İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1281 E. 2024/792 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1281
- Karar No
- 2024/792
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1281 Esas KARAR NO : 2024/792 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 10/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12.09.2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket yetkilisi Mali Müşavir olan .... Tic.Ltd.Şti ünvanlı şirketini 03/01/2019tarihinde dava dışı .... isimli şahıstan devir aldığı , bu devrin 10/01/2019 yılında ticaret sicile tescil ettirdiği, devir tarihi itibariyle davacı şirketin kuruluşundan 3 ay geçmiş yeni bir şirket olarak ,aktif ve pasifini incelemek suretiyle borçsuz olarak devir aldığını, devir tarihi itibariyle şirketin aktif bir işleyişi bulunmadığı gibi, herhangi bir şahsa verilen ,düzenlenen borcunun da bulunmadığını, şirketin eski yetkilisi ve dava dışı ... isimli şahsın iş bu dava da davalı olan ... ile aynı apartmanda ikamet ettiğini ve şirketin eski yetkilisi olan bir kişi olduğunu, şirketin eski yetkilisi olan dava dışı ... kiracısı olan davalı ... ile birlikte hareket etmek suretiyle 2020 yılı haziran ayında şirket devrinden 1.5 YIL süre sonra geçtikten sonra, 01/12/2018 yılında düzenlendiği şeklindegeriye doğrusahte olarak düzenledikleri davaya konu senetleri icra takibine konu ettiklerini,2020 yılında Pandemi sürecinde insanların evlerine kapandığı, iş yerine gitmeye korktuğu o süreçte takibi başlattığını vetakibi şirket adresine Tebligat Kanunu 35. Madde uyarınca kesinleştirip, alacağı tahsil cihetine girildiğini, davalı ... tarafından Ağustos 2020 tarihinde müvekkilinin eşinin şirketi olan ... Mobilya isimli şirketineiş bu borçtan mütevellit istihkaklı haciz ve muhafaza işlemi dahi yapıldığını, haciz edilen mallarşu anda satış aşamasında olduğunu, söz konusu haciz işlemi ile davaya konu borçtan haberdar olan müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına .... soruşturma numarası ile şikayette bulunulduğunu, dava dışı .... ve davalı ... hakkındaBakırköy .... Ağr ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile davalı hakkında ''Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 30/03/2021 tarih ... soruşturma ... esas ... iddianame sayılı iddianame ile; Yukarıda açık kimliği yazılı ... sahibi ve yetkilisi olduğu .... Tic.Ltd.Şti ünvanlı şirketini 03/01/2019 yılında müşteki ... isimli şahsa devrettiğini, bu devrin 10/01/2019 yılında ticaret sicile tescil edildiğini, bu tarihten sonra şüphelilerin aynı suçu birlikte işleme iradesi ile hareket ederek müştekiden menfaat temin etmek amacı ile; Keşideci yetkilisi olmamasına rağmenşüphelilerden ...'ın imzasının bulunduğu, senet alacaklısının da diğer şüpheli ... olduğu ve devredilen şirketi borçlu gösteren 350.000 tl ana para tutarında 2 adet senet düzenledikleri, şüphelilerin keşide tarihini bilerek organize bir şekildegeçmişte düzenlenmişçesine 25/12/2018 ve 30/12/2018 tarihlerini yazdıkları, şüphelilerin aslında suça konu senetleri şirket devrinden sonra düzenledikleri, şüphelilerin bu şekilde düzenlenen sahte senetleri Bakırköy .. İcra Dairesinin ... E sayılı dosya ile icra takibine koyduklarını; Şüphelilerin alınan savunmalarında suçlamaları kabul etmediklerini; Toplanan tüm deliler ışığında dosyanın Mali Müşavir .... isimli bilirkişiye verildiğini, Mali Bilirkişi sunduğu 04/11/2020 tarihli raporunda şirketin 2018 yılı yasal defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapıldığı, suça konu senetlerle ilgili muhasebe kaydının bulunmadığını, şüpheliler arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu yönünde bir belgenin de bulunmadığını tespit ettiği; Tüm deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde şüphelilerin yukarıda detaylı olarak anlatıldığı şekilde müştekiden menfaat temin etmek maksadı devirden sonra geçmiş tarihli senetler düzenledikleri ve bu senedi takibe koydukları, şüphelilerin bu şekilde iştirak halinde ve müşterek fail olarak Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb.Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik suçlarını işledikleri, ancak dolandırıcılık suçu açısından menfaatin henüz elde edilemediği, dolayısı ile bu suç açısından suçun teşebbüs aşamasında kaldığı; Delillerin takdiri ve gereğinin ifası mahkemenize ait olmak üzere, şüphelilerin atılı suçları işlediğini gösterir, hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte şüphe sebebi uyandıran delilin açılımı yapıldığı şekilde temin edildiği incelenen soruşturma evrakı kapsamından anlaşıldığını ,davalı ... Bakırköy .... Ağır Ceza mahkemesi ... Esas sayılı dava dosyasınca söz konusu alacağa ilişkin olarak yapılan ticareti ispat edemediğini, sahte düzenlenen senetler ile yapılan haksız takipteki alacağın tahsili amacıyla müvekkilinin mallarının satışının yapılması ve hacizli malların satışından elde edilecek ödemenin davalıya ödenmesini önlemek, müvekkili şirketin daha fazla mağdur edilememesi yönünden Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyaİle icra takibinin bu aşamada haksız hacizlere maruz kalınmamak ve olası satış ilesatıştan elde edilecek gelirin davalıya ödenmemesi içinBakırköy ... İcra Dairesinin ... E sayıl takibin tedbirenTeminatsız olarak durdurulmasını, borçlu olmadıklarının tespiti ile birlikte takibin İptaline , davalınıniş bu kötü niyetli icra takibinden sebep%20 aşağı olmamakkaydıylamüvekkili şirket lehine ödenmek üzerekötü niyet tazminatının tahsiline, yargılama giderlerive vekalet ücretinin davalı ... tahsiliile davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacın ... dilekçesinde belirtmiş olduğu tek hususun Bakırköy ... Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas ve ...Karar sayılı dosyası olduğunu, dosya İstinaf aşamasında olduğunu, ilgili Mahkeme kararında yargılamayı yürüten mahkeme başkanının karşı oy kullandığını ve açıklamalarında ise; "atılı suç unsurlarının oluştuğuna dair sanıkların savunmalarının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı anlaşılmakla," denilmekle mahkemece verilen kararının yanlış ve hatalı olduğunu ve karar katılmadığını şerh ettiğini, Bakırköy ... Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında dava konusu senetler yönünden İstanbul Bölge Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından inceleme yapıldığını ve ne senetler üzeride ki imzanın sahteliği ne de senetlerin sonradan düzenlendiğine yönelik herhangi bir hususun tespit edilemediğini, bir borçlu şirketin kendi borcuna ilişkin bir senedi kendi ticari defterine kaydetmediği yahut kayıtlı olmadığından bahisle senedin geçersiz olduğu iddiasının, hukuk ve mantıkla izah edilmesi mümkün olmadığını, bu kayıtların borçluya ait kayıtlar olduğunu, borçlunun kendi kusurundan kaynaklı borcun geçersiz olduğu iddiasının hukuki ve yasal hiçbir karşılığının söz konusu olamayacağını, şirket defterinde kayıtlı olmamasıırı tek başına senetlerin geçerliliğini etkileyen yasal bir faktör de olmadığını, ne TTK da ne de TBK da ticari deftere kayıtlı olmayan çek, bono vb. kıymetli evrakın bu sebeple geçersiz olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığını, müvekkili şahsın alacaklı konumunda olduğunu, ispat külfetinin müvekkiline ait olmadığını, davacı ..., senetlerin gereçsiz olduğunu ve borcun bulunmadığı iddiasını ispatla mükellef olduğunu, icra dosyasının incelendiğinde gerek makinelerin muhafaza işlemi sırasında gerekse satış işlemleri için dosya farklı icra mahkemlerinin kararı ile hukuki işlemler yapıldığını, taraflar arasındaki Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmediği,yargılamaya konu kararda da Başkan tarafından Karşı oy ile karara şerh düşüldüğü, yine taraflara arasında kiBakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde mal kaçırma davasında davacıya teminat karşılığı icra işlemlerini durdurması için defaatle süre ve zaman verildiği halde ısrarla teminat yatırmadığı gözetilerek mahkeme nezdinde verilen tedbir kararının yeniden değerlendirilmesi ile icra dosyası yönünden teinatsız verilen tedbir kararının kaldırılmasını yahut borcun amamı üzerinden verilecek teminat karşılığı tedbir kararı verilmesini, davacının senetlerin geçersiz olduğuna dair herhangi bir delil sunmadığını ve borçlu olmadığı yönündeki ispat külfetini de yerine getirmediğini, senetlerin icra yoluyla tahsilinin borçluyu zarara uğratmak maksadıyla bağdaştırılamayacağından, davanın reddine karar verilmesi ile davacının haksız itirazı nedeniyle kötü%20 aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına karar verilmesini, dava harç ve masraflarıyla vekalet ücretinin davacının üzerine yükletilmesini talep etmiştir Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava; Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında davacının takibe konu kambiyo senetlerinden borçlu olmadığına dair iddiasına dayalı menfi tespit talebi hakkındadır. Davacı dava dilekçesinde, davalının Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında takibe konu ettiği kambiyo senetlerinin davalı ve eski şirket yetkilisi tarafından şirketteki paylarının devredilmesinden sonra gerçek bir ticari ilişki içermeden sonradan tanzim edilerek davacı şirketin usul ve yasaya aykırı olarak borçlandırıldığını, takibe konu senetlerin gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığını, davalı ve dava dışı eski şirket yetkilisi hakkında bu eylemleri yönünden Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında dava açıldığını ve sanıkların cezalandırılmasına karar verildiğini iddia etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; takibe konu senetlerin sonradan düzenlendiği veya imzanın sahteliğine dair bir tespit yapılmadığını, senetlerin düzenlendiği tarihteki şirket yetkilisi tarafından imzalandığını, düzenleyen kişinin Ağır Ceza duruşmalarında bu hususu açıkça beyan ettiğini, davacı şirketin kendi ticari defterlerinde senedin kayıtlı olmamasının senedin sahte olduğunu veya geçersiz olduğunu göstermeyeceğini, ticari defterde kayıtlı olmamasının senedin geçerliliğini etkilemeyeceğini, ispat yükünün davacının üzerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı kararının gerekçesi incelendiğinde; davalı ve dava dışı eski şirket yetkilisi yönünden fikir ve eylem birliği içerisinde, eski şirket yetkilisinin yetkili olduğu dönemde davalı ile ticari ilişkisinin tespit edilemediğini, sonrasında geçmiş tarihli işbu davaya konu iki adet senedi düzenleyerek şirketi borçlu hale getirerek icra takibi başlatıklarını ve bu suretle olmayan bir ticari ilişkiden dolayı geçmiş tarihli kambiyo senedi düzenleyerek davacı hakkında icra takibi başlatarak iştirak halinde Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmalarına karar verildikleri anlaşılmaktadır. Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesi'nin ... E., ... K. Sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu noktada ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesindeki yargılamaya etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere yerleşik Yargıtay uygulamasına göre her ne kadar 6098 sayılı TBK'nin 53 ve TBK'nin 74. maddelerinde ceza mahkemelerince verilen kararların hukuk hakimini bağlayacağına ilişkin açık hüküm yoksa da, bu maddenin genel yorumundan ve özellikle son cümlenin karşı anlamından ceza mahkemelerinin verdiği mahkumiyet kararlarındaki eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olay konusundaki kabulü, hukuk mahkemesini de bağlar. Bu bağlamda Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı kesinleşmiş kararında tespit edilen vakıalar ile Mahkememizin bağlı olduğu değerlendirilmiş olup, Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı kararına göre davalı ile davacı arasında senedin düzenleme tarihinde gerçek bir ticari ilişkinin bulunmadığı, senetlerin dava dışı şirket yetkilisinin davacı şirketteki paylarını devretmesinden sonra geçmiş tarihli olarak düzenlendiğine dair vakıa tespitleri ile Mahkememizin bağlı olduğu gözetilerek, davacının takibe konu senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığı değerlendirilmiştir. Nitekim Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E., ... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Borçlu tarafından temyiz aşamasında dosyaya sunulan İstanbul ....Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26.01.2023 tarih ... E.-... K. sayılı kararı ile .... hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan mahkumiyet, Resmi Belgede Sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına kararı verildiği ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin 05.02.2024 tarihli kararıyla kesinleştiği görülmektedir. Her ne kadar BK'nin 53 ve TBK'nin 74. maddelerinde ceza mahkemelerince verilen kararların hukuk hakimini bağlayacağına ilişkin açık hüküm yoksa da, bu maddenin genel yorumundan ve özellikle son cümlenin karşı anlamından ceza mahkemelerinin verdiği mahkumiyet kararlarındaki eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olay konusundaki kabulü, hukuk mahkemesini de bağlar. Olayın varlığı ve sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi nedensellik ilgisini tespit eden kesinleşmiş hüküm hukuk mahkemesi yönünden de kesin hüküm demektir. Öte ... ceza mahkemesince tespit edilen vakıanın hukuk hakimince dikkate alınmaması hukuka olan güveni esaslı şekilde zedeler ve ayrıca çelişkili kararların çıkmasına sebep olur. Hukuk mahkemeleri ceza mahkemelerince tespit edilen maddi vakıalarla bağlıdır. Somut olayda takibe konu bononun tanzim tarihi olarak .... tarihinin yazıldığı, Ticaret Sicil Gazetesine göre ....01.2018 tarihinde borçlu şirketi temsile yetkili kişilerin münferiden ... ve ... olduğu, ...'in borçlu şirketteki payını 29.06.2018 tarihinde ....'a devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı, aynı tarihte şirket yetkilisi olarak ...'ın belirlendiği, ... hakkında takibe konu bonodan dolayı kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan yapılan yargılamanın 25.03.2021 tarihli duruşmasında, ... takibe konu bonoyu kendisinin düzenlediğini beyan ettiği, ancak ... hakkında takibe konu bonodan dolayı nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve verilen mahkumiyet kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin 05.02.2024 tarihli kararıyla kesinleştiği, ilgili mahkumiyet kararının gerekçesinde, ...'in şirketi temsile yetkili olmadığı bir dönemde takibe konu bonoyu şirket temsilcisi olarak imzalamasına rağmen keşide tarihini şirketi temsile yetkili olduğu döneme ilişkin olarak düzenlediği maddi vakasının tespit edildiği, bu tespitin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesine göre hukuk hakimi açısından bağlayıcı olduğu anlaşılmakla; takibe konu bonodaki borçlu şirket adına atılı imzanın ....'in şirketin yetkili temsilcisi olmadığı dönemde atıldığı ve bu nedenle şirket açısında bağlayıcı olmadığından davacı-şirketin borca itirazının kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi Başkanlığının 29.09.2023 tarih ... E. - ... K. sayılı kararının kaldırılarak İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinin 23.06.2021 tarih ... E. - ... K. sayılı Kararının bozulması cihetine gidilmiştir." Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında takibe konu kambiyo senetlerinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı kesinleşmiş mahkumiyet kararı doğrultusunda davalının kötü niyetli olduğu tespit edilmiş ve tazminat koşullarının oluştuğu anlaşılmakla asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 70.000,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, Buna göre; Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .. E. Sayılı dosyasında takibe konu kambiyo senetleri yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Tazminat koşullarının oluştuğu anlaşılmakla takibe konu asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 70.000,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 23.908,50-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 5.977,13-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 17.931,37-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 6246,98 -TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından sarf edilen tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 315,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın davalı tarafa İADESİNE, 5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 54.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza