İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/795 E. 2025/217 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/795
Karar No
2025/217
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/795 Esas KARAR NO : 2025/217 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04/12/2023 KARAR TARİHİ : 30/04/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)İ davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında, müvekkili Şirket nezdinde sigortalı ... plaka numaralı firari araç sürücüsü dava dışı ...'ın, ... istikametinden gelirken ... yanındaki viraja geldiğinde duramayıp park halindeki ... plakalı araca arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası ... plaka numaralı araçta hasar meydana geldiğini, işbu hasar tutarı ... tarihinde müvekkili Şirket tarafından yapılan yargılama sonrası icra dosyasına ferileriyle beraber ödendiğini, sonrasında ise davalıdan rücu talebinde bulunulduğunu ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, davalı tarafından müvekkili şirkete ödeme yapılmaması nedeniyle, Antalya İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı dosya davalı borçlu tarafından işbu dosyaya da ... tarihinde itiraz edildiğini bu nedenlerle ... plakalı motorlu araç ve davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malların 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla kaydına teminatsız ve mahkemece uygun görülecek teminatın yatırılması halinde ihtiyat-i tedbir(haciz) konulmasına, Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaliyle takibin devamına, davalının işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, işbu davada "Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyadaki itirazın iptalini" talep ettiğini, davacı, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... Esas sayılı dosya ile de aynı talepte bulunmuş ve davanın henüz kesinleşmediğini, Tarafları ve talepleri birebir aynı olan ve henüz kesinleşmemiş iki derdest dava bulunduğunu, bu sebeple derdestlik sebebiyle de huzurdaki davanın reddi gerektiğini, Dava hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, bu sebeple reddi gerektiğini, Dava zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, Aleyhe herhangi bir hususu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı dava konusu kazaya ilişkin ödemeyi ... tarihinde yapmış ve ... tarihinde icra takibine giriştiğini, haklı itirazımız üzerine davaya konu Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, Davacı sigorta şirketi ... tarihinde itirazın iptali davası açmış ve açılan dava Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... Esas sayılı dosya ile görülmüştür. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, .../... Esas .../... Karar sayılı kararı ile işbu davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ... hakkındaki kaza olay yerini terk iddiası doğru olmadığını, dava konusu ... plakalı aracın kaza anındaki sürücüsü olan ...'ın işbu kaza tutanağı altında imzası mevcuttur olduğunu, kaza anında aracın sürücüsü olan ...'a davanın ihbar edilmesini talep etiklerini, Ödeme dekontları hiçbir zaman müvekkile tebliğ edilmediğini, davacı tarafından ödeme dekontları takibin ekine konulmuş olsaydı huzurdaki dava açılmayacağını, takibin dayanağında sunulmayan belgeler ile davanın kabulüne karar verileyeceğini, Yeni delil bildirilmesine muvafakatlerinin olmadığını, İcra takibinde açıkça kötü niyetli olduğu sabit olan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, derdestlik, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, Sürücü tarafından kaza olay yeri terk edilmemişken aksi haksız olarak iddia edilerek açılan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4/f bendine dayanan haksız davanın rücu şartları oluşmadığından reddine, Davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve arabuluculuk dosya vekâlet ücreti ile dava vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... ... ilçe emniyet Müdürlüğüne, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinin cevabi yazıları dosyaya eklenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı taraf derdestlik itirazında bulunmuşsa da; Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin .../... esas .../... karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, davanın açılmamış sayılması kararı temyizi kabil niteliktedir. Ancak derdestlik yönünden kararın kesinleşmesini beklemeye gerek yoktur. Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararların kesin hüküm oluşturmayacağı da yasa gereğidir. Bu nedenle derdestlik koşulları oluşmadığı mahkememizce kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur. İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 251). İİK’nın 67/1. maddesi uyarınca itirazın iptali davası bir süreye tabi olup alacaklı, bu davayı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açabilir. Bir yıllık süre içinde açılan dava, teknik anlamda bir itirazın iptali davasıdır ve ancak bir yıl içinde açılan davanın kazanılması hâlinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine, alacaklı, itiraz ile durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyebilir. İcra inkâr tazminatına da, yalnız bir yıl içinde açılmış olan itirazın iptali davasında hükmedilebilir. Alacaklı bir yıl içinde itirazın iptali davası açmazsa, yaptığı ilamsız takip düşer. Fakat bir yıllık süreyi geçiren alacaklının, genel hükümlere göre alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Yani alacaklı, alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece, genel mahkemelerde bir alacak davası açabilir. Ancak, alacaklı böyle bir dava sonucunda alacağı ilam ile eski ilamsız icra takibine devam edilmesini isteyemez; yalnız ilamlı icra takibi yapabilir. Bir yıl içinde itirazın iptali davası açılması ile derdest olan ve itiraz ile durmuş bulunan icra takibi iptal edilmiş olmaz; bilâkis, takip durmakta devam eder. Davayı kazanan alacaklı, mahkemeden alacağı ilâm ile itiraz üzerine durmuş olan ilamsız takibe devam edilmesini isteyebilir. Dava devam ettiği sürece, bir yıllık haciz isteme süresi işlemez (KURU Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 255). İİK’nın 67. maddesinde gösterilmiş olan süre hak düşürücü süredir. Hak düşürücü süre; hak sahibinin hakkını koruması için kanun veya sözleşme ile belirlenen süre içerisinde belirlenen eylem veya işlemleri yapmaması nedeniyle hakkın sona ermesi sonucunu doğuran süredir. Hak düşürücü sürelerin kanunla düzenlenmesi asıldır. Tarafların sözleşme ile hak düşürücü süreleri belirlemeleri, bu süreleri değiştirmeleri veya ortadan kaldırmaları mümkün değildir. Hak düşürücü süreler hakkı tamamen sona erdiren, yok eden, düşüren sürelerdir. Hak sahibi alacaklı kanunla veya sözleşme ile belirlenen süre içerisinde öngörülen eylem veya işlemleri yapmadığı takdirde o hak tamamen ortadan kalkmakta, silinmekte ve düşmektedir. Artık o hakkın istenmesi, dava ve takip edilmesi mümkün değildir. Hak düşürücü sürenin sonunda hakkın sona ermesi için karşı tarafın, borçlunun bir eylem veya işlem yapmasına gerek yoktur. Hak düşürücü süre geçmekle kendiliğinden son bulur (Tekinay, S./Akman, S./ Burcuoğlu, H./Altop, A.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. 2, İstanbul, 1985-1988, s. 1385 vd , Reisoğlu, S.: Genel Hükümler, İstanbul 2002, s. 348). Hak düşürücü süreler itiraz niteliği taşırlar. Taraflar hak düşürücü süreyi davanın her aşamasında hatta kararın bozulmasından sonra da ileri sürülebilirler. Ayrıca hak düşürücü sürelerin incelenmesi tarafların iradelerine bırakılmamıştır. Hâkim tarafından kendiliğinden göz önünde tutulması, araştırma ve inceleme konusu yapılması gerekmektedir (Feyzioğlu, N. F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. 1-2, İstanbul 1976, s. 521). Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olay incelendiğinde; davanın, icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. İtirazın iptali davasında kanun koyucu 1 yıllık hak düşürücü süre öngörmüştür (İİK. m. 67). Bu süre ödeme emrine itirazın alacaklıya veya vekiline İcra İflas Kanun’un 62/2. maddesi çerçevesinde tebliğinden itibaren başlar ve tebliğ de Tebligat Kanunu hükümleri çerçevesinde sağlanır. Yerleşik uygulamada da bu sebeple ödeme emrine itiraz Tebligat Kanunu’nun düzenlediği şekilde alacaklı veya vekiline tebliğ edilmemişse, sair suretlerle itirazdan haberdar olunduğu ileri sürülse dahi hak düşürücü sürenin başlamayacağı kabul edilmektedir (Bknz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.10.2015 Tarih ve 2013/19-2415 Esas-2015/2335 Karar sayılı kararı). Ancak ne var ki, bu yönde tebligat kendisine yapılmamış olsa bile alacaklı, ödeme emrine itirazın hükümden düşürülmesi için öngörülen kanuni yollara başvurabilir ve bu halde salt ödeme emrine itiraz alacaklıya henüz tebliğ edilmediği gerekçesiyle erken dava açıldığından bahsedilemeyeceği açıktır. Alacaklı, bu şekilde itirazın iptali yönünde davanın açılmamış sayılması kararı verilen mahkemeye başvurduğunda, başka bir anlatımla, ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğunu ve hükümden düşürülmesi gerektiğini mahkemeye verdiği dava dilekçesiyle bildirdiğinde, tebliğ ile aranan öğrenme ve belgelendirme unsurları aynı anda tümüyle gerçekleşmiş olacağından (Bknz. Yargıtay 3. H.D.'nin, 16/01/2020 Tarih ve 2019/4064 Esas-2020/285 Karar sayılı kararı), itirazın iptali davası açılması için gereken 1 yıllık dava açma süresinin, açılmamış sayılmasına dair kararın verildiği ilk davanın açılış tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı kabul edilmelidir (Bknz. Yargıtay 20. H.D.'nin, 02/11/2017 Tarih ve 2017/4303 Esas-2017/8811 Karar sayılı kararı). Bu haliyle de, eldeki davanın ... tarihinde açıldığı değerlendirildiğinde, ilk açılmamış sayılma kararı verilen Antalya ... ASTM'nin .../... esas sayılı yargılamasının dava tarihi olan ... tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Açıklanan sebeplerle kanunun emredici hükmü olup bu yönü ile kamu düzenine ilişkin olan 1 senelik hak düşürücü süre dolduktan sonra eldeki davanın açılmış olduğu açık bir şekilde ortadadır. Sonuç olarak, davanın, hak düşürücü süre dolduktan sonra açılmış olması sebebi ile reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harcın peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile; eksik alınan ... TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar, miktar itibari ile kesin olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/795, K. 2025/217, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-795-e-2025-217-k-ffe8b0b58c1e