İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/371 E. 2024/65 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/371
- Karar No
- 2024/65
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/371 Esas KARAR NO : 2024/65 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2022 KARAR TARİHİ : 22/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22.02.2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkili aleyhine, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünde ..... Esas sayılı dosya üzerinden müvekkiline kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yolu ile takibe girişmiş olduğunu ve bu kapsamda müvekkilinin takip borçlusu haline geldiğini, müvekkilinin, gerek davalı şirkete gerek de çekin arka metnindeki cirantalara karşı hiçbir borcu bulunmadığını, mahkeme tarafından da bu durumun mahkeme ilamıyla da tespit edilmesi gerektiğini, takip dayanağı olan çekin, .... Bank ..... Şubesinden müvekkili adına açılmış çek hesabına bağlı olarak verilmiş olan çek karnesinde yer alan .... çek no'lu çek olduğunu, bu çek ve bunun beraberindeki .... çek no'lu çeklerin müvekkilinin ticari şirketin iş yerinden veya iş yerinin kullanımına tahsis edilmiş olan araçtan kaybolduğunu, buna ilişkin müvekkili tarafından muhatap bankaya çeklerin kaybolduğunu ya da çalınmış olduğuna ilişkin ihtarda bulunulduğunu, Bakırköy Cumhuriyet Savcılığında suç duyurusunda da bulunulduğunu, müvekkilinin daha sonrasında banka tarafından takas kapsamında elde etmiş olduğu görüntüler kapsamında bu boş çek yapraklarının rızası hilafına doldurulmuş olduğunu öğrendiğini, bu doldurulan boş çek yapraklarından vadesi gelenleri ticari itibarının zedelenmemesi amacıyla ödediğini, müvekkilinin bu ödeme yaptığı çek yapraklarına ilişkin istirdat davası açılacağını, müvekkilinin daha sonrasında ticari ilişkisi bulunduğu ...... adlı şahıstan 11/02/2022 öğrendiği bilgiye göre, bu boş çek yapraklarının ..... isimli şahsın çalmış olduğunu ve müvekkilinin rızası hilafına doldurup tedavüle soktuğunu, müvekkilinin ticari şirket ve ..... daha önceden ufak çaplı ticaret yapmış olduğunu, müvekkilinin ticari şirket,in kendisinden alacağını alamaması üzerine, daha sonrasından bu şahısla tekrardan ticari ilişki kurmama kararı aldığını, bu şahsın 2021 Eylül- Ekim ayları arasında müvekkilinin ticari ilişkisini sürdürdüğü .... adlı şahısı da aracı ederek daha önceki borcunu ödemek istediğini ve yeni ilişkiler tesis etmek istediğini belirterek müvekkilinin ticari şirketin merkezine geldiğini, müvekkilinin ticari şirket, söz konusu şahısla yeniden anlaşma sağlayamadığını ve daha sonrasında söz konusu çek yapraklarının kaybolduğunun ya da çalındığının fark edildiğini, takip başlatan takip alacaklısı ..... İç Ve Dış Ticaret Oto. Kiralama Ltd. Şti. 'de bu çeklerin ciro yoluyla yetkili hamili olduğu düşüncesinde olduğunu, esasen kendisi düzgün ciro silsilesi ile senedin zilyetliğini kazanmadığını ve şeklen meşru hamil olmadığını, müvekkili ile davalı şirket arasında ticari olarak herhangi bir ilişki mevcut olmamakla birlikte çekin altındaki imzalarda şirket yetkililerine ait olmadığını, davalı aleyhine açılan Menfi Tespit Davasının Kabulüne; müvekkilinin davalı şirket nezdinde herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünde ..... Esas sayılı dosyası üzerinden girişilen icra takibinin iş bu dava sonuçlanana kadar olası hak kayıplarının önlenmesi amacıyla ihtiyati olarak durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK'ın amir hükmü gereği ticari dava teşkil eden huzurdaki menfi tespit davası açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartı olduğunu, borçluların, müvekkili şirkete ..... bank A.Ş. .... Şubesi/İstanbul, .... hesap numaralı, .... seri numaralı 28.02.2022 keşide tarihli ve 85.000,00TL. Bedelli bir adet çek keşide ederek verdiğini, çekin keşide tarihi içerisinde bankaya ibraz edilmişse de karşılığı çıkmadığını, borçluların borcunu ödemediğini, davacının adresinde 17/03/2022 ve 12/04/2022 tarihlerinde yapılan haciz işlemlerinde davacı tarafından borca veya imzaya itiraz edildiği bildirilmediğini aksine 12/04/2022 tarihli haciz esnasında borcun kendilerine ait olması hasebiyle anlaşmak istediklerini tutanağa beyan ettiklerini ancak anlaşma sağlanamadığını, davacı tarafından borcun varlığı açık ve net bir şekilde ikrar edilmiş olduğunu, takip konusu çekin ciro zincirine bakıldığında TTK'da yer alan unsurların hepsini sağlamakta olduğunu, ciro zincirinin tam ve düzenli olduğunu, müvekkili şirketin çeki elinde bulunduran iyiniyetli meşru hamil olduğunu, bu nedenle TTK'da yer alan arabuluculuğa başvuru zorunluluğu yerine getirilmeden açılan işbu davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, bu talep uygun görülmezse esasa girilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, davacı hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; dosyamız davalısı şirketin, dosyamız davacısı olan şirket hakkında 85.000-TL asıl alacak, 513,49-TL işlemiş faiz, 8.500-TL tazminat, 255-TL komisyon, 225,20-TL ihtiyati haciz masrafı, 1.140-TL iht. Haciz vekalet ücreti olmak üzere Toplam 95.633,69-TL alacağın tahsili ile asıl alacağına işleyecek yıllık %15,75 avans faizi ile borçludan tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dosya kapsamında yapılan yazışmalar neticesinde davacının icra takibine konu borcu haricen ödediği, bu nedenle davaya konu çekin davacı şirket yetkilisi ...'ye teslim edildiği icra dairesinden gelen müzekkerelerden anlaşılmıştır. Davacı tarafça, her ne kadar çekin dava dışı ..... bank'a teslim edildiği beyan edilmiş ise de, yapılan yazışmalar neticesinde dava konusu çekin bankada bulunmadığı, HMK madde 31 uyarınca 7 nolu celsede alınan beyana göre davacı şirket yetkilisinin bankaya teslim ettiğini iddia ettiği çek ile alakalı teslim tesellüm belgesi düzenletmediği, dolayısıyla bankaya teslim vakıasının da ispatlanmadığı, davacıya verilen kesin sürelere rağmen teslim aldığı çeki imza incelemesine esas olacak şekilde dosyamıza sunamadığı anlaşılmıştır. Menfi tespit davalarında her ne kadar ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı üzerinde olsa da söz konusu ilişkinin kambiyo ilişkisi kapsamında olması halinde ispat yükü davacıya geçmektedir. Zira hukukumuzda kambiyo senedinden kaynaklı alacak illetten mücerrettir yani başka bir deyişle sebepten soyuttur. Nitekim uyuşmazlığımız kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup, artık burada ispat yükü borçlu olmadığını iddia eden davacı üzerindedir. Davacı, davaya konu çekin çalındığı ve altındaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiası ile borçlu olmadığının tespitini istemiş olup, imza inkarı durumunda da bu hususu davacının ispat etmesi gerekmektedir. Bu halde imza incelemesi yapılabilmesi için davaya konu çekin dosyaya kazandırılması önem arz etmektedir. Yapılan yazışmalar neticesinde davaya konu çekin davacı tarafça teslim alındığı, imza incelemesine esas olacak şekilde dosyaya sunması gerekmesine rağmen dosyaya sunmadığı, kanuni kesin süreye rağmen yine dosyaya sunamadığı, dolayısıyla imza incelemesi yapılamadığından çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı tespit edilememiştir. İspat yükünün somut olay bakımından davacı üzerinde olduğu dikkate alındığında dava konusu çekin imza incelemesine esas olacak şekilde incelenememesi nedeniyle çekteki imzanın davacı şirket yetkilisi el ürünü olduğunun kabulü gerekir. Dolayısıyla davacı iddiaları dosya kapsamında ispatlanamadığından soyut nitelikte kalmaktadır. Gelinen aşamada "tevehhüme itibâr yoktur" (soyut beyana itibar edilemez-Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye) kuralı gereği davacının davası hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 1.451,59-TL harçtan mahsubuna, artan 1.023,99-TL harcın davacı tarafça talep edildiğinde ve karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red miktarı dikkate alınarak tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine BIRAKILMASINA, 5-Gider avansından artan avans var ise karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza