İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1108 E. 2023/649 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/1108
Karar No
2023/649
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/1108 Esas KARAR NO : 2023/649 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/12/2016 KARAR TARİHİ : 22/06/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/01/2015 günü saat 09.00 sıralarında, .... Mah. .... sokakta .... plakalı araç sürücüsü .... aracını park ederken kamyonetin sağ arka kısmı ile müvekkiline çarpmak suretiyle yaralanmasına sebebiyet verdiğini, ilk başta hafif yaralanma gibi görünen olay neticesinde müvekkilinin halen tedavi görmekte olduğunu, önemli bir travma geçirerek felç olduğunu, ellerini kullanamaz hale geldiğini, sonuç olarak müvekkilinin trafik kazası neticesinde bedensel zarara uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Davalı .... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılacak yargılamada, müvekkil şirket aleyhine hüküm kurulması halinde, zarar görenin kusuru oranında tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle duçar olduğu daimi sakatlık sonucu meydana gelen sürekli iş gücü kaybının Yargıtay içtihatları doğrultusunda Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulu marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..... Ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının geçirdiğini iddia ettiği travmanın tamamen nörolojik -hiper tansiyon, diyabet- sebeplerden kaynaklandığı, iddia edilen kaza ile hiç bir ilgisinin bulunmadığının hastane raporları ile sabit olduğunu, olayın müvekkil şirket çalışanı diğer davalı ....’ın .... plakalı aracı park anında davacının aracın arka kısmının davacıya hafif biçimde çarpması (değmesi) sonucu meydana geldiğini, iki araç arasına park esnadaki aracın hızının maksimum 10 km olabileceği nazara alındığında (kesinlikle kabul etmemek kaydıyla) çarpmanın iddia edildiği gibi felce yol açmasının imkân dâhilinde olmadığını, araç işleten konumundaki müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; 6098 sayılı TBK 49.madde ve 2918 sayılı KTK uyarınca trafik kazası nedeniyle davacının araç sürücüleri, araç işletenleri ile araçların zorunlu sigortacıları aleyhinde açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosyaya delil olarak; Taraflara ait sosyal ekonomik durum, davalı Sigortaca yapılmış Zorunlu trafik poliçesi, soruşturma dosyası, araç tescil bilgileri, bilirkişi raporları dosya arasına alınmıştır. Taraf vekilleri delil listeleriyle yazılı delillerini ibraz etmişler diğer taraf delilleri mahkememizce toplanmıştır. Kazaya karışan aracın trafik kayıtları celp edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 22/01/2015 tarihinde meydana gelen kazada .... plakalı araç sürücüsü davalı .... ve davacının dava konusu kazanın meydana gelişinde kusur durumlarının ne olduğu, kaza neticesinde meydana geldiği iddia olunan bedensel ve manevi zarar ile kaza arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davalıların her birinin bu zarardan hukuki sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise sorumluluğun hukuki niteliğinin ne olduğu, bu çerçevede davacının davalılardan maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecek ise tazminat miktarının ne olduğundan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma - ...Karar sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; bilinçli taksirin olmadığı, atılı suçun takibinin şikayete bağlı suçlardan olması, müştekinin alınan beyanında müsnet suç nedeniyle şüpheliden şikayetçi olmadığını belirtmesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul ... Adli Tıp İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen .... tarihli raporda; “... ve .... kızı 1953 doğumlu ....'ın 22.01.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr1 I (6Bb………………….%57)A%65 E cetveline göre: 73.0 (yüzdeyetmişüçnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği” şeklindeki kanaatlerini bildirmişlerdir. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen .... tarihli raporda; “Davalı sürücü ....'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ....'in, kusursuz olduğu” şeklindeki kanaatlerini bildirmişlerdir. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen .... tarihli genişletilmiş uzmanlar kurulu raporunda; “Davalı sürücü ....'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ....'in kusursuz olduğuna, oy çokluğu ile karar verildiği, olay mahalli yol her ne kadar tek yönlü ve davalı sürücü bu yolda trafik akışının tersine geri manevra yapıyor ise de; yolun sağ tarafında park halindeki araçların arasına aracını park etmek istediği, bu manevrasını kısa mesafeden hareketle geri manevrayla yapmasının beklendiği, trafik akışının tersine seyrinin kabulünü gerektirmediği, bu nedenlerle davacı yayanın park halindeki araçların arasından kaplamaya girdiğinde her ne kadar ters yön olsa da, davalı sürücünün park etmek için yaptığı manevraları dikkate alındığında, mahalde bulunan herhangi bir yayanın görüş açısı içerisinde kalacağından davacı yayanın da bu aracı fark edebilmesi ve bu araca karşı etkin korunma tedbirine başvurması beklendiği, ancak davacı yayanın bu hususlara riayet etmediğinden % 25 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün de geri manevrasını görüş alanına göre gerekli ve yeterli kontrollerini yaptıktan sonra görüş alanının kısıtlı olması halinde gözcü yardımıyla yapması ve tedbir alabilecek bir şekilde bu manevrasını sürdürmeye özen göstermesi gerektiği, ancak bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla % 75 oranında kusurlu olduğu” şeklinde 2 mühendis tarafından muhalefet şerhi yazıldığı anlaşılmıştır. Dosyanın bilirkişi ....'na tevdi edilmesi suretiyle meydana gelen kazada tarafların kusur durumlarının tespiti bakınıdan rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi 22/02/2020 tarihli raporunda özetle; “.... plakalı aracın sürücüsü davalı ....'ın tali olarak %25, davacı yaya ....'in asli olarak % 75 kusurlu olduğu” şeklindeki görüş ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememizin 19/11/2021 tarihli ara kararı ile keşif yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi 31/01/2022 tarihli raporunda özetle; “Önceden teknik olarak belirlenmiş hukuk normuna karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen .... plakalı otomobil sürücüsü davalı ....'ın %75 oranında asli kusurlu olduğu, yine önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK 68. Md. ile KT. Yönet. 138. Md. Yayalarla ilgili) trafik kurallarını ihlal eden, taşıt yolu üzerinde karşıdan karşıya geçerken dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve geri manevrası yapan aracın çarpmasına maruz kalan davacı yaya ....'in ise %25 oranında tali kusurlu olduğu, kaza tarihinde .... plakalı otomobilin sigortası olan davalı .... Sigorta A.Ş.'nin ise (KTK'nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ....'ın kusuru oranında ve sigorta kapsamına göre sorumlu olduğu, aynı kaza tarihinde .... plakalı otomobilin Maliki/işleteni olan davalı .... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.' nin ise (KTK'nun 85. Md. İşleten) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ....' ın kusuru oranında, adı geçen sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu” şeklindeki görüş ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememizin 16/11/2022 tarihli ara kararı ile dosyanın günsüz olarak hesap bilirkişisi ...'a tevdii ile davacının maddi zararlarının tespiti bakımından rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi 06/02/2023 tarihli raporunda özetle; “Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 10.848,85 TL olduğu, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 1.031.875,90 TL olduğu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı için davalı sigorta şirketi yönünden 290.000,00 TL sürekli sakatlık teminat limitiyle sınırlı olarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 15.12.2016 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 22.01.2015 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu ” şeklindeki görüş ve kanaatini bildirmiştir. Davacı tarafça celse arasında ıslah dilekçesi sunulduğu, eksik harcın davacı tarafça ikmal edildiği, ıslah dilekçesinin davalılar vekillerine tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davacının savcılık soruşturma aşamasında şikayetçi olmaması nedeniyle ceza soruşturması yapılamamış olması nedeniyle kusurun tespiti mahkememize yapılması gerekmiş olup mahkememizce bu hususta itirazlar dikkate alınarak birden fazla rapor alınmış olup buna göre , 22.02.2020 tarihli kusur raporunda ise tam aksine davacı ....'in kazada %75 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiş itirazla üzerine , 30/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı ....'in %25 oranında tali kusurlu olduğuna ilişkin kısma itirazımız üzerine dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş ve alınan .... tarih ve .... sayılı Rapor'da davalı/sürücü ....'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı/ müvekkilemiz .....'in kusursuz olduğuna karar verilmiştir. Davalı şirket Vekilinin itirazı doğrultusunda dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'na tevdi edilmiş ve alınan ... tarihli Rapor'da davalı/sürücü ....'ın %100 oranında kusurlu olduğu,davacı/müvekkilemiz ....'in kusursuz olduğuna karar verilmiştir....tarihli ATK Raporu'ndaki Muhalefet şerhinde yaya olan müvekkilemizin kazaya neden olan aracı fark edip gerekli önlemleri alması şeklindeki kanaat uyarınca davacıya da kusur atfedilmiştir. Mahkememizce soruşturma dosyasına yansıyan deliller dinlenen tanık bayanları olayın oluş şekli dikkate alınarak her ne kadar ATK davalının tam kusurlu davacının kusursuz olduğunu oy çokluğuyla tespit etmiş ise de, Önceden teknik olarak belirlenmiş Trafiğin Akışı, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama, Araç Manevraları) hukuk normuna karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen .... plakalı otomobil sürücüsü davalı ....” ın % 75 Oranında Asli Kusurlu” olduğu ve yine önceden teknik olarak belirlenmiş (KTK 68. Md. ile KT. Yönet. 138. Md. Yayalarla ilgili) trafik kurallarını ihlal eden, taşıt yolu üzerinde karşıdan karşıya geçerken dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve geri manevrası yapan aracın çarpmasına maruz kalan davacı yaya ....' in ise % 25 Oranında Tali Kusurlu” olduğu tespiti yerinde görülmüştür zira geri manevra sırasında kör noktaların bulunması ve bu durumun doğal bir risk olduğu, bu hususta kusur atfedilemeyeceği, mahal özelliği açısından trafiğin yoğun olduğu, yayanın yaya geçidini kullanmadığı ve taşıt yolu üzerinde park yapmaya çalışan aracın arkasından geçmeye çalışan yayanın tali olarak %25 kusurlu olduğu hakkaniyete ve olayın oluş şekli KTK ve ilgili mevzuata en uygun düşen tespittir. Bu sebeple maddi tazminatta %25 oranında indirim yapmak gerekmiştir. Borçlar kanunu uyarınca davacının zararını tazminle araç sürücüsü ve işleten sorumludur. Söz konusu meydana gelen olayda kaza anında araç sürücüsü ve ruhsat sahibi işletenin haksız fiil ve yasa uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu oldukları kanaat ve inancı mahkememizde oluştuğundan ruhsat sahibi şirketin sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 85.maddesine göre “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa,... motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Sonuç olarak davalıların kaza kapsamında meydana iş göremezlik tazminat alacağından kusurları oranında sorumlu oldukları sabit olmuş olup, hesaplanan tazminattan davalı sürücünün kusuru oranında bütün davalıların -kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi kapsamında TTK'nun 1483. Madde ve devamı hükümlerinde de belirtildiği üzere, sigorta şirketinin sorumluluğu poliçedeki limitle sınırlı olmak üzere- sorumlu olduğu anlaşılmakla Kazaya neden olan .... plakalı araç davalı .... San.ve Dış Tic.Ltd.Şti.'ne ait araç olup şirket işinin yürütümünde kullanılmaktadır.Diğer davalı .... ise şirket çalışanı olup;işin yürütümü sırasında aracı kullanırken kazaya oluşmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 85.maddesine göre “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa,... motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Kaza tarihinde .... plakalı otomobilin sigortası olan davalı .... Sigorta A.Ş.' nin ise (KTK'nun 91. Md. Sigorta) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ....” ın kusuru oranında ve sigorta kapsamına göre sorumlu olduğu; Aynı kaza tarihinde .... plakalı otomobilin Maliki/işleteni olan davalı ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.' nin ise (KTK'nun 85. Md. İşleten) kurallar gereği araç sürücüsü davalı ....' ın kusuru oranında, adı geçen sürücü ile birlikte müştereken ve Müteselsilen sorumlu anlaşılmıştır. Aktüerya raporuna yapılan itiraz yönünden , YARGITAY 4. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2021/3834 KARAR NO : 2021/4568 tarili içtihadında Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ..... Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH2010" adı verilen"Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı 01.01.1964 doğumlu olup TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin ne kadar olduğu belirlenmemiş ve yine işleyecek aktif dönem ile işleyecek pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihleri açık bir şekilde yazılmamış olup rapor bu haliyle denetime olanak sağlamamaktadır. Bu durumda aktüeryadan denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır. Denilerek yaşam tablosu olarak TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması gerektiğini belirtmiş önceki uygulamadan dönüldüğü dikkate alınarak Poliçe başlangıç tarihi itibariyle TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesap yapılacağından PMF 1931 yaşam tablosu esas alınamamış bu sebeplerle davalıların itirazları yerinde görülmemiştir. Maluliyet ve iş göremezliğin tespiti bakımından Kaza tarihi itibariyle 22.01.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uygulanması da yerinde görülmüştür. Davacının ıslah dilekçesi ile talep etmiş olduğu maddi tazminat kalemleri yönünden tazminatının kaza tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte talep etmiş ise de, Sigorta Şirketleri yönünden poliçedeki limitle sınırlı olmak üzere Karayolları Trafik Kanunu' nun 99. Maddesi ve yerleşmiş Yargıtay Kararları gereğince, gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirkete müracaat tarihinden öncesinde şirketin temerrüdü söz konusu olmadığını, Sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren (8) iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden sigorta şirketi yönünden dava işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar vermek gerekmiştir. Davacının avans faizi talebi ise davacının ve haksız fiil faili sürücünün de tacir olmadığı dikkate alındığında ,diğer davalılar tacir olsa da her iki taraf için de ticari iş sayılması gereken bir fiil olması yanında TTK'da ticari iş, ticari işletme esasına göre belirlendiğinden dolayısıyla söz konusu aracın haksız eyleminin de TTK'nın 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına, bu durumda davalılardan ancak yasal faiz istenebileceğine, bu davalının hukuki sorumluluğunu üzerine alan davalı sigorta şirketinden de ancak aynı oranda yasal faizi istenebileceğinden davacının avans faizi talebi yerinde görülmeyerek yasal faize hükmedilmiştir. Maddi tazminatlarda indirim nedenleri olarak iki durum söz konusudur. 6098 sayılı TBK 51. md; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın tenkisi" başlıklı 44. maddesinde (6098 sayılı TBK 52. md)ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır. Olayın meydana gelmesinde davacının tali olarak &25 oranın kusurlu kabul edildiğinden hesaplanan maddi zarar tutarından kusur tenziline karar verilmiş ve dosya kapsamından SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı, bu durumda rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığı, davacıya davalılar tarafından maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair belge olmadığı anlaşılmakla maddi tazminatta başkaca indirim yapılmamıştır. Manevi tazminat ise meydana gelen olay nedeniyle duyulan acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesine yöneliktir. Bir teselli ve avunma tatmin aracı yaratmaktan ibarettir. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (bkz. Yargıtay 17. HD, 23/10/2018 T., 2015/18074 E., 2018/9484 K. sayılı kararı) Hâkim manevi tazminatı belirlerken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. (bkz. Yargıtay HGK 28.05.2003T., 2003/21-368-355 sayılı; 23.06.2004 T. 2004/13-291-370 sayılı kararları) Bu ilkeler kapsamında davacı yararına talep gibi uygun manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle; anılan gerekçelerle kusur bakımından indirim sebebiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, maddi tazminata ilişkin davanın ıslah edilmiş miktar üzerinden kısmen kabulü ile 782.043,56-TL maddi tazminatın, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden haksız fiil (kaza) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte sigorta şirketi yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminata ilişkin davanın kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Sigorta Şirketi dışındaki diğer tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE, Davacının maddi tazminat talebi yönünden talebin KISMEN KABULÜ İLE; -782.043,56-TL maddi tazminatın, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden haksız fiil (kaza) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte sigorta şirketi yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacının maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine, Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ İLE; -15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... Sigorta Şirketi dışındaki diğer tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Maddi tazminat yönünden Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 53.421,40 TL harçtan peşin alınan 58,07 TL harç ve 17.772,98 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 17.831,05 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 35.590,35 TL harcın (davalı .... Sigorta A.Ş. yönünden 13.196,90 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 3-Manevi tazminat yönünden Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.024,65 TL harcın (davalı .... Sigorta A.Ş. hariç olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 58,07 TL peşin harç, 29,20 TL başvurma harcı, 419,90 TL keşif harcı ve 17.772,98 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 18.280,15 TL harcın (davalı .... Sigorta A.Ş. yönünden 5.012,41 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 8.297,00 TL ATK faturası ve yargılama giderinin maddi tazminat davası yönünden yapıldığı kabul edilmekle davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.252,17 TL'sinin (davalı .... Sigorta A.Ş. yönünden 2.318,30 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı .... Sav. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan 1.200,00 TL yargılama giderinin maddi tazminat davası yönünden yapıldığı kabul edilmekle davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 300,00 TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı .... Sigorta AŞ tarafından yapılan 5,50 TL yargılama giderinin maddi tazminat davası yönünden yapıldığı kabul edilmekle davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3,46 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 104.024,79 TL vekalet ücretinin (davalı .... Sigorta A.Ş. yönünden 38.572,39 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Maddi tazminat yönünden takdiren indirim yapıldığından davalı yararına vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına 10-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı .... Sigorta Anonim Şirketi dışındaki diğer tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 12-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı .... vekilinin yüzüne karşı, davalının diğer davalının yokluğunda oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/06/2023 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip .... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1108, K. 2023/649, T. 22.06.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-1108-e-2023-649-k-35af0e23cfc4