İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/386 E. 2023/1021 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/386
- Karar No
- 2023/1021
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/386 Esas KARAR NO : 2023/1021 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/04/2018 KARAR TARİHİ : 07/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/12/2023 Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 09.10.2011 günü Bakırköy ilçesinde sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla seyir halinde iken, davalı ....a ait, davalı ....'ne 14.03.2011 tarihli ve ... no'lu Karayolları Motarlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında araçta bulunan annesiyle birlikte yaralandığını, işbu trafik kazası sebebiyle görülen davada, Yargıtay bozma kararı sonrası verilen Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.01.2014 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı hükmü ile; davalı ...'ın, birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan TCK.m.89/2-b, m.89/4 hükümleri gereğince mahkumiyetine karar verilmiş ve kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... E. ve .... K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini, trafik kazası sonucu düçar olduğu bedeninin zarar sebebiyle müvekkilinin maddi zararının doğduğunu, bu kapsamda, müvekkilinin geçici ve sürekli iş göremezlikten, iyileşme sürecinde iken bakıcı gideri, ulaşım, medikal malzeme gibi sarf edilen tedaviye bağlı masraflardan oluşan maddi zararının tazmin edilmesinden davalıların müteselsilen olmak üzere sorumlu olduklarını, Davalı ... şirketinin, mezkur poliçe genel şartları gereğince teminat kapsamındaki müvekkilinin davaya konu maddi zararını poliçe limiti dâhilinde tazminle sorumlu olduğunu, KTK.m.97 hükmüne göre taraflarından, müvekkilinin maddi zararının tazmini istemiyle davalı ...'ne 29.03.2018 tarihli dilekçe ile başvuru yapılmış olsa da, davalı ... şirketinin 04.04.2018 tarihli cevabi yazısı ile maluliyet derecesini gösterir maluliyet raporu gibi müvekkilince kısa sürede temin edilemeyecek ve dolayısıyla müvekkilinin haklarının sürüncemede bırakmaya yol açacak nitelikte belge istemesi sebebiyle başvurunun sonuçsuz kalmış olduğunun kabulü ile KTK.m.97 hükmündeki dava şartı da yerine getirilmiş sayılmakta olduğunu, müvekkilinin, kendi adına Merter Vergi Dairesine kayıtlı olarak tekstil sektöründe faaliyet göstermekte ve kaza tarihi itibariylelde aylık net 5.000,00- TL gelir etmekte iken davaya konu trafik kazası sonucunda geçici ve sürekli iş göremezlik yaşamış olduğunu, müvekkilinin geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranı ve hak ettiği geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatlarının bilirkişi marifetiyle tespik edilerek hüküm altına alınması gerektiğini, müvekkilinin iyileşme sürecinde iken sağlık kuruluşlarındaki tedavi giderleri dışında bakıcı gideri, ulaşım, medikal malzeme gibi tedaviye bağlı masraf yaptığını, iyileşme sürecindeki her giderini belgeye bağlaması beklenemeyecek olan müvekkilinin bu giderlerinin de bilirkişi marifetiyle tespiti ile hüküm altına alınması gerektiğini, Davalı ... şirketi, KTK.m.98 hükmündeki tedavi gideri kapsamıntla olmayan bu giderlerden, uygulanması gereken poliçe genel şartları gereğince diğer davalılarla birlikte sorumlu olduğunu, davaya konu trafik kazası sonuclunda bedensel bütünlüğü zarar gören müvekkilinin düçar olduğu manevi elem ve ızdırabın bir nebze olsun giderilebilmesi için, davalı ... şirketi haricindeki davalılar aleyhine caydırıcı nitelikte manevi tazminata hükmolunması gerektiğini, trafik kazası sebebiyle davdcı müvekkilinin oluşan ve tazmini gereken maddi zararının belirlenebilmesi, ancak uzman bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamalar sonucu mümkün olduğunu, müvekkilince belirlenebilmesi ve bilinebilmesinin olanaksız olduğunu, maddi tazminata ilişkin davayı, davacı müvekkilinin hak ettiği maddi tazminat miktarının bilirkişi marifetiyle tam olarak tespiti ile tespit edildiği anda HMK.m.107/2 hükmüne göre talep miktarı arttırılmak üzere külli tespit ve kısmi eda istemli belirsiz alacak davası olarak görevli ve yetkili mahkeme nezdinde işbu davayı açma zarureti hâsıl olduğunu, davaya konu 09.10.2011 tarihli trafik kazası sonucunda uğradığı cismani zarar sebebiyle; müvekkilinin hak ettiği maddi tazminat miktarının bilirkişi marifetiyle tespiti ile tespit edildiği anda talep miktarını HMK.m.107/2 hükmüne göre arttırmak üzere maddi tazminat olarak 500,00-TL'nın, davalı .... sigorta poliçesi limitiyle sınırlı olmak üzere trafik kazasının gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat olarak 50.000,00-TL'nın, trafik kazasının gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalı .... haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de müştereken ve müteselsilen olmak üzere davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 09/10/2011 tarihli trafik kazasına karıştığı bildirilen ... plaka sayılı araç müvekkili şirkette .... no’lu poliçe ile 14/03/2011-2012 tarihleri arasında zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davayı Kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, yapılacak yargılamada araçların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, meblağ sigortası olmadığından, poliçede üst limit olarak belirlenen tutarın her olayda otomatik olarak ödenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin ancak sigortaladığı araç işletenin sorumluluğu nispetinde zarardan sorumlu tutulabileceğini, öncelikle sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, ancak her halükarda davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafın taleplerine ilişkin olarak Karayolları Trafik Kanunu kapsamında dava öncesi usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu sebeple davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, davacının gelir durumunun SGK kayıtları, vergi levhası gibi somut delillerle kanıtlanması gerektiğini, davacının kaza tarihinde çalışıp çalışmadığının tespiti için SGK kayıtlarının celbini talep ettiklerini, olayla ilgili olarak ceza soruşturma dosyasındaki tüm delillerin, ifade tutanaklarının, tanık beyanlarının ve nihayet bilirkişi raporunun temininin gerektiğini, ancak hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesi bilirkişi raporu ile bağlı olamayacağından, kusura ilişkin incelemenin Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre re’sen yapılmasını talep ettiklerini, maluliyet hesabında yalnız fiziki ve sürekli nitelik taşıyan arazların dikkate alınması buna göre kaza ile illiyet bağı bulunan maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, davacılar Sosyal Güvenlik Kurumundan geçici iş göremezlik ödeneği, tedavi gideri ya da peşin sermaye değeri almış ise, Sosyal Güvenlik Kurumunun kendi özel kanunlarına göre müvekkili şirketin ...’ye rücu hakkı doğacağını, müvekkili şirketin, davacıların dışında, Sosyal Güvenlik Kuruluşlarının da aynı kazadan dolayı aynı rücu talepleriyle karşı karşıya kalmaması için bu konudaki araştırmaların re’sen yapılması gerektiğini, dolayısıyla davacının Sosyal Güvenlik Kuruluşlarından herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitini talep ettiklerini, kusur durumu ve maluliyet belirlendiğinde dosyanın hesaplama amacıylai aktüeryal rapor hazırlanabilmesi için aktüer siciline kayıtlı uzman bilirkişiye verilmesini talep ettiklerini, neticede haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olayın 09.10.2011 yılında gerçekletiğini, müvekkillerinden ... hakkında açılmış olan ceza davasının 06.12.2014 tarihinde kesinleştiğini, o tarihten bu yana davacı tarafça hiçbir işlem yapılmadığını, tazminat istemi, zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını, bu konu nedeni ile öncelikle zamanaşımı def'i ileri sürmek zarureti hasıl olduğunu, davacı tarafın, 09.10.2011 tarihinde meydana gelen kazanın ardından son derece saldırgan bir tutumla karşı tarafı darp ettiğini, aracı tekmelediğini, sonra da yürüyerek ambulansa gittiğini, ardından ... ve ... hastanelerinde tetkikleri yapıldığını, bunun ardından ertesi gün Adli Tıp Kurumu'na giderek muayene olduğunu, kendisi hakkında yapılan tüm bu muayeneler sonucunda tutulan raporlarda "basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde zarar" rapor edildiğini, bunun ardından olaydan tam 16 gün sonra... 'nden kemik kırığı raporu alındığını ve bu kemik kırığının sorumluluğu da müvekkillerine yükletilmek istendiğini, ancak açıkça ortada olduğu üzere olayda illiyet bağının kesildiğini, davacının uğramış olduğu zararlarla ilgili olarak muhtelif tarihlerde almış olduğu ödemeler olduğunu, araçlarının bedelinin karşılandığını, bu hususun zaten davacı tarafça dava konusu edilmediğini, bunun yanında davacı tarafa ve davacı tarafın kaskosuna ceza dosyasında yer alan dekontlardan ve ödeme belgelerinden de görüleceği üzere sigorta şirketinden çekilen 20.000,00-TL ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasına ödenen 11.070,70-TL olmak üzere toplam 31.070,70-TL ödendiğini, bu hususların da hesaplama yapılırken incelenerek dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacı taraf, manevi zarara uğradığını beyanla 50.000-TL manevi zarar talep ettiğini, müvekkili ... bilerek isteyerek bu kazayı yapmadığını, kazadan sonra sürekli olarak davacıya ulaşmaya çalıştıklarını ve uzlaşmaya varmak için çaba gösterdiklerini, ancak davacı tarafın, öncelikle müvekkili ...'dan maddi bir beklentisi olmadığı sadece kendisinin hapse girdiğini görmek istediğini belirttiğini, daha sonra ceza dosyasında maddi zararın giderilmesi için taraflarına verilen süre zarfında davacının kendisi ile irtibat kurmak mümkün olmadığından avukatı ile defalarca görüşüldüğünü ancak bir uzlaşmaya varılamadığını, en sonunda yoğun ısrarlar sonucunda 200.000-TL miktarın ödenmesi karşılığında anlaşmaya varılabileceği belirtildiğini, bu miktarın müvekkilleri tarafından ödenmesi mümkün olmadığı için de anlaşmaya varılamadığını, müvekkillerinin ikisinin de kaza sonucu hem maddi hem manevi zarara uğradığını, müvekkili ... hakkında öncelikle 7.5 ay hapis cezası verildiğini ve bu cezanın ne paraya çevrildiğini ne de ertelendiğini, dosya Yargıtay aşamasında iken müvekkili ...'ın yıllarca hapis tehdidi ile yaşadığını, müvekkillerinden ...'ın MEB'e bağlı bir devlet ilkokulunda öğretmen olduğunu, evli, 1 çocuğu olduğunu, oturduğu evin kira olduğunu, aldığı maaşın belli olduğunu, yaşadığı hayatın ortada olduğunu, diğer müvekkili ...'ın ise özel bir şirkette çalıştığını, eşinin öğretmen emeklisi olduğunu, manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini, neticede davanın reddine, karşı vekalet ücreti ve yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ile ... tanığı ... 08/10/2019 tarihli celsedeki beyanında: "Olay sırasında ben o dönem nişanlım olan ....'in yanında araçtaydım, olay tarihinde floryada bulunan ... tesislerinden anayola doğru çıkış yapacaktık, o dönem yol iki yönlüydü , bize yeşil yandıktan sonra eşim anayola katılmak için sağa doğru kırdığı esnada bize göre yolun sağından bir araç gelerek içinde bulunduğum araca çarptı, bize çarpan aracın geldiği yönde trafik lambası yoktu, karşı aracın hızlı olup olmadığını bilmiyorum, zira olay bir anda oldu, ancak biz kaza nedeniyle bayağı savrulduk, eşim rehber öğretmeni olarak görev yapmaktadır, adına kayıtlı bir evi bulunmaktadır, ayrıca aracı bulunmaktadır, davalı ... ise yeni emekli olacak, adına kayıtlı malvarlığı olup olmadığını bilmiyorum, bulunduğumuz yerde sola dönüş yasağı vardı, ancak eşimin sola dönmek gibi bir niyeti yoktu, sağa dönmek üzere yola çıkıyordu, ben ceza yargılamasında ayrıca tanık olarak ifade verdim, davacı kemik kırığı olduğunu iddia etmektedir, ancak olay sonrasında davacı bize saldırarak bizi dövdü, herhangi bir rahatsızlığı görünmüyordu," beyanda bulunmuştur. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 25/10/... Tarih, ... Sayılı kusur raporunda; "A) Davacı sürücü ... (...) ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında kendi istikamet şeridine giren davalı sürücü idaresindeki otomobil ile çarpıştığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. B) Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile olay yeri kavşaktan dönüşünü kendi istikamet şeridi içerisinde kalacak şekilde dönmesi gerekirken bu hususa riayet etmeyerek, dikkatsiz bir şekilde dönüş yapıp karşı istikamet şeridine geçerek davacı sürücü idaresindeki otomobil ile çarpıştığı olayda asli kusurludur. Sonuç : Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Davacı sürücü ... (....) ...'nin kusursuz olduğu, B) Davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, "kanaatini bildirir müşterek raporunu sunmuşlardır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Kurulu'nun 19/01/2020 Tarih, ... Sayılı maluliyet raporunda; "Dava dosyasının tetkikinde ve Kurulumuzca yapılan radyolojik incelemelerde kişinin vertebralarında bünyesel nedenlerden veya organik patolojilerden kaynaklı değişiklikler izlendiği ancak söz konusu dava ile ilişkilendirilebilecek travmatik osseöz patoloji saptanmadığı cihetle mevcut belgelere göre; 1. ... ve ... kızı, 29/07/1980 doğumlu, ...’nin 09/10/2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) haftaya kadar uzayabileceği, 3. Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur. " kanaatini bildirir müşterek raporunu sunmuşlardır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı .... İhtisas ÜST Kurulu'nun 24/12/2021 Tarih, ... Sayılı maluliyet raporunda; "... (...) hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Dava dosyasının tetkikinde ve Kurumumuzca yapılan radyolojik incelemelerde kişinin vertebralarında bünyesel nedenlerden veya organik patolojilerden kaynaklı değişiklikler olduğunun izlendiği, ancak söz konusu dava ile ilişkilendirilebilecek travmatik osseöz patolojinin saptanmadığı cihetle, Mevcut belgelere göre Yaşar ve Gevher kızı, 29/07/1980 doğumlu ... (...)’nin 09/10/2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının: a-) 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, b-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, c-) Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı, d-) Adli Tıp Kurumu Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğünün .... ve ... tarihli Kati Raporlarının, .... ait 16/11/2011 tarih ve ... numaralı tıbbi belgede kayıtlı olan/belirtilen “D11, D12 ve L1 omurgalarda minimal kompresyon fraktürünün/kırığının” dikkate alınmasıyla düzenlendiği, dolayısıyla olaya bağlı vertebra kırığının olup olmaması ile ilgili tespit farklılıklarının bundan kaynaklandığı, " kanaatini bildirir müşterek raporunu sunmuşlardır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı .... İhtisas ÜST Kurulu'nun 08/09/2022 Tarih, ... Sayılı maluliyet raporunda; "... (...) hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ... kızı, 1980 doğumlu ... (...)’nin 09/10/2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının: Dava dosyasının tetkikinde ve Kurumumuzca yapılan olay tarihli grafilerin radyolojik incelemelerinde kişinin vertebralarında bünyesel nedenlerden veya organik patolojilerden kaynaklı değişiklikler olduğunun izlendiği, söz konusu dava ile ilişkilendirilebilecek travmatik osseöz patolojinin saptanmadığı cihetle muayeneye gerek olmadığı, A-) 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan; Kişinin maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu; B-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, C-) Başka birisinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur. " kanaatini bildirir müşterek raporunu sunmuşlardır. Bilirkişi Mehmet Domaç tarafından düzenlenen 03/04/2023 havale tarihli raporda; "İindirim gerektiren bir husus bulunmamaktadır. Buna göre; b) Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararı = 461,27 TL dır. II) POLİÇE TEMİNATI, TEMERRÜT TARİHİ VE FAİZ NEV’i A. POLİÇE TEMİNATI a) ... plakalı araç 16.05.2019-16.05.2020 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı ... şirketi tarafından sigortalamıştır. Kaza tarihi itibari ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ZMSS poliçe limitleri sakatlık halinde ve tedavi giderleri yönünden ayrı-ayrı 200.000,00 TL olarak belirlenmiştir. b) Yargıtay .... Hukuk Dairesi 26.04.2018 T. , ... E. , ... K. Sayılı kararında özetle; “……13/08/2016 günü sürücü ... Kayaförü sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sürücü...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması sonucu ... plaka sayılı araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını belirterek ….Somut olayda, mahkemece, 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu bulunduğundan ve davanın 6111 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden sonra açılmış olmasına göre, davanın reddine karar verilmesi doğru olmakla birlikte geçici iş göremezlik talepleri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğinden davacının talep ettiği geçici iş göremezlik dönemi için aktüerya raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir….”denilerek hüküm kurulmuştur. c) Davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 461,27 TL olup, 200.000.00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin altında kalmaktadır. B. TEMERRÜT TARİHİ VE FAİZ NEV’İ a) Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; “....MADDE 99- Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren (8) iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar...” denmektedir. b) Davalı ... şirketine hangi tarihte ihtar edildiğine dair belge görülmemiştir. Buna göre; dava tarihi olan 16.04.2018 tarihinin davalı ... şirketi yönünden temerrüt başlangıcını teşkil edeceği kanaatine varılmıştır. Davalı sürücü ve işleten yönünden temerrüt başlangıcı haksız fiilin başlangıcı olan 09.10.2011 kaza tarihidir. c) Faiz nev’inin talep ile bağlı kalınarak yasal faiz olduğu kanaatine varılmıştır. Sonuç: Nihai takdir ve karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, uyuşmazlık noktaları yönünden; 1) Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 461,27 TL olduğu, 2) Temerrüt başlangıcının davalı ... şirketi yönünden 16.04.2018 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 09.10.2011 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, "sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14/06/2023 havale tarihli ek raporda; "... plakalı araç 16.05.2019-16.05.2020 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı ... şirketi tarafından sigortalamıştır. Kaza tarihi itibari ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ZMSS poliçe limitleri sakatlık halinde ve tedavi giderleri yönünden ayrı-ayrı 200.000,00 TL olarak belirlenmiştir. b) Yargıtay .... Hukuk Dairesi 26.04.2018 T. , .... E. , ... K. Sayılı kararında özetle; “……13/08/2016 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyir halinde iken, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sürücü...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması sonucu ... plaka sayılı araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını belirterek ….Somut olayda, mahkemece, 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu bulunduğundan ve davanın 6111 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden sonra açılmış olmasına göre, davanın reddine karar verilmesi doğru olmakla birlikte geçici iş göremezlik talepleri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğinden davacının talep ettiği geçici iş göremezlik dönemi için aktüerya raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir….” denilerek hüküm kurulmuştur. c) Davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 1. Seçenekte 461,27 TL ve 2. Seçenekte 2.424,42 TL olup, her iki seçenekte de 200.000.00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin altında kalmaktadır. B. TEMERRÜT TARİHİ VE FAİZ NEV’İ a) Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; “....MADDE 99- Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren (8) iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar...” denmektedir.b) Davalı ... şirketine hangi tarihte ihtar edildiğine dair belge görülmemiştir. Buna göre; dava tarihi olan 16.04.2018 tarihinin davalı ... şirketi yönünden temerrüt başlangıcını teşkil edeceği kanaatine varılmıştır. Davalı sürücü ve işleten yönünden temerrüt başlangıcı haksız fiilin başlangıcı olan 09.10.2011 kaza tarihidir. c) Faiz nev’inin talep ile bağlı kalınarak yasal faiz olduğu kanaatine varılmıştır. Sonuç : Nihai takdir ve karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, uyuşmazlık noktaları yönünden; a) Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının; 1. seçenekte: Net asgari ücretler esas alınarak 461,27 TL olduğu, 2. seçenekte: Davacının işletmesinden elde ettiği gelir esas alınarak 2.424,42 TL olduğu, b) Temerrüt başlangıcının davalı ... şirketi yönünden 16.04.2018 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 09.10.2011 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, " sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı vekili 12/09/2023 tarihli dilekçesiyle dava değerini artırmıştır. Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf beyanları, Adli Tıp Raporları, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu; Davalı ... adına kayıtlı ve davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ve davalılardan ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunduğu ... plaka sayılı aracın 09/10/2011 tarihinde, davacıya ait ... plakalı araca çarpmasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin dava olduğu görülmüştür. Dava konusu miktar 52.424,42-TL' dir. Davalı ... şirketi tarafından, ... plakalı araca ilişkin başlangıç 14/03/2011, bitiş 14/03/2012 tarihli Motorlu Kara Taşıt Araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesinin celp edildiği görülmüştür. Kaza tarihi itibariyle mevcut bir poliçenin var olduğu anlaşılmıştır. Poliçe içerisinde, malik olarak davalı ...' ın yer aldığı görülmüştür. Yargılamaya konu kazayla ilgili yürütülen ceza yargılamasına ilişkin Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. - ... K. sayılı ilamı ve yargılama dosyası dosyamız içerisine celp edilmiştir. İncelenmesinde, iş bu davanın davalısı ...'ın cezalandırılmasına karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan kusur, maluliyet ve hesap yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 25/10/2019 Tarih, ... Sayılı kusur raporunda; "A) Davacı sürücü .... (....) ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında kendi istikamet şeridine giren davalı sürücü idaresindeki otomobil ile çarpıştığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. B) Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile olay yeri kavşaktan dönüşünü kendi istikamet şeridi içerisinde kalacak şekilde dönmesi gerekirken bu hususa riayet etmeyerek, dikkatsiz bir şekilde dönüş yapıp karşı istikamet şeridine geçerek davacı sürücü idaresindeki otomobil ile çarpıştığı olayda asli kusurludur. Sonuç : Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A) Davacı sürücü ... (...) ...'nin kusursuz olduğu, B) Davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, " şeklinde görüş bildirmiştir. Oluşa göre belirlenen bu kusur oranlarına, ceza yargılaması içeriği de dikkate alınarak mahkememizce de dosya kapsamına uygun olması sebebiyle itibar edilmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı .... İhtisas ÜST Kurulu'nun 08/09/2022 Tarih, ... Sayılı maluliyet raporunda; "... (...) hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; .... kızı, 1980 doğumlu ... (...)’nin 09/10/2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının: Dava dosyasının tetkikinde ve Kurumumuzca yapılan olay tarihli grafilerin radyolojik incelemelerinde kişinin vertebralarında bünyesel nedenlerden veya organik patolojilerden kaynaklı değişiklikler olduğunun izlendiği, söz konusu dava ile ilişkilendirilebilecek travmatik osseöz patolojinin saptanmadığı cihetle muayeneye gerek olmadığı, A-) 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan; Kişinin maluliyet oranının %0(yüzdesıfır) olduğu; B-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, C-) Başka birisinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı." şeklinde görüş bildirmiştir. Teknik incelemeye göre belirlenen bu iş göremezlik raporuna, mahkememizce de dosya kapsamına uygun olması sebebiyle itibar edilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14/06/2023 havale tarihli ek raporda; " Nihai takdir ve karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, uyuşmazlık noktaları yönünden; a) Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının; 1. seçenekte: Net asgari ücretler esas alınarak 461,27 TL olduğu b) Temerrüt başlangıcının davalı ... şirketi yönünden 16.04.2018 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 09.10.2011 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu," hesaplandığı görülmüştür. Davacının hak edeceği maddi tazminatın, bilirkişi raporu içerisinde değerlendirildiği üzere asgari ücret üzerinden hesaplanması (zarar görenin işletmesinin gelirinin hesaba katılamayacağı) dosya kapsamına ve delillere göre uygun olması sebebiyle itibar edilmiştir. Maluliyeti bulunmadığından da, sürekli iş göremezlik tazminatına hak kazanmadığı anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK'nın 50/2. maddesine göre, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa Hakim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyebilecektir. * Bu madde gereğince; Hakim, bakım giderine hakkaniyet ilkesi gereği kendisi de karar verebileceğinden bu kalem açısından ayrıca bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmamaktadır. Kazanın ve yaralanmanın niteliği ve tedavi süresi de dikkate alınarak, davacının bakım giderinin taleple bağlı kalınarak 100,00 TL olduğu takdiren mahkememize kabul edilmiştir. Davalı ... kazaya karışan aracı şoför olarak kullanmaktadır. Diğer davalılar kazaya karışan aracın maliki ve sigorta edenidir. Bu haliyle davalıların kaza kapsamında meydana gelen maddi tazminat alacağından sorumlu oldukları sabit olmuştur. **Hakimin manevi zarar adı ile kazaya uğrayana verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması da gözetilerek, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları olaydaki kusur durumu ve olayın oluş şekli, olay tarihi ve kaza olayı göz önüne alınmak sureti ile manevi zarar aşağıdaki şekilde belirlenmiş ve hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan tüm sebepler dolayısıyla aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, A)Davacının maddi tazminat davası yönünden davasının KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE, -Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE, -461,27-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... şirketi yönünden 16/04/2018 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 09/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (davalı ... şirketinin 200.000,00TL poliçe limiti ile sorumlu olduğunun tespitine,) -100,00-TL bakım giderinin davalı ... şirketi yönünden 16/04/2018 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 09/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (davalı ... şirketinin 200.000,00TL poliçe limiti ile sorumlu olduğunun tespitine,) -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, B)-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, -2.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken toplam 269,85-TL karar harcından, dava açılırken alınan 172,49-TL peşin harç yargılama sırasında yatırılan 6,57-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 179,06-TL'nin mahsubu ile bakiye 90,79-TL harcın (Davalılar ... ve ... miktarın tamamından, davalı ... Şirketi'nin ise 19,89-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA, -Davacılar tarafından dava açılırken ve yargılama devam ederken yatırılan 244,76-TL harcın (Davalılar ... ve ... miktarın tamamından, davalı ... Şirketi'nin ise 53,63-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, 3-Davacılar tarafından yargılama gideri olarak yapılan ATK fatura ücreti, bilirkişi ücreti, tebligat ve müzekkere gideri toplam 8.428,10-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak % 4,89'u olan 412,13-TL'nin (Davalılar ... ve ... miktarın tamamından, davalı ... Şirketi'nin ise 90,30-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE,(gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 4-Kabul edilen maddi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 561,27-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Reddedilen maddi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 561,27-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalılara VERİLMESİNE, 6-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 2.000,00-TL vekalet ücretinin Davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Reddedilen manevi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince tayin ve takdir olunan 2.000,00-TLvekalet ücretinin davacıdan alınarak Davalılar ... ve ...'a VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır