İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1003 E. 2025/59 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1003
- Karar No
- 2025/59
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1003 KARAR NO : 2025/59 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 08/07/2024 KARAR TARİHİ : 04/02/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı dava dilekçesinde özetle; ... plakalı .../ ... ... ne ait ... ... sürücüsünün sorumsuz ve dikkatsizce hareket etmesi üzerine trafik kurallarına uymayarak arkadan gelen aracını fark etmeyerek ışıksız ... kavşağa girmek için aniden sağdan sola şerit değiştirerek önüne kırması üzerine kazanın meydana geldiğini, Tramer tarafından taraflara kazanın meydana gelmesinde %50 - %50 kusur isnat edildiğini, meydana gelen kazada kusurunun olmadığını, yeniden kusur oranının tespit edilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik sigortasından kaynaklı kusur tespiti davasıdır. 01/01/2019 tarihinden itibaren açılan davalarda geçerli olmak üzere 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 13/01/2011 tarihli ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5.maddesinden sonra gelmek üzere "3.Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 5/A -(1) Bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 6 hafta içinde sonuçlandırır, bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla 2 hafta uzatılabilir." düzenlemesi getirilmiştir. Bahsi geçen düzenlemeye menfi tespit ve istirdat davaları yönünden 28/03/2023 tarihinde ekleme yapılmış, 01/09/2023 tarihinde uygulanmaya başlanmıştır. 7155 Sayılı Kanun 23.Maddesi ile 6325 Sayılı Kanuna 4.bölümden sonra gelmek üzere "dava şartı olarak arabulucuk başlığıyla" 5.bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiştir, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir. "Dava şartı olarak arabuluculuk " MADDE 18/A -(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecini aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verir..." düzenlemesi getirilmiştir. Hukuki yarar dava şartı olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK.m.114/1-h, 115) Bir hukuki ilişkinin hemen tespit edilmesinde hukuki yararın bulunduğunun kabulü için ise, davacının bir hakkı veya hukuki durumunun halihazır bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdit sebebiyle davacının hukuki durumunun tereddüt içinde bulunması, tespit hükmünün bu tehlikeyi ortadan kaldıracak kabiliyette olması, tespiti istenen hususun güncel tehlike oluşturması gerekir. Dosya kapsamı incelendiğinde; dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının bir örneğinin fiziki olarak dosya kapsamında yer almadığı, ayrıca UYAP sistemi üzerinden dava dilekçesiyle birlikte sunulan diğer eklerde de arabuluculuk sonuç tutanağı aslının yahut onaylı örneğinin bulunmadığı görülmekle; davacı tarafa Mahkememizce 7155 sayılı Kanun'un 18/A maddesi uyarınca davacıya zorunlu arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın ibraz etmesi amacıyla kesin süre verilerek, davacıya ihtarat yapılmış, çıkartılan tebligat davacıya usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Davacı verilen kesin süre içinde dava tarihinden önce zorunlu arabuluculuğa başvurduğuna ilişkin arabuculuk tutanağını mahkememize sunamadığı, dava açıldıktan sonra arabuluculuk başvurusunda bulunulmasının ve arabuluculuk anlaşmama son tutanağının mahkemeye sunulmasının 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi ve TTK'nın 5/A maddesinde düzenlenen dava açılmazdan evvel arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Öte yandan davacı taraf dava bir hukuki ilişkinin tespiti değil, ancak delil tespitinin konusunu oluşturabilecek maddi bir vakıanın tespitini istemektedir. O halde, delil tespitinin konusunu oluşturabilecek istemle ilgili olarak eldeki davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı, bununla beraber eda davası açılacak hallerde tespit davası açılmasına yasal olanak bulunmadığı gibi böyle bir durumda dava açanın hukuki yararının da bulunmayacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. (-bkz. Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2007/4733 esas, 2008/1045 karar salıyı ve 2017/1713 esas, 2018/1711 karar sayılı ilamları, Dairemizin 2023/790 esas, 2023/816 karar sayılı ve 11/05/2023 tarihli kararı-) Bu durumda davada hukuki yarar dava şartının bulunmadığı, eda hükmüne ilişkin talepte bulunulmakta ise bile arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği kanaati ile davanın dava şartı yokluğu nedeni usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK'nın 114/1-h,114/2 maddesi, 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi gereği USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken ... TL harçtan peşin alının ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Yatırılan teminatın ve gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2025 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza