İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/255 E. 2023/1025 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/255
- Karar No
- 2023/1025
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/255 Esas KARAR NO : 2023/1025 Karar DAVA : İtirazın İptali - Alacak DAVA TARİHİ : 19/03/2021 KARAR TARİHİ : 07/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2023 Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali - Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ile davalının, Büyükçekmece ...... İcra Dairesi .... Esas sayılı takibe dayanak sözleşmeyi akdettiklerini, bu sözleşme gereği davacı, davalının elektrik faturalarında tasarruf sağlayacağını, sağlanan bu tasarruftan dolayı davalının davacıya sözleşme gereği ödeme yapacağını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, tasarrufu sağladığını, davalının bir kısım ödemeler yaptıktan sonra geriye kalan ödemeyi yapmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ve davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, taraflarınca itirazın iptali davası açıldığını, davalı tarafın da Menfî tespit davası açtığını, müvekkili tarafından açılan itirazın iptali davasının Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... E. ..... K. sayılı dosyası ile yetkisiz yerde icra takibi açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, davalı tarafça sözleşmeden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedellerin iadesi için Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... E. ...... K. Sayılı dosyasıyla Menfi Tespit davası açıldığını, bu davanın davacı ...... Danışmanlık şirketi lehine sonuçlanarak reddolunduğunu, davalının, Menfi tespit davasını temyiz ettiğini, karar Düzeltme itirazları aşamasından sonra da davanın müvekkili ...... Danışmanlık şirketi lehine sonuçlanarak kesinleştiğini, neticede kısmi olarak açtıkları davanın kabulüne, itirazın iptaline, davacı aleyhine en az % 20’den az olmamak üzere tazminata, ticari temerrüt faiziyle birlikte, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin davacı ...... Danışmanlık' a Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... Esas sayısıyla açmış olduğu menfi tespit ve istirdat davasında, davalı şirketin Enerji verimliliği sözleşmesine dayanarak müvekkilinden haksız tahsil etmiş olduğu 37.967,00 TL.’nin iadesi ve herhangi bir borcunun olmadığının tespitini talep ettiklerini, davacı şirketin 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu'na göre enerji verimliliği hizmet sözleşmesi yapma lisansı ve yetkisi olmadığını, müvekkilinin, davalı şirketin gerekli teçhizatı kurması ve gerekli eğitim faaliyetlerini yapması için dava konusu 37.697 TL.'yi avans olarak verdiğini, ancak davacı şirketin, enerji verimliliği veya tarife değişikliği adına hiçbir işlem ve çalışma yapmadığını, müvekkilinin bilgilendirmediğini, ayrıca, davacı şirketin müvekkiline indirimli gibi sunmuş olduğu faturaların sahte olduğunu öğrendikten Sonra iş bu davayı açtıklarını, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ....... Esas sayısıyla açmış oldukları menfi tespit ve istirdat davasında, gerek bilirkişi raporları, gerekse ...... nezdinde gelen faturalarda, davacı şirketin enerji verimliliği sağlamayı bırakın tarife değişikliği bile yapmadığı, eski ve pahalı tarifeden müvekkilinin fatura ödediği, üstüne haksız olarak dava konusu paranın ödendiği, dolayısıyla hiçbir yarar sağlanmadan davalıya 37.697,00 TL ödendiği tespit edildiğini, bu nedenle Bakırköy ....... Asliye Ticaret Mahkemesi, ilk önce ... E. ..... K. kararı ile davanın kabulüyle, yarar sağlamayan ve sözleşmenin edimlerini yerine getirmeyen davacıya ödenen paranın iadesine ve müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığına karar verdiğini, dosya, davalı vekilinin temyiz talebiyle birlikte Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'ne geldiğini, duruşmalı olarak yapılan, temyiz aşamasında da aynı hususlar tartışıldığını, ancak Özel Daire, hiçbir yarar sağlanmadığı ve davacının edimini yerine getirmediği, faturalar ve bilirkişi raporlarıyla sabit olmasına rağmen "yarar sağlamadan ücret ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu" yönünde soyut ye tüm delillere aykırı bir gerekçeyle yerel mahkeme kararını bozduğunu, davacı şirketin, ödenen paralar haricinde soyut ve sahte belgelere dayalı olarak diğer aylar için yapmadığı, sadece soyut olarak rakamsal olarak ortaya çıkardığı meblağların tahsili için icra takibi açtığını, itirazlarına mukabil olarak davacının, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...... Esas....... Karar sayısıyla aynı icra takibine yönelik davayı açtığını, işbu davanın usulden red kararıyla istinaf incelemesine gittiğini, ancak kesinleşmediğini, buna rağmen davacının, huzurdaki davayı açtığını, Davacının Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... Esas ...... Karar sayısıyla aynı icra takibine yönelik dava açtığını, kesinleşmediğini, derdestlik nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı vekiline açmış olduğu davanın itirazın iptali davası mı olduğu alacak davası mı olduğu, alacak davası ise ne tür bir alacak davası olduğu, itirazın iptali davası olarak nitelendirir ise takipte talep ettiği tutar üzerinden noksan harcı tamamlaması için kesin süre verilmesine, aksi takdirde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtar edilmesini talep ettiklerini, davacı vekilinin sözleşme edimini yerine getirdiği iddiası gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin, normal tarifeden ucuz tarifeye bile geçmediğini, davacının çift terimli sanayi olarak belirttiği ve menfi tespit davasında mahkemeye sunduğu faturalardaki tutarlarla müvekkiline ....... tarafından kesilen ve Normal Sanayi ibaresi bulunan fatura tutarlarının aynı olduğunu, .......'ın Normal sanayi tarifesiyle kestiği faturalardaki birim fiyat ve çarpan değerleriyle davacının çift dereceli olarak sunduğu faturaların birim fiyat ve çarpan değerleri aynı olduğunu, dolayısı ile davacının indirimli olarak iddia etmiş olduğu bu tutarların, aslında indirimsiz tutarlar olduğunu, davacının indirimsiz haliyle sunduğunu iddia ettiği fatura tutarları ise, hayali rakamlardan ibaret olduğunu, davacı, hayali rakamların indirimlerinden kazanç sağladığını, davalının iddia ettiği hizmet kanunda tanımlı enerji verimliliği olmayıp tarife değişikliği olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 14/02/2023 havale tarihli raporda; "Davalı şirket tarife değişikliği nedeniyle, 2010/04 dönem itibariyle, indirimli fatura avantajından yararlanmıştır. Sunulan faturalar kapsamında, dava konusu edilen sözleşme döneminde, davacı tarafça davalı şirkete 148.682,21 TL. indirimli fatura avantajı sağlanmıştır. Sözleşme madde 5 içeriğinde; “Enerji Danışmanlık Hizmeti Sözleşme bedeli; Çalışma bittikten sonra indirim yapılan elektrik faturasını ilk ay kabul etmek suretiyle 12 ay boyunca indirimin yarısını ödemeyi taahhüt eder.” maddesi gereği davacı tarafça talep edilebilecek tutar 148.682,21 TL. / 2 = 74.341,11 TL. olarak hesap edilmiştir. Sözleşme madde-1; “İş bu sözleşmenin konusu Danışmanın; Müşteriden tesis/tesislerinde tükettiği elektrik faturalarına indirim ve tasarruf sağlayacaktır.” gereği davalı şirket faturalarında tarife değişikliğine bağlı olarak indirim sağlanmış fakat tasarruf sağlanmamıştır. Enerji Tasarrufu; Bir enerji hizmetinin daha az kullanılarak enerji tüketimini azaltma çabasıdır. Enerjiyi daha verimli kullanarak veya kullanılan enerjinin miktarını azaltarak enerji tasarrufu sağlanabilir. Açıklanan nedenle davacı şirket uygulamasının enerji tasarrufu olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. 5627 Sayılı Kanun madde l) Enerji verimliliği: Binalarda yaşam standardı ve hizmet kalitesinin, endüstriyel işletmelerde ise üretim kalitesi ve miktarının düşüşüne yol açmadan enerji tüketiminin azaltılmasıdır. Enerji Verimliliği Hizmetlerini Yürütecek Kurum Ve Kuruluşlara Yetki Belgesi Verilmesi Hakkında Tebliğ – Madde 7; Enerji verimliliği hizmetlerini yürütmek isteyen tüzel kişilere, Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü veya yetkilendirilmiş kurumlar tarafından, sanayi ve/veya bina sektörlerinde faaliyet yürütmek üzere, yetki belgesi bakanlıkça verilmekte olup davacı şirkete ait yetki belgesi görülememiştir. Enerji Verimliliği; ürün ve hizmetlerin sağlanması için gereken enerji miktarını azaltma hedefidir. Sözleşme madde 3 içeriğinde “Danışman herhangi bir şekilde enerji verimliliği sağlayamaz ise hiç bir şeklide danışmanlık hizmet sözleşme bedeli ve masraf talebinde bulunamaz.” şeklinde hüküm bulunmaktadır. Davacı şirketin davalı şirkete yapmış olduğu sözleşme konusu uygulama tarife değişikliğine bağlı indirim uygulaması olup davalı şirketin enerji verimliliğine maruz kaldığına ilişkin enerji miktarında azalmadan bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Sonuç; Yukarıda ayrıntılarıyla arz ettiğimiz nedenlerden dolayı bilirkişi kurulumuz, a) Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının ücrete hak kazanabilmesi için davalının tükettiği elektrik faturalarına indirim ve tasarruf sağlaması gerektiği, b) Davacının faturalarda sadece tarife değişikliğine bağlı olarak indirim sağlandığı, herhangi bir tasarruf sağlanmadığı, bu nedenle herhangi bir ücrete hak kazanmasının söz konusu olmayacağı, " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28/07/2023 havale tarihli ek raporda; "Heyetimizce sözleşme hükümlerine bağlı kalınmıştır. Davacı vekilinin itirazlarında haklı olabilmesi için sözleşmenin daha net bir şekilde düzenlenmiş olması gerekirdi kanaatindeyiz. Davacı vekilinin itirazları yukarıda ayrı başlıklar altında değerlendirilmiştir. Özellikle kök raporumuzun odak noktası enerji tasarrufundan ziyade enerji verimliliğinin davalı tarafa sağlanamaması ve sözleşme madde 3 de belirtilen kesin hüküm “Danışman herhangi bir şekilde enerji verimliliği sağlayamaz ise hiç bir şeklide danışmanlık hizmet sözleşme bedeli ve masraf talebinde bulunamaz” kapsamında olduğu hususu ve sözleşme madde 8 içeriğinde etüt ve ölçümlerden bahsedilmesi yani davacı vekilince iddia edildiği gibi müvekkili şirketin teknik donanımlara müdahale – değişiklik teknolojik sistemler kurması anlamı çıkartılamayacağı hususu gözetilerek, kök raporumuzdaki kanaat aynen devam etmektedir. " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Davacı vekili, davasını 16.03.2023 tarihinde ıslah etmiş ve dava değerini 73.341,11 TL' ye çıkartmıştır. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali ve bakiye kalan miktar yönünden de (ıslah ile tahsil talepli) alacak isteminden ibarettir. Dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra takip dosyasındaki miktarı aşan kısım yönünden de alacak mahiyetinde olduğu görülmüştür. Dava konusu Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 55.000,00-TL asıl alacak, 80.786,72-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 135.786,72-TL alacağının yıllık % 19,50 ticari temerrüt faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlular borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür. Dava konusu miktar 74.341,11-TL 'dir. Taraflar arasında Enerji Verimliliği Hizmet Sözleşmesinin var olduğu görülmüştür. Taraflar arasında yapılan sözleşme sonrasında, davalıya ait abonelik için 2010/04 dönemi itibariyle tek zamanlı puant tarifesinden 3 zamanlı puant tarifesine geçişin yapıldığı ve tarife değişikliği nedeniyle davalının elektrik faturalarında sözleşmeyle amaçlanan indirimin sağlandığı; dava konusu edilen sözleşme döneminde, davacı tarafça davalı şirkete 148.682,21 TL indirimli fatura avantajı (bilirkişi heyeti tarafından .......' tan celp edilen faturalar üzerinde inceleme yapıldığı) sağlandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi kapsamında davacının hak ettiği alacak miktarının (hesaplanan miktarın yarısı olan) 74.341,11 TL olduğu, indirimle birlikte aynı anda ayrıca bir de enerji tasarrufu sağlanması halinin gerekmediği, indirim yaptırılmasının tek başına sözleşme kapsamında alacağa hak kazanılması için yeterli olduğu, her iki halin (indirim ve tasarrruf) birlikte gerçekleşmesine gerek olmadığı kanaatiyle (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 02.04.2015 Tarih ve 2014/10046 E. - 2015/2187 K. sayılı ilamı.) ve davalı tarafça davacıya karşı aynı sözleşmeden kaynaklı açılan menfi tespit (Bakırköy 6. ATM' nin 2018/345 E. - 2018/528 K. sayılı ilamı) davasının reddine karar verilmesi ve karar düzeltme sonrasında ilgili hükmün kesinleşmesi de dikkate alınarak, açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İcra takibinin kötüniyetli başlatıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından ve davanın da kabulüne karar verildiğinden, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davacının davasının KABULÜ İLE; -Büyükçekmece ........ İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacak 55.000,00-TL üzerinden kaldığı yerden aynen DEVAMINA, -Alacağın %20 si olan 11.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren işlemek üzere ve davacının talebini aşmamak kaydıyla 3095 Sayılı Kanunun 2/2 Md. uyarınca değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, -Davalının yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, B- Davacının ıslahla talep ettiği bakiye kalan 19.341,00-TL'nin ıslah tarihi olan 16/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, C-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 5.078,24-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 59,30-TL peşin harç ile yargılama devam ederken yatırılan 1.270,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.329,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.748,94-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 1.397,10-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, D-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 4.270,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) E-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2023 Katip ....... ¸e-imzalıdır Hakim ....... ¸e-imzalıdır