Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2023/210 E. 2025/982 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/210
- Karar No
- 2025/982
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:10/11/2022 DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ:27/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:27/11/2025
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/08/2021 tarihinde davalı adına kayıtlı ... plakalı aracın, davacı adına kayıtlı ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, yaşanan kazan neticesinde ... plakalı araç sürücüsünün KTK md. 53/1-A maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiğini, davalı adına kayıtlı araç sürücüsünün yaşanan kaza neticesinde %75 kusurlu olduğunu, kaza sonucunda davacının aracında büyük çaplı hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasara bağlı değer kaybı tazminatı alacağı ve aracın tamir süresi boyunca kullanılamamasından kaynaklı muadil araç bedeli alacağının ortaya çıktığını, 1.000,00 TL değer kaybından kaynaklı maddi tazminat ve 500,00 TL muadil araç bedelinden kaynaklı maddi tazminat olmak üzere toplam 1.500,00 TL maddi tazminatın davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza sebebiyle müvekkiline ait araçta da ön ve yan kısmında hasar meydana geldiğini, müvekkilinin aracında da ikinci el piyasa değerinde işbu kaza nedeniyle değer kaybı meydana geldiğini, aracın bir dönem kullanılamadığını, müvekkilinin de maddi zararı olduğunu, davacının da kusuru oranında müvekkiline karşı sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava haklar saklı kalmak üzere, haksız davanın reddine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle; "tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraf trafik kazası nedeniyle davaya konu araçta meydana gelen değer kaybının ve muadil araç bedelinin tazmini istemi ile dava açmıştır. Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 12/08/2022 tarihli raporunda; sürücü ...'nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Makine mühendisi bilirkişinin 14/09/2022 tarihli raporunda ; ... plaka sayılı araçta, 04.08.2021 tarihinde meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası sonucunda, aracın hasar kaydı durumu, kaza nedeniyle değişen ve onarım gören parçaları, marka, modeli, yaşı, kilometresi gibi hususlar dikkate alınarak yapılan ikinci el piyasa araştırması neticesinde: kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (davaya konu kazadan önceki haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasında (serbest piyasa koşullarında değer kaybı) 30.00,00-TL değer kaybı ve 5.250,00-TL muadil araç bedeli tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya uygun olması, meydana gelen kazada davacının kusurunun bulunmaması, davalının değer kaybından ve muadil araç bedelinden bedelinden sorumlu olması nedenleri ile; "DAVANIN KABULÜ İLE; 5.250,00 TL muadil araç bedeli ile 30.000,00 TL değer kaybı tazminatının 04/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Davalı vekili özetle, kusur raporu ile kaza tespit tutanağı arasında çelişki olduğunu, değer kaybının fahiş olduğunu, piyasa şartlarına göre hazırlandığının belirtildiğini, davalının muadil araç kullanmadığını bu bakımdan zarara uğramadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür. Dosya kapsamına göre kaza tespit tutanağı ile hükme esas alınan ATK bilirkişi raporu arasında çelişki olup tutanak ile bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden hüküm verilmesi doğru değildir. Buna göre mahkemece İstanbul Teknik Üniversitesi makine-trafik kürsüsünden ya da Karayolları Genel Müdürlüğü trafik-fen alanında uzman kişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hükümde yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın kaldırılması gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, kararın 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince KALDIRILMASINA, sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-Davalının peşin yatırdığı istinaf karar harcının isteği halinde iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek hükümde dikkate alınmasına, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 27/11/2025 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. ...