Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2024/1668 E. 2024/409 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1668
Karar No
2024/409
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/12/2023 DAVA: Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ: 04/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ: 05/12/2024 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... tarihinde, davalı ... ait, diğer davalı ... A.Ş. nezdinde trafik sigorta poliçesi bulunan ve davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın davacı nezdinde kasko sigortalı ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğu, davalı sürücünün ışık ihlali yapması nedeniyle olayda tam kusurlu olduğu, ancak kazaya ilişkin davacı şirketin sigortalısı tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyetine yapılan müracaat üzerine başvurunun kabulüne karar verildiği ve Uyuşmazlık Hakem Kararının Ankara 3. İcra Dairesi (... esas) nezdinde ilamlı takip başlatıldığı, davacı şirket tarafından mezkur icra dosyasına 17/01/2022 tarihinde 58.817,20 TL ödendiği, sigortalıya halef olunduğu ve TTK 1472 madde uyarınca söz konusu tediyenin zarar sorumlularına rücu kapsamında karşı aracın trafik sigortacısı olan davalı ... A.Ş. KTK 97 madde uyarınca başvuru yapıldığı, ancak herhangi bir netice alınamadığı, Arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 58.817,20 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazanın 29/08/2020 tarihinde gerçekleştiği, rücu davasının ise iki yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 2023 yılı içerisinde açıldığı, mahkemenin yetkisiz olduğu, davanın ... mahkemelerinde görülmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak sigortalı araç sürücüsünün olayda kusuru bulunmadığı, sorumluluklarının sigorta poliçesinin başlangıç tarihi itibariyle maddi hasarlı trafik kazasında araç başı azami teminat limitiyle (41.000,00 TL) sınırlı olduğu, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, davacının uyuşmazlık hakem heyeti huzurundaki davayı taraflarına ihbar etmediği ve burada aldırılan raporlara itiraz etme imkanlarının bulunmadığı, ayrıca davacının asıl alacak olarak ödediği 37.712,29 TL tazminat yönünden rücu talebinde bulunabileceği, yargılama gideri, faiz, vekalet ücreti gibi masraf ve ferileri olarak ödenen bakiye tutarın müvekkiline yükletilemeyeceği, dava haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığından ticari faiz talebinin haksız olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemiştir. DELİLLER : Uyuşmazlık Hakem Heyetinin .... tarih ve ... sayılı karar örneği, Ankara 3. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası, kusur ve tazminat bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; temin edilen kusur raporunda ışık ihlali yapan davalı sürücüye asli ve tam kusur verildiği, davacıya kasko sigortalı araç sürücünün ise olayda herhangi bir kusuru bulunmadığının bildirildiği, tazminat bilirkişi raporunda alternatifli tazminat hesaplama yapıldığı, (I. durumda): davacı nezdinde kasko sigortalı aracın kazaya bağlı hasarı nedeniyle parça ve işçilik KDV dahil toplam 52.216,19 TL hasar bedeli saptandığı, (II. durumda): aracın tamiri ekonomik olmadığı varsayıldığında ise aracın piyasa değerinden sovdaj bedeli mahsup edildiğinde (107.000,00 TL - 67.000,00 TL) gerçek zarar tutarının 38.000,00 TL olarak tespit edildiği, poliçede maddi hasarlı trafik kazalarında araç başı azami poliçe teminat limitinin 41.000,00 TL olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında davalı sigorta şirketi tarafından 29.408,60 TL ödeme yapıldığı, alternatifli yapılan hesaplamadan parça ve işçilik tutarı ve KDV dahil yapılan hesaplamaya itibar edilerek ve yargılama sırasında yapılan ödeme de gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 29.408,60 TL yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 29.408,60 TL tazminatın 17/01/2022 tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı ... A.Ş.'nin sorumluluğunun bakiye poliçe limiti 11.591,40 TL ile sınırlı tutulmasına) karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yargılama sırasında davalı sigorta şirketinin yaptığı ödeme kadar davanın konusuz kaldığı benimsendiğini, dava açılmasına davalıların sebebiyet verdiği ve davacının iş bu davayı açmakta haklı olduğu değerlendirildikten sonra davalı sigorta şirketi lehine 17.900,00 TL ret vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini istemiştir. Davalılar istinaf yasa yoluna başvurmamıştır. İSTİNAFA CEVAP : Davalılar istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yapılan tazminat ödemesinin halefiyet ilkesi gereği rücuen tahsili istemli davada konusuz kalan kısım yönünden takdir edilen ret vekalet ücretine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi gereğince sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, halefiyet ilkesi gereği ödediği tazminatı zarar verenlere rücu hakkına sahiptir. Davacı vekili, trafik kazası sonucu müvekkili nezdinde kasko sigortalı vasıtanın hasarlanmasından mütevellit uyuşmazlık hakem heyeti kararına dayalı başlatılan icra takibi nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin zarar sorumlusu olan karşı aracın sürücüsü, kayıt maliki ve trafik sigortacısı olan davalılardan rücuen tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda dava sırasında ödenen tutar yönüyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına bakiye kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından salt vekalet ücreti yönünden istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Somut dosyada, davanın 29.408,60 TL yönünden konusuz kaldığı hususu ihtilafsızdır. 6100 sayılı HMK 331. maddesi gereğince davanın konusuz kalması halinde dava açıldığı tarihte haklı olan tarafın tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenerek harç ve yargılama giderlerinden karşı tarafın sorumlu tutulması gerekir. Somut dosyada ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde, davacının davanın açıldığı tarihte haklı olduğu kabul edilerek haklılık durumuna göre konusuz kalan kısım yönünden de davalı tarafın harç ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmiş ise de; kararın hüküm fıkrasının ... nolu bendinde gerekçeye aykırı olacak şekilde davalıya vekalet ücreti takdir edildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesi kararının yalnızca bu husus yönünden istinaf edildiği dikkate alınarak, ilk derece mahkemesinin gerekçesinin aksine, hüküm fıkrasının ... nolu bendinde gerekçeye aykırı olacak şekilde davalıya vekalet ücreti takdir edilmesi hatalı olduğundan, bu husus düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm tesisi gerektiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, davalı vekilinin vekalet ücretine yönelen istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, Dairemizce; ilk derece mahkemesinin kararında davalıya vekalet ücreti takdiri verilmesine yönelik kısmın hükümden çıkartılması suretiyle yeniden hüküm tesisine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, 2-İlk derece mahkemesi olan Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 21/12/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; a)-Davacının açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 29.408,60 TL yönünden dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, -29.408,60 TL rücuen tazminat bedelinin 17/01/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (Davalı ... AŞ bakiye poliçe teminat limiti olan 11.591,40 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) b)Davacının peşin ödediği 1.004,46 TL karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 1.004,44 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine, c)Konusuz kalan kısım yönünden alınması gerekli 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine, d)Davacının peşinen ödediği 179,90 TL başvuru harcı ile 1.004,46 TL peşin karar harcı ve 25,60 TL vekaletname suret harcı olmak üzere toplam 1.209,96 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, e)Davacı tarafından yapılan 3.289,25‬ TL (bilirkişi, müzekkere ve tebligat vs.) yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. gereğince dava değeri üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, g)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Bakanlık suçüstü ödeneğinden ödemesi yapılacak olan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine, h)Artan gider avansının ilgililerine iadesine, 5-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde iadesine, 6-Başvuru sırasında davacının sarf ettiği 706‬,00 TL karar tebliğ masrafları ile istinafa dosya gönderme posta ücreti ve 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harç gideri olmak üzere toplam 1.875,4‬0 TL istinaf giderinin davalılardan müşterek ve müteselsil alınarak davacıya verilmesine, 7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 8-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 04/12/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi. ...

Atıf: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1668, K. 2024/409, T. 04.12.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-bolge-adliye-mahkemesi-13-hukuk-dairesi-2024-1668-e-2024-409-k-109f0c4c29dc