İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/498 E. 2023/992 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/498
- Karar No
- 2023/992
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/498 Esas KARAR NO : 2023/992 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2022 KARAR TARİHİ : 30/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ...'in, alacaklısı olduğu Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı dosya ile borçlu ...'ne açmış olduğu icra takibinde borçlunun haksız ve yersiz yere dosya borcuna itiraz ettiğini, davacının şahıs şirketi olduğunu, toplu tavuk alım-satım işiyler uğraşmakta olduğunu, davalı tarafın ise Restoran ve yiyecek hizmetleri sunmakta olduğunu, aralarındaki ilişki gereği müvekkilinin davalı tarafa tavuk vermekte olduğunu, bunun karşılığında bedel almakta olduğunu, fakat davalı şirketin davacının hem sözle hem de yazılı birçok uyarısına rağmen aralarındaki alacak-borç ilişkisine sadık kalmadığını ve almış olduğu ürünlerin bedelini ödemediğini, bu sebeple davacı müvekkilinin elinde var olan fatura giriş-çıkışları ve hesap döküm ekstrelerine göre Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosya ile haklı olarak icra takibi başlattığını, fakat davalının, davacı müvekkiline karşı borçlu olduğunu bilmesine rağmen, kötü niyetli olarak bu icra takibine haksız ve yersiz olarak itiraz etmiş olduğunu, söz konusu itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, davalı tarafın icra müdürlüğü nezdinde itirazını 07.05.2021 tarihinde yaptığını, icra müdürlüğü tarafından itiraz dilekçesi ve karar tensip tutanağı tarafımıza tebliğ edilmediğini, dolayısıyla itirazın 01.07.2021 tarihinde öğrenildiğini, davalı borçlunun itirazının iptaline, takibin Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası üzerinden devamına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla borçlunun takip konusu 16.259,47 TL borcu takip dosyasında belirtilen işlemiş yasal faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu icra takibine dayanak yapılan cari hesap ekstresinde müvekkili şirket ile davacı şahıs arasında bir mutabakat sağlanamadığından ve tüm malların teslim alınamadığından, davacı söz konusu cari hesaplarını icra takibine konu ettiklerini, ancak şirketler arası halen bir mutabakat sağlanamadığının da aşikar olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu ve cari hesap ekstresine dayanak yapılan faturalar dosyaya ibraz edilmediğini, ayrıca müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin de davacının cari hesap ekstresine işlenmemiş göründüğünü, cari hesap ekstresinde belirtilen satış faturalarının hiç bir açıklayıcılığı olmadığı gibi satışa konu malların teslimine dair de hiç bir bilgi ve belge dosya kapsamında mevcut olmadığını, bu durumda, davacı alacaklının sanki cari hesapta belirtilen tüm alacaklarına karşı edimlerini yerine getirmişcesine alacağına istinaden icra takibi başlatması hakkaniyet kurallarına aykırı olduğu gibi kanuna da uygun olmadığını, davacının bahsi geçen cari hesap ekstresinde belirtilen faturalara ait malların tamamını müvekkili şirkete teslim etmediğini, müvekkilinin bahsedilen kadar borcu da bulunmadığını, davacı şirketin kötü niyetle ikame ettiği işbu davanın dayanağı borç olmadığını, dosyadan yapılacak defter incelemesi ve bilirkişi incelemesi ile bu hususun netleşeceğini, bu sebeple davanın reddi ile dava konusu icra takip dosyasına yapılan itirazın kabulü ile icra takibinin iptalini, haksız ve ispatlanamayan davanın reddine, müvekkili şirketin Büyükçekmece ..... İcra müdürlüğü .... e. sayılı takibine yapmış olduğu itirazın kabulüne, takibin iptaline, davacının icra inkâr tazminatı hükmedilmesi talebinin reddine, kötü niyet tazminatına karar verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı asilin, davalı şirket aleyhine 16.259,47-TL toplam ve asıl alacağını, asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte, vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, var ise ne kadar olduğu, işlemiş faiz konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi ..... 'in 24/03/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafından, davalı aleyhine, Büyükçekmece ..... İcra Dairesi ...... esas sayılı dosyası ile, 29.04.2021 tarihinde 16.259,47.TL asıl alacak, tutarında haciz yolu icra takibi başlatılmış, davalı tarafından 07.05.2021 tarihli dilekçe ile itiraz edilerek durdurulduğu, davalı, ticaret odasına kayıtlı olmakla beraber, davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığı, icra takibinde borcun sebebine “Fatura+Cari İşlem Raporu:16.259,47.TL” denildiğini, taraflar arasında, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 893 maddesi ve devamı hükümlerine göre akdedilmiş yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, bu bakımdan, taraflar arasında açık hesap şeklinde yürütülen bir ticari ilişki mevcut olduğunu, usul yönünden incelenen davacı ... ‘e ait 2021 dönemi yasal defterleri fiziki olarak tutulduğunu, açılış noter tasdikleri ve yevmiye defteri noter kapanış tasdiki, usulüne uygun ve zamanında yaptırıldığını, davalı taraf, yerinde inceleme talebinde bulunmuşsa da yasal defterlerinin incelemeye sunulması hususunda herhangi bir girişimi olmadığını, hesap ve kayıt yönünden incelenen davacı yasal defterlerine göre; davalıya ilişkin, takip talebi tarihinde (29.04.2021) herhangi bir borç/alacak (0,00) bulunmadığını, diğer yandan, davacı yasal defterlerindeki kayıtlara dayanak belgelerin, incelemeye sunulmaması sebebiyle, kayıtların doğru olup/olmadığının tespiti yapılamadığını, davacının, dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu “Cari İşlem Raporu” başlıklı belge ile davacının kendi yasal defterleri uyumsuz olduğunu, sunulan Cari İşlem Raporu başlıklı belgede, 2021 devir bakiyesi:9.762,35.TL tutarında (borç) gözüktüğünü, fakat, davacı yasal defterlerinde 2021 dönemine ilişkin herhangi bir devir bakiyesi bulunmadığını, netice olarak; davacı yasal defter kayıtlarında, davalıya ilişkin herhangi bir borç/alacak olmaması sebebiyle Büyükçekmece ..... İcra Dairesi ..... esas sayılı dosyasına yapılmış olunan itirazın devamının nihai takdir ve değerlendirmesinin mahkemede olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava taraflar arasında ticari ilişki olduğundan bahisle alacak olduğuna dair yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalı her ne kadar incelemeye esas olacak şekilde defter sunmamış ise de, ispat yükü öncelikle davacı üzerinde olduğundan, davacının sunmuş olduğu delillerin iddiasını ispata yeterli olması gerekmektedir. Yapılan inceleme neticesinde, davacı defterlerine göre davalıdan alacak görünmediği tespiti edilmiştir. Yine yapılan tespit ile, davacı tarafından dava dilekçesi ile sunulan cari işlem raporu ile davacı defterlerindeki kayıtların da uyuşmadığı anlaşılmıştır. Gelinen aşamada davacının davasını miktar itibariyle yasal delillerle ispatlaması gerektiği dikkate alınarak dava dilekçesinde dayanmış olduğu yemin delili kendisine hatırlatılmıştır. Sunulan yemin metni üzerine, yemini eda için davalı şirket yetkilisine talimat mahkemesi aracılığıyla davetiye çıkarılmasına rağmen, davalı şirket yetkilisinin talimat mahkemesi tarafından tayin edilen duruşma gün ve saatinde yemini eda için hazır olmadığı anlaşılmıştır. HMK madde 228 uyarınca, ispat yükü kendi üzerinde olan tarafın yemin deliline başvurması halinde, karşı tarafın usulüne uygun yemini eda etmek üzere davet edilmesine rağmen, yemini eda etmemesi ile karşı tarafın iddialarını kabul etmiş sayılacaktır. Somut olayda, usulüne uygun davete rağmen davalı şirket yetkilisinin yemini eda için duruşmada hazır olmadığı, ispat yükünün davalı üzerine geçtiği, bu aşamadan sonra davacı alacağının ödendiğinin ispatlanması gerektiği, davalının değişen ispat yükünden sonra bu konuda somut delil sunamadığı, alacağın likit olduğu anlaşılmakla dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; -Davalının aleyhine yapılan Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, -Takibin aynen DEVAMINA, -Asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 1.110,72-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 196,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 914,33-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 680,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 16.260,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından ödenen 80,70-TL başvurma harcı, 196,39-TL peşin harç, 2.687,25-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.964,64-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Gider avansından artan olur ise karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair; MİKTAR YÖNÜNDEN KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/10/2023 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza