İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/577 E. 2021/310 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/577
- Karar No
- 2021/310
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/577 Esas KARAR NO : 2021/310 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/11/2020 KARAR TARİHİ : 20/05/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde; davalı taraf ile müvekkili arasında davalı tarafa ait ... plakalı aracın onarım, bakım ve tamir işine dayalı eser sözleşmesi kurulduğunu, ... tarihli irsaliyeli faturaların düzenlendiğini davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu faturalardan kalan ... TL alacağı için davalı tarafa Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, zımni olarak hizmetin alındığının kabul edildiğini, ödeme yapıldı ise ispat yükü külfeti altında olduğunu, müvekkilinin tamiri yapılacak araca parça alınması için ... Şubesi ... seri numaralı ... tarihli düzenleyeni ... Lehtarı ... Adına ... TL bedelli çekin davalı şirket çalışanı olduğunu beyan eden ... isimli kişiye imza karşılığı teslim edildiğini, araca takılmak üzere ...den parça geldiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, haksız itiraz nedeniyle Antalya ... İcra Dairesinin .../... sayılı takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve mahkeme masraflarının davalı üzerinde bırakılmasını dava ve talep etmiştir. DELİLLER : Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosya tarafların ticari defterleri üzerinde incelemek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişinin ... tarihli raporda, Hukuksal durumun ve delillerin değerlendirilmesi ile davacının talep ettiği alacağa hak kazanıp kazanmadığı hususundaki nihai takdir Mahkemenize ait olmak üzere, tarafımca dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacının sunduğu ticari defterlere dayalı olarak yapılan inceleme neticesinde, 1-Davacının ticari defterlerinin açılış/kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, kayıtlarının usulüne uygun olduğu, 6100 sayılı HMK 222/2. maddesine göre 2018 yılı defter kayıtlarının kendi lehline davalarda delil vasfı taşıdığı, 2-Davacının ticari defterlerine göre davalıdan ... TL alacaklı olduğu, icra takibinde ise ... TL asıl alacak talebinde bulunduğu, 3-Davalı tarafın ticari defterlerinin talimat yoluyla incelenmeyeceğine karar verilmesi halinde, defter inceleme gününde defterlerini incelemeye ibraz etmediği, 4-Davacının dava/takip konusu faturaları bağlı vergi dairesine beyan ettiği ve defterleri ile uyumlu olduğu, davalının ise bağlı vergi dairesine beyanda bulunmadığı, defterlerinin incelemeye sunmadığından uyumlu olup olmadığı kontrol edilemediği, 5-Davacının düzenlediği iraliyeli faturaların açık fatura olarak üst tarafının imza edildiği, alt kısmında teslim alan isim soy isim ve imza bulunmadığı, 6-Davacının ihtarname ile tahsil ettim dediği ... TL nakit ve ... TL çek bedellerini defterine kayıt etmediği, davacının irsaliyeli fatura içeriği mal ve hizmetin verildiğinin ispat külfetini yüklendiği, 6-Davacının davalıyı ihtar yoluyla temerrüde düşürdüğü, ancak ihtarnamede temerrüte düşürmek için süre verilmediği, ihtarnamenin irsaliyeli faturaları davalıya tebliğ mahiyetinde olduğu, takip tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan avans faizi üzerinden temerrüt faizi hesap edilebilineceği, şeklinde rapor sunulmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava; eser sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur. Davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; borcun varlığı , miktarı ve ferileri noktasında toplanmaktadır. Her iki tarafın tacir olduğu davada ticari defter incelenmesi yapılması mahkememizce uygun görülmüştür. Ticari defterlerin hangi şartlarda sahibi lehine delil olacağı HMK’nun 222. Maddesinin üçüncü bendinde düzenlenmiştir. Üçüncü bentte 22.07.2020 Tarihli 7251 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile önemli bir değişiklik yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 maddesinin önceki hali “ İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz..” şeklinde iken; Hukuk Muhakemeleri Kanunun (Değişik 22.07.2020-7251-23) 222/3 maddesi “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklinde değiştirilmiştir. Görüldüğü gibi 22.07.2020 Tarih 7251 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile HMK 222. Maddesinin üçüncü bendinde “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.” cümlesi eklenmiştir. Bu durumda üçüncü bendin yeni hali ile her iki tarafın ticari defterlerinin delil olarak gösterildiği durumlarda mahkemece ticari defterlerin ibrazına karar verilmiş, ispat yükü kendisinde olan taraf ticari defterlerini ibraz etmiş ve ibraz edilen ticari defterlerin kanuna uygun tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yapıldığı, uyuşmazlık konusu kayıtların defterlerinde yer aldığı ve defterlerinin birbirini teyit ettiğinin anlaşılması halinde karşı taraf kesin süre içinde ticari defterlerini ibraz etmemiş ise ispat yükü kendisinde olan tarafın ticari defterlerindeki kayıtlar lehine delil olarak kabul edilecektir. Somut uyuşmazlığın çözümü amacıyla taraflara ticari defterlerini sunmak üzere kesin mehil verilmiş, kesin mehil içerisinde davacı taraf defterlerini sunmuş ,davalı taraf ise defterlerini sunmamıştır .Davacının defter kayıtlarına göre takip tarihi itibari ile davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğu, icra takibinde ise ... TL asıl alacak talebinde bulunduğu tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; mahkememizce sahibi lehine delil teşkil eden davacı tarafın defterleri ve hüküm kurmaya ve denetime elverişli, oluşa ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan ... TL alacaklı olduğu ve takip tarihi itibariyle temerrüt oluştuğundan işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 E. 2016/10949 K. Sayılı ilamında "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği" belirtildiğinden davacı yararına hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına da karar vermek gerekmiştir. Açıklanan tüm bu sebeplerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2-Buna göre davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile, takibin ... TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 3-Hükmolunan alacağın %20'si tutarındaki ... TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL nin mahsubu ile eksik alınan ... TL nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacının yapmış olduğu ilk dava gideri, posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücretinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine ve davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine ve davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır