İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/736 E. 2024/608 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/736
Karar No
2024/608
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/736 KARAR NO : 2024/608 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/11/2023 KARAR TARİHİ : 02/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereğince işin ihale ile davalı şirketlere verildiğini, dava dışı işçinin ... tarihinde emekliliğe hak kazanmasından dolayı görevinden ayrıldığını, ... yapmış olduğu yazılı başvuru neticesinde dava dışı işçi ...’ya Kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti olan ... TL’nin ... TL’sinin ... tarihinde ... TL’sinin ... tarihinde ödendiğini, dava dışı işçiye ... tarafından ödenen bedellerin, dava dışı işçinin davalı şirketler nezdinde çalışmış olduğu dönemlere ilişkin sorumlulukları olan ... TL kıdem tazminatı tutarının rücuen tahsiline ilişkin iş bu davanın açılma zorunluluğunun doğduğunu beyanla; dava dışı ...’ya ödenen ve dava dışı işçinin davalılarda çalıştığı döneme ilişkin sorumlulukları olan toplam ... TL kıdem tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ödemelerin miktarına ve sebebine itiraz ettiklerini, kıdem tazminatından sorumluluğun 4857 Sy. İş Kanunu’nun 112. Maddesi uyarınca davacıda olduğunu, sözleşme hükümlerinde işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olduğuna ve davacının rücu hakkı olduğuna dair bir düzenlemenin mevcut olmadığını, faiz talebine ve türüne itiraz ettiklerini beyanla; davanın reddini talep etmiş ve savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kıdem tazminatından sorumluluğun 4857 Sy. İş Kanunu’nun 112. Maddesi uyarınca davacıda olduğunu, sözleşme hükümlerinde işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olduğuna ilişkin bir hükmün mevcut olmadığı, davacının rücu hakkı bulunmadığını, faiz talebine ve türüne itiraz ettiklerini beyanla davanın reddini talep etmiş ve savunmuştur. Davalı ..., ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı defiinde bulunduklarını, husumet ve muvazaa itirazlarının bulunduğunu, dava dışı işçinin aslında başından itibaren davacı ... çalışanı olduğunu, kıdem tazminatından yüklenicinin değil asıl işveren davacı ... sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olacağına dair bir düzenlemenin bulunmadığını, rücu imkanı olduğu kabul edilse dahi yarı yarıya sorumluluğun olacağını, faize ve başlangıcına itiraz ettiklerini beyanla; davanın reddini talep etmiş ve savunmuştur. Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davalıların tacir olması ve davacının da Yargıtay 23. HD'nin 2014/6963 esas, 2015/6992 karar sayılı ilamı gereği bu davada tacir sıfatına haiz olması nedeniyle mahkememiz davada görevlidir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Bu belirtilen genel kurallar ışığında, dosyaya bakıldığında; Taraflar arasında davacı asıl işveren ile davalı alt işveren ilişkisi mevcuttur. Rucü edilebilecek miktarın tespiti açısından taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi ve eki şartnamelerde hüküm bulunması halinde bu hüküm dikkate alınarak sonuca gidilmesi gerekir. Hüküm bulunmaması halinde ise davalı alt işverenin kendi dönemiyle sınırlı olmak üzere davacı asıl işveren ile yarı oranında sorumlu olduklarının kabulü gerekir. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2013/19323 Esas, 2016/2426 Karar sayılı ilamı) İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işveren dönemine isabet eden işçilik alacaklarında, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır, davalının son işveren olması da bu sonucuda değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatının ancak son işverenden rücuen tahsilini talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarında ise, işçinin çalışmış olduğu dava dışı ve davalı alt işverenler, davacı üst işverene karşı, kendi dönemleri ile sınırlı olmak üzere sorumludurlar. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2015/28892 Esas, 2016/5818 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2015/868 Esas, 2016/5316 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2014/45619 Esas, 2016/3965 Karar sayılı ilamı) Bu genel ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında, deliller toplanmış, mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... tarafından Personel Çalıştırılmasına Dayalı “...” Hizmeti alımı işi için 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine uygun ihaleye çıkıldığı, dosya kapsamında mevcut hizmet alım sözleşmesinin incelenmesinde; hizmet alım sözleşmeleri ve sürelerinin raporda belirtildiği; dava dışı işçi ...’nın dosya kapsamında mevcut olan belgelerden davalılar ile yapılan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında ... tarihinden itibaren yüklenici firmalarda çalıştığı, ... tarihinde 696 sayılı KHK gereği sürekli işçi kadrosuna(kamu işçiliği) geçiş yaptığı ve ... tarihinde emeklilik nedeni ile iş akdinin kıdem tazminata almaya hak kazanacak şekilde sona erdiğinin tespit edildiği; dava dışı işçi ...’nın ...-... tarih aralığında Davacı ... ile ... Sözleşmesi imzalamış yüklenici firmalar nezdinde çalışmış olduğu, ...-... tarih aralığında ...’de, ...-... tarih aralığında ...’de çalışmış olduğu tespit edilmiş olup, dava dışı işçiye çalıştığı sürelere istinaden brüt ... TL/net ... TL Kıdem Tazminatı ve brüt ... TL/net ... TL yıllık izin ücreti olmak üzere TOPLAM ... TL’nin ... TL’sinin ... tarihinde, ... TL’sinin ... tarihinde davacı ... tarafından ödendiğinin dosya kapsamında mevcut ... ve ... dekontlarından tespit edildiği; Davacı tarafından ödenen tutarın alt işverenin (yüklenicinin/taşeron firmanın) sorumluluğundaki kısmını rücu ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsili için huzurdaki davanın açıldığının tespit edildiği; ilgili düzenlemeler uyarınca kıdem tazminatının ve diğer işçilik alacaklarının ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ödenmiş olmasının alt işverenlerin (yüklenicilerin/taşeron firmaların) bu konudaki sorumluluklarını ortadan kaldırmadığı; Yasa gereği asıl işveren olan kamu kurum ve kuruluşlarının, yapmış oldukları kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları ödemelerine ilişkin olarak, ilgili dönemlerde sorumluluğu bulunan alt işverenlere (taşeron firmalara) yönelik rücu davası açma hakları olduğu Yargıtay tarafından yerleşik içtihatlarda değerlendirildiği; bahsedilen yasal değişikliğin, kamu kurumlarının yükleniciler ile yaptıkları hizmet alım süreçlerinde işçilik haklarına ilişkin alacaklardan sorumluluğun kime ait olacağının ihale dokümanı ve sözleşmeler ile kararlaştırılmasına engel olmadığı davanın, davacı tarafından asıl işveren sıfatıyla dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının sözleşme uyarınca alt işverenden rücuen tahsiline ilişkin olup, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerektiğinin izahtan ... olduğunu, buradan hareket ve kabul ile, Davacı asıl işverenin, davalı ise alt işveren sıfatıyla çalıştırdıkları işçilere karşı müteselsilen sorumlu oldukları, TBK.167 maddesi uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça, müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak aralarında sorumluluğun birine ait olduğu kararlaştırılmış ise borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, sorumluluk yüklenen diğer müteselsil borçluya, borcun tamamını rücu edebileceği; Davalı yükleniciler yönünden; Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve eki idari şartnamelerde, sözleşme giderlerine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olduğuna dair düzenleme, sözleşmelerde kıdem tazminatından sorumluluğun asıl işveren idarede olduğuna dair düzenlemenin mevcut olmaması dikkate alınarak dava dışı işçiye Davacı ihale makamı tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemesinden davalı şirketlerin dava dışı işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak tam sorumlu olduğunun anlaşıldığı; Yarı yarıya ve tam sorumluluk esasına göre hesaplamaların alternatifli yapıldığı; Sonuç olarak; Davalı ...’nin ödenen brüt kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL’sinden sorumlu olduğu, ödenen bu tutarın ... TL’sinin ödeme tarihinin ..., ... TL’sinin ödeme tarihinin ... olduğu, faiz başlangıç tarihi ve faiz türü konusundaki hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı ...’nin ödenen brüt kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL’sinden sorumlu olduğu, ödenen bu tutarın ... TL’sinin ödeme tarihinin ..., ... TL’sinin ödeme tarihinin ... olduğu, faiz başlangıç tarihi ve faiz türü konusundaki hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı ...’nin ödenen brüt kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL’sinden sorumlu olduğu, ödenen bu tutarın ... TL’sinin ödeme tarihinin ..., ... TL’sinin ödeme tarihinin ... olduğu, faiz başlangıç tarihi ve faiz türü konusundaki hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı ...’nin ödenen brüt kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL’sinden sorumlu olduğu, ödenen bu tutarın ... TL’sinin ödeme tarihinin ..., ... TL’sinin ödeme tarihinin ... olduğu, faiz başlangıç tarihi ve faiz türü konusundaki hukuki değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı ...’nin ödenen brüt kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL TL’sinden sorumlu olduğu, ödenen bu tutarın ... TL’sinin ödeme tarihinin ..., ... TL’sinin ödeme tarihinin ... olduğu, faiz başlangıç tarihi ve faiz türü konusundaki hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı ...’nin ödenen brüt kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL’sinden sorumlu olduğu, ödenen bu tutarın ... TL’sinin ödeme tarihinin ..., ... TL’sinin ödeme tarihinin ... olduğu, faiz başlangıç tarihi ve faiz türü konusundaki hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı ... firmalarının İş Ortaklığında geçen süre için her iki firmanın birlikte ödenen brüt kıdem tazminatının tam sorumluluk esasına göre ... TL’sinden sorumlu olduğu, ödenen bu tutarın ... TL’sinin ödeme tarihinin ..., ... TL’sinin ödeme tarihinin ... olduğu, faiz başlangıç tarihi ve faiz türü konusundaki hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu hususları belirtilerek; Tam sorumluluk esasına göre rücu edilebilecek toplam tutarın ... TL olduğu, Davacı ... tarafından rücusu talep edilen tutarın ... TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır. Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. İtirazlar yeniden rapor almayı veya tekrar rapor almayı gerektirir görülmemiştir. Bilirkişi heyeti alternatifli hesaplamalar yapmıştır. Tespitleri de Yargıtay kararlarına uygundur. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporundaki tespitler ışığında, tam sorumluluk esasına göre; Davanın kısmen kabulüne, ... TL'nin; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'nin, ... TL'sine ..., ... TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'nin, ... TL'sine ..., ... TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'nin, ... TL'sine ..., ... TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'nin, ... TL'sine ..., ... TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'nin, ... TL'sine ..., ... TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin, davalı ...'nden, ... TL'nin, ... TL'sine ..., ... TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin, davalılar ... ve ...'nden müteselsilen; ... TL'nin ... TL'sine ..., ... TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; Alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, ... TL'nin; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'nin, ... TL'sine ..., ... TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'nin, ... TL'sine ..., ... TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'nin, ... TL'sine ..., ... TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'nin, ... TL'sine ..., ... TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'nin, ... TL'sine ..., ... TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin, davalı ...'nden, ... TL'nin, ... TL'sine ..., ... TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; ... TL'sinin, davalılar ... ve ...'nden müteselsilen; ... TL'nin ... TL'sine ..., ... TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizini geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte; Alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatan ... TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ... ve ...'nden müteselsilen; Alınarak, hazineye gelir kaydına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ... ve ...'nden müteselsilen; Alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin haklılık oranı gereği ... TL'sinin; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ... ve ...'nden müteselsilen; Alınarak, davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ... ve ...'nden müteselsilen; Alınarak, hazineye gelir kaydına, arta kalan ... TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin; ... TL'sinin davalı ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ...'nden, ... TL'sinin ... ve ...'nden müteselsilen; Alınarak, davacıya verilmesine, 9-Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, haklılık durumu gereği ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ne eşit oranda verilmesine, 10- Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ...'un yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/736, K. 2024/608, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-736-e-2024-608-k-a43dd35c78fe