İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/277 E. 2024/627 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/277
Karar No
2024/627
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/277 Esas KARAR NO : 2024/627 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 07/01/2020 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İş akdinin müvekkil tarafından haklı nedenle feshi nedeni ile davacı müvekkil tarafından işçi alacaklarının davalı firma tarafından ödenmesi amacıyla arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sonunda tarafların anlaşamadıklarına dair arabuluculuk son tutanağı tanzim olunduğunu, iş akdi müvekkil tarafından haklı nedenlerle fesih olunduğunu, müvekkil, davalı şirket sahibinin kayın biraderi ve akrabası olduğunu, müvekkili davalı şirkete ait işyerinde ... yılından beri kesintisiz çalıştığını, yine müvekkil davalı işyerinde kesintisiz çalışmış olduğu halde, müvekkilin sigorta kaydı davalı şirket sahibi tarafından sahip olduğu birden fazla ve farklı ticari ünvanlı grup şirketlerinde gösterdiğini, müvekkilin SGK hizmet dökümünün celbi halinde görüleceği üzere müvekkilin çalışmış olduğu firmaların davalı şirket ile yetkilileri ve kurucularının aynı olduğu ve şirketler aralarında organik bağ bulunduğunu, SGK hizmet dökümüne göre müvekkilin çalıştığı şirketler, çalışma tarihleri ve yetkilileri; ... (... - ...) (..., ...), ... (...-...) (..., ..., ...), ... (...-...) (..., ...), ... (...- ...), ... (...-...), ... (...-...) (..., ..., ...), müvekkil, ... yılından beri davalı şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu davalı şirket ve diğer aralarında organik bağ olan grup şirketlerde, fakat aynı işyerinde kesintisiz çalıştığını, SGK hizmet dökümünde de görüleceği üzere müvekkilin bir şirketteki sigortasına son verilmiş, akabinde ertesi gün organik bağ olan diğer şirkette sigorta girişi yapıldığını, ancak müvekkil fiili olarak ve sürekli surette ...'nın iş yerinde, ... olarak çalışmaya devam ettiğini, SGK kayıtlarından görüleceği üzere müvekkilin davalı işyerinde çalışması ve sigortalılığı hiçbir zaman son bulmadığını, yalnızca aralarında organik bağ bulunan grup şirketlerinde bilgisi ve rızası dışında değişiklik yapıldığını, davacı müvekkil, firma yetkilisi ve aynı zamanda eniştesi olan ... tarafından kendisine çalışması esnasında hakaret edildiğini, sinkaflı sözler söylenerek küfür edildiğini ve işi bırakması istendiğini, sonrasında ise davalı işverence çalışma koşulları ağırlaştırılarak kendisine ... uygulandığını, ağır çalışma koşulları altında çalışmak zorunda bırakıldığını beyan ve iddia ettiğini, yine müvekkil tarafından, davalı firmadan ağır çalışma koşullarının değiştirilmesi ve ödenmeyen fazla mesai ücretlerinin kendisine ödenmesi talep edildiğini. ancak davalı şirket tarafından çalışma koşullarında iyileştirme yapılmadığı gibi fazla mesai ücret ödemeleri de yapılmadığını, en son olarak müvekkil, haklı taleplerini karşılanması için şirket yetkilisine müracaat ettiğinde, davalı şirket yetkilisi tarafından kendisine ''...çık git buradan lan, senle çalışmıyorum...'' şeklinde çalışanlar yanında küçük düşürücü sözler söylendiğini beyan ve iddia ettiğini, davalı işverence, müvekkilin çalışma şartlarının iyileştirilmemesi ve hak etmiş olduğu fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle fesih olunduğunu ve fesih ihtarnamesi ile birlikte kıdem, ihbar, fazla mesai, ... hafta tatili alacağı ve diğer tüm işçilik alacaklarının kendisine ödenmesi talepli olarak ihtarname gönderildiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete karşı öncelikle; Antalya ... Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı iş akdinin haklı nedenle feshine dair ihtarname gönderilmiş adres nedeni ile iade gelmiştir. Bu kez Antalya ... Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... da kayıtlı olan adresine iş akdinin haklı nedenle feshine dayalı ihtarname gönderildiğini, yine müvekkili, davalı şirkette iş akdini haklı nedenle fesih ettiği tarih itibariyle net ... TL maaş ile çalışmaktadır. Sgk kayıtlarında ve banka dökümlerinde müvekkilin maaşı asgari ücret olarak gösterildiğini, ancak müvekkil, asgari ücretin üzerindeki kalan kısmı her ayın 5-10 arası elden ödendiğini beyan ettiğini, İş bu sebeple davalı şirketin ticari defterlerinin celp edilerek incelenmesini talep ettiğini, diğer taraftan müvekkil, davalı şirkette ... olarak ...-... saatleri arasında çalışmış, bazen de işin bitmemesi nedeniyle sabah ... dan ertesi gün ...'a kadar çalışmaya devam ettiğini beyan ve iddia ettiğini, bu husus yargılama sırasında dinleteceğimiz tanık beyanları ile ispat olunacağının, müvekkile bu fazla çalışma karşılıkları ücreti ödenmediğini, keza, müvekkil resmi ve dini bayram tatillerinde de çalıştığını, müvekkile ... alacakları da ödenmediğini, yine müvekkil haftanın 7 iş günü iş gereği ve işin yoğun olması nedeniyle hafta tatilinde de çalıştığını ve ücretin ödenmediğini beyan ve iddia ettiğini, müvekkil, davalı işveren tarafından kendisine yıllık ücretli izin hakkının kullandırılmadığını ve yine iş bu yıllık ücretli izin karşılığı ücretinin de ödenmediğini beyan ettiğini, yine müvekkile, haklı nedenle feshe dayalı olarak kıdem tazminatı ödemesi de yapılmadığını, davacı müvekkil tarafından iş akdinin haklı nedenle fesih edilmesi nedeni ile fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak ve belirsiz alacak davası olarak kabul edilmek kaydıyla şimdilik, ... TL. Kıdem Tazminatı, ... TL. Fazla mesai ücreti, ... TL ... ücreti, ... TL. Yıllık İzin ücret ve ... TL hafta tatili ücret alacağı olmak üzere toplam ... TL. alacağın; kıdem tazminatı için akdin feshedildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile, yıllık ücretli izin alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, fazla mesai ücret alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile, ... ve hafta tatili ücret alacağının ise dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili şirket yetkilisi ... ile akraba olduğunu, dava konusu iş akdi davacı tarafından feshedildiğini, davacı iş akdini özel sebeplerinden ötürü feshettiğini, davacı müvekkil şirkette ... tarihinden itibaren çalıştığını, davacı ve eşi ... bu tarihten önce sözleşmesi sunulan ...'ni kurmuş ... tarihine kadar bu şirkette ortak ve yetkili olarak çalıştığını, yani ...'nin sahibi olduğunu, müvekkil şirketin ortaklarının ... tarihine kadar bu şirket ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, davacı piyasa koşulları nedeniyle ... tarihinde ...'ndeki eşi ve kendisine ait olan hisseleri ...'nın eşi davacının da kardeşi olan ...'ya devrettiğini, bu tarihten sonra şirkette çalışmaya devam ettiğini, ancak davacının kendisine ait olan şirkette çalışmasından dolayı kıdem tazminatı istemesinin hukuken kabul edilemediğini, davacı hisselerini kız kardeşi ...'ya ... tarihinde devrettikten sonra ... tarihinde ...'nden istifa etmiş davacı şirketin yeni ve tek ortağı ...'nın kardeşi olmasından dolayı kıdem tazminatını hukuken hak etmediği halde davacıya ait ... Şubesi ... nolu hesaba tazminatı yatırıldığını, bundan sonra da, akraba olmasından dolayı işsiz kalmaması için müvekkili şirkette çalışabileceği belirtilmiş ve davacı müvekkil şirkette ... tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, dava dilekçesinde davacının fazla çalışma, hafta tatili ... ücreti işçi tarafından hak edildiği tüm aylar bordrolarında belirtilmiş, ve işçi tarafından itirazi kayıt konulmadan imzalanan imzalanan bordrolarla aynı şekilde davacıya ait ... Şubesinde bulunan hesaba yatırıldığını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacı taraf, Antalya ... İş Mahkemesi ... E. sayılı dosya (bozma öncesi ... E.) sayılı dosya ile davalı olarak ... ünvanlı işyerini göstermiş, ... yılından beri davalı şirket nezdinde ve davalı şirketin organik bağ içerisinde olduğu diğer şirketlerde olmak üzere sigortalı olarak çalıştığını, esasen şirketlerin ortak yetkilisi ... (davacının eniştesi) nezdinde, ... olarak çalıştığını iddia ederek ödenmeyen işçilik ücretleri olarak; kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ... ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti alacağının bulunduğunu iddia etmektedir. Tahkikat neticesinde Antalya ... İş Mahkemesi bozma öncesi ... E. sayılı dosyada davacının iddia ettiği gibi ..., ..., ..., ... ünvanlı ... adet şirket arasında organik bağın bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyanın istinaf edilmesi üzerine Antalya B.A.M. ... H.D. ... E. sayılı ilam ile “… - ... tarihleri arasındaki dönemde ...'nin %96 hisseye sahip kurucu ortağı (şirketin %4 hissesi davacının eşi ... adına kayıtlı) aynı zamanda şirketi temsil ve ilzama yetkili müdürüdür. Yani davacı bu dönemde şirketin hem %96 hisseye sahip büyük ortağı, hem de yetkili müdürüdür. O halde ... - ... arası dönem için taraflar arasında işçi - işveren ilişkisi olduğu kabul edilemez. Davacının işçi sayılmadığı ... - ... tarihleri arasındaki dönem bakımından görevsizlik kararı verilmeli…” gerekçesiyle, davacının organik bağ içinde olduğunu iddia ettiği ve hizmet dökümünde çalışmalarının göründüğü ... ünvanlı şirketin %96 hisse ile kurucu ortağı ve yetkili müdürü olduğundan davaya bakmakla görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olmadığı belirtilmiştir. Bunun üzerine bozma sonrası Antalya ... İş Mahkemesi ... E. sayılı dosyasında dosyanın davacının kurucu ortak ve yetkili müdür olduğu dava dışı ... yönünden tefrik edilmesi gerektiği kanaatine varılarak tefrik sonucu ortaya çıkan ... E. dosyasında Mahkememize görevsizlik kararı verilmiştir. Davacıya ait SGK hizmet dökümü incelendiğinde davacının aşağıda belirtilen tarihlerde adı geçen ünvanlı işyerinde çalışmalarının olduğu anlaşılmıştır: ... (... - ...), ... (...-...), ... (...-...), ... (...- ...), ... (...-...), ... (...-...). Davacının çalıştığı işyerlerinden olan dava dışı ...’nin ticaret sicil dosyası incelendiğinde, ... TL sermayeli, davacının 192 payla %96 hisse sahibi, dava dışı ...’ın ise 8 payla %4 hisse sahibi olduğu, davacının 10 yıl süreyle münferiden temsile yetkili müdür olarak şirketin kurulduğu, ... tarihli, ... karar sayılı, hisse devri ve ataması kararı ile şirket ortaklarından ...'ın 8 adet hissesinin tamamına karşılık ... TL'sini ...'ya, yine şirket ortaklarından ...'ın 192 adet hissesinin tamamına karşılık ... TL'sini ...'ya devrettiği, yeni tek ortak ...’nın ...’ten itibaren şirketi münferiden temsile yetkili müdür olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf gerçekten de ... – ... tarihleri aralığındaki işçilik alacaklarının talep edildiği dönemde dava dışı ...’nin, kuruluşundan ... tarihine kadar dava dışı şirketin münferiden temsile yetkili müdürü olarak resmi sicil kayıtlarında kayıtlıdır. Anonim şirketlerde işveren sıfatını taşıyan organ bir kuruldan oluşabileceği gibi tek başına bir kişiye verilen yetki çerçevesinde gerçek kişinin de organ sıfatını kazanması mümkündür. Bu bağlamda TTK’nın 367. maddesi uyarınca anonim şirket, yönetimini tek bir yönetim kurulu üyesine bırakılabileceği gibi üçüncü kişiye de devredebilir. Bu düzenleme çerçevesinde yönetim yetkisini devralan yönetim kurulu üyesi yahut üçüncü kişi organ sıfatıyla somut işveren niteliğine sahip olacaktır. Zira tüzel kişinin temsil ve yönetimi ile iradesi bu kişi tarafından ortaya konmaktadır (Süzek, s. 144). Böyle bir durumda murahhas yönetim kurulu üyesi ya da müdür olarak TTK’nın 367. maddesi kapsamında atanan kişiler sahip oldukları işveren sıfatlarıyla ve iş sözleşmesi dâhilinde iş görme ediminin ifası sırasında yönetim ile emir ve talimat verme yetkisine sahip olurlar. Bu sebeple şirketi temsil ve yönetime yetkili kişi-organ sıfatını taşıyan bu kişiler işveren konumunda bulunduklarından işçi sayılamazlar. Bu bağlamda şirketi temsil ve ilzama yetkili olarak yöneten ve bu suretle kişi-organ sıfatına sahip anonim şirket yönetim kurulu üyeleri, iş hukuku bağlamında somut işveren niteliği haiz olup bu kişilerin anonim şirketle aralarındaki ilişki iş/hizmet ilişkisi olarak kabul edilemez. Davacının, ... – ... tarihleri aralığındaki işçilik alacaklarının talep edildiği dönemde dava dışı ...’nin, kuruluşundan ... tarihine kadar dava dışı şirketin münferiden temsile yetkili müdürü olduğu, bu dönem için davacı ile dava dışı şirket arasında iş/hizmet ilişkisi bulunmadığı, buradan hareketle davacının, yönetim organı sıfatıyla, “temsil ve ağırlama ödemesi” gibi şirket yönetim organına ödenen ücret türlerinden talep hakkının olabileceği, bu talebin ise davalı şirketten değil, münferiden temsile yetkili müdür görevinin icra edildiği şirket olan dava dışı ...’den talep edilebileceği kabul edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK 114/1. maddesine göre husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken ... TL maktu harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam ... TL masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, 4-Davalı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan ... TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, davacı ve davalı vekilinini yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1 maddesi gereğince iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil kalmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/277, K. 2024/627, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-277-e-2024-627-k-76b571080fdf