İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1144 E. 2024/245 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1144
Karar No
2024/245
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1144 Esas KARAR NO : 2024/245 Karar DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/11/2023 KARAR TARİHİ : 12/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25.03.2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu'nun 6'ıncı maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri Mahkemesinde işbu davayı ikame ettiklerini, ancak davalı şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olan Küçükçekmece Adliyesi ağır ceza mahkemesi çevresi olarak Bakırköy adliyesine bağlı olup Hakimler Ve Savcılar Kurulu'nun 07.07.2021 tarihli ve 608 sayılı kararı uyarınca işbu davayı Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame ettiklerini, taraflarınca açılan 24.07.2023 tarihli, Konya ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas numaralı çek iptal davasında, 27.07.2023 tarihli ara karar ile "tedbiren karşılığının ödenmemesine ve muhataplar hakkında ödeme yasağı konulmasına" hükmedilmesine rağmen davaya konu çekin, henüz müvekkili şirketin eline ulaşmadan kötü niyetli kişiler tarafından iktisap edildiğini ve kullanıldığını, buna ilişkin olarak mahkemece dilekçe ekinde sunulan çek suretinde yer alan ciro silsilesinde yer alan tüm şirketler arasında herhangi bir ticari ilişki olup olmadığının incelenmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin, oto yedek parça ve diğer muhtelif ürünlerin satışını yaptığını, ..... Otomotiv, aralarındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili şirket alacağına karşılık olarak yukarıda detayları belirtilen çeki cirolandığını, işbu çek müvekkiline gönderilmek üzere ...... Kargo ...... ve ...... Taşımacılık A.Ş. aracılığı ile müvekkili şirketin Konya’daki ....... ..... Cd, ..... Sk. No:....., .... Selçuklu/Konya adresine 16.02.2023 tarihinde ..... gönderi numarası ile kargo yolu ile gönderime çıkarıldığını, ..... Otomotiv tarafından gönderilen zarfın, kargoya verilmesinin ardından müvekkili şirketin mevcut adresine hiç ulaşılamadığını, anılan kanun hükmünde yetkili hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde çeki geri vermekle yükümlü olduğunu, mahkemece davalı şirket hamil ...... Plastik Ve Geri Dönüşüm San. Tic. Ltd. Şti. ile çeki çiro yoluyla devraldığı ciranta ..... İnşaat Yapı Muh. San. Ve Tic. A.Ş arasındaki ticari ilişkinin araştırılmasını talep ettiklerini, dava konusu çekin müvekkiline teslim edilmek üzere kargolanıp kargo sırasında çalınarak kötü niyetli 3. Kişilerin eline geçtiğini, ....... Plastik Ve Geri Dönüşüm San. Tic. Ltd. Şti ile ..... İnşaat Yapı Muh. San. Ve Tic. A.Ş arasında gerçekte bir ticari ilişki mevcut değil ise çeki kötü niyetli iktisap ettiği sabit olacak olup bu hususun mahkemece araştırılmasını talep ettiklerini, Haklı davalarının kabulüne karar verilerek ...... çek numaralı, 25.03.2023 keşide tarihli, 11.000,00 TL bedelli, keşidecisi ...... ve muhatap bankası ...... Bankası A.Ş. (..... Şubesi) olan çekin istirdadına ve müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu çekin davacı şirketin eline hiç geçmediğinden, çekte yetkili hamil olmadığını, bu nedenle davacının çekin istirdatını isteyemeyeceğini, çeklerin zilyetliği davacıya geçmediğinden, davacının yetkili hamil sıfatı bulunmadığını, bu nedenle de çeklerin istirdatını isteyebilmesi hukuken mümkün olmadığını, bu sebeple davacının henüz zilyetliğinde bulunmayan çekin istirdatını talep etme hakkı olmadığından, davacının davasının husumetten reddine karar verilmesi zorunlu olduğunu, davacı, bu maddeye göre müvekkilinin kötüniyetli olduğunu yani iktisap anında çekin çalıntı olduğunu bile bile bu çeki iktisap ettiğini somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, Yargıtay ve BAM kararları da aynı doğrultuda olduğunu, davacı ise müvekkilinin kötü niyetli olduğuna dair somut hiçbir delil ibraz etmediğini, bu nedenle olayda TTK 792 şartlarının oluşmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 27/02/2024 tarihli celsesinin 4 nolu ara kararı uyarınca taraf vekillerine arabuluculuk görüşmesi yapılıp yapılmadığı, yapılmamış ise sebebini bildirmek üzere 2 haftalık süre verilmiştir. Davacı vekili 12/03/2024 tarihli celsedeki beyanında; "Celse arasında sunmuş olduğumuz beyan dilekçemiz içeriğini aynen tekrar ediyoruz, istirdat için arabuluculuk dava şartı yoktur, delillerimiz toplansın, davamızın kabulüne karar verilsin," şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı vekili 12/03/2024 tarihli celsedeki beyanında; "Arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiştir, davanın reddine karar verilsin," şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca çekin istirdatı istemine ilişkindir. Dava konusu, 25/03/2023 Keşide tarihli, ....... çek numaralı, ...... Bankası ...... Şubesine ait 11.000,00-TL bedelli çek yönünden davacı şirketin meşru hamil olduğu iddiasına dayalı çek istirdadı isteminden ibaret olduğu görülmüştür. Dava konusu miktar 11.000,00-TL' dir. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 de "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." denilmiştir. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş, iş bu dava 27.11.2023 tarihinde açılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 5.A /1 uyarınca iş bu çek istirdatı davası, arabuluculuğa tabidir ve bu husus dava şartıdır. (Ankara BAM 22. Hukuk Dairesinin, 26.12.2023 Tarih ve 2023/1869 E. - 2023/1806 K. sayılı iamı) Somut olayda; dava açılmadan önce dava dilekçesinde özel dava şartı olan arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığına dair bilgi yer verilmediği, suretinin dahi sunulmamış olduğu; dava konusu uyuşmazlığın çek istirdadı istemine ilişkin olduğu, buna ilişkin davalarda zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğu ve dava şartı olarak kabul edildiği, taraf vekillerinin beyanı ile de arabuluculuğa başvurulmadığı sabit olan davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının özel dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 269,85-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 157,75‬-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 3-Davacı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı taraflara İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 11.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı tarafa VERİLMESİNE, Dair; Miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2024 Katip ....... ¸e-imzalıdır Hakim ...... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1144, K. 2024/245, T. 12.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1144-e-2024-245-k-22e2f29e8214