İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/877 E. 2025/742 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/877
Karar No
2025/742
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/877 Esas KARAR NO : 2025/742

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/09/2023 KARAR TARİHİ : 02/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketle 11.03.2020 tarihinde yük taşıma sözleşmesi imzaladığını ve müvekkilinin mülkiyeti kendisine ait olan .... plakalı çekici ile sözleşme tarihinden itibaren davalı şirketçe belirlenen yükleri yine şirketçe belirlenen noktalara taşıdığını, müvekkilinin yapmış olduğu bu hizmetler karşılığında yapılan harcamaları ve hak edişleri davalı şirkete fatura ettiğini ancak davalı şirketin çeşitli haksız ve gerekçesiz sebeplerle kesintiler yaparak ödemeleri eksik yaptığını, bu eksik ödemeler neticesinde müvekkilinin mağdur edildiğini ve alacaklarından mahrum bırakıldığını, müvekkilinin davalı şirket tarafından belirtilen noktaya teslimat için yola çıktığında, davalı şirket merkezinden mutabık kalınan hedef noktadan başka noktalara da uğranması ve mal bırakıp mal almasının istendiğini, bu gibi ekstra yol gitme durumlarıyla karşılaştığını, müvekkilinin fazla yol gitmesine neden olan bir diğer durumun ise davalı şirketin gidilecek noktalar arasındaki km hesaplarını ... üzerinden yaptığını söylemesi olduğunu, ancak söz konusu uygulamanın iki nokta arasındaki en kısa küçük araçla gidilebilen mesafeyi gösterdiğini, müvekkilinin yapılan taşıma işlemi sırasında tırla yolculuk ettiğini, hedef noktanın tırlara uygun güzergâhlarını kullanmak durumunda kaldığını, kimi zaman uygun güzergâh bulabilmek için 20-30 km fazladan yol yaptığını, bununla birlikte yapılan yolculuklarda ... uygulamasında gösterilen yolun yol çalışmaları nedeniyle kapalı olduğunu ve yapılan taşıma işlemi mesafesinin uzadığını, söz konusu mutabık kalınan noktaların dışına çıkılan bu gibi işlerde müvekkilinin fazla kilometre yaptığını ancak davalı şirket tarafından müvekkili tarafından fazladan yapılan kilometrelerin yok sayıldığını ve ödemesinin yapılmadığını, bunun neticesinde müvekkilinin hem kilometre başına alınan ücreti eksik aldığını hem de fazladan yakılan yakıtın ödemesini alamadığını, bir diğer hususun ise müvekkili ve davalı şirket arasında yapılan mutabakat gereği yük taşıma işlemi boyunca güzergâh üzerinde bulunan ücretli yol ödemelerinin davalı şirketçe karşılanması durumu olduğunu, ancak müvekkiline söz konusu ücretli yol geçiş ödemelerinin hak edişlerde ödeniyormuş gibi gösterilerek sonrasında 'HGS yansıtma bedeli'adı altında kesintilerle geri alındığını, bu sebeple müvekkilinin davalı şirketten eksik ödeme aldığını, son olarak müvekkilinin 20.07.2022 tarihinde davalı şirkete ait .... plakalı dorsenin fazla yüklü olmasından kaynaklı tek taraflı bir kazaya uğradığını, davalı şirketin .... sigorta tarafından sigortalı olan dorsenin tamir işlemlerini yaptırıp ortaya çıkan tamir bedelini sigorta şirketinden tahsil etmesi veya sigorta şirketinin ilgili tamir sürecini takip edip ortaya çıkan zararları karşılaması gerekirken; davalı şirketin söz konusu kaza ile ortaya çıkan masrafları müvekkilinden sebepsizce kesinti yoluna gittiğini, söz konusu hasar nedeniyle kesintilerin her hak edişte devam ettiğini iddia ederek; davalı tarafından ödenmeyen ve fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacakları ile fazlaya ilişkin hakları ve talepleri ıslah etme hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, şimdilik 20.000 TL’lik alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardan bu yana lojistik alanında faaliyet gösteren, defalarca Fortune 500 listesine giren, sektöründe gerçekleştirdiği ilklerle, başarılarıyla Türkiye'de ve dünyada tanınmış, 5.000'i aşkın personeli bulunan, müşteri, tedarikçi ve personeline olan davranışlarından dolayı diğer firmalara örnek olan, yetkinliğinden ötürü birçok dünyaca ünlü firmanın ülkemizdeki nakliye, depo, antrepo vs. işlerini yapan saygın bir şirket olduğunu, davacının ise taraflar arasında akdedilen Yük Taşıma Sözleşmesi doğrultusunda müvekkili şirketin müşterilerine ait ürünlerin .... Grubu'nun belirleyeceği lokasyonlardan, depolardan, tesislerden teslim alacağı malların, emtiaların, ürünlerin tanımlanacak bölgeler içerisinde taşınması, dağıtımı, boşaltılması ve istiflemesi hususunda anlaşılmış olan bir tedarikçi olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında bir ticari ilişki olup her iki tarafın da tacir sıfatıyla hareket ettiğini, davacının "mutabık kalınan hedef noktadan başka noktalara da uğranması ve mal bırakıp almasının istendiği" şeklindeki iddialarının doğru olmadığını, zira taraflar arasındaki ilişkide hiçbir zaman davacının ima ettiği şekilde "rızası hilafına" kendisine görevlendirme yapılmadığını, bir an için müvekkili şirketin böyle bir talepte bulunduğu düşünülse dahi özgür bir birey ve basiretli bir tacir olan davacının bu talebi yerine getirme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili şirketin lojistik işiyle iştigal etmekte olup ürünleri müşterilerine ve/veya müşterilerinin belirlediği adreslere mutabık kalınan süre içerisinde ulaştırmakla mükellef olduğunu, aksi halde müvekkili şirketin müşteriyle akdetmiş olduğu sözleşmeler dolayısıyla yüksek meblağlarda cezai şartlar ödemek zorunda kaldığını, hal böyle iken davacının iddia ettiği gibi "mutabık kalınan hedef noktadan başka noktalara uğranması" talebinin müvekkili şirketten gelmiş olmasının imkansıza yakın olduğunu, bu durumun tek istisnasının sefer öncesi mutabık kalınan birden fazla hedef nokta olması ihtimali olup bu tarz bir durumda da müvekkili şirket tarafından planlanan sefer km hesaplaması doğrultusunda ödemelerin eksiksiz bir şekilde yapıldığını, taraflar arasında akdedilmiş olan Yük Taşıma Sözleşmesi'nin B.1-maddesine bakıldığında "...... ile Tedarikçi arasındaki mutabakatlar ve km hesaplamalarında ... mesafe bilgisi baz alınır." cümlesinin açıkça yer aldığının görüldüğünü, bu halde davacının ıslak imzasını ve yazısını içerir anılı sözleşmedeki bu hükmün tacir sıfatını haiz olan davacı tarafından kabul edildiği anlamına geldiğini, taraflar arasındaki ilk sözleşmenin 11/03/2020 tarihinde akdedildiğini, 11/03/2022 tarihinde ilk sözleşme süresinin dolması akabinde ise tekrardan anılı maddeyi içeren yeni sözleşmenin 01/04/2022 tarihinde akdedildiğini, işbu davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının ... ile km hesaplanmasının doğru olmadığı kanaatini basiretli bir tacir olarak ticari ilişkinin başlangıcında öne sürmekle mükellef olduğunu, ancak bu hususu ilk sözleşme döneminde öne sürmeksizin sözleşmeyi imzalaması gibi aynı maddeyi içeren ikinci sözleşmeyi de imzalamış olması karşısında davacının bu iddialarının salt kötü niyetten ve müvekkili şirketten haksız maddi menfaat elde etme çabasından ibaret olduğunu açıkça sabit hale getirdiğini, taraflar arasındaki yük taşıma ilişkisi boyunca davacı tarafından müvekkili şirkete ait HGS/OGS cihazı kullanılmış olup bu hususun ekte sunulu onay mailleri ile de sabit olduğunu, anılı cihazlara müvekkili şirket tarafından yükleme yapıldığından, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir ücretli yol bedeli ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, bununla birlikte müvekkili şirket bünyesinde tedarikçilerin ürünleri hedef noktaya teslim ettikten sonra müvekkili şirket yetkilisine belirlenen hedef noktaya teslim için gidilen km vs gibi bilgilerini paylaştığını akabinde müvekkili şirket tarafından tedarikçilere excel formatında sözleşme maddelerine göre yapılan hesaplamaları içerir mutabakat formu gönderildiğini, tedarikçi tarafından bu formda belirlenen ücrette mutabık kalınması halinde fatura düzenlendiğini, mutabık kalınmaması halinde ise düzenlenmediğini, davacı ile olan ilişkide de yine aynı şekilde davacı tarafından paylaşılan bilgiler doğrultusunda sözleşmelerde belirtilen hesaplama yöntemlerine göre hesaplamaların yapıldığını, mutabakat formları düzenlendiğini ve davacıya iletildiğini, davacı tarafından bu mutabakat formlarındaki bedeller kabul edildiğinden birebir aynı miktarlarda fatura kesildiğini ve müvekkili şirketçe bu fatura bedellerinin davacıya ödendiğini, davacı tarafından dava dilekçesinde iddialarını ispata yarar herhangi bir delile dayanılmadığını, davacının işbu davaya konu ettiği kazanın kendi kusuru nedeniyle meydana gelmiş olup mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan ancak davacıya zimmetli bulunan .... plakalı dorsenin hasar gördüğünü, anılı kaza akabinde müvekkili şirketçe tedarikçinin zarara uğramaması adına .... Sigorta'ya gerekli başvuru yapılmışsa de davacının sebep olduğu kaza nedeniyle müvekkili şirketin zararını sigortadan tazmin edemediğini, söz konusu hasar akabinde araç onarımının gerçekleştirildiğini ve ilgili servis tarafından müvekkili şirkete düzenlenen fatura 101.601-TL + KDV olduğu için müvekkili şirket tarafından davacıya 30/09/2022 tarihli, 101.601-TL + KDV olmak üzere toplamda 119.890,21-TL bedelli .... numaralı fatura düzenlendiğini ve anılı hasara ilişkin olarak bu bedel dışında herhangi bir kesinti yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının talep etmiş olduğu alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak; davacının müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığından huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yük taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; yük taşıma sözleşmesi kapsamında davalı şirket tarafından davacının hak edişlerinin eksik ödenip ödenmediği, haksız kesinti yapılıp yapılmadığı, neticeten davacının; davalı şirket tarafından fazladan katettirilen km'lerden kaynaklı eksik hak ediş yatırılmasından dolayı şimdilik 500 TL, davalı şirketçe ödenmesi taahhüt edilen HGS, yol ücreti gibi ödemelerin yansıtma bedeli altında kesilmesi nedeniyle şimdilik 500 TL, davalı şirkete ait .... plakalı dorsenin uğramış olduğu hasar bedelinin davacı hak edişinden haksız bir şekilde kesilmiş olması nedeniyle şimdilik 19.000 TL olmak üzere, toplamda şimdilik 20.000 TL’lik alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesi talebinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında Yük Taşıma Sözleşmesine uygun olarak ödeme yapılıp yapılmadığı, taraflar arasındaki ilişki süresince davalı şirkete ait HGS/OGS cihazının kullanılıp kullanılmadığı, zamanaşımı def'inin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü ile Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davacının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta, davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunamadığı hususunun bildirildiği görülmüştür. Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının Kara yolu ile Şehirler arası Yük Taşımacılığı işi ile iştigal etmekte iken 30/06/2023 tarihi itibariyle faaliyetini terk ettiği, 2022 takvim yılı gelir beyannamesi ekinde 2. Sınıf tacirlere ilişkin İşletme Hesabı Esasına göre verdiği, gerçek usulde vergilendirildiği, 2. Sınıf tacir olarak İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğu hususlarının bildirildiği görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; Davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Türkiye Noterler Birliği Sicil ve Tescil Hizmetleri Müdürlüğünden; ... ve ... plakalı araçların tescil bilgileri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Karayolları Genel Müdürlüğü .... Bölge Müdürlüğünden; .... plakalı aracın 11/03/2020-13/09/2023 tarihleri arasındaki HGS abonelik bilgisi, geçiş bilgisi ve banka geçiş hareketleri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ...bank A.Ş.'den; davacının 11/03/2020-13/09/2023 tarihleri arasındaki hesap ekstresinin CD kaydı celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ... Bankası A.Ş.'den; davacının 11/03/2020-13/09/2023 tarihleri arasındaki hesap ekstresi celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. .... Sigorta Anonim Şirketinden; ..... numaralı hasar dosyasının bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davalı vekili tarafından bildirilen tanık Mahkememizce bizzat olmak üzere dinlenilmiştir. Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... beyanında, "Ben davalı şirkette 6 ay öncesine kadar uzman olarak görev yapıyordum, 6 aydır operasyon müdür yardımcısı olarak görev yapıyorum. Davacı davalı şirkette nakliyeci olarak çalışır. Davacı aylık sözleşmeli olarak çalışırdı. Biz bu şekilde farklı nakliyecilerle de çalışıyoruz araçlar nakliyecilere aittir. Bizim yüklerini taşıdığımız müşterilerimiz bulunmaktadır nakliyeciler de müşterilerimizin belirlenen noktalardan ürünlerini alır belirlenen noktalarda sevkıyatını yaparlar biz de bu çalışma karşılığında aylık olarak ücretlerini öderiz. Bizim davacı ile anlaşmamız şu şekildeydi kendisine sözleşmeden önce aylık kira bedelini söylüyoruz, davacının da kabulü ile aylık sözleşmemizi imzalıyoruz bu kira bedeli dışında her ay sonu yapılan kilometre ve sair giderler nakliyeci davacıya ödeniyor, nakliyecilerin yaptıkları kilometresi dikkate alınarak harcadıkları benzin otoban ücretleri hesaplanarak aylık olarak ödenmektedir davacının da bu şekilde ödemeleri aylık olarak yapılmıştır. Bazen sevkıyat yapılacak adresler tır geçişine uygun olmayabiliyor. Nakliyecinin isteği de dikkate alınarak bu yollarda sevkıyat yapıldığında ayrıca sapma payını da hesaplayarak nakliyecinin ödemelerini yapıyoruz. Davacı yanlış hatırlamıyorsam yaklaşık 1 - 1.5 yıl kadar önce bir trafik kazası yaşadı sanırım sigorta ile bir problem oldu biz nakliyecimizin mağdur olmaması için hasar bedelini ödeyip kendisine geri ödemesi için taksitler yaptık bu konuda inisiyatif aldık. Biz bütün nakliyecilerimizin hak ettikleri tüm hak edişleri ödedik. Davacının da tüm hak edişleri ödenmiştir. Şirketimiz bünyesinde yaklaşık 500 - 600 nakliyeci çalışır bunların bir kısmına biz kendi HGS'lerimizi veririz hiçbir şekilde de HGS ücretlerini onlardan tahsil etmeyiz. Davacıya da HGS ve OGS ürünü verdik. Kaldı ki nakliyeciler kendi HGS ve OGS lerini kullansalar bile şirketimiz bu ücretlerin hepsini nakliyecilere öder. Biz nakliyeciler ile sözleşme yapmadan önce detaylı bilgi veririz ayrıca sözleşmenin bir örneği de kendilerine verilir. Bizim uygulamamızda HGS hak edişten kesilmez ancak dediğim gibi her ay sonu hak edişler hesaplanır nakliyecinin yaptığı kilometre kadar hak edişi hesaplanır yine kullandığı güzergahlarda HGS OGS geçişlerinin ücretleri ödenir bizim hesapladığımız hak edişler nakliyecilere gönderilir ve ay başında tarafların karşılıklı mutabakatı ile ödemeleri yapılır. Her ne kadar beyanlarımda aylık sözleşme yapıldığını ifade etmiş isem de biz nakliyecilerin de isteği doğrultusunda 1 ya da 2 yıllık sözleşme yaparız, ödemelerimiz aylık yapılır benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Mahkememiz dosyası; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı hususları ile tespit edilen uyuşmazlık konuları olan yük taşıma sözleşmesi kapsamında davalı şirket tarafından davacının hak edişlerinin eksik ödenip ödenmediği, haksız kesinti yapılıp yapılmadığı, neticeten davacının; davalı şirket tarafından fazladan katettirilen km'lerden kaynaklı eksik hak ediş yatırılmasından dolayı şimdilik 500 TL, davalı şirketçe ödenmesi taahhüt edilen HGS, yol ücreti gibi ödemelerin yansıtma bedeli altında kesilmesi nedeniyle şimdilik 500 TL, davalı şirkete ait ... plakalı dorsenin uğramış olduğu hasar bedelinin davacı hak edişinden haksız bir şekilde kesilmiş olması nedeniyle şimdilik 19.000 TL olmak üzere, toplamda şimdilik 20.000 TL’lik alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesi talebinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında Yük Taşıma Sözleşmesine uygun olarak ödeme yapılıp yapılmadığı, taraflar arasındaki ilişki süresince davalı şirkete ait HGS/OGS cihazının kullanılıp kullanılmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişi ...... ile taşıma/lojistik konusunda uzman bilirkişi .......'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 02/04/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 02/04/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davacı yanın incelenen 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları İşletme Hesabı Defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmakla beraber, İşletme Hesabı Defterinin yapısı itibarıyla, gerçek borç-alacak ilişkisini tespite imkan vermeyen bir ticari defter olduğu, bu nedenle davacının dava tarihi itibari borç/alacak miktarının tespit edilemediği, davalının 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; dava tarihi itibariyle davalının davacıya 11.255,13 TL borcunun bulunduğu, taraflar arasında sürücülü araç kiralama ve taşıma sözleşmesi karması sürekli bir ticari ilişkinin sabit olduğu, davacının akdi taşıyıcısı olduğu yükler için yük ilgililerine katlandığı tazminat varsa, bunun sorumluluk sigortası teminatında olmayan yükleme kaynaklı meydana gelen zarar için olduğu değerlendirmesi halinde taraflar arasında paylaşılmasının yerinde olacağı, meydana gelen kazada gerek işletme güvenliği, gerekse taşıma güvenliği riske edildiği için taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4. Maddesi de dikkate alınarak %50 eşit kusurla sorumluğunun paylaştırılmasının somut olaya uygun olacağı, bu durumda 119.890,21-TL zararın ancak 59.945,11-TL kısmının cari hesaptan mahsup edilebileceği, buna göre davacının cari hesaptan ve mahsup edilen tazminattan toplam bakiye 71.200,24 TL alacaklı olduğunun değerlendirildiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Davacı vekili UYAP Bilişim Sistemi üzerinden gönderdiği 04/06/2025 tarihli dilekçesi dava değerini artırarak alacak taleplerini 71.200,24-TL'ye çıkartmış ve tamamlama harcını ikmal etmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yük taşıma sözleşmesi, tanık beyanı, 02/04/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yük taşıma sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacının davalı şirketin müşterilerine ait davalı şirketin belirleyeceği lokasyonlardan, depolardan, tesislerden teslim alacağı malların, emtiaların, ürünlerin tanımlanacak bölgeler içerisinde taşınması, dağıtımı, boşaltılması ve istiflenmesi işini üstlendiği, davacı tarafça taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek iş bu davanın açıldığı, Mahkememizce dosyada deliller toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, yukarıda özetlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamına, hak ve çıkarlar dengesine uygun ve hüküm vermeye yeterli nitelikte olduğu anlaşıldığından, Mahkememizce bu rapora itibar edilerek; her ne kadar davacı tarafça davalı şirket tarafından fazladan katettirilen km'lerden kaynaklı eksik hak ediş yatırılmasından ve davalı şirketçe ödenmesi taahhüt edilen HGS, yol ücreti gibi ödemelerin yansıtma bedeli altında kesilmesi nedeniyle davalı şirketten alacaklı olduğu iddia edilmiş ise de; davacı tarafça bu iddiaların somutlaştırılmadığı, taraflar arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişkide her bir taşıma işi ve bu işlere ilişkin faturaların itiraza uğramadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davacı tarafın bu iddialarını bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere ispatlayamadığı, ancak davalı şirkete ait ..... plakalı dorsenin uğramış olduğu hasar bedelinin davacı hak edişinden haksız bir şekilde kesildiği iddiası yönünden ise sözleşmenin 4. Maddesi ile davacının kendi risk alanında meydana gelen zarardan sorumluluğu üstlendiği, sigorta şirketinin cevabi yazısından anlaşılacağı üzere zararın yük kaynaklı olduğunun belirtildiği, davacının akdi taşıyıcısı olduğu yükler için yük ilgililerine katlandığı tazminat varsa, bunun sorumluluk sigortası teminatında olmayan yükleme kaynaklı meydana gelen zarar için olduğu değerlendirilerek taraflar arasında paylaşılmasının yerinde olacağı, meydana gelen kazada gerek işletme güvenliği, gerekse taşıma güvenliği riske edildiği için taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4. Maddesi de dikkate alınarak %50 eşit kusurla sorumluğunun paylaştırılmasının somut olaya uygun olacağı, bu durumda davalının 119.890,21-TL zararın ancak 59.945,11-TL kısmının cari hesaptan mahsup edilebileceği, taraflar arasında imzalanan yük taşıma sözleşmesinde anlaşmazlık halinde davalı şirketin kayıtlarının esas alınacağının hüküm altına alındığı, buna göre dava tarihi itibariyle davalının ticari kayıtlarına göre davacıya 11.255,13 TL borcunun bulunduğu, buna göre davacının cari hesaptan 11.255,13-TL ve mahsup edilen tazminattan 59.945,11-TL olmak üzere toplam 71.200,24 TL alacaklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak ve davalı tarafın zamanaşımı itirazı davaya konu alacağın TBK 146. Maddesinde düzenlenen 10 yıllık süreye tabi olduğu değerlendirilerek yerinde görülmeyerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, 71.200,24-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 4.863,69-TL harçtan peşin alınan 341,55-TL ve 871,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile noksan kalan 3.651,14-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Davacı tarafça yatırılan 341,55-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcı ve 871,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.482,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 9.828,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/07/2025

Katip ... Hakim ....

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/877, K. 2025/742, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-877-e-2025-742-k-b36e6ce0ae70