İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/911 E. 2025/141 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/911
- Karar No
- 2025/141
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/911 Esas KARAR NO : 2025/141 DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2023 KARAR TARİHİ : 04/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından işletilen .... Caddesi ..... Kadıköy adresinde yer alan "...." isimli alkollü restorandan hizmet alan davalı şirket, personeline yemek daveti vermiş ve 22-23 kişiden oluşan bir grubun tamamı yemek yemiş ve alkollü içecek tükettiğini. Yaklaşık 5 saati aşan sürede restoranda hizmet alan davalı şirket çalışanları hesabı ödemeden işletmeden ayrıldığını ve ücretin şirkete fatura edilmesini talep ettiğini, söz konusu adisyon uyarınca fatura düzenlenip elektronik olarak davalıya tebliğ edildiğini ancak davalı tarafından noter aracılığı ile faturaya itiraz edilerek hizmet alınmadığı iddiasında bulunduğunu, bunun üzerine ihtarname tanzim edilerek söz konusu bedelin 3 gün içerisinde ödenmesi talep edildiğini, iddiasının aksine kişi başı 2.000-TL üzerinden anlaşma yapıldığı iddiası ile davacının hesabına 46.000-TL ödeme yaptığıını, ödenmeyen kısım ise 29.951,50-TL'yi ise kabul etmediğini, bunun üzerine arabulucuya başvurulduğunu netice olarak söz konusu ücretin tahsili amacı işbu davayı ikame etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde anlattığı süreç yaşandıktan sonra davacı taraf iş bu davayı ikame ederek; dava dilekçesiyle okunamayan bir adisyonu taraflarına gönderdiğini öncelikle adisyon dava aşamasına kadar davalı müvekkile tebliğ edilmediğini, tarafın tek taraflı düzenlediği ve davalının hiç bir şekilde dahili olmadığı adisyon hizmetin alındığı geçe her nedense davalı mahalde tebliğ edilmediğini, imzası alınmadığını, menü, fiyat, ve tüm mündericatına itiraz etmek suretiyle kabul etmediğini, 75.951,50-TL'nin fahiş ve tabir caizse şişirilmiş olduğunu savunmuştur . DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak, davacının vermiş olduğu hizmetten kaynaklı olarak kesilen faturadan dolayı ödenmeyen 29.951,50-TL'nin davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu mahkememizce tespit edilmiştir. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a-Bakırköy .... Noterliği, b-Erenköy Vergi Dairesi Müdürlüğü, c-Üsküdar .... Noterliği, d-Bakırköy .... Noterliği, e- İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne müzekkereler yazılmıştır. 4- Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve Her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının icra takibi tarihi itibariyle asıl alacak yönünden alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı şirket tarafından inceleme esas olmak üzere herhangi bir ticari defter ve belge ibraz edilmediği davalı şirketin incelemeye katılmadığı ve yerinde inceleme talep etmediği, Davacı ve davalı şirket tarafından incelemeye esas olmak üzere herhangi bir ticari defter ve belge ibraz edilmediğinden dolayı; dosya üzerinde yapılan inceleme ve dosyada mübrez belgeler esas alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekeceği, Sayın Mahkemenizce taraflar arasındaki sözlü anlaşmanın kabul edilmesi halinde, sözlü anlaşmanın kişi başı 2.000,00 TL olduğu yönünde kanaat oluşması halinde davalı şirketin davacı şirkete borcu olmayacağı, sözlü olarak hizmet alım sözleşmesinin kişi başı sabit anlaşması ile yapılmadığı yönünde kanaat oluşması halinde ise davacı şirket tarafından tanzim edilen faturanın bakiye kısmı yönünden alacaklı olup olmayacağı takdirinin Mahkemenize ait olduğu'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 6-Davacı tanığı ... ve Davalı Tanığı ..... usulüne uygun yemini yaptırılarak tanık olarak dinlenilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı açmış olduğu dava ile davalı şirket ile aralarında davacıya ait restoranda yiyecek içecek hususunda hizmet verme hususunda anlaşıldığını, gereken tüm hizmetlerin yerine getirildiğini ancak davalı tarafından hizmet alınan yiyecek içeceklerin faturasının eksik ödendiği iddiası ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; davacının taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak fatura kestiğini ve fazla bedel talep ettiğini, taraflarca anlaşılan bedelin ödendiğini başkaca bir borcun olmadığını, davacı tarafından düzenlenen faturaya itiraz edildiğini iddia etmiştir. Taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, uyuşmazlık taraflar arasındaki akdi ilişkiye yönelik belirlenen bedel hususundadır. İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Bu bağlamda; taraflar arasındaki akdi ilişki sebebiyle uyuşmazlık bulunmamakta olup, taraflar arasındaki akdi ilişkiye yönelik olarak belirlenen bedeli ispat yükü davacı üzerindedir. Davalı taraflar arasında tüm hizmet için bir bedel belirlendiğini ve ödendiği savunmasında bulunmakta olup, bedelin davalının beyan ettiği bedel olmadığını, taraflar arasındaki anlaşma bedelinin daha yüksek olduğu davacı tarafından ispatlanmalıdır. Bu bağlamda davaya konu somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalıya fatura kesilmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un 21/2. Maddesine göre davalı tarafından yasal süresi içerisinde faturaya noter kanalı ile itiraz edildiği ve faturada belirtilen bedelin davalı tarafından kabul edilmediği, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, taraflar arasında belirlendiği iddia edilen davacı ve davalı tarafından öne sürülen miktarlar gözetildiğinde tanıkla ispat sınırının üzerinde kaldığı bu suretle taraflar arasındaki sözleşme bedelinin tanıkla ispat edilemeyeceği, davacı tarafından taraflar arasındaki anlaşmaya ve hizmet bedeline ilişkin imzası davalı tarafından ikrar edilmiş herhangi bir yazılı belgenin sunulmadığı anlaşılmakla davacının taraflar arasındaki anlaşma bedelinin daha yüksek olduğuna yönelik iddiasını ispat edemediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından yemin deliline de dayanılmış olup davalı şirket yetkilisine yemin teklif edilmiş, davalı şirket yetkilisi yemin teklifini eda ederek taraflar arasındaki anlaşma bedelinin 46.000,00-TL olduğu hususunda yemin etmiş olduğu davacının iddialarını bu suretle de ispat edemediği anlaşılmakla davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 511,50-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 103,90-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan 342,22-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 29.951,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2025 Katip ... ¸e-imza Hakim .... ¸e-imza