarafından ödeme belgesininde sunulmadığı, ayrıca faturadan kaynaklanan alacağın likit ve bilinebilir mahiyette olması nedeniyle mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir." Yargıtay ...... Hukuk Dairesi de ..... E., ...... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Mahkemece, dosya kapsamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu gereğince, davacının davalıdan takibe konu faturalardan kaynaklanan toplam 118.004,63.-TL alacağının bulunduğu, söz konusu faturaların davalının ticari defter ve kayıtlarında işlendiği gibi vergi dairesine de bildirmiş olduğu BA-BS form örneklerinde de bildirildiği, faturaların davalının defterlerinde ve vergi bildiriminde kayıtlı olması nedeniyle davacı lehine malların davalıya teslimi hususunun karine olarak sabit olduğu, bu karinenin aksinin davalı tarafından ispat edilememesi karşısında davalının icra takibine borcun 2.701,03.-TL'lik kısmını kabul etmesi de dikkate alınarak davalının 115.303,60.-TL'lik kısma itirazının haksız olduğu, alacağın faturalara dayalı ve likit olması karşısında davacının ayrıca icra inkar tazminatına müstahak bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi." Bu kapsamda dosya değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki 06.10.2022 tarihli davalının iade faturası işleminden önceki işlem ve faturalara ilişkin kayıtların birbiri ile uyumlu olduğu, davalının 02.09.2022 tarihinde davacıya kısmi ödeme yaptığı, 1 ay sonra da iade faturası kestiği, davalı tarafından malların teslim edilmediğinin iddia edildiği ve teslim edilmediği iddia edilen mallara yönelik iade faturası kesildiği savunmasında bulunulduğu, buna karşılık tarafların kayıtları değerlendirildiğinde, 06.10.2022 tarihli davalının süresinde olmayan iade faturası işleminden önceki taraf kayıtlarının uyuştuğu, davacı tarafından kesilen faturaların davalının defterine işlenerek, BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, davalı tarafından yasal süresi içerisinde itiraz ve iade işleminin yapılmadığı, yaklaşık 1,5-2 aylık süre sonrasında malların teslim alınmadığına yönelik işlemin hayatın olağan akışı ve basiretli tacir yükümlülüğüne aykırı olduğu, iade faturasına konu edilen palet miktarı gözetildiğinde davalının iddiasına göre eksik olduğunu iddia ettiği malları tespit etmesinin gerektiği, buna karşılık davalı tarafından 2 aylık süre içerisinde herhangi bir iddia ve tespit ile davacıdan talepte bulunulmaması ile birlikte kısmi ödemede bulunulması ve eksik teslime yönelik herhangi bir ihtirazı kayıt veya ihtarnamenin de keşide edilmediği gözetildiğinde davalının eksik teslim iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Davalı bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacının kestiği faturanın sistem üzerinden iade edildiğini belirtmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un 21/2. Maddesinde belirlenen usule göre iade işleminin yapılması gerekmekte olup, davalının bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir. Nitekim davalının yaptığı iade işleminin de yaklaşık 1,5-2 aylık süre sonra olduğu gözetildiğinde teslim alınmadığı iddia edilen emtia için itirazda bulunmak hususunda 1,5-2 ay beklenmesinin de basiretli tacir olarak hareket etme yükümlülüğüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak; davalı tarafından teslim alınmadığı iddia edilen emtia miktarına ilişkin olarak 06.10.2022 tarihli kesilen faturadan önceki taraflar arasındaki alım satım işlemine konu davacı tarafından kesilen tüm satış faturalarının davalının ticari defter ve kayıtlarına işlendiği ve vergi dairesine BA formu ile bildirildiği, davalı tarafından kesilen teslim edilmediği iddia edilen mallara ilişkin faturanın öncesindeki işlemlerden yaklaşık 1,5-2 ay sonra olduğu ve bu arada 02.09.2022 tarihinde davalı tarafından yapılan kısmi bir ödemenin bulunduğu, bu sebeple davalının öncesinde kesilen faturalardan haberdar olmadığını iddia edemeyeceği, davalının iade faturası işleminin yasal süresinden sonra olduğu, eksik teslim edildiği iddia edilen miktara yönelik olarak yaklaşık 1,5-2 ay herhangi bir ihtarname keşide edilmeksizin iade işlemi için beklenmesinin basiretli tacir olarak hareket etme yükümlülüğüne uygun olmadığı gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğu davalının savunmasını ispatlayamadığı değerlendirilmiş bu sebeple davacının davasının kabulü ile davaya konu icra takip dosyasında 24.800,22-TL asıl alacak ve işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Takibe konu alacağın fatura ve cari hesaba dayalı olmakla likit olduğu anlaşılmış, tazminat koşullarını oluştuğu değerlendirilmekle İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.960,04-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, -Buna göre; davaya konu icra takip dosyasında 24.800,22-TL asıl alacak ve işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.960,04-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.694,08-TL harçtan peşin alınan 299,53-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 1.394,55-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yatırılan 299,63-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 569,48-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 5.408,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 24.800,22-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibari ile KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2024 Katip ..... ¸e-imza Hakim ..... ¸e-imza