İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1105 E. 2024/926 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/1105
Karar No
2024/926
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/1105 Esas KARAR NO : 2024/926 Karar DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/01/2014 KARAR TARİHİ : 15/10/2024 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 26/06/2014 KARAR TARİHİ : 22/02/2019 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18.10.2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat ve itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkememizin .... Esas sayılı Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait .... plaka sayılı aracın davalı ... tarafından kasko sigortası ile sigortalanmış olduğu, müvekkiline ait aracın 07/01/2012 tarihinde dava dışı .... sevk ve idaresinde iken dava dışı .... 'nin takip mesafesini korumaması ve yolun kaygan olması nedeniyle bu kişinin kullandığı .... plaka sayılı araca çarptığını, kaza nedeniyle müvekkiline ait aracın pert olduğunu, müvekkiline isnat edilebilecek kusur bulunmadığı halde davalının müvekkilinin zararını karşılamadığını, müvekkiline ait aracın sürücüsü ... hakkında Bakırköy .... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yargılama sonucunda beraat kararı verildiğini, ayrıca .... 'un kanında alkol bulunmadığının tespit edildiğini belirterek 25.000,00 TL tazminatın davalı ... şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı Asıl dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, kaza 07/01/2012 tarihinde meydana gelmesine rağmen davanın 07/01/2014 tarihinde açıldığını, bu nedenle saat farkı sonucunda davanın zamanaşımına uğradığını, davacıya ait aracın sicil kaydında VDF'nin rehin kaydı bulunduğunu, bu nedenle rehin hakkı sahibinin açık muvafakatının alınması gerektiğini, davacının tazminat talebinin riziko sonrası bildirim ve bilgilendirme yükümlülüğünün davacı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle reddedildiğini, kazanın olay tarihinden 20 gün sonra müvekkiline ihbar edildiğini, olayda sigortalı araç sürücüsünün olay yerinden firar etmiş olması nedeniyle olaya ilişkin ifade tutanakları ve alkol raporunun olaydan 6 ay sonra verildiğini, bu nedenle müvekkili tarafından olaya ilişkin araştırma yapılamadığını, kaza tutanağında araç sürücüsünün firar etmesi nedeniyle kimlik bilgileri ve alkol ölçümünün yapılamadığının belirtildiğini, ifade tutanaklarına göre sürücü .... 'un arkadaş grubuyla birlikte kazadan önce dışarıda eğelenerek alkol aldıklarının tespit edildiğini, .... 'un kazadan 43 saat sonra alındığı belirtilen kan örneğinde alkol bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenle hasarın kasko sigortası genel şartları uyarınca teminat kapsamı dışında kaldığını, bunun aksinin davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, dava dilekçesindeki iddianın kaza tespit tutanağı ile örtüşmediğini, kaza tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallinden firar etmesini haklı gösterecek bir neden gösterilmediğini, bu nedenlerle davacının tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyası ile birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas .... Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline kasko sigortası ile sigortalı olan davalıya ait .... plaka sayılı aracın 07/01/2012 tarihinde karıştığı kaza sonrasında olay yerini terk ettiğinden kimliği tespit edilemeyen sürücünün sevk ve idaresinde iken .... plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu kaza meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalıya ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrasında .... plaka sayılı araç hasarının zarar gören aracın kasko sigorta şirketi olan Generali Sigorta'ya 27/04/2012 tarihinde 50.000,00 TL olarak ödendiğini, kaza tespit tutanağında davalıya ait araç sürücüsünün olay sonrası firar etmesi nedeniyle kimlik bilgileri ile alkol ölçümünün yapılamadığının belirtildiği, kazaya sebebiyet veren davalıya ait aracın aynı zamanda müvekkiline kasko sigortalı bulunması nedeniyle kaza sonucu araçta oluşan hasarın müvekkili şirkete davalı tarafından ödenmesi istemiyle yapılan başvuruda kaza anında sürücüsünün ...... olduğu ileri sürülerek kazadan 43 saat sonra alınan alkol raporunun ibraz edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün müvekkiline bildirim görevini kasten yerine getirmediğini, sigortalı araç sürücüsünün olay yerinden haklı sebeple uzaklaştığına dair bir delil bulunmadığını, sürücünün kasten ve kötüniyetli olarak olay yerini terk ettiğini, bu nedenle davalının sigorta haklarının ortadan kalktığını, bu nedenle müvekkili tarafından ödenmiş olan bedelin davalı tarafından karşılanması gerektiğini, ödenen tazminatın davalıdan tahsili için İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyası ilamsız takip başlattıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyası ile birleşen Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas - ...... Karar sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kefalet ilişkisinin davacı ile diğer davalı şirket arasında olduğunu, davacı tarafın; ..... Bankası ile diğer davalı şirket arasında imzalanan 22.06.2021 tarihli, ...... yevmiye ...... sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi'e müteselsil kefil olarak imza attığını, diğer davalı şirkete kefil olduğunu, müvekkili ..... ve ...... 'ın anılan kredi sözleşmesinin ve kefalet ilişkisinin tarafı olmadığını, Davacı ...... 'ın, dava dışı banka ile diğer davalı şirket arasındaki Finansal Kiralama Sözleşmesi'ne şirket ortağı olarak değil; müteselsil kefil olarak imza attığını, dolaysısıyla davacının şirket ortaklığının sona ermesi, müteselsil kefilliğini sona erdirmediğini, davacı şirketin hisselerini devrederken bu durumu bildiğini, müvekkili ...... ile ......'ın kefalet ilişkisinin tarafı olmadığı için davacının müteselsil kefil sıfatıyla yapmış olduğu ödemeleri müvekkillerden talep etmesi mümkün olmadığını, müvekkilleri yönünden davanın reddinin gerektiğini, 19.01.2022 Tarihli Hisse Protokole göre davacının sorumluluğunun devam ettiğini, davacı tarafın müteselsil kefil sıfatıyla bankaya ödediği paranın müvekkillerden tahsilini isterken gerekçe olarak 19.01.2022 tarihli hisse devri sözleşmesi ve sulh protokolünü gösterdiğini, finansal kiralama borçlusu şirketin ödeme güçlüğüne düşmesinin nedeni davacı ve davacı ile birlikte hareket eden eski şirket ortağı ve yöneticisi olduğunu, Davacı ...... ile birlikte şirket hisselerini devreden ..... ve diğer yönetim kurulu üyesi ...... eylem ve işlemleriyle diğer davalı ..... şirketini zarara uğrattığını, davacı ile birlikte hareket eden ....... ile ...... 19.01.2022 tarihli protokol öncesi şirketin durumu ve ödeme gücü ile ilgili ....... ve ........'a yanıltıcı bilgiler verdiğini, 19.01.2022 tarihli protokolün imzalanmasının akabinde de davacının işe almış olduğu şirket personellerini yönlendirmeye devam ettiklerini, şirketi iş yapamaz hale getirdiklerini, yine hisse devirlerinin gerçekleşmesinin akabinde muhasebe birimi yeni hissedarlara veri paylaşımını kestiğini, şirketin borçları ve ödeme durumuna ilişkin gerekli bilgiler ........ ve ....... ile paylaşılmadığını, Davacı ve davacı ile birlikte hareket eden ....... ile ......'ın hisse devri öncesinde şirketi borçlandırıcı pek çok işleme imza attıklarını, diğer davalı şirketin, davacı tarafından borçlandırıldıktan sonra tüm borç yüküyle birlikte yanıltıcı bilgilerle faaliyet konusu sektörde deneyimsiz olan yeni hissedarların üzerine yıkıldığını, Kahve sektöründe faaliyet göstermek için diğer davalı ...... şirketine yatırım yapmak isteyen ........ ve .......'ın; davacı, ....... ve ...... tarafından yanıltıcı bilgilerle ödemesi mümkün olmayan bir borç yükü ile karşı karşıya bırakıldıklarını, davacının şirket ortağı olduğu dönemde işe aldığı personelin yeni hissedarların emir ve talimatlarını dinlememesi ve muhasebe biriminin hisse devir sözleşmesi imzalandıktan sonra veri akışını kesmesi neticesinde şirket ticari faaliyet yapamaz hale geldiğini, bunun neticesinde şirketin ödemekle yükümlü olduğu borçların ödenemediğini, neticede haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyası ile birleşen Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas ...... Karar sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın havanın yağışlı ve yolun kaygan olması nedeniyle gerçekleştiğini, sürücünün firar etmediğini, olay gerçekleştiğinde olayın verdiği şokla ne yapacağını bilemediğini, ertesi günü polis merkezine gittiğini, kazanın oluşumunda müvekkiline ait araç sürücüsünü kusurunun bulunmadığını, bu nedenle ceza yargılamasında beraat kararı verildiğini, davacının ihbar yükümlülüğüne ilişkin beyanlarının gerçeğe uygun olmadığını belirterek davanın reddi ile %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10/12/2014 tarihli raporda; Davacının ...... plakalı kanıyonetin si üsü ...... 'un kaza muhullini terk etmek için haklı bir gerekçesinin olmadığını: kasko sigortası yönünden sigortalı aracın sürücüsünün kusurlu olmasının öneminin olmadığını: sigortalı aracın üsü Ye100 kusurlu olsa dahi lazminat talep edebileceğini: önemli olanın genel şartlarda açıklanan teminat dışı hallerde: birinin mevcut olup olmadığı: teminat dışı hallerden birinin mevcut olup olmadığını anlamak için sürücü kusurlarının incelendiğini takdirlerinize arz ederiz. Sürücü ......'un yönetiminde ki ..... plakalı kamyonet ile seyrederken hızını, aracımın teknik özelliklerine, hava, görüş, yol ve trafik durumuna göre ayarlamadığı, ..... plakalı otomobil ile kazaya karıştığı ve kazadan sonra da kaza mahallinden firar ektiği için Karayolları Trafik Kanununun 52/b - 81/a-h-c-d ve Karayolları Frafik Yönetmeliğinin 101/b — 152/a-b-e-ç maddelerinde açıklanan kusurfurı işlediği; kazanın meydana gelmesinde asli ve “4100 oranında kusurlu olduğu kunaaline varılmıştır.Sürücü ......" önetimindeki ..... plakalı otomobili ile normal seyrederken ...... plakalı kamyonetin ması sonucu kazaya karıştığı için kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı kanaatine vurulmıştır. Karayolluru Trafik Kunununun 85. Maddesi ahı kamyonetin sü ........'un deniyle oluşan an müştereken ve Davacı ...... Tekstil San. ve Dış Tic, A.Ş.'nin gereğince sahihifişleteni olduğu ..... pll, kusurundan kendi kusuru gibi ve kusuru müteselsilsen sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır, Tazminata kanu ..... plakalı kamyonetin ruhsatı üzerinde ..... A.Ş.'nin rehini bulunmaktadır. ...... A. in 15.05.2014 tarihli rehine konu borçların ve rehin hakkının sona erdiği: davaya açık bir şekilde muvafakat verildiği belirtilmiştir. Tazminata konu ..... plakalı. .... marka, ..... 3 Combi X 1.6 HDI 75 HP tipi, 05.08.2008 tarihinde trafiğe çıkmış, 2009 madel, 07.01.2012 tarihinde, 3-4 yaşında kazaya karışmış. Van Camlı, Çift Sıra Kilitli. Kapalı Kasa Kamyonetin teknik ve ticari yönden tam hasarlı (port) durumunda, kaza tarihindeki sigorta değerinin 25.000 TL, sovtaj değerinin 4.000 TL. ve hasar tutarının 21.000 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Kazadan 43 saal sonra alkolsüz olduğu — belirlenen sürücü ..... 'un kazanın meydana gelmesinde MÜNHASIRAN alkolün etkili olduğunu ve alkol nedeniyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edeme ni söylemek mümkün gözükmediği. Davacı sigortalının ihbar yüküml! iniyel kurallarına uygun olarak görçekteştirilmediği kabul edildiğinde dahi davacının. rizikonun poliçe teminat kapsamı içinde kaldığı hususunu ispal ettiği. davalının. sigortalı araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğu iddiasını ispat edemediği kanaati ile 21.000.00TL. hasar tazminatından, davalının, 24.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans kredi faizi ile sorumlu bulunduğu," sonuç kanaatine varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından 09/07/2015 tarihinde mahkememize sunulan raporda: "Davacı Sigortacı olan ...... Sigorta A.Ş'nin dava konusu talep olduğu 50.000,00-TL hasar tazminat bedelini davalı ..... Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret LTd. Şti den talep etme hakkının olmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Bilirkişi heyeti tarafından 22/04/2016 tarihinde mahkememize sunduğu raporda: Bilirkişi Heyetimizce dosyaya mevcut belge ve deliller ile bilirkişi heyeti raporları ve bu raporlara karşı taraf beyanları dikkate alınarak, yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; ..... plaka numaralı otomobilin sürücüsü dava dışı ...... 'NİN, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, Tamamen Kusursuz olduğu, ..... plaka numaralı kamyonetin firari sürücüsü ...... 'UN, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde, 4 100 Asli ve Tam Kusurlu olduğu, ...... plaka numaralı kamyonetin sahibi / davacı ...... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin, 2918 sayılı K.T.K.'nin 85. maddesi içeriğinde göre, dava konusu trafik kazasının oluşumundan ve bu kazada hasar gören dava dışı .... UN San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olan ...... plaka numaralı otomobilde meydana gelen hasarların onarım bedelinden, /4 100 Asli ve Tam Kusur Oranında Müştereken ve Müteselsilen sorumluluğu bulunduğu, - ...... plaka numaralı, 2009 model, ...... 1.6 HDI (110) tip, ..... marka kamyonetin 07.01.2012 kaza tarihi itibarıyla 2. El rayiç değerinin 25.000,00.-TL olarak uygun olduğu, 25.000,00.-TL. Rayiç bedel — 4.000,00.-TL Hurda Bedeli - 21.000,00.-TL hasar tazminatın piyasa rayiç değerlerine uygun ve kadri marufunda olduğu, - ...... plaka numaralı kamyonetin sürücüsü ....... 'UN, alkollü olduğu yönündeki iddiaların ispatlanamadığı, ancak dosyada mevcut belge ve deliller dikkate alındığında, sürücü ....... 'UN alkollü olmasından ziyade, seyir hızının yüksek olması, önündeki otomobili yakın mesafeden takiple geçmek istemesi, yağmurlu havada ve ıslak olan zeminde kamyonetin kayması nedeniyle kazanın meydana gelmesinin kuvvetle muhtemel olduğu, araçlar ve sürücüler için olumsuz olan bu hava koşullarında, alkol almayan sağlıklı bir sürücünün de bu tür trafik kazasına neden olma ihtimali bulunduğundan, dava konusu trafik kazasının Münhasıran Alkolün Etkisi Altında Gerçekleştiğinin söylenemeyeceği, bu nedenle davalı ...... Sigorta A.Ş.'nin, davacı sigortalısı ...... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin uğradığı maddi zararını, 06.08.2011 / 06.08.2012 süreli ...... numaralı Ticari Kasko TK 12 Sigorta Poliçesi Genel Şartları kapsamı içeriğine göre karşılaması gerektiği, - ..... plaka numaralı, 2009 model, ..... marka kamyonetin hasarlanması nedeniyle meydana gelen 21.000,00.TL tutarlı hasar tazminatının, huzurdaki ..... E. sayılı dosya davalısı ve birleşen ..... E. sayılı dosya davacısı ...... Sigorta A.Ş. tarafından, 06.08.2011 / 06.08.2012 süreli ...... numaralı Ticari Kasko TK 12 Sigorta Poliçesi Genel Şartları gereğince, huzurdaki ..... E. sayılı dosya davacısı ve birleşen ...... E. sayılı dosya davalısı .... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.ye, ödemesi gerektiği kanaatine varılmıştır. - Davacı sigortalı ..... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin, ihbar yükümlülüğünü ve rizikonun poliçe teminatı kapsamın içinde kaldığını ve poliçe şartlarına uygun olduğunu ispat ettiği, davalı ...... Sigorta A.Ş.'NİN, ..... plakalı sigortalı aracın sürücüsü ...... 'UN, alkollü olduğu yönündeki iddialarını ispatlayamadığı, bu nedenle 21.000,00.-TL olarak hesaplanan hasar tazminatını, davacı ...... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ödemesi gerektiği" sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Bilirkişi heyeti tarafından 19/03/2018 tarihinde mahkememize sunulan ek raporda: "Kök raporda da belirtildiği üzere. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Kazalarına Fİ Konulması kenar haşlığını taşıvan 154.maddesinin a-2 bendi. Kazalarma kaza nedenlerini, iz ve delillerini belirleyecek “ kaza tesbit tutanağı " düzenlemek üzerede trafik zabıtasınca ( polis veya jandarma ) el konulur derken. 155.madde Trafik Kazalarına El Koyanların Görev ve Yetkilerini düzenlemiş. Trafik arma İlişkin Işlemleri dü n 156.madde ise tutanağın en az iki görevli tarafından düzenleneceğini helirimiştir. Dosyaya mührez ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde incelenen tutanağın usulüne uygun olarak düzenlendi yazılı ve kesin delil mahiyetinde “ kabul edilmiştir. -Yönütmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş bulunan iş bu Trafik Kazası Teshit Tutanağında. davacı şirketin maliki bulunduğu ..... plakalı vasıta sürücüsünün kusurlu ” olduğu belirtilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun ispat yükü & başlığını taşıyan Gmaddesi. kanunda aksine bir. hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla olduğunu düzenlemiştir. Davalı ... şirketinin. hi n sigorta teminatları dışında bulunduğu yönündeki iddiasını kural olarak İspat yükü altında bulunduğu uyuşmazlık konusu dralik kazasının meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan TTK'nun 128172.maddesi ve 6102 sayılı FTK'nun 1409/2 maddesi düzenlemesi gereğidir. Uyuşmazlık konusu asıl ve birleştirilen davada ispat külletinin davacı/karşı davalı ...... Tekst anayi ve Diş Ticaret Tad. Şti. aleyhine yer değiştirmesini cek niaddi bir bulgu, belge ve bilgi ibraz edilmediği orta şirketinin bu iddia ve savunmaları yerinde görülmemiştir. Davah/ karşı davacı sigorla şirketi. kök Taporda da belirtil. üzere ası) davada sigortalı ..... plakalı vasıta sürücüsünün alkollü olduğu iddiasını İspat edemediği gibi. birleşen dava yönünden de gerçekleşen rizikonun poliçe teminatı dışında kaldığı hususunu ispatlayamanaşlır. Bu nedenle hem asıl dava yününden hem de birleşen dava yönünden sigorta şirketinin iddia ve savunmaları dayanaksız kalmıştır. Kasko Poliçesi Genel Şartları 01.04.2093 tarihinde değişerek yeni genel şartlar yürürlüğe girmiştir. Dava dayanağı kasko poliçesi 06.08.2011 tarihinde düzenleri gibi uyuşmazlık konusu trafik kazası 07.01.2012 tarihinde meydana gelmi: nedenle, Yeni Genel şartlar ile teminal dışı bırakılan hususların uyuşmazlık konusu davada uygulanma imkanı bulunmadığı gibi kaza tarihinde kte bulunan Genel Şartlar ilc de davalı sigorla şirketinin savunmalarının dayanağını teşkil cden hususlar açık bir şekilde teminat dışı bırakılmamıştır. Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü'nnden verilen 11.01.2017 tarih ve ..... sayılı cevabi yazı ekindeki Araç Tescil Belgeleri Raporu'nda, ..... plakalı aracın 06.05.2015 tarihinde trafikten çekme işlemlerinin yapıldığı görülmektedir. Kazanın meydana geldiği ve davamın açıldığı tarihte davacı şirket ..... plakalı aracın Trafik-Tescil kayıtlarında malikidir. Kazadan dolayı da zarara uğradığı sabittir. Bu nedenle dava aşamasında Aracın mülkiyet değişikliğine uğraması davanın esasını etkilemeyeceği gibi gerek poliçe genel şartları ile gerekse yasa hükmü ile bu hususun teminat dışında bırakıldığına ilişkin bir düzenleme de mevcut olmadığı " sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Bilirkişi heyeti tarafından 18/07/2022 tarihinde mahkememize sunulan raporda: Olayın aatin gece vakti, fizyolojik olarak melatonin yüksek, vücut ısısının düşük olduğu, uyanıklığın-dikkatin oldukça azaldığı bir zaman dilimi içerisinde- 02:24- sularında, havanın yağmurlu ve yolun ıslak olması gibi dış etkenlerle kanında alkol bulunmayan, sağlıklı bir insanın dahi mevcut kazaya sebebiyet verebileceği, kazadan 43 saat 40 dakika sonra yapılabilen analiz sonrasında alkolsüz olduğunun tespiti nedeniyle, dava konusu olan somut kazanın tutanakta imzası bulunan polis memuru ...'nın 09.09.2014 tarihinde mahkeme de vermiş olduğu, sürücü ......'un alkol aldığının araç içindeki diğer alkollü yolcular tarafından beyan edildiği fakat tutanağa geçirilmediği ifadesine dayanarak kanındaki olası alkol miktarının da 0-0,1-0,2-0,3-0,4-0,5 promil -2 promil aralığında olabileceği, olayın meydana gelişinde alkolün etkisi ve/veya alkolün kolaylaştırıcı etkisi altında gerçekleşmiş olduğu kabul edilse bile mevcut verilerle kazanın salt/münhasıran alkol etkisi altında gerçekleştiğinin ifade ve tespit edilemeyeceği, bununla birlikte davalı ve davacı arasındaki bu olayda hak ve adaletin temininde davalı ......'un olay sırasındaki kaçma davranışı ve kaza anına ait alkol tespitinin yapılamayışı,bu davranışa yol açabilecek madde kullanımı, alkol bağımlılığı vb ek psikiyatrik ve/veya dahili hastalık durumların varlığına yönelik önceki tıbbi kayıtlarının incelenmesi ve/veya alkol varlığ/oranı ile firar davranışı arasında iliyet bağı kurup kurulamayacağının tespiti açısından takdiri size ait olmak üzere olaya ilişkin ek adli tıp ve psikiyatri uzmanı bilirkişilerinden de görüş alınmasının uygun olacağı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Bilirkişi tarafından 27/06/2024 tarihinde mahkememize sunulan raporda : "Takdirler Sayın Mahkemenin olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve raporumuz içinde açıklanan nedenlerle; Davalı-birleşen dosya davacısının davacı-birleşen dosya davalısı hakkında 50.000,00 TL asıl alacak üzerinden 27.04.2012-28.09.2012 tarihleri arasında avans faiz oranlarıyla 3.744,52 TL işlemiş faiz hesapladığı ve 53.744,52 TL toplam alacak üzerinden 28.09.2012 tarihinde takibe geçtiği, Dosya muhteviyatına sunulan belgelerden takibe konu edilen 50.000,00 TL tutarlı ödemenin 27.04.2012 tarihinde yapıldığı, 50.000,00 TL ödeme tutarına 27.04.2012 ödeme tarihinden 28.09.2012 takip tarihine kadar yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla 3.621,18 TL işlemiş faiz hesaplandığı, Buna göre takip tarihi itibariyle asıl alacağın 50.000,00 TL, işlemiş faizin 3.621,18 TL, toplam alacağın 53.621,18 TL olabileceği, sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. 02/01/2023 tarihli Adli Tıp Raporunda:" ......'tan 08/01/2012 tarihinde saat 22:10'da alınan kanda Alkol(Etanol, Metanol) bulunmadığına göre ......'un kan alım anı itibariyle alkolsüz olduğu, bu durumun olay ile kan numunesi alımı arasındaki sürenin her hangi bir anına kadar geçen zaman dilimi içerisinde vücuttan atılarak sıfır düzeyine inebilecek alkolden mi, ...... 'un olay anında da alkolsüz olmasından mı kaynaklandığının mevcut verilerle ayırt edilemediği, sıfır düzeyinden hareketle geriye yönelik hesaplama yapılamayacağı, Kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği hususunun sadece kişinin alkol düzeyinin değerlendirilmesi ile tespit edilemeyeceği; kaza oluşumuna sebep olabilecek yol, araç, iklim durumu gibi diğer koşulların kazadaki rolünün tıbbi bir konu olmadığı, kusur sorulması halinde Trafik İhtisas Dairesi'nden görüş alınabileceği" sonuç ve kanaatine varılmıştır. 28/03/2023 tarihli Adli Tıp Raporunda: "Kurulumuzun 28/12/2022 tarih ve 8737 sayılı kararında ekleyecek husus bulunmadığı, sorulan diğer husular hakkında Trafik İhtisas Dairesi'nden görüş alınmasının uygun olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. 25/07/2023 tarihli Adli Tıp Raporunda: ...... 'tan 08/01/2012 tarihinde saat 22:10'da alınan kanda Alkol(Etanol, Metanol) bulunmadığına göre ......'un kan alım anı itibariyle alkolsüz olduğu, bu durumun olay ile kan numunesi alımı arasındaki sürenin her hangi bir anına kadar geçen zaman dilimi içerisinde vücuttan atılarak sıfır düzeyine inebilecek alkolden mi, ...... 'un olay anında da alkolsüz olmasından mı kaynaklandığının mevcut verilerle ayırt edilemediği, sıfır düzeyinden hareketle geriye yönelik hesaplama yapılamayacağı, Kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği hususunun sadece kişinin alkol düzeyinin değerlendirilmesi ile tespit edilemeyeceği; kaza oluşumuna sebep olabilecek yol, araç, iklim durumu gibi diğer koşulların kazadaki rolünün tıbbi bir konu olmadığı, kusur sorulması halinde Trafik İhtisas Dairesi'nden görüş alınabileceği mütalaa olunduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. 28/11/2023 tarihli Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda:" A)-Sürücü ...... 'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B)-Sürücü .....'nin kusursuz olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce 22/02/2019 tarihli ..... esas sayılı ...... karar sayılı mahkememizce asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiği, mahkememiz kararının dosyanın taraflarının istinaf etmesi üzerine İstanbul BAM .... Hukuk dairesine gönderildiği, İstanbul BAM ..... Hukuk dairesinin ....... esas ..... karar sayılı ilamı ile "Emsal Yargıtay kararı doğrultusunda, somut uyuşmazlıkta; kaza tespit tutanağında ...... plakalı araç sürücünün firar ettiğinin yazılı olduğu, olayın saat 02.24 civarı Avcılar istikametinde seyir halindeyken Şirinevler Metrobüs durağı karşısında meydana geldiği, sürücünün aracındaki yaralanan arkadaşlarını da bırakarak ayrıldığı, olaydan önce sürücü ve araçta yolcu olarak bulunan ve yaralanan arkadaşlarının birlikte yemek yedikleri, olay akabinde alınan ifadelere göre aynı zamanda araçta yolcu olarak bulunan sürücünün arkadaşlarının alkol aldığı ancak sürücü ..... 'in alkol almadığı, sürücü......'in kazadan 43 saat sonra alkol raporu verdiği, bu oluş haline göre sürücünün olay yerini terk etmesi için Kasko Poliçesi Genel Şartlarının A.5.10. maddesi anlamında zorunlu bir hal bulunmadığından haklı sebeple olay yerini terkten bahsedilemeyecektir. Bu nedenle davacı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2 maddesi (6762 sayılı TKK'nın 1290.maddesi) uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğinden, ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü davacı sigortalıya geçmiştir. Dosyada, meydana gelen kazada alkolün münhasır etkisini de değerlendirir bilirkişi raporları alınmış ve raporlarda benzer şekilde "kanında alkol bulunmayan sağlıklı bir insanın dahi kazaya sebebiyet verme ihtimalinin bulunduğu", "alkol almayan sağlıklı sürücülerin de trafik kazasına neden olma ihtimalinin bulunduğu", "alkol nedeniyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemediğini söylemenin mümkün gözükmediği" ifadelerine yer verilmiştir. Bilirkişi raporlarının bu haliyle sürücünün olaydan hemen sonra alınmış alkol raporu da bulunmadığından kesin bulguya dayanmadığı, ihtimale ve kişisel kanaate göre düzenlendiği, net ve kesin bir şekilde alkolün münhasıran etkisi ile kazanın gerçekleştiği tespitini de içermediği gözetildiğinden hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. İlk Derece Mahkemesince, yukarıya aktarılan yasal mevzuat, kasko poliçe genel şartları, yargıtay içtihatları ışığında olayın oluş şekli, dosyada bulunan kaza tespit tutanağı, ifade evrakları, hasar dosyası ve tüm dosya kapsamı incelenerek gerekli görülmesi halinde, alkolün kazada münhasıran etkili olup olmadığının değerlendirilmesi konusunda bilirkişi heyetinden ek raporda alınarak somut olayın özellikleri gereği sigortalının, sigortalı araçta meydana gelen zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükünü yerine getirip getirmediği tartışılarak sigortalının hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken çelişki oluşturacak şekilde hem asıl ve hem de birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." gerekçesi ile kaldırıldığı anlaşılmış olup yargılama ....... dosyası üzerinden devam edilmiştir. Dava dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Mahkememiz nezdinde açılan asıl davada davacı sigortalı ("sigortalı") meydana gelen kaza sebebiyle aracının perte ayrıldığını, davalı ... şirketinin ("sigortacı") kasko sigortası sebebiyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ve tazminini talep etmiştir. Birleşen davada ise birleşen davanın davacısı sigorta şirketi ("sigortacı"); davalı birleşen davacının ("sigortalı") meydana gelen kaza sebebiyle sorumlu olduğunu, sigortalının maliki olduğu aracın şoförünün alkollü olduğunu ve olay yerini terk ettiğini bu sebeple dava dışı üçüncü kişiye sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın davalı birleşen davanın davacısı sigortalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkememizce daha önce verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesinin ..... Esas ...... Karar sayılı ilamı ile ispat yükünün davacı sigortalı üzerinde olduğu ve ispat yüküne göre gerekli değerlendirmelerin yapılması gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkememizce yeniden yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporları alınmış olup, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan raporlarda sigortalının meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu yönden raporlarda herhangi bir çelişki bulunmamakta olup sigortalının maliki olduğu aracın meydana gelen kazada kusurlu olduğu sabit görülmüştür. Mahkememizce Adli Tıp Kurumu ..... Adli Tıp İhtisas Dairesi'nden alınan raporlarda ise; kazanın meydana gelmesinde münhasıran alkol etkisinin söz konusu olup olmadığının tespit edilemediği kanaatine ulaşılmıştır. Sigortalı tarafından ise araç sürücüsünün alkollü olmadığı bu sebeple sigortacının sorumlu olduğu ve meydana gelen kazanın teminat kapsamı dışında olmadığı savunmasında bulunulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk dairesinin ...... Esas ...... Karar sayılı ilamı gözetildiğinde; ispat yükünün sigortalı üzerinde olduğu, sigortalının meydana gelen kazanın teminat kapsamı dışında olmadığını, sigortalının maliki olduğu aracın sürücüsünün alkollü olmadığını ve bu suretle meydana gelen kazada ağır kusurunun olmadığını, meydana gelen kazanın salt alkolün etkisi sebebiyle meydana gelmediğini ve bu suretle meydana gelen kazanın sigorta teminatında kaldığını bu suretle ispatlaması gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce alınan tüm raporlar bir arada değerlendirildiğinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin ..... Esas ..... Karar sayılı ilamı gereğince ispat yükü üzerine düşen sigortalı tarafından, meydana gelen kazanın münhasıran alkol etkisinde gerçekleşmediğinin, sigortalının maliki olduğu araç sürücüsünün bu sebeple ağır kusurlu olmadığını ispatlaması gerektiği, Mahkememizce alınan raporlar değerlendirildiğinde kazanın münhasıran alkol etkisinde gerçekleşmediğinin bilirkişi raporları ile tespit edilemediği bu suretle sigortalının kazanın münhasıran alkol etkisinden kaynaklanmadığını ispatlayamadığı anlaşılmakta olup meydana gelen olayda rücu koşullarının oluştuğu, meydana gelen kazanın sigorta teminatı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple sigortalının açmış olduğu asıl davanın reddine, sigortacının açmış olduğu rücu davasının ise kabulüne karar vermek gerekmiştir. Buna göre; birleşen dava yönünden davaya konu icra takip dosyasındaki sigortacı tarafından dava dışı üçüncü kişiye ödenen bedel olan 50.000,00-TL'nin birleşen davanın davalısı sigortalıdan alınarak birleşen davanın davacısı sigortacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyen faiz miktarı 3.621,18-TL olarak tespit edilmiş olup, taraflarca söz konusu hesaplamaya itiraz edilip Mahkememizce hesaplanması talep edilmiştir. Öncelikle davacı ve davalının tacir olduğu anlaşılmakla birleşen davacı sigortacının avans faizi talebinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmaktadır. İlgili tarihlerdeki TCMB tarafından ilan avans faiz oranları incelendiğinde; 19.06.2012 tarihine kadar avans faiz oranının 17,75 olduğu, 19.06.2021 tarihinden itibaren ise 16,50 olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre birleşen davacı sigortacının ödeme tarihi olan 27.04.2012 tarihinden takip tarihine kadar değişen oranlarda avans faiz oranı ile hesaplama şu şekilde olmalıdır: Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 27.04.2012 19.06.2012 53 %17,75 1.288,7-TL Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 19.06.2012 28.09.2012 101 %16,5 2.282,88-TL Buna göre toplam işlemiş faiz miktarı 1.288,70-TL +2.282,88-TL =3.571,58‬-TL olarak hesaplanmıştır. Davacı sigortacı tarafından takip talebinde işlemiş faiz miktarının fazla hesaplanmasının ve talep edilmesinin sebebinin ise 19.06.2012 tarihinde avans faiz oranının %16,50'ye düşürülmesinin gözetilmemesi olduğu ve değişen oranlar yerine sabit olarak %17,75 oranından işlemiş faiz hesabı yapılması olduğu anlaşılmakla işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebinin kısmen kabulü ile 3.571,58‬-TL yönünden davalının itirazının iptaline, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen davada davacı sigortacı tarafından tazminat talep edilmiş ise de alacağın likit olmadığı, yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla sigortacı davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl Davanın REDDİNE, 2-Birleşen davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Buna göre; davaya konu icra takip dosyasında 50.000,00-TL asıl alacak ve 3.571,58-TL işlemiş faiz ile faiz oranı yönünden birleşen davanın davalısının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 3-Birleşen davada davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE, ASIL DAVA YÖNÜNDEN: 1-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 426,95-TL peşin harcın mahsubu ile 0,65-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-Davalı tarafından sarf edilen tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 6.783,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 25.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN: 1-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 3.659,47-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 649,15-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.010,32‬-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 674,35‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan ( Bilirkişi ücreti ve posta masrafları) olmak üzere toplam 3.206,00-TL'nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren %99,67'si olan 3.195,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA, -Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara İADESİNE, 5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 172,94-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/1105, K. 2024/926, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-1105-e-2024-926-k-b17009742bdf