İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/5 E. 2021/255 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/5
Karar No
2021/255
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/5 KARAR NO : 2021/255 DAVA : Ayıplı Mal Nedeniyle Bedel İndirimi DAVA TARİHİ : 05/01/2021 KARAR TARİHİ : 14/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Ayıplı Mal Nedeniyle Bedel İndirimi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili , dava dilekçesinde; Müvekkilinin ... tarihinde davalı ... tarafından açık artırma yoluyla satışa çıkartılan ... plaka sayılı aracı davalıdan ihale yoluyla satın aldığını, aracın ihale şartnamesinde çalışır durumda olduğunun belirtildiğini, müvekkil şirket yetkilisinin aracı satın almadan önce aracın bulunduğu ... ne giderek aracı incelemek istediğini ancak davalı idarenin ihale yoluyla satışa sunduğu araçların yalnızca dışarıdan incelenmesine izin verdiğini, aracın içine girip incelemenin mümkün olmadığını, aracın motorunun da çalıştırılmasına da izin verilmediğini, müvekkilinin ihale yoluyla satın aldığı aracı satış işleminin tamamlanmasından sonra bulunduğu ...'ndan teslim almak istediğinde aracın çalışmadığını, aracın motor arızası olduğu anlaşılınca müvekkil şirketin davalı İdare tarafından getirilip açık artırma yoluyla satışa sunduğu yer olan ...dan aracı hiç dışarı çıkartmadığını, aracın ...da kaldığını, müvekkili şirket yetkilisinin davalı ... ...na ... tarihli dilekçeyle başvurarak satın alınan aracın arızalı olduğunu belirtip ihalenin iptalini istediğini, davalı İdarenin ... tarihli yazısıyla müvekkil şirketin ihalenin iptali istemini reddettiğini, satıştan sonra aracın ayıplı olduğu ortaya çıkınca ... başvuru tarihli dilekçe ile Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .../... D. İş sayılı dosyası ile dava konusu aracın ayıplı olup olmadığının ve ayıplı ise mevcut arızaların giderilmesi için yapılması gereken masraf tutarının tespitinin istenildiğini, mahkemece bilirkişi hazır edilerek aracın bulunduğu ... na gidilerek araç üzerinde inceleme yapıldığını, bilirkişinin aracın motor arızası nedeniyle çalıştırılarak götürülmesinin mümkün olmadığını çekici yardımıyla bir otomobil servisine götürülmesini istediğini ve bundan sonraki incelemenin bilirkişi tarafından serviste yapıldığını, buna ilişkin bilirkişi raporunun Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .../... D. İş sayılı dosyasında mevcut olduğunu, aracın motor arızasının giderilmesi için ... TL masraf yapılması gerektiğinin saptandığını, bilirkişi incelemesi sırasında aracın yalnızca motorunun değil şanzımanın da arızalı olduğunun anlaşıldığını ancak bilirkişi tesbit isteminin motor arızasına yönelik olduğunu bu nedenle raporunda yalnızca motor arızasıyla ilgili tesbitlere yer vereceğini şanzıman arızası için yeniden tesbit talebinde bulunulması gerektiğini belirttiğinden ikinci kez aracın şanzıman arızasının tesbiti için mahkemeye başvurulduğunu ve Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .../... D. İş sayılı dosyasında aracın şanzımanının da arızalı olduğu arızanın giderilmesi için ... TL masraf yapılması gerektiğinin saptandığını, iki tesbit için toplam ... TL tesbit masrafı yapıldığını, böylece davacının ayıplı mal nedeniyle ... TL zarar uğradığını, daha önce davalı idareye ayıplı mal satışı nedeniyle ihalenin iptali istemiyle yapılan başvuru reddedildiğinden dava açmak zorunda kalındığını beyan ederek; aracın satış bedelinden ayıp oranında indirim yapılarak ayıbın giderilmesi için gereken ... TL'nin ... den itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir.(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... vergi kimlik numaralı ...'nin vergi borçları nedeni ile adına kayıtlı ... plakalı araca, ... tarihli haciz bildirisi gönderildiğini, bunun üzerine aracın trafikten men edilerek ... na çekildiğini, haciz tutanağı tutulduğunu ve kendi görevlileri ile ... görevlisi tarafından imzalandığını, haciz tutanağında aracın özellikleri ve mevcut durumunun tarif edildiğini, her hangi bir arızanın tespit edilemediğini, araç ile ilgili güvenlik önlemlerinin ... tarafından alındığını, araç ile ilgili menkul satış ilanının ... tarihinde panoya asıldığını, araca ilişkin bilgilerin de internet sitesine koyulduğunu, davanın haksız olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, idareden açık artırma yolu ile alınan araçta ayıp olduğu iddiasına dayalı ayıp oranında indirim yapılarak ayıbın giderilmesi için gerekli olan ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesi talebinden ibarettir. 6.Mahkemelerin görevi dava şartıdır. Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan hallere ise dava şartları denir (KURU/Baki// ARSLAN/Ramazan// YILMAZ/Ejder., Medeni Usul Hukuku (Ders Kitabı), Ankara 2005, s. 303)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 188. maddesinde, "Hakimin re'sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar" deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2005/9-546 E.N , 2005/611 K.N., 26/10/2005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 115'e göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. 7.Görev kuralları kamu düzenindendir ve re'sen dikkate alınır, dava şartıdır. Bu nedenle mahkememizin görevli olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir. 8.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/17-1097 esas, 2019/458 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. 9.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. 10.Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hâlinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. 11.Somut olaya dönüldüğünde; davacı şirketin, TTK m. 16 ve 124 gereği tacir olduğu tartışmasızdır. Trafik kaydında, aracın hususi olarak kayıtlı olduğu da görülmektedir. 12.Somut dava, kanunda sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardan da değildir. Nispi ticari dava yönünden bakıldığında ise, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Davalı idare tacir değildir. Ticari işletme işletmemektedir. Hatta, TTK m. 16/2 ye göre, Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletseler dahi, kendileri tacir sayılmazlar. Somut olayda, nispi ticari davanın şartları da yoktur. 13.Tüm bu açıklamalar ışığında, davada mahkememizin görevli olmadığı, genel görevli olarak Asliye Hukuk mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla, davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Nöbetçi Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, davacı vekili ...'in yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/04/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/5, K. 2021/255, T. 14.04.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-5-e-2021-255-k-e040bf005775