İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/34 E. 2023/1188 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/34
- Karar No
- 2023/1188
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/34 Esas KARAR NO : 2023/1188 Karar DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/01/2023 KARAR TARİHİ : 26/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25 .01.2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilin İdarenin alacağından tahsili amacıyla icra dosyası ile borçlu aleyhinde Merkezi Takip Sisteminin .... sayılı dosyası ile İlamsız icra yoluyla takip yapıldığını, borçlunun süresi içerisinde borçlu olmadığını iddia ederek icra dairesine hitaben bir yazı kaleme aldığını ve ilgili icra dairesi tarafından bu yazının borca itiraz olarak değerlendirilerek takibin durdurulduğunu, borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, takip tarihi itibariyle borçlu toplam 18.689,28 - TL’den müteşekkilin borcunu ödemediği, davalıların, dava konusu borçlardan sorumlu olduğunu, davalı tarafın, .... no’lu mukavelenin abonesi olduğundan hareketle dava konusu borçtan fiili kullanıcı olarak sorumlu olduğunu, MTS Dosyasına sunulan itiraz evrakından da anlaşılacağı üzere davalı adreste su kullanımı bulunduğunu ikrar ettiğini, ayrıca yine dava dilekçesinin ekinde sunulan 28.09.2021 tarih ve ..... sayılı Kaçaksu Tutanağıyla tevsik edildiği üzere ..... sistemine ilave yapılarak Kayıtsız sayaçla tüketim yapıldığını, bunun üzerine müvekkili kamu kurumu tarafından yasal mevzuat çerçevesinde davalı adına re’sen abonelik sözleşmesi yapıldığı ve usulsüz kullanımı nedeniyle yine yasal mevzuat çerçevesinde tahakkuklar gerçekleştirildiğini, Bunun üzerine .... no.lu sözleşmenin fiili kullanıcısı olan ve bu nedenle müvekkilinin kamu kurumuna borçlu olduğu tespit edildiği davalı aleyhine Merkezi Takip Sisteminin .... dosyası ile icra takibine başlandığı ancak davalı tarafından yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itiraz nedeniyle icra takibinin durduğu ve itirazın iptali davasını ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalı borçlunun sadece takibi sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve yersiz bir şekilde takibe itiraz ettiğini, bu itiraz kamu hizmeti gören müvekkilinin İdare verdiği hizmetin bedelini alamaması veya geç alması nedeniyle hizmetlerin aksamasına neden olduğunu, bu nedenle haksız ve mesnetsiz itirazın iptali gerektiğini, öte yandan dava konusu alacak su bedeli ve gecikme zammından müteşekkil olduğundan LİKİT olduğunu, dolayısıyla borçlu likit bir alacağa karşı itirafa bulunmuş olduğundan iş bu itirazı haksız olup, % 20’dan aşağı olmamak üzere İcra İı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini, Söz konusu ihtilafın giderilmesi için 16.12.2022 tarihinde Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ..... Büro, .... Arabuluculuk numarası ile arabuluculuk görüşmeleri başlatılmış olduğunu, davalı anlaşmaya yanaşmadığı için Arabuluculuk görüşmeleri anlaşmama olarak son oturum tutanağı ile sonlandırıldığını, yapılacak yargılama neticesinde haksızlığı sabit olacak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi için Mahkemeye başvurma zorunluluğu hâsıl olduğunu talep ve dava etmiştir. Davalı şirkete mahkememizce tebligat çıkarıldığı, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı şirket tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği görüldü. Davacı tanığı ... 20/06/2023 tarihli celsedeki beyanında: "Ben davacı şirket bünyesinde çalışmaktayım. Tarafıma göstermiş olduğunuz tutanak altındaki imza tarafıma aittir. Dava konusu yeri hatırlamaktayım. Su sayacı izinsiz olarak kullanılmaktaydı. Sayaç bulunmaktaydı ancak abonelik yoktu. Biz orada araştırma yaptık, son abonenin davalı olduğunu tespit ettik, bu şekliyle tutanağımızı tuttuk. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır," şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... 20/06/2023 tarihli celsedeki beyanında: " Ben davacı şirket bünyesinde çalışmaktayım. Tarafıma göstermiş olduğunuz tutanak altındaki imza tarafıma aittir. Dava konusu yeri hatırlamaktayım. Su sayacı izinsiz olarak kullanılmaktaydı. Sayaç bulunmaktaydı ancak abonelik yoktu. Hiç sözleşme yapılmamıştı. Biz orada çevre araştırması yaptık, kime ait olduğunun tespitini yaptık. bu şekliyle tutanağımızı tuttuk. Davalı şirket hem mal sahibi hem de binayı yapan müteahhitdir, biz kendilerine ulaştık. bu şekliyle tutanağımızı tuttuk. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır," şeklinde beyanda bulunmuştur. Bilirkişi ..... tarafından düzenlenen 09/08/2023 tarihli raporda; "Gerek dava dosyasına ibraz olunan belgeler, gerekse tarafların iddiaları ve .... kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda aşağıda belirtilen hususlar tespit edilmiştir. ....... yetkililerince yapılan mıntıka kontrollerinde 28.09.2021 tarihinde Tutanak adresinde .......’nin bilgisi dışında kolon sistemine ilave yapılarak sayaçlı olarak su kullanıldığını, ..... no.lu takılan ...... marka sayacın endeksinin 1747m3 te olduğu, kullanılan yerin .... İç ve Dış Tic. Isı Soğutma Tes. İnş. Taah. Ltd. Şti. olduğunu, abonenin sayaçlı olarak sözleşmesiz su kullandığının tespit edilerek imza altına alındığı görülmüştür. Buradan davalı .... İç ve Dış Tic. Isı Soğutma Tes. İnş. Taah. Ltd. Şti.nin tutanak adresinde .......’nin bilgisi dışında kolon sistemine ilave sayaç takarak fiili olarak kaçak su kullandığı kanaatine varılmıştır. Bunun üzerine yasal mevzuat çerçevesinde davalı adına re’sen abonelik sözleşmesi yapılmış ve usulsüz kullanımı nedeniyle yine yasal mevzuat çerçevesinde tahakkuklar gerçekleştirilmiştir.Yukarıda arz ve izah olunduğu üzere, dosya üzerinde yapmış olduğum inceleme ve araştırmalar sonucunda; davalının tutanak adresinde .......’nin bilgisi dışında kolon sistemine ilave sayaç takarak fiili olarak kaçak su kullandığını, sayaç üzerinden tespit edilen endekse göre su tüketiminin yapıldığı kabul edilerek tahakuklarının yapıldığını, dosyaya sunulan 23.12.2021 hesap kesim tarihli abone hesap kartı ve hesap hareketleri incelenerek yapılan değerlendirme sonucunda, davacı alacağının dosyaya sunulan belge ve bilgilere göre 23.12.2021 hesap kesim tarihine kadar gecikme cezaları dahil 17.410,97 TL.sı, 24.04.2022 icra takip tarihini itibariyle 18,582,36 TL.sı olabileceği, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Dava dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir. Dava konusu, davacının sağlamış olduğu su hizmetine yönelik fiili kullanıcının tespit edilememesi sebebiyle kaçak yollarla su tüketimine yönelik alacağın davalı malikten tahsili istemiyle başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü. Dava konusu Merkezi Takip Sistemi'nin ..... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 16.807,26-TL asıl alacak, 1.882,02-TL faiz olmak üzere toplam 18.689,28-TL alacağının yıllık % 19,2 faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür. Dava konusu miktar 18.689,28-TL 'dir. Davacı yetkililerince 28.09.2021 tarihinde tutulan tutanakta; tutanak adresinde davacı ...' nin bilgisi dışında kolon sistemine ilave yapılarak sayaçlı olarak su kullanıldığı, ..... nolu takılan sayacın endeksinin 1747 m3' te olduğu, kullanılan yerin davalıya ait olduğu, abonenin sayaçlı olarak sözleşmesiz su kullanıldığının tespit edildiği görülmüştür. Davacının bilgisi dışında kolon sistemine ilave sayaç takarak fiili olarak kaçak su kullanılması karşısında, davalının malik sıfatıyla sorumluluğu bulunmaktadır. Dosyaya sunulan 23.12.2021 hesap kesim tarihli abone hesap kartı ve hesap hareketleri incelenerek yapılan değerlendirme sonucunda; kayıtsız sayacın üzerinde 1747 m3 kaçak olarak tespit edilen suyun tüketildiği kabul edilerek tahakkukunun yapıldığı, sözleşmenin 13.12.2021 tarihinde borç sebebiyle iptal edildiği, 27.10.2021 - 21.12.2021 tarihleri arasına yönelik ödenmemiş 3 adet toplam 15.856,86 TL tutarlı faturanın bulunduğu, 24.04.2022 icra takip tarihini itibariyle toplam 18,582,36 TL alacaklı olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve hukuka uygun hesap bilirkişisinin raporuna itibar edilmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, -Merkezi Takip Sistemi ( Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün) .... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 18.582,36-TL üzerinden kaldığı yerden aynen DEVAMINA, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, -Alacağın %20 si olan 3.716,47-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.269,36-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 319,17-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 950,19-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 3.070,00-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 50,00-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 499,07-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan (Bilirkişi ücreti ve posta masrafları) olmak üzere toplam 3.376,00-TL'nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren %96,43'ü olan 3.356,76-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır