İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/946 E. 2023/632 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/946
- Karar No
- 2023/632
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/946 Esas KARAR NO : 2023/632 Karar DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2013 BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... .ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN .... ESAS - ... KARAR DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/10/2022 KARAR TARİHİ : 20/06/2023 Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkememizin ... esas sayılı ASIL dava dosyasında; Davacı vekili Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; davalı kooperatifin üyesi olan müvekkili ...'a davalı kooperatifin ... Mah. ... Caddesi, .. Sk. da yapılan villa konutlardan 300m2'lik arsa alana kurulu kapalı alanı 150m2 olan bir adet daire üyeliği mevcut olup, müvekkilinin tüm ödemelerini makbuz karşılığı yapmış olup, kooperetif üyelerine tahsis işleminin tamamlandığı, müvekkiline hiç bir dairenin tahsis edilmediği, kooperatifin mülkiyetinde tahsis edilebilecek başkaca daire bulunmadığı, bu durumda davalılardan kooperatif kurucus ...'ın haksız fiil sebebiyle müvekkiline karşı sorumlu olduğu, müvekkiline tahsis edilmesi gereken dairenin bugünkü değer üzerinden tespit edilerek bedelinin ve getireceği kiranın davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edilmesi gerektiği, davalı kooperatifin tasfiye halinde olduğu, ferdileşmeye gidildiği, tedbir konulmaması halinde alacağın tahsilinin mükkün olmayacağı belirtilerek ... ilçesi, ... Mah. ... ada ... parselde kayıtlı gayrimenkul üzerine teminatsız olarak kooperatife hiç bir borcun bulunmaması ve mağduriyetin gözetilerek tedbir konulması, teminat talep edilecekse fotokopisini sunduğu tapu kaydının teminat olarak kabul edilmesi ile 3.şahıslara devir ve tescilinin önlenmesi bakımından kooperatifin hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulması, ...'a babasından intikal edecek gayrimenkul üzerine kararın kesinleşmesine kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulması yerinde yapılacak inceleme ile tescili mümkün daire var ise müvekkili adına tescili aksi takdirde rariç değerin tespiti ile 150.000TL'nin tahsis işleminden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili, kooperatif üyelerine tahsis edilen tarih belirlenerek aylık rayiç kiranın tespiti ile şimdilik 1000TL'nin işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ile ... Kooperatife mahkememizce tebligat çıkarıldığı, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalılar tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği görüldü. 21/05/2019 tarihli celsede Davalı ... beyanında: "Ben davalı kooperatifin kurucularından birisiyim önceki dönemlerde Kooperatif yönetim kurulu başkanlığı ve müdürlük yaptım, 1995 - 1996 yıllarında davacı villa arsası bedeli olarak bedelin tamamını o günün parasıyla 500 Milyon TL olarak ödeme yaptı, arsa bedeli olarak herhangi borcu kalmadı, ancak arsalar üst birlik tarafından kooperatifimize verilmişti, sonrasında arsaların kamulaştırılması iptal edildi, bu nedenle üst birlik tapuları kooperatifimize veremedi, dolayısıyla arsa davacıya da verilemedi, bu şekilde villa arsaları için para ödeyenlerin parası kooperatifin üst birliğe olan borçlarının kapatılmasında kullanıldı, bildiğim kadarıyla bu bedel davacıya kooperatif tarafından iade edilmedi, benim şahsi olarak davacıyla hiçbir ilişkim yoktur, kendisinden para almadım, ödediği paralar kooperatife ödenmiştir, " şeklinde beyanda bulunmuştur. 21/05/2019 tarihli celsede Davalı .... Kooperatif Yönetim Kurulu Başkanı .... beyanında: "davacının villa parası ödeyip ödemediğini bilmiyorum, ben 9 yıldan beri yöneticilik yapıyorum, öncesiyle ilgili önceki yönetim bilgi sahibidir, önceki yönetim tarafından villa bedeli olarak ortaklardan alınan paralar kendilerine iade edilmedi, ancak nereye harcandığını önceki yönetim bilir," şeklinde beyanda bulunmuştur. Asıl dava; Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02/01/2014 tarih, ... esas, .... karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğu anlaşıldı. Mahkememiz dosyası ile birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, .... Karar sayılı dosyasında; Birleşen dosya dava dilekçesinde özetle; Bakırköy .... ATM ... esas sayılı dosyasında davalısı olan ... Koop.'e karşı arsa temini borcunu hukuka aykırı olarak yerine getirmeyen davalı üst kooperatifin bu sorumluluğunun bugünkü rayiç değerler ile tespit edilerek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, işbu dava ile Bakırköy .... ATM ... esas sayılı dosyasındaki taraflar arasında müvekkiline verilen zarar ve mesuliyet bakımından müştereklik ve illiyet bağı bulunduğunu, neticede dosyanın Bakırköy .... ATM ... esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesini, dava harç ve masrafları ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya yönünden Davalı .... Kooperatifi Birliği vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde; davacı ..., müvekkili kooperatifler birliğine üye olmadığını, müvekkili kooperatifler birliğinin hukuki statüsü gereği davacının üye olmasının da söz konusu olmadığını, müvekkili kooperatifler birliğine şahısların değil, kooperatiflerin üye olabileceğini, davacı ... hangi kooperatife üye olduğunu, hangi şartlarda üye olduğunu, hangi arsa için hangi ödemeleri yaptığı yahut yapmadığı ve benzeri hususlar müvekkili kooperatifler birliğinin bilebileceği hususlar olmadığını, zira, müvekkilinin üst birlik olduğunu, onun muhataplarının yalnızca kooperatifler olduğunu, müvekkiline bağlı o dönemde yaklaşık 45 adet kooperatif mevcut olduğunu, müvekkili kooperatifler birliğine davacı ile ne de sair kooperatif üyeleri ile doğrudan bir hukuki ilişki içerisine girmediğini, bu kapsamda davacının müvekkili kooperatifler birliğine yapmış olduğu tek bir ödeme dahi söz konusu olmadığını, davacı ... iddialarını kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartıyla, davacı tarafından Sayın Mahkemenizde ikame edilen mezkur dosyada zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının mevcut olduğunu, davacı ... huzurdaki davayı müvekkiline karşı 25.10.2022 tarihinde ikame ettiğini, dava açıldığı tarihte davaya konu alacak zamanaşımına uğradığını, dosyada mübrez 21.02.2022 tarihli bilirkişi raporu ile davalı kooperatifin 25.10.1996 tarihli ve 15 nolu kararı ile 14 ortakla birlikte yerleşim planlarında değişikliklerin olduğu nedeni ile davacının davalı kooperatiften çıkarıldığı, ... nolu yevmiye ile de alacaklarının tamamının kooperatif tarafından davacıya ödendiğinin kayıtlandığının belirtildiğini, bu durumda davacı ... 25.10.1996 tarihi itibari ile kooperatiften çıkarıldığını, huzurdaki davanın bu yönü ile zamanaşımına uğradığını, müvekkili Kooperatifler Birliği'nin huzurda ikame edilen davada taraf sıfatı bulunmadığını, dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığının açık ve net olduğunu, bununla birlikte davacının davalı ... Kooperatifi'ne ödediğini iddia ettiği paranın müvekkili Tasfiye Halinde .... Kooperatifler Birliği'ne ödendiğine dair dosya kapsamında hiçbir ödeme makbuzu bulunmadığını, ayrıca, davacının 1997 yılından itibaren genel kurullara katılmadığı, genel kurul hazirun cetvellerinde davacının kooperatif ortağı bulunmadığı, genel kurullarda kararlaştırılan aidat, arsa bedeli vb. ödemeleri yapmadığı düşünüldüğünde, davacının talebi Medeni Kanunun 2. Maddesi uyarınca iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 25/02/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda; "İncelemeye konu davanın; 1163 sayılı kanun çerçevesinde üyelik gereği tahsis edilen taşınmazın tapu iptal ve tescili, olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin tazminat olarak ödenmesine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle somut davada öncelikle, davacının kooperatif üyesi olup olmadığı, üye olması halinde bu üyelik gereği akçeli yükümlülüklerinin tamamını eşitlik prensibi dahilinde diğer ortaklar gibi yerine getirip getirmediği, akçeli yükümlülüklerinin tamamını yerine getirdiğinin tespit edilmesi halinde davacının tapu iptal ve tescil istemine yönelik talebinin haklı ve yerinde olduğunun kabulünün mümkün bulunacağıdır. Nitekim 1163 sayılı kooperatifler kanununa göre bir yapı kooperatifinin asıl amacının ana sözleşmede belirtilen amacını gerçekleştirerek üyesi adına bağımsız bölümü tahsis ve tescil etmekle yükümlüdür. Kooperatifin üyesi adına tescil edeceği bir taşınmazın bulunmaması veya eşitlik prensibine göre eksik ödeme yaptığının tespiti halinde diğer bir değişle tapu ipta! ve tescil talebinin mümkün olmaması halinde ancak eşitlik prensibi gereği kendisine konut teslim edilmeyen veya eksik ödemede bulunan ortağın Yargıtayın yerleşik kararlarında belirtilen formüle göre hesap edilecek tazminat bedelinin tahsilini talep edebileceğidir. Bu bağlamda somut davada; davacının öncelikle kooperatif üyesi olup olmadığı ve ayrıca üyeliği gereği genel kurul kararlarıyla kararlaştırılan edimlerinin tamamını yerine getirip getirmediği, davalı kooperatif tarafından davacıya ... Mahallesi .... Cad. ... sokakta yapıldığı iddia edilen villa- konutlardan 300 Metre karelik arsa üzerine kurulu 150. Metre kare kapalı alana haiz villa-dairenin tahsis edilip edilmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak; Davacının kooperatifler kanunu ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak 06.11.1995 tarih 12 sayılı yönetim kurulu kararı ile davalı kooperatif ortaklığına kabul edildiği ve bu ortaklığı gereği 1995 ve 1996 yıllarında düzenlenen tahsilat makbuzları gereği kooperatife aidat ödediği tespit edilmiş ise de 25.10.1996 tarih 15 sayılı yönetim kurulu kararı ile villa sahibi ortaklara tahsis edilecek villa arsasının bulunmaması nedeniyle villa arsası yerleşim planları kesinleşinceye kadar kooperatif bünyesinden çıkarılmasına karar verildiği ve kooperatifin 1997 tarihinden sonraki tüm genel kurul genel kurul hazirun cetvellerinde davacının kooperatif ortağı bulunmadığı görülmüş ise de davalı kooperatif tarafından davacının kanun ve ana sözleşme hükümleri doğrultusunda ihraç edildiği tespit edilememiştir. Ancak davalı kooperatifin 1995 yılından itibaren devam eden yıllara ilişkin genel kurul kararlarında tüm üyelerinden aldat, alt yapı, üşt birlik aidatı, arsa bedeli vb gibi ödemelerin tahsiline karar verildiği dikkate alındığında — genel kurul kararlarıyla kararlaştırılan akçeli yükümlülükleri yerine getirme yükümlülüğü bulunan davacının davalı kooperatife uzun süre uğramaması, alidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi, üyeliğinin sona erdiğinin zımnen kendisinin de kabul etmiş olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, diğer anlatımla davalı kooperatifteki üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına geleceğidir. Böyle bir ortağın açtığı tapu iptal ve tescil veya konut bedeli ile kira bedelinin tazminat olarak ödenmesine yönelik talebinin de TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmesi gerekeceği nitelim Yargıtayın yerleşik kararlarında bu hususun benimsenmiş olduğudur. Bu bağlamda Davacının somut davada 1163 sayılı kanunun 8 ana sözleşmenin 11 maddesine uygun olarak 06.11.1995 tarihinde davalı kooperatifte 1 adet villa arsası yerine üye kabul edildiği ve bu üyeliğine ilişkin olarak 1995 ve 1996 yıllarında davalı kooperatife ödeme yaptığı, Davalı kooperatifin 1995 tarihinden 2011 tarihine kadar olağan veya olağanüstü olmak üzere genel kurullarını yaptığı, genel kurul kararlarıyla kooperatif ortaklarından alt yapı bedeli, arsa bedeli, üst birlik aidatı ve işletme gideri aidatlarının tahsiline karar verildiği, davacının davalı kooperatifin yapılan bu genel kurullarına 1997 yılından dava tarihine kadar sürede katıldığının hazirun cetvelleri gereği tespit edilemediği gibi 1997 tarihinden sonraki yapılan genel kurul hazirun cetvellerinde davacının yer almadığının tespit edilmesi karşısında Her ne kadar Davacının 1995 ve 1996 yılında kooperatif üyesi olduğu ve bu dönemde bir ödeme yapmış olması nedeniyle davalı kooperatif üyesi olduğunu iddia etmekte ise de, üye olduğunu iddia ettiği tarihten 1997 yılından itibaren bu güne kadar ( ki yaklaşık 20 yıl) davalı kooperatifin yapılan hiç bir genel kurul Hazirun Cetvelinde isminin yer almadığı, 20 yıldan beri yapılan hiç bir genel kurul kararlarına katılmadığı ve aşağıda dökümü yapılan Genel Kurul kararlarında aidatların ödenmesi hususunda kararlar alınmasına rağmen 1997 yılından beri hiç bir aidat ödemesinde bulunmamış ve aidat borcunun bulunup bulunmadığını davalı kooperatiften takip etmemiştir. Bu nedenle davacının tüm bu tutum ve davranışlarının kooperatif üyeliğinin sona erdiğini zimmen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zimmen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini gösterdiği anlamına geldiği ve böyle bir ortağın kooperatifin ortağı olduğunu iddia etmesinin TMK'nın 2. maddesinde öngörülen iyi niyet kuralına aykırı düşeceği yönünde sonuç ve kanaate ulaşılmış ise de bu husustaki takdir ve değerlendirmenin sayın mahkemeye ait olacağıdır. Sonuç olarak; genel kurul kararları ve buna bağlı olarak ibraz edilen hazirun cetvelleri üzerinde yapılan incelemede davacı ...'ın davalı kooperatifin 1997 yılından 2011 yılına kadarki dönemde hazirun cetvellerinde ortak olarak kaydının bulunmadığı, Büyükçekmece .... Noterliğinin 04.05.1998 tarih ... yevmiye no ile düzenlenen daire kura çekiliş zaptında toplam 60 adet dairenin bulunduğu ve bu dairelere isabet üyelerin isimlerinin yer aldığı, davacı ...'ın ise daire kura zaptında isminin yer almadığı, davalı kooperatifin 11.09.2005 tarihinde yapılan 2004 hesap yılı genel kurulunun 13 nolu kararıyla sıra ev ortaklarının durumunun görüşüldüğü yönetim kurulu başkanı ...'ın sıra ev hakkında genel kurula bilgi verdiği sıra ev arsalarının henüz durumunun netleşmediği ve belirsizliğin hala sürdüğü kooperatifin diğer çalışmalarının olumsuz etkilenmemesi için ayrı yapıda örgütlenmenin doğru olacağını belirttiği yapılan görüşmeler sonucunda sira ev ortaklarının kooperatif ortaklığından çıkarılarak yeni kurulacak bir kooperatife veya kurulmuş olan başka bir kooperatife katılmasına bu devir işlemleri ile ilgili .... Birliği veya diğer kurumlarda her türlü işlemleri yapmak üzere yönetim kuruluna yetki verilmesine yönelik 17 kabul sıra ev ortaklarından ....'ün 1 karşı oyuna karşılık davacı konumundaki sıra ev ortaklarının davalı kooperatif ortaklığından çıkarılarak mevcut daire üyesi ortakların durumlarının etkilenmemesi için davalı kooperatif ortaklığından çıkarılarak yeni kurulacak kooperatife veya kurulmuş bir kooperatife devir edilmesine oy çokluğu ile karar verildiği, görülmüş olup, davalı kooperatifin anılan bu genel kurul kararına karşı iptal davası açıldığı yönünde bir iddia da ileri sürülmediği gibi 2005 yılından sonra villa sıra ev ortaklarının da davalı kooperatif içinde yer almadığı yönünde sonuç ve kanaate ulaşılmıştır. Nitekim, davacı gibi sıra ev villa yeri için, genel kurul tutanağı gereği üye olduğu tespit edilen ....'ün davacı aksine davalı kooperatifin genel kurullarına katılarak arsa tahsisi ve İnşaatı yapılamayan villa yerinden vazgeçerek, kooperatifin mevcut yapılan dairelerinin daire kura çekimine katıldığı, kooperatifin kura zaptında 5.kat 23 no. Dairenin kendisine isabet ettiği tespit edilmiştir. Davalı kooperatifin; 6102 sayılı Yeni TTK'nun 64/3 maddesi uyarınca ticari defterlerden, 1995-2013 yılları arasındaki Yevmiye defterinin kapanış tastikine tabi olduğu, (1999, 2000,2006, 2007 yılının kapanış tasdik'inin görülmediği, 2008, 2010 yılı Defteri-Kebir' in yazılmadığı,) Noter tarafından sayfalarını takiben mühürlendiği, incelenen ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu ve yıl sonu ve yıl başı kapanış ve açılış kayıtlarıyla birbirini doğrular nitelikte olduğunun denetiminin yapılamadığı, Mevcut haliyle davacının incelenen dönemler itibarı ile - ticari defterlerinin lehine takdiri delil nitetiği bulunduğu, bu konunda takdir ve değerlemenin Sayın Mahkemede olduğu kanaatine varılmıştır. İncelenen Davalı Kooperatif yevmiye defterinde 05.11.1996 tarih ve ... no'lu yevmiye Maddesinde: Davacı tarafın bu güne kadar ödemiş olduğu toplam 500.TL (TL den 6 sıfır atılmıştır) nin diğer 14. Ortak ile birlikte Yönetim Kurulunun 25.10.1996 tarih ve 1996-15 sayılı kararına istinaden paralarının ödendiği ve ortaklıktan çıkarıldıkları Davalı kooperatifin incelenen yevmiye ve defteri kebir ve Envanter defterinde 31.12.1996 tarihli yevmiye kapanış maddesinde herhangi bir borç/ alacak bakiyesinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Alınan Çalışma kağıtları /CARİ Hesap dava dosyasına sunulmuştur) Sonuç olarak ; Davalı kooperatifin yukarıda inceleme konu 1996 yılı defter kayıtlarından da tespit edildiği üzere davacının da içinde bulunduğu toplam 14 adat sıra ev ortağının sıra ev yeri tahsis edilememesi nedeniyle üyelikten çıkarıldığı, kooperatife yapılan ödemelerin kendilerine geri ödendiğinin kooperatif muhasebe kayıtlarından anlaşılmış ise de, davacıya bu ödemenin yapılıp yapılmadığı konusunda davacı ... beyanda bulunulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Dosyaya ibrazı sağlanan daire kura çekim zaptına göre davalı kooperatifin daire üyeliği için yapmış olduğu düşünülen zemin +14 normal kattan ibaret 60 daireli blokun davalı kooperatif tarafından ... adıyla inşa edilmiş olduğu yönünde sonuca ulaşılmış olup, davacının iddiasına konu Villa sıra ev olarak başkaca bir yapıya rastlanmamıştır. Sonuç olarak; İncelemeler ve değerlendirmeler bölümünde başlıklar halinde ayrıntılı olarak irdelendiği üzere; A) davacının davalı kooperatif üyeliğinden zımnen ayrıldığının kabulü ile B) kooperatif ortağı bulunmadığının sayın mahkemece kabulü halinde ; Kooperatif üyesi bulunmayan davacının,tapu iptal tescil veya tazminat talebi koşullarının oluşmaması sebebi ile davalı kooperatife karşı tapu iptal ve tescil isteminde bulunamayacağı gibi tazminat bedelinin de kendisine ödenmesini isteyemeyeceği, Ancak; Davacının, davalı kooperatife 1995 ve 1996 yılında ödenmiş olduğu eski para ile 500.000.000.TL yeni para ile 500.TL yi davalı kooperatiften geri tahsil etmediği yönünde beyanda bulunması halinde, kooperatife ödediği tespit edilen 500.000.000 TL (Eski para birimi ile, Yeni para birimi ile: 500 TL) paranın yasal faizi ile birlikte tahsilini talep edebileceği, davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun sayın mahkemece kabulü halinde; Davalı kooperatifin genel kurul kararlarından anlaşıldığı üzere sıra ev villa yeri tahsis ettiği üyelerine arsa tahsisini sağlayamadığı ve sıra ev villa üyelerinin bu kooperatif bünyesinden ayrılarak başka bir kooperatif bünyesine geçirilmesi yönünde alınan 2005 tarihli genel kurul kararı dikkate alındığında davalı kooperatif nezdinde Villa Sıra ev arsa ve İnşaatının yapılamadığı anlaşıldığından; Davacının da davalı kooperatife 1995 ve 1996 yılında ödemiş olduğu eski para ile 500.000.000.TL yeni para ile 500.TL yi davalı kooperatiften geri tahsil etmediği yönünde beyanda bulunması halinde, Yargıtayın yerleşik formülüne göre tazminat hesabının kooperatifte emsal bir villa yeri ödemesinin bulunmaması nedeniyle yapılamayacağı, ancak kooperatife ödendiği tespit edilen 500.000.000 TL (Eski para birimi ile, Yeni para birimi ile: 500 TL) paranın dava tarihine(25.12.2013) kadar güncellenmiş tutarı olan 32.768,50 TL'nin tahsilini isteyebileceği, yönünde sonuç ve kanaate ulaşılmış ise de bu husustaki takdir ve değerlendirmenin sayın mahkemeye ait olacağı, " sonuç ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişi heyeti (Bilirkişi .... Sağlık Problemi nedeniyle raporda değerlendirme yapamamıştır) tarafından hazırlanan 22/12/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; "Tapudaki mevcut konumuna göre ortalama bir villanın dava tarihi itibariyle değeri emsaller yardımıyla hesaplanmıştır. Dava dilekçesinde ve eklerinde belirtilen İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Ada, ... Parsel'de kayıtlı taşınmazın, Tapu müdürlüğünün .... sayılı yazı ekinde de belirtilen imar uygulaması sonucu oluşan ada ve parsellerinde ; Mira konut yapı kaoperatifi tespit edilememiş olup, dava konusu yerin farklı bir yer olan .... ada ... parselde ve bina adırın da .... olduğu tespit edilmiştir. Emsaller; Değerleme hesaplanırken emsal karşılaştırma yöntemi, kullanılmıştır. Gayrimenkul değerlemesinde en güvenilir ve gerçekçi yaklaşım piyasa değeri yaklaşımıdır. Bu değerleme yönteminde bölgede değerlemesi - istenilen gayrimenkul ile ortak temel özelliklere sahip karşılaştırılabilir. Örnekler incelenmiştir. Yapılan araştırmalar neticesinde lespit edilen, davaya konu taşınmaza yakın mevkilerde bulunan bir kısım taşınmazların 2020 itibarıyla serbest piyasada talep edilen bedelleri resimde yer almaktadır. E-1 Dava konusu taşınmaza 130 mt mesafede. 350 brüt metre kare, satılık ilanında satılık bedelinin 2.650.000,00TL olduğu ve pazarlık payının olacağı beyan edilmiştir. E-2 Dava konusu taşınmaza 100 mt mesafede. 350 brüt metre kare, satılık ilanında satılık bedelinin 2.650.000,00TL olduğu ve pazarlık payının olacağı beyan edilmiştir. E-3 Dava konusu taşınmaza 130 mt mesafede. 400 brüt metre kare, satılık ilanında satılık bedelinin 2.750.000,00TL olduğu ve pazarlık payının olacağı beyan edilmiştir. Bölgedeki satılık benzer nitelikte konut fiyatları konumları, alanları,yaşı,inşaat nitelikleri vs. özelliklerine göre Davaya komu taşınmaz ile karşılaştırıldığında sahip olduğu tüm olumlu ve olumsuz faktörler ile yakın çevresindeki emsal teşkil edebilecek emlak alım-satım rayiç fiyatları, emsaller üzerinde pazarlık payları, imar planında konut alanında yer alması, taşınmazın genel durumu gibi hususlar dikkate alındığında Dava tarihi (18.10.2017) itibariyle , ... ada ... parsele yakın ortalama bir villanın değerinin (site içi, brüt 350 metre kare); 1.500.000,00 TL olabileceği, " sonuç ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişi .... tarafından hazırlanan 11/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Tüm inceleme ve değerlendirmelerimiz nihai takdiri Yüce Mahkeme’nin emrinde olmak üzere; dava dosyası, tarafların dava dosyasına sundukları mevcut bilgi, belgeler, kooperatif merkezindeki incelemelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; 5.1-) Davacı ... zımnen davalı Tasfiye Halinde ... KONUT YAPI KOOPERATİFİ üyesi olmadığı, 1995 ve 1996 yıllarında ödediği toplam 500,00 TL aidatın kooperatif tarafından davacıya iade edildiği, ortaklıktan çıkarıldıktan sonraki yıllarda bir aidat ödemesinin mevcut olmadığı dolayısıyla kooperatifin üyeleri gibi mali yükümlülüklerini tam ve eksiksiz yerine getirmediği, 5.2) Davacı Tasfiye Halinde ... KONUT YAPI KOOPERATİFİ’ne arsa tahsis etmesi beklenen üst birlik Tasfiye Halinde .... Konut Yapı Kooperatifler Birliği’nin 2009 yılı genel kurul toplantı tutanağında .... Belediyesi bünyesindeki sıra evleri (villa) arsasının ...... satın alınmasında imar yönünden hukuki ihtilaflar olduğu anlaşıldığı, dolayısıyla davalı ... KOOPERATİFİ’nin davacı ... dahil üyelerine villa inşaatına başlayamadığından teslim yapamadığı, ...’nın 11.09.2005 tarihinde yapılan 2004 hesap yılı genel kurulunda sıra ev arsalarının henüz durumunun netleşmediği ve belirsizliğin hala sürdüğü dolayısıyla (Villa) Sıra ev arsa inşaatının yapılamadığı anlaşıldığı, kooperatifi temsil eden en yetkili organ(Koop.Kan. 42 md) genel kurul kararlarının bozulmasına(KK 53.md) ilişkin bir yargı kararının dava dosyasında görülemediği, Yargıtayın yerleşik formülüne göre tazminat hesabının kooperatifte emsal üyelerce villa arsa inşaatı ödemesinin bulunmaması(Koop. Kan 23.md) nedeniyle nedeniyle tapu iptali ve adına tescili ile tazminat hesaplaması yapılamayacağı, yine Kanun ve Yapı Kooperatifleri Tip Ana sözleşmesi’ne göre davacı ... dava tarihinde kooperatif üyesi olmadığından kooperatiften tapu tescili veya tazminat talep edemeyeceği, villa arsası mevcut olmadığından inşaatına başlanamadığından üyelere tahsis edilme aşamasına gelinemediği, davacının villa sahibi olabilmek için yalnızca 1995-1996 yıllarında 500 TL ödeme yaptığından ve iade aldığı ticari defter kayıtlarından tespit edildiğinden kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini eksiksiz ve tam olarak yerine getirmediği anlaşıldığı, edimlerin eksiksiz yerine getirdiği varsayılsa bile davacı ...’ın tapu tescil hakkının doğması için üyeler arasında Hak ve Vecibelerde Eşitlik prensibine göre diğer üyelere villa niteliğindeki taşınmazlarının inşaatının bitme teslim edilme durumunun gerçekleşmediği, kooperatifin inşaatına başlanamadığından teslim edeceği herhangi bir taşınmazın olmadığı, dolayısıyla ödediği toplam 500 TL’yı iade aldığından tazminata hak kazanamayacağı, " sonuç ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf beyanları. bilirkişi kök ve ek raporları tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; * Asıl ve birleşen dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. *Asıl Dava konusu, davalı kooperatif ortağı olan davacının kooperatife karşı edimlerini yerine getirip getirmediğini, edimler yerine getirilmiş ise davacıya tahsisi gereken taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil koşullarının oluşup oluşmadığı, bunun mümkün olmaması halinde ise taşınmaz bedelinin davalılardan tahsili koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda olduğu görülmüştür. -Asıl dava konusu miktar 151.000,00-TL' dir. *Birleşen Dava konusu, İşbu davadaki davalı ... Kooperatife karşı açılan arsa temini borcunun hukuka aykırı olarak yerine getirilmemesinden kaynaklı davalı Üst Kooperatif .....'in de sorumlu olduğunun tespiti, buna dayalı olarak tescil edilmeyen 150 metre karelik villa arsasının tescili, bunun mümkün olmaması halinde rayiç bedelin ticari faizi ile tazminine ilişkin olduğu görüldü. -Birleşen dava konusu miktar 10.000,00-TL' dir. Davacının, Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme hükümlerine göre 06.11.1995 tarih ve 12 sayılı yönetim kurulu kararı ile asıl davalı kooperatif ortaklığına kabul edildiği; bu ortaklığı gereği 1995 ve 1996 yıllarında düzenlenen tahsilat makbuzları gereği kooperatife aidat ödediği; 25.10.1996 tarih 15 sayılı yönetim kurulu kararı ile villa sahibi ortaklara tahsis edilecek villa arsasının bulunmaması nedeniyle villa arsası yerleşim planları kesinleşinceye kadar kooperatif bünyesinden çıkarılmasına karar verildiği ve kooperatifin 1997 tarihinden sonraki tüm genel kurul genel kurul hazirun cetvellerinde davacının kooperatif ortağı bulunmadığı, davacı tarafından bu karara karşı herhangi bir dava açmadığı; davalı kooperatifin 1995 yılından itibaren devam eden yıllara ilişkin genel kurul kararlarında tüm üyelerinden aldat, alt yapı, üşt birlik aidatı, arsa bedeli vb gibi ödemelerin tahsiline karar verildiği; genel kurul kararlarıyla kararlaştırılan akçeli yükümlülükleri yerine getirme yükümlülüğü bulunan davacının davalı kooperatife uzun süre uğramadığı, alidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmediği, 1995 ve 1996 yıllarında ödediği toplam 500,00 TL aidatın kooperatif tarafından davacıya iade edildiği, ortaklıktan çıkarıldıktan sonraki yıllarda bir aidat ödemesinin mevcut olmadığı, bu haliyle üyeliğinin sona erdiğinin zımnen kendisinin de kabul etmiş olduğu, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini sergilediği ve üyeliğin iptaline yönelik dava açmadığı; bu haliyle davacının taleplerinin iyiniyet kuralına uygun düşmediği mahkememizce kabul edilmiştir. Bu haliyle davacının kooperatif üyesi olmadığından, tapu tescili ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Birleşen dosya davalısı üst birlik kooperatifin, davacıya karşı herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığından, birleşen dosya yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının işbu asıl dava yönünden davasının sübut bulmadığından REDDİNE, 2-Mahkememiz dosyası ile birleştirilen Bakırköy ... ATM'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, ASIL DAVA YÖNÜNDEN: a-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 179,90-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, b-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN: a-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 179,90-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 170,78-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 9,12-TL harcın birleşen dosya davacısından tahsili ile hazineye irat KAYDINA, b-Birleşen dosya davalısı tarafından sarf edilen tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 38,00-TL yargılama giderinin birleşen dava davacısından alınarak birleşen dava davalısına VERİLMESİNE, -Birleşen dosya davacısı tarafından, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasına yatırılan ve asıl davaya aktarılmayan gider avansının, yatıran tarafa İADESİNE, c-Birleşen davada davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 9.200,00-TL vekalet ücretinin birleşen dava davacısından alınarak birleşen dava davalısına VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı .... vekili ve Davalı ... Kooperatif yetkilisi ....'in yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/06/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır