İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/50 E. 2025/218 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/50
- Karar No
- 2025/218
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/50 Esas KARAR NO : 2025/218 DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 28/06/2024 KARAR TARİHİ : 30/04/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)T davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin adına başlatmış olduğu Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı icra takibine, davalı/borçlu tarafından haksız olarak yapılan itiraz neticesinde icra takibi durdurulduğunu, haksız itirazın kaldırılması için işbu davayı ikame etmek gereği hasıl olmuştur. Şöyle ki; Müvekkilimiz tarafından ... tarihinde kendi ... hesabından kendi ... hesabına kolay adres tanımlı cep telefonu numarası kullanmak suretiyle para göndermek istenmiş, ancak kendisine ait ... telefon numarası yerine ... yazılarak davalı/borçlu banka müşterilerinden, ...’a ait ... Şubesinde bulunan hesaba sehven ... (...) Türk Lirası gönderilmiştir. Konuyla ilgili olarak davalı/borçlu banka ile görüşmeler sağlanmış ve müvekkil kendi imkanlarıyla dava dışı ...'a ulaşarak paranın iadesini talep etmiştir. Dava dışı ... bunun üzerine davalı/borçlu bankaya talimat vermiştir ve paranın sehven gönderildiğini, gelen hesap numarasına paranın iade edilmesini bildirmiştir. Fakat banka, ...'a ait hesabın blokeli olması sebebiyle para iadesinin söz konusu olamayacağını belirtmiştir. Akabinde Beyoğlu ... Noterliğinin ... Yevmiye Nolu ve ... tarihli ihtarnamesi ile bankaya ihtarname gönderilerek paranın sehven gönderildiğinin çok açık olması sebebiyle iadesi tekrar talep edilmiştir. Paranın iadesinin sağlanması için 7 iş günü süre verilmiştir. Fakat banka, ihtarname ile kendisine verilen süre içinde de müvekkilin parasını iade etmemiştir. Bunun üzerine davalı bankanın, parayı bloke eden şubesi olan ... Şubesi aracılığıyla Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatmıştır. Davalı/borçlu bankaca işbu icra takibimize haksız olarak itiraz edilmiştir. Bu nedenle işbu davayı açma gerekliliği doğmuştur. Paranın iadesi konusunda sorumlu olan bankanın kendisidir. Çünkü, müvekkil, sehven yaptığı işlem sonrasında dava dışı ...'a ulaşmış ve paranın iadesini talep etmiştir. Hakeza konuyla ilgili olarak ... tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının .../... S. Nolu numarası ile suç duyurusunda da bulunmuştur. Dava dışı ... ... tarihinde bankaya talimat vererek paranın müvekkile iadesini talep etmiştir ve bununla ilgili olarak yazılı talepte de bulunmuştur. Fakat banka, hesapta bloke işlemi olduğu için hesaptaki parayı iade etmeyeceklerini ifade etmişlerdir. Yani hesap sahibinin tasarrufuna geçmemiş olan meblağı, kendi tasarruflarıyla iade etmemişlerdir. Davalı/borçlu banka, müvekkilden belli yıllara ilişkin mizan ve beyannamelerini de istemiştir. Dava dışı ... ile aralarında herhangi bir ilişki olmadığını tespit etmiş olmalarına rağmen yine de müvekkilin parasını iade etmemişlerdir. Davalı/borçlu bankanın haksız itirazının iptaline, davalının itirazının haksız olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini " talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğundan dava görevsiz mahkeme'de açıldığını, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, huzurdaki davanın müvekkil bankaya karşı yöneltilmesi haksız olup, davanın husumet yoluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı yan müvekkil bankaya karşı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı olarak itirazın iptalini talep etmiş olup, davanın müvekkile yöneltilmesi hatalı olduğunu, Dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, davacı yan tamamen kendi tasarrufunda olan bir işlemi gerçekleştirmiş olup, işlem sonunda göndermek istediği tutarı dava dışı üçüncü bir şahsın hesabına gönderdiğini iddia ettiğini, yapılan işlem müvekkil bankanın tasarrufunda olmayıp, müvekkil bankanın üçüncü bir şahsın hesabında bulunan tutarı, yine üçüncü şahsın onayı olmadan davacıya iade etmesi mümkün olmadığını, gönderilen tutar ile bankanın doğrudan bir kazanımı ya da zenginleşmesi bulunmadığını, üçüncü şahıs hesabına gönderilen tutar üzerinde müvekkil bankanın tasarruf yetkisi bulunmadığını,1- davanın reddine, davacı yanın başlatmış olduğu haksız icra takibi nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, hatalı para transferi yapıldığı iddiası ile iadesi istemli başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca;" Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile,"Dava şartı olarak arabuluculuk, Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Somut olayda dava dilekçesi ve ekli evrakların incelenmesinde; bankacılık işleminden kaynaklandığından ticari dava niteliğindedir. Dolayısıyla 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi uyarınca söz konusu talebe ilişkin davanın dava şartı olarak arabuluculuğa tabi işlerden olduğu ve dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmasının somut olay bakımından zorunlu olduğu ve bunun aynı zamanda 6100 sayılı HMK gereği dava şartları arasında sayıldığı kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; iş bu davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, dava dilekçesi içeriğinde arabulucuk dava şartının gerçekleştiğine ilişkin açıklama olmadığı, delil olarak da arabuluculuğa dayanılmadığı, mahkememize karşı verilen görevsizlik kararı sonrası, mahkememiz esasına kaydedilmeden önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı ve buna dair belgelerin de sunulmadığı anlaşılmakla, TTK 5/A-1 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harcın peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan ... TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır